İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/908 E. 2025/996 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/908
- Karar No
- 2025/996
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/908 Esas KARAR NO : 2025/996 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 15/12/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülen 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket, davacı şirket ile 19.01.2021 tarihli Faktöring Sözleşmesi'ni imzalayarak davacı şirketten iş bu sözleşmeye istinaden faktöringin finansman hizmetini aldığını, ilgili anlaşma metninin dosyaya sunulduğu, diğer davalı ise iş bu Faktöring sözleşmesini ve bilcümle eklerini müteselsil kefili olarak imzaladığını, anılan faktöring sözleşmesi ve bilcümle ekleri hükümleri ile ilgili olarak fatura konusu alacaklar, davacı şirkete devir ve temlik edildiğini, Buna mukabil anılan firmaya finansman hizmeti verilmiş olduğunu, finansman firmanın banka hesabına ödendiğini, ancak davacı şirkete temlik edilen fatura borçları ile temlike konu alacakların davacı şirkete ödenmediğini, Faktöring sözleşmesi hükümleri gereğince davalı şirket ve müteselsil kefil, ödenmeyen fatura konusu alacaklar ile ilgili olarak kendilerine kullandırılan finansmanı davacı şirkete iade etmekle yükümlü olduklarını, Bu nedenle kendilerine --------- Noterliğinin 01.06.2022 tarih ve ------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve borçların ödenmesini ihtar edildiğini, davalının temerrüde düşürülmüş olduğunu, taraflar arasında varılan sözleşmesel mutabakat çerçevesinde davacı şirket tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Buna rağmen davalılar gerek sözleşmeden doğan borçlarını gerekse temlik edilmiş alacaklarını ödemeyince, --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalıların icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, takibin durdurduklarını, Davalı ile davacı şirket arasında imzalanan faktöring sözleşmesinde davalı devredilen fatura alacaklarının gerçek ve geçerli bir ticari ilişkiye dayandığını, alacakların mevcudiyetini, ödeneceğini açıkça beyan ve taahhüt edildiğini, Davalının borçlunun faktöring sözleşmesinde belirtilen sebeplerden dolayı borcunu ödememesi veya sözleşmede sayılan hususlardan nedeniyle davacı şirketin zarara uğraması hallerinde müvekkili şirketin davalılara kullandırdığı finansmanı ferileriyle birlikte geri çağırma yetkisinin bulunduğunu, davalının işbu hükümlerini bilmelerine rağmen adı geçen icra dosyasından yapılan takibe itiraz etmesi tamamen bir kötü niyet göstergesi olduğunu, İcra takibinde, takip tarihi itibariyle yasal faiz oranı uygulanmış olduğunu, davalı borçlular, ödemekten kaçmak amacını gütmekte ve haksız olarak icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, Bu sebeple, davalıların icra takibindeki asıl alacağa işletilecek %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr ve kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, davalı borçluların haksız olarak --------İcra Müdürlüğü’nün ----------E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamını, kötü niyetli borçlunun % 20’den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla faktöring sözleşmesi tek tarafa çok sorumluluk yükleyen bir sözleşmesi olduğunu ve geçerli olmasının mümkün olmadığını, Faktöring sözleşmesine itiraz ettiklerini, huzurda görülen davanın süresinde açılmadığını, bu sebeple huzurda görülen davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, davacı tarafın, dava konusu alacak iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın dava konusu alacak iddiası zaman aşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının kabulüne karar verilmesini, davacı tarafın dava konusu iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, dayanak takibe konu çekte asıl borçlu davacı tarafından takip ve işbu davada taraf olarak gösterilmediğini, Davacı taraf, dayanak icra takibinde, ihtiyati haciz kararı harcı ve masrafları da talep ettiğini, Bu durumun hukuka aykırı olduğunu, dayanak icra takibinin geçersiz olduğunu, sözleşme hükümleri müzakere edilerek kararlaştırılmadığını, Bu hükümler Faktöring şirketinin imzalatmak üzere matbu olarak hazırlamış olduğu sözleşme hükümleri olduğunu, TBK 20. Maddesi “Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme Hükümleridir.”Belirtildiği üzere müvekkiline imzalatılan çerçeve nitelikli genel işlem koşulu içeren sözleşme olduğunu, TBK 21.maddesinde “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verildiğini, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğunu, Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.” Hükmü uyarınca davalı aleyhine tüm hükümler hakkında davalı aydınlatılmadığını, aydınlatıldığına dair bir bilgi, belgede sözleşmede yer almadığını, İş bu sebeple söz konusu hükümlerin bir ehemmiyeti olmadığını, davacının tek taraflı olarak belirlediği faiz oranından davalının sorumluluğu bulunmadığını, Kaldı ki faiz oranının usul ve yasaya aykırı olarak talep edildiğini, zamanaşımı, husumet itirazlarının kabulünü, davanın reddini, davacının %20 icra inkar tazminatını isteminin reddini, dava konusu alacak iddiasının % 20’sinden az olmamak üzere, davacı tarafın, davalılara karşı kötüniyet tazminatından sorumlu tutulmasını, davalılar aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ---------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, --------İcra Müdürlüğünün--------- Esas dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan faktöring sözleşmesi nedeni ile davalı asıl borçlu ve kefilin davacıya borçlu olup olmadıkları, borçlu iseler miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden; Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ile; davacı --------- ŞİRKETİ’ nin raporun 4.a.1. bölümünde yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021-2022-2023 ve 2024 yıllarında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter açılış ve kapanış onayları ile aynı yıllara ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Yönünden; Davacının -------- İcra Dairesi’nin -------- E, sayılı dosyasındaki 60.701,49 TL tutarlı ““19.01.2021 Tarih ve --------- No.lu Faktöring Sözleşmesi, Ek Sözleşmeler, Hesap Kat İhtarnamesi ve Hesap Ekstresi” açıklamalı asıl alacak talebine ilişkin, raporun 4.b.1. bölümünde davacı --------- ŞİRKETİ’ nin incelenen kendi ticari defterlerinde davalı ---------- ŞTİ’ nin açık hesabından 24/08/2022 takip tarihi itibariyle 59.604,99 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, bu alacak bakiyesini 19.07.2022 tarihinde “---------” açıklaması ile takipteki karşılıklar hesabına aktarılmış olduğu, devamında ise; 17.02.2023 tarihinde kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabına 305,53 TL “Müşteri Ödeme” 22.05.2024 tarihinde de 59.299,47 TL tutarında “Müşteri Ödeme” açıklaması ile toplamda 59.605,00 TL tutarında davalıdan tahsilat yaptığına ilişkin davalı lehine alacak kaydetmiş olduğu, 24/09/2024 tarihi itibariyle ile borç bakiyesinin 0,01 TL tutarında gözüktüğü tespit edilmiştir. Davalı ---------- ŞTİ.’ nin 18/10/2024 tarihinde saat:10.00’da Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgelerini sunmadığı, bu sebeple davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde karşılaştırmalı olarak inceleme yapılamamıştır. Davacı/alacaklının ---------- İcra Dairesinin ----------- E, sayılı dosyasındaki 60.701,49 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin az yukarıda tespit edilen hususlar neticesinde, Sayın Mahkemenin kısman yada tamamen davacı alacaklı yönünde hüküm kurmak istemesi halinde; davacının, davalı taraftan 24/08/2022 takip tarihi itibariyle 59.604,99 TL tutarında kendi ticari defterlerinde alacaklı gözüktüğü, takip tarihinden sonra 17.02.2023 tarihinde 305,53 TL ve 22.05.2024 tarihinde 59.299,47 TL olmak üzere toplamda 59.605,00 TL tutarındaki alacağını davalıdan tahsil etiğine ilişkin kendi defterlerinde davalı lehine kayıt yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı --------- Kefaleti Yönünden; Taraflar arasında akdedilen 19/01/2021 tarihli sözleşmenin 19.sayfasının kefaletname bölümü aşağıda gösterildiği şekilde düzenlenmiştir. Davalı ---------- sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı kararlaştırılmıştır. Kefilin imzasına havi kefalet beyanı incelendiğinde, davalının sözleşme ve eklerinden kaynaklı doğmuş ve doğacak borçlar için toplamda 100.000,00 USD müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. Bahse konu sözleşmenin kefil beyanı kısmını; “Yukarıdaki şartları müteselsil kefil olduğumu kabul ve beyan ederim…” şeklinde matbu form üzerinde el yazısı ile yazılı olduğu, davalı kefilin takibe konu borçtan sorumlu olup olamayacağı yönündeki nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı şirket arasında 19.01.2021 tarihinde Faktoring Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının sözleşmeye kefil olduğu, sözleşme kapsamında davalının davacı şirketten iş bu sözleşmeye istinaden finansman hizmetini aldığı, sözleşme kapsamında davalıların davacıya borçlarının olduğu iddiası ile davacı tarafça davalılar aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davaların borca, faize ve takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durduğu, duran takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça davaya konu faktoring sözleşmesi, fatura dosyaya sunulmuş, sözleşme kapsamında alınan çek aslının ise ---------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosya içerisinde olduğu beyan edilmiştir. Davaya konu icra takibinin ilamsız takip olarak davalılar aleyhine başlatıldığı, takipte --------İcra -------- Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür etmemek üzere alacağın talep edildiği görülmektedir. ---------İcra Müdürlüğünün----------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, çeke dayalı olarak davadışı çek keşidecesi aleyhine kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığı eldeki davanın açılmasından sonra icra borcunun davadışı keşideci tarafından ödediği görülmüştür. Belirtmek gerekir ki, dava konusu --------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası, ---------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür etmemek üzere açılmış, dosya borcu bu dava açıldıktan sonra ödendiğinden eldeki dava asıl alacak ve takip öncesi faiz yönünden konusuz kalmıştır. Ancak davacı tarafın dava tarihi itibari ile davasında 59.604,99 TL asıl alacak ve 4.194,22 TL takip öncesi işlemiş faiz yönünden haklı olduğu bilirkişi raporu ve delillerle sabittir. Rapor uyarınca davacı taraf takip anında alacaklıdır. Buna göre dava konusu asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davalıların borcu son bulmuş ise de harç, masraf ve vekalet ücreti yönünden takibin devam etmesi gerektiği ve takip anında davacının haklı olması ve alacağın likit olması nedeni ile davacının asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatı talep edebileceği gerekçesi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalılar tarafından yapılan itirazla duran---------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takibinde davacı alacağının 59.604,99 TL asıl alacak, 4.194,22 TL işlenmiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiz yönünden davacının alacaklı olduğunun tespitine ancak aynı borç için aynı nedene dayalı--------İcra Müdürlüğünün --------- Esas takibinde keşidecinin yaptığı ödeme asıl alacak ve o takip daha önce başlatıldığı için daha yüksek miktarlı faiz alındığı nazara alınarak; ----------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasında asıl alacak ve faiz yönünden devam edecek takip bulunmadığının icra müdürlüğünce nazara alınmasına, icra müdürlüğünün sadece ----------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasında harç, masraf ve vekalet ücreti yönünden takibin devam etmesine, 2-Ödeme dava tarihinden sonra olup davalılar itirazında haksız olduğundan asıl alacak olan 59.604,99 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 4.358,12 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 706,92 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.651,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 706,92 TL peşin harcın toplamı olan 976,77 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 254,00TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 5.254,00 TL'nin kabul/red oranı dikkate alınarak 5.165,23 TL'sinin davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 3.145,93 TL'sinin davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsili, kalan 54,07 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.096,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/12/2025