İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1012 E. 2025/678 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1012
Karar No
2025/678
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1012 Esas KARAR NO : 2025/678 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mal alım satımından doğan ticari bir çalışmanın bulunduğu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinde mütekabiliyet gereği alıcı davalının yüklendiği edimin satış bedelini ödemek olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki satım sözleşmesi gereği davacı şirketçe faturalı mal karşılığı satımın gerçekleştiği, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere çeşitli tarihlerde yapılan alım ve satım gereği faturalı malların davalı yana teslim edildiği, cari hesap bakiyesi ile de sabit olduğu üzere davalının borcunun açık ve belli olduğu, davalı aleyhine icra takibine girişilmeden önce borçlu tarafından konkordato talebinde bulunulduğu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin...kordatonun kabulüne karar verildiği, anılı davada icra takibine konu alacağın söz konusu dosyada alacak olarak davacı yana bildirildiğini, davalı tarafça davacı alacağı kabul edilmiş ve davacının alacaklı olduğunun kaydedildiğini, söz konusu kararın Temyiz aşamasında bozulup konkordato kararının bozulması üzerine alacağın tahsiline yönelik yapılan tüm şifah ikaz ve uyarılara rağmen borcun ödenmediğini, borçlu aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalının daha önce konkordato dosyasında alacağa herhangi bir itirazı yokken icra takibine itiraz etmesinin kötüniyetli olduğunu, davalının itirazının iptaline takibin devamına, davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dilekçesinde sunmuş olduğu faturaların içerdiği mallar Müvekkil şirkete teslim edilmediğini, söz konusu mallar teslim edilmediğinden kaynaklı bir ödeme de yapılmadığını, söz konusu mallar teslim edilmeyince karşı taraf temerrüde düştüğünü, söz konusu işlemde iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olmasından kaynaklı TBK gereğince öncelikle süre verilmesi gerekiyorsa da TBK madde 124 gereğince süre verilmesine gerek olmadığı açıkça yazdığını, söz konusu mallar zamanında gelmediğinde bozulabilen, mevsim ve yetiştirme süreleri önemli olduğundan gecikmiş olması, beklenilen yararı sağlamayacağından temerrüde düştüğünü ve süre verilmesine gerek olmadığı açık olduğunu, malların teslim edilmediğinden kaynaklı aralarındaki sözleşme feshedildiğini, davacının davalı yana göndermiş olduğunu iddia ettiği mallar taraflarınca hiçbir zaman gelmemiş ve sonradan gelecek olsa bile sağlanacak yarar kalmadığından bu konuda ihtar ile süre verilmesine de gerek bulunmadığını, işbu gelişmeler çerçevesinde müvekkili şirketin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. talep etmiştir. DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişiden alınan 15/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "..yapılan tetkik ve incelemeler kapsamında; -Davacı ile davalı arasında 2019 yılında gelen 2022 yılında sona eren mal alım satımında yönelik ticari çalışma kapsamında; detayları rapor içeriğinde mevcut cari hesap ekstrelerinde de görüldüğü şekli ile davacı tarafından davalı yana elektronik ortamda düzenlenen e-Faturalar mukabili mal faturalarının tanzim edilerek tebliğlerinin yapıldığı, yapılan mal teslimlerine yönelik davalı tarafından muhtelif çek havale iade faturaları mukabili ödemelerde bulunulduğu, davacının ticari ilişkinin sona erdiği 2022 yılı itibarıyla davalıdan talep doğrultusunda 1.044.156,63.TL tutarında alacaklı olduğu, söz konusu alacak miktarının takip ve dava tarihi itibarıyla aynen yer aldığı/korunduğu dikkate alındığında davacının davalıdan yasal deftert ve dayanağı belgeler kapsamında takip ve dava tarihi itibarıyla 1.044.156,63.TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye açık hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı tarafça icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazda bulunulduğu, icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde yetki itirazının yer almaması nedeniyle davaya cevap dilekçesi aşamasında sunulan itirazın geçerli bir yetki itirazı olarak değerlendirilemeyeceği kaldı ki akip ve dava konusu alacağın satış sözleşmesinden kaynaklanan para alacağına ilişkin olduğu ve ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olması nedeniyle davacının yerleşim yeri olan İzmir İcra Dairesi ve İzmir Mahkemeleri'nin yetkili mahkemelerden olduğu gözetilerek davalının yetki itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirildiğinden itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen miktarda alacağının olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin 11/03/2025 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile her iki taraf vekiline ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, davacı vekili tarafından ticari defterlerin yerinde incelenmesinin talep edildiği, davalı tarafın ise ticari defter ibrazına dair bir beyan sunmadığı gibi ticari defterleri ibraz etmek üzere mahkememize de sunmadığı görülmüştür. 3-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ve davacı ticari defter kayıtlarını içeren 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketim 2019 yılından devir bakiyesinin 1.464,14-TL ile açıldığı ve takip tarihi itibariyle davacının 1.044.156,63-TL alacak bakiyesinin bulunduğu yönünde rapor düzenlenmiştir. Rapora karşı davalı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, yasal düzenleme uyarınca davalı şirketin ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil teşkil edeceği, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu ve düzenlenen faturalar toplamına göre davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında 1.044.156,63-TL alacak bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafça davacı ticari defterlerinde yer almayan farklı bir ödeme savunması sunulmadığı gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu itibarla davacı ticari defterlerinde yer alan alacak bakiyesince alacak talebinde bulunabileceği, ancak davacının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri sunulmuş olmakla 2019 yılında devreden 1.464,14-TL alacak bakiyesinin davalı yönünden bağlayıcı olabilmesi için 2019 yılı ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiği, bu haliyle davacı tarafça 2019 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden 1.464,14-TL alacağın açık hesap bakiyesi toplamından çıkartılması gerektiği ve bu suretle yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği alacak miktarının 1.042.692,49-TL olabileceği kabul edilmiştir. 4-Davalı tarafça cevap dilekçesi ve aşamalarda fatura içeriği malların teslim edilmediği ve davalının borçlu olmadığı savunulmuş ise de davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarıyla alacak bakiyesini ispat ettiği, buna karşılık davalının savunmalarını ispatlar yazılı bir delil sunamadığı görülmüştür. Davalının delilleri arasında yemin delili de bulunduğundan mahkememizce yemin delili hatırlatılmış ve davalının yemin metni sunduğu görülmüştür. Davalının yemin metnine istinaden mahkememizce belirlenen yemin konusu çerçevesinde davacı şirket yetkilisi 10/07/2025 tarihli celsede alınan yemin beyanında "Yetkilisi olduğum şirketin alacağı yemin metninde geçen 1.044.156,63-TL'dir. Sunulan sevk irsaliyesi ve faturalar sahte değil gerçektir. Faturalara karşı itiraz edilmemiştir, fatura içerikleri tam olarak davalı şirkete teslim edildi, eksik veya ayıplı bir mal teslim etmedik, davalı bu faturalardaki borçlarının hiçbirini ödemedi, önceden de ticari ilişkimiz vardı, takip konusu yapılmayan bir kısım borçlarını ödedi, ancak takipte başvurduğumuz ve yukarıda belirttiği miktar kadar kısmı ödemedi, " şeklinde yemin ettiği, yemin metni, yemin konusu ve yemin beyanına göre davacı şirket yetkilisinin yemini eda ettiği gözetilerek davanın ispat edilen 1.042.692,49-TL asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiştir. 5-Takip ve davada takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde sürdürülmüş olması, taraflar arasında belirli bir vadenin kararlaştırılmamış olması ve bu yönde bir ticari teamül de bulunmaması nedeniyle TTK 1530/4. Maddesi hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, davacının açık hesap bakiyesiyle ilgili olarak borçlu davalıyı ayrıca temerrüde düşürmeksizin faiz talep edemeyeceği değerlendirildiğinden takip öncesi işlemiş faiz yönünden taleplerin reddine karar verilmiştir. 6-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiştir. Davalının Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı konkordato dosyasında davacı alacağını alacaklılar listesinde göstermiş olması ve davacı ticari defterlerinin davacı lehine delil teşkil ettiği hususları gözetilerek davalının borçlu ve sorumlu olduğu borç miktarını belirleyebilecek durumda olduğu gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 1.042.692,49-TL kısmının iptali ile takibin bu miktar yönünden itiraz öncesi koşullarda devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında belirlenen 208.538,50-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 71.226,32-TL harçtan peşin olarak alınan 11.196,48-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 4.830,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 55.198,85-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 157.976,95-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 45.492,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.196,48-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 4.830,99-TL toplamı 16.027,47-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 130,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.057,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 4.759,69-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 2.828,66-TL'sinin davalıdan, 771,34-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekili, davacı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1012, K. 2025/678, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1012-e-2025-678-k-7b67c18a6823