İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1015 E. 2024/1014 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1015
- Karar No
- 2024/1014
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1015 Esas
KARAR NO : 2024/1014
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2024
KARAR TARİHİ : 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Davacının banka hesabından rızası hilafına internet yoluyla çekilen paranın tahsiline ilişkin gönderilen ihtarname ve akabinde başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi ile açılan davada; Taraflar arasında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve ... karar sayılı dosyada yargılama yapıldığını, taraflar arasındaki ihtilaf davacı hesabından dava dışı üçüncü kişiler tarafından internet bankacılığı yoluyla çekilen 84.250,00 TL'nin çekilmesi eyleminde davalı bankanın kusuru olduğu ve davacıya ödenmesi gereken miktar tespit edildiğini, sonuç olarak davanın kabulüne, davalının İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki 84.250,00 TL asıl alacak, 96,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.346,95 TL borca itirazının iptaline, takibe bu miktar üzerinden ve takip talebinde belirtilen koşullarla devam edilmesine karar verildiğini, davalı bankanın anılan kararı istinaf etmesi sonucunda, 01/02/2024 tarihinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... esas - ... sayılı karar ile davalı bankanın istinaf başvurusunun esastan red edildiğini, 2016-2024 yılları için neredeyse 9 yıllık bir yargılama süreci sonunda 12/02/2016 ile 14/03/2024 arası işlemiş değişen oranlardaki ticari temerrüt faiz bedelinin toplamı: 105.248,48 TL olarak icra dosyasına ödenmiş ise de, bu bedelin ekonomik piyasa koşulları değerlendirildiğinde enflasyonun altında kaldığını, temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararın doğduğunu, taraflar arasında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas-... karar sayılı dosyadaki yargılama sonunda davalı bankanın kusuru ve basiretsiz davranışları nedeniyle davacı zarara uğradığı hüküm altına alındığını, üstelik 2016 yılında 84.250,00 TL oldukça yüksek bir bedel olup, davalının kusuru nedeniyle, davacının uğradığı bu zarar anında tazmin edilmediğini, 2024 yılına gelindiğinde, sadece 105.248,48 TL bir faiz ödenerek davacının zararı karşılanmadığı gibi, zamanında ödeme yapılmadığı için, davacının krediler kullanarak, yüksek faizler ödediğini, mal varlığında azalma yaşadığını, müvekkilinin alacağına zamanında kavuşamadığını, bu sebeple zarara uğradığını, uğranılan zarara karşılık ödenen temerrüt faizinin yatırım araçlarının ortalamasının altında kaldığını ve davalının kusuru sebebiyle davacının mal varlığını kaybederek, ticari işletmesi zora düştüğünü, davacının alacağının, uğradığı zararın zamanında ödenmemesi nedeniyle; davacının krediler ve nakit avanslar kullandığını, krediler için faiz ve masraf ödediğini, müvekkilinin işlerini yoluna koyduktan sonra elinde kalan parasını farklı bir şekilde değerlendirmiş olsaydı: gayrimenkul,araç alımı gibi veya getirisi yüksek banka işlemlerinde parasının iki milyon türk lirasının üzerinde olacağını, bu nedenlerle re'sen tespit edilecek haklı ve yasal nedenlerle, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutarak, haklı davanın kabulü ile şimdilik 50.000,00TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2024 tarih ... esas-... karar sayılı kararı ile "...Davacı, internet bankacılığı yolu ile zarara uğratılası nedeniyle davalı banka aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile açılan davada; davanın kabulüne, davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki 84.250,00 TL asıl alacak, 96,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.346,95 TL borca itirazının iptaline karar verildiği ancak iş bu davada ise oluşan munzam zararının talep ettiği görülmektedir. Davaya davaya bakma görevi İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan, (Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı emsal ilamları) mahkememizin görevsizliğine ve dava dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine.." karar verildiği, mahkememize gönderilen dosya mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 0.07.2024 tarih ... E. - ... K. sayılı kararı ile "...HMK'nın 114. maddesine göre davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartları arasında sayıldığı; İzmir ... ATM ... E. ... K. sayılı kararı ve İzmir BAM .... Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı kararında kusursuz sorumluluk ve objektif özen sorumluluğunun işaret edildiği; bu anlamda haksız fiil sorumluluğu yönünden ya da mevcut zararın hadisede gerçek kişilerin işledikleri suçlara mütealik olduğu, davalı bankanın sorumluluğunun sözleşme sorumluluğu esaslı olduğu, mevduat hesabı kaynaklı vedia/saklama sözleşmesi kapsamında sorumluğunun bulunduğu ve bunun özü itibarı ile sözleşme sorumluluğu olduğu, vedia sözleşmesinin muhafaza külfeti/mükellefiyeti kaynaklı 3. kişilerden sadır olan fiiller sebebiyle bankanın objektif sorumluluğunun bulunduğu, bankaya yöneltilecek talebin dayanağının haksız fiil olmayıp sözleşme olduğu, bu bağlamda hukuki değerlendirme yapıldığında munzam zararın takdir ve değerlendirme şartlarının ve unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine..." karar verildiği, mahkememiz kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... esas ve ... karar sayılı kararı ile "...İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ... Esas ... sayılı kararının KALDIRILMASINA.." karar verilmiş ve mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 25/12/2024 tarihli dilekçesi ile özetle; müvekkilinin feragat ettiğini, bu nedenle sonuç ve istemlerinden vazgeçtiklerini, öncelikle davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini, mahkeme aksi kanaatteyse; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar uyuşmazlık giderilirse tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmolunacağı düzenlendiğini, ön inceleme duruşmasının yapılmamış, ön inceleme tutanağı imzalanmamış olmasının da dikkate alınarak, dosyada mevcut olan vekaletnamemizde de yetkimiz bulunması nedeniyle, feragat istemleri yönünde karar verilmesini davalı ile yapılan protokol gereği davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat, 6100 Sayılı HMK nun 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca 6100 Sayılı HMK.'nun 312. maddesi; "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir."
HMK'nun “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 312/2 maddesi "Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü davanın kabul edilmesi halinde uygulanacak düzenlemedir.
Bu durumda yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmamaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı 6. Maddesi uyarınca " Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz."
Yine tarifenin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13. Maddesi uyarınca Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
Davacı vekili, ön inceleme aşaması tamamlanmadan önceki aşamada davadan feragat ettiğine göre tarifede belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekir Bu durum itibarıyla davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde geçerli olan AAÜT 6. Maddesi ile ve 13/3-4 Maddeleri uyarınca verilecek vekalet ücretinin maktu olduğu açık olmakla ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen 30.000.00 TL maktu vekalet ücretinin yarısı olan 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden karar tarihindeki ilam harcının 1/3'ü olan 142,53 TL'nin 853,88 TL peşin harçtan mahsubu ile 711,35TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
5-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7- İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının hüküm nevi ciheti ile dosyanın kesinleşmesi beklenmeksizin merciine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi.26/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı