İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/877 E. 2025/1032 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/877
- Karar No
- 2025/1032
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/877 KARAR NO : 2025/1032
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2023 KARAR TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/06/2016 tarihinde müvekkili-----Şirketi arasında ----Noterliğinde ----- yevmiye numarası ve 03.08.2016 tarihli temlikname ile ----- ünvanlı şirket nezdinde bulunan ----- kod nolu ------ nakliyesi işi ile ilgili doğmuş veya doğacak hak edişlerden/ alacaklardan 400.000 TL alacağın tamamını Türk Borçlar Kanunun ilgili maddelerine göre 400.000 TL bedel karşılığında ve 400.000 TL devir bedelini şirket adına doğmuş veya doğacak alacaklarından tahakkuk etmiş veya edecek ve haftalık olarak ödenecek miktarlardan tahsil etmek suretiyle devredildiğini, devir alan müvekkili ---- temlike konu alacağı Ipra -----. isimli kişiden talep ve tahsil etmeye yetkili olduğunu yada----- IBAN nolu hesabına yatırılmasına ----- Şirketi'nin muvafakatinin bulunduğu ve bu devir beyanının örneği ----- isimli şirkete 04.08.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, Temliknamenin davalı şirkete tebliğ edildiği 04.08.2016 tarihinden 18.05.2023 tarihine kadar davalı taraftan hiçbir ödeme alamayan müvekkilinin ----- Noterliğinden davalı şirkete göndermiş olduğu ----- yevmiye no ile 18.05.2023 tarihli ihtarname ile 04.08.2016 tarihinden bu yana işlemiş olan 244.405,00 TL ile yasal faiz ile birlikte toplamda 644.405.00 TL'nin kendisine ödenmesini talep etmiş ve mezkur ihtarname davalı şirkete teblig edildiğini, davalı şirketin işbu ihtarnameye--- Noterliğinden ------ yevmiye no ve 23.05.2023 tarihli cevabi ihtarname ile yanıt verdiğini ve kendilerinin müvekkiline bu şekilde bir borçlarının olmadıklarını bildirdiğini, ---- tarafından ihtarnameye verilen cevapta temlik eden şirketin, temlikin tebliği tarihinde şirketlerinden alacağı olmadığı bir İtirazda bulunulmuş, Temliknamede doğmuş ve doğacak alacakların temlik edildiği açıkça yazılmış, tebliğ tarihinde alacağının olmaması önemi olmadığının, Söz konusu dönemlerde ---- davalı şirkete kesmiş olduğu faturalar mevcut olup, tüm faturalar da sonraki aşamalarda mahkemeye sunulacağını, müvekkilinin temlik eden şirket ile yaptığı görüşmede temliknamenin ---- tebliğ edildiği tarih olan 04.08.2016 tarihinden sonra temlik eden şirkete ödeme yapıldığını öğrenmiş ve Davalı şirket tarafından temlik eden şirketin ------ IBAN numaralı hessabına 05.08.2016 tarihinden itibaren 03.02.2017 tarihine kadar belirli aralıklarla ödemeler yapıldığını ve bu ödemelere ilişkin temlik eden şirket --- banka hesap hareketleri ve davalı şirket tarafından temliknamenin tebliği sonra----- ödenen borçların dökümünü hesap hareketlerini gösterir kayıtların mahkemeye sunulduğunu, müvekkili ---- ödeme yapmadığını belirttiğini, müvekkilinin işbu durumu öğrendikten sonra----. Noterliğinden------ yevmiye no 29.05.2023 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile temliknamenin davalı şirkete tebliğ tarihinden sonra söz konusu ödemelerin tarafına değil temlik eden şirkete ödendiğine dair bilgi edindiğini, işbu durumun hem ----- hem de davalı şirketin kayıtlarında görülebileceğini, dolayısıyla söz konusu alacağın kendisine ödenmesi gerektiğini davalı şirkete bildirmiş ve yine işbu ihtarname de davalı şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin göndermiş olduğu ihtarnamelerden bir sonuç alamaması üzerine ---- İcra Dairesi ----- Esas Sayılı dosyadan davalı şirkete ödeme emri gönderildiğini ancak davalı şirketin işbu takibe kötü niyetli şekilde itiraz etmesi üzerine takip durduğunu, Nitekim her ne kadar davalı şirket ------borçlu olmadığını belirtmekte ise de temliknamenin tebliğ alındığı tarihten itibaren -----ücret gönderildiği banka kayıtlarında sabit olup, hal böyleyken davalı sirketin temlik eden sirkete yaptığı ödeme ile borçtan kurtulamayacağının aşikar olduğunu, davalı şirketin temlik veren ---- kod nolu ---- nakliyesi işi ile ilgili doğmuş 400.000TL borcunun bulunduğunu, bu borç --- davalı şirket arasındaki hizmet ilişkisinden ve --- davalı şirkete kesmiş olduğu faturalardan kaynaklandığını, müvekkilinin işbu alacağı ----- temlik almış ve söz konusu temliknamede de noter aracılığı ile davalı şirkete 03.08.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, Yani davalı şirket borcunun üçüncü bir şahısa temlik verildiğinden haberinin olduğunu, davalı tarafın borcu inkarı kötü niyetli olduğunu Nitekim her ne kadar davalı şirket müvekkiline borcu olmadığını öne sürmüşse de ---- söz konusu borcu temliknamenin tebliğ tarihinden sonra da ödemeye devam etmiş ve müvekkilinin mağduriyetine yol açmış ----yapılan işbu ödemelerin ekte sunulmuş olup davalı şirketin mezkur alacağı müvekkil temlik aldıktan sonra eski borçluya yaptığı ödeme ile borçtan kurtulamayacağı ve haliyle de müvekkiline borçlu olduğunun aşikar olduğunu, alacağın temliki 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183-194, maddeleri arasında düzenlenmiş, Alacaklı kanun, sözleşme veya işin niteliğinde engel olmadığı takdirde borçlunun rızasını almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği, bu nedenle alacağın devrinde borçlunun haberdar olmasına gerek olmadığını, ancak borçlunun alacağın devredildiğinin, devreden veya devralan tarafından, kendisine bildirilmediği hallerde, önceki alacaklıya iyi niyetli olarak ödeme yaparak borcundan kurtulabileceğine Ancak temlikname Ipra ----- yevmiye numarasıyla 03.08.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, Temliknamenin tebliğ edilmiş olması borçlu tarafın iyiniyetini kaldıracağından, borçlu taraf temlik eden tarafa yapılan ödemelerle borcundan kurtulamayıp ilgili ödemelerin temlik alan taraf yapılması gerekmektedir ancak yukarıda açıklandığı ve sunulacak belgelerden de anlaşılacağı üzere ödemeler temlik edene yapılmaya devam etmiş, temlik alana yapılmayıp ,söz konusu itirazların iptaline karar verilmek üzere iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyan ederek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri faiz harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davacı ----- tarafından ----- İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı icra dosyası ile takip talebi 400.000 TL tutarlı takip başlatıldığını, taraflarlarınca yasal süresi içerisinde kendilerince itiraz ettiklerini, ----- arasındaki alacağın temliki işlemi, doğmuş ve doğacak alacaklar için gerçekleştirilmiş ve müvekkili şirket bildirilmiş olup ---- tarafı olduğu bu temlik anlaşmasının şirkete tebliği tarihinde ----- şirketlerinden alacağı -, bilakis şirketlerine borcu bulunduğunu, hatta bu hususta müvekkil şirket ---- tarafından ---- aleyhine icra takibi başlatıldığını, ------ ile müvekkili olan şirket arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği 2017 yılı sonuna kadar da ------ müvekkil şirkete borçlu kalmış ve müvekkili şirketten alacaklı olması söz konusu olmadığını, haliyle temlik anlaşmasına konu muaccel olmuş bir alacak söz konusu olmadığından---- müvekkili şirket tarafından bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, bu sebeplerle icra takibinin durdurulmasını beyan ederek itirazın iptali davasının reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle -----. İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış,------İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ----- Noterliğinin 03/08/2016 tarih ve ------ yevmiye nolu alacağın devrine dair sözleşme ve buna ilişkin tebliği mazbatasının bir sureti, ---- kod nolu ---- nakliyesine işi ile ilgili doğmuş doğacak alacakların 400.000,00-TL kadar tutarının davacıya devredilip devredilmediği, ödeme yapılıp yapılmadığı ve buna ilişkin tüm bilgi ve belgeler, ---- (banka müşteri numarası: ---, vergi kimlik numarası: -----) ilgili bankadaki hesabına 04.08.2016-03.02.2017 tarihleri -----sicil kayıtları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Talimat Mahkemesince davalı şirketin ticari defterleri incelenmek üzere Mali müşavir bilirkişiden alınan 23/10/2024 tarihli raporda özetle; " İncelenen temlik veren ----- incelenen 2016 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı T.T.K.’nun 64. Maddesinde sayılan tacir tarafından tutulması zorunda olan tüm ticari belgeler üzerinde inceleme yapılarak TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak TTK. nun 64/3 maddesi uyarıca 2016 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı ancak yevmiye kapanış tasdikinin yapılmamış olduğu ve ticari defterlerde alacağa konu tutarların nakit tahsilat olarak girilmesi nedeni ile; temlik tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu görünmediği, Ancak 03.08.2016 tarihinde alacağın temlik sözleşmesi yapılmış olduğundan; İncelenen ---- ticari defterlerinden denetime elverişli bir incelemenin yapılamadığı, dosyaya sunulan---hesap hareketlerinden (---- hesap hareketleri de sunulmuş olup bu bankada ödeme görünmemektedir.) ve ticari defterlerde davalı şirkete kesilen satış faturalarından tüm satış faturaları ve ödemeler ayrı ayrı tespit edilerek davalı şirketin dava konusu temlik veren şirkete yapmış olduğu ödemeler tarafımca incelenerek yapılan tespitte ise; 2016 yılı 03.08.2016 Temlik tarihi itibariyle; davalı şirkete temlik veren ---- tarafından 1.447.212,32 TL lik hizmet bedeli adı altında 46 adet fatura kesilmiş olduğu, ----Bankası hesabına davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin ise temlik tarihi itibariyle 639.913,60 TL olduğu kesilen faturalardan ödemeler mahsup edildiğinde ise; (1.447.212,32 TL- 639.913,60 TL) 807.298,72 TL davalı şirketin borcunun olacağı görülmüş ise de; temlik veren ---- şirketinin ticari defterlerinde alacak görünmeyip davalının da yalnızca --- yapılan ödemelerden varılan sonuç olup; bu bankaya ödemeler 5. aydan itibaren yapılmaya başlanmış ancak kesilen faturalar ocak 2016 tarihi olup; 4 aylık davalı ödemelerinin olduğu banka hesapları mevcut olmayıp Ykb ödemelerinden yapılan inceleme de de kesilen faturalardan 1 gün sonra ödemelerin davalı şirketçe yapıldığı görülmüş olduğundan; dosyaya tüm davalı ödemeleri sunulduğunda ya da davalı şirket ticari defterleri denetime elverişli olduğunda davalı ticari defterlerinden temlik tarihi itibariyle borç miktarı tespit edilebileceği" tespitinde bulunmuştur. Dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 15/04/2025 tarihli raporda özetle; "Davalının ticari defterleri üzerinde yaptığımız inceleme de, ticari defterlerin gerek tasdik koşulları, gerekse birbirini doğrulama özelliği itibarı ile HMK 222 çerçevesinde yasal gerekliliklere uygun olduğu bu itibarla ilgili defter kayıtlarının delil niteliği taşıyabilecek özellikte olduğu, Öte yandan dava dosyasında mevcut dava dışı ---- şirketinin ticari defter incelemelerine ilişkin 23.10.2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; anılan şirketin kayıtlarında denetime elverişli bir inceleme yapılamadığı, taraflar arasındaki işlemlerin C/H detayında izlenmediği, her düzenlenen faturayı kasadan nakit ödeme şeklinde gösterdikleri, dolayısı ile Defteri kebir kayıtlarında olayı izleme şansı olmadığının belirtilmesi ile ayrıca defterlerin yasal gerekliliklere uygun olmadığı şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere, davalının ticari defterlerinin delil niteliği taşıyabileceği tarafımızca tespit edilmekle birlikte dava dışı ------ şirketinin ticari defterlerinin dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre delil niteliği sorunludur. Bu rapordan sadece listelendiği görülen fatura ve ödeme detaylarının -----. cari hesapları ile karşılaştırılmasında yararlanıldığı, davalı kayıtlarından elde edilen bilgilere göre dava konusu temliknamenin kendilerine tebliğ edildiği 04.08.2016 tarihinde ------ şirketinin davalıdan dava konusu 400.000,00-TL alacaklı olmadığı aksine davalıya 660.985,18 TL borçlu durumda olduğu tespit edilmiş, bu bakiyenin nasıl oluştuğu önceki bölümde açıklanmış, bu borçluluk durumunun 03.08.2017 tarihine kadar da sürdüğü en son bakiyenin de 316.701,00-TL olarak hesabın kapatıldığı, ancak tespit ettiğimiz diğer bir husus da 04.08.2016 tarihinden sonraki süreçte ----- şirketinin davalıya düzenlemiş olduğu fatura bedellerinin kısmi borç kesintileri yapılarak 04.08.2017 tarihine kadar toplamda 1.431.201,70 TL tutarındaki ödemenin yine ----- şirketine yapılmış olduğu, bu haliyle davalının 758.028,00-TL tutarındaki alacağının önemli bir kısmını tahsil etmediği halde bu ödemeleri yapmasının izaha muhtaç olduğun, sonuç olarak davalının ticari defter kayıtlarına göre cari hesap bakiyelerinin yukarda belirtilen nedenlerle ----- şirketine bir borç göstermemekle birlikte ---- sayılı ---- nakliye hizmetleri kapsamında ödemelerini -- şirketine yaptığının belirlendiği " tespitinde bulunmuştur.----Şubesinden ----(banka müşteri numarası: -----, vergi kimlik numarası: -----) ilgili bankadaki hesabına 04.08.2016-03.02.2017 tarihleri arasında davalı ----- tarafından yapılan ödemelerin özeti ve tarafların itirazları değerlendirilmek suretiyle alınan 25/11/2025 tarihli ek raporda özetle; Kök raporumuzda sayın mahkemenin bize verdiği görev gereği davalı---- ticari defterleri incelenmiş ve defter kayıtlarının delil niteliği taşıyabilecek özelliklere sahip olduğu görüşü ifade edilmişti. Bu kayıtlara göre temliknamenin tebliği edildiği 04.08.2016 tarihi itibarı ile davalının dava dışı ---- . ile ilgili cari hesaplarının 687.116,47 TL alacak bakiyesi verdiği cihetle görünüşte temlik işlemine konu bir borç kaydının bulunmadığı ve bu hesabın bu niteliğinin ilerleyen tarihlerde de değişmediği tespit edilmişti. Ancak taraflar arasındaki ticari ilişki dikkate alındığında, diğer bir deyişle -----nakliye hizmeti verdiği bu nedenle alacaklı olması gerektiği göz önüne alındığında, bu hesabın karakterinin borç bakiye verecek şekilde çalışması beklenir. Ancak yine kök raporumuzda belirtildiği üzere cari hesap detayları üzerinde yaptığımız inceleme de davalının aynı zamanda ----farklı bir ticari ilişki nedeni ile alacaklı duruma geçtiğini belirlemiştik. Şöyle ki ---- şirketi ---- şirketinden 756.028,26 TL lık yakıt satın aldığını ancak borcunu ödeyemediğini bu borcu ----. üstlenerek 30.05.2016 tarihi itibarı ile ----- alacaklandığını, bu alacağını da 108.000,-TL lik taksitler halinde mahsup işlemi yaptığını mahsuptan arta kalan fatura bakiyelerinin ------ Şirketine ödendiğine ilişkin tespitlerin muhasebe kayıtlarından izlendiği belirtilmişti. Davalının defter kayıtlarına göre her ne kadar yukarda sözü edilen işlem nedeni ile cari hesaplarda bir borç bakiyesi görünmese de 1.431.201,70 TL “na baliğ olan bu ödemelerin 04.08.2017 tarihine kadar ---- şirketine yapılmaya devam ettiği ve bu ödemelerin ilgili şirketin yaptığı nakliye hizmeti karşılığı yapılan kısmi ödemeler olduğu izlenmektedir. Bu ödemeler içinden 400.000,- TL lık ödemenin davalı tarafından temlikname hükümleri çerçevesinde davacıya yapılmış olsa idi borcun ifası yönünden davalının durumunda bir değişiklik yaratmayacağını göz önüne aldığımızda temlikname hükümlerine uyulmadığı kanaatine varıyoruz. Bu durum kök raporumuzda da belirtilmiş temliknameye aykırılık hususu sayın mahkemenin takdirine bırakılmıştı. Dava dosyasına kök raporumuzdan sonra görüşümüzü değiştirecek yeni bir bulgu eklenmediği cihetle kanaatimizi değiştirecek yeni bir durum söz konusu değildir." tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava dışı --- temlikname tarihi olan 03/08/2016 tarihi itibariyle 400.000,00TL alacaklı olup olmadığı hususunda yapılan incelenmede; davalı şirkete ait bir cari hesap açılmadığı tüm satışların nakit olarak girilmiş olduğu ve banka hesaplarının da ticari defterlere işlenmemesi nedeniyle dava konusu şirketin ticari defterlerinden borç alacak tespiti yapılamamışt, ticari defterlerde nakit ödeme gösterilmiş ise de, davalı şirket ile cari hesap ilişkisi şeklinde çalışılmış olup ödemeler nakit olmayıp bankadan ödenmiş göründüğünden; dava konusu --- şirket yetkilisince ilgili döneme ait ---- bankası hesap hareketlerinden ve ticari defterlerde davalı şirkete kesilen satış faturalarından 2016 yılı 03.08.2016 Temlik tarihi itibariyle, davalı şirkete temlik veren ----. tarafından 1.447.212,32 TL'lik hizmet bedeli adı altında 46 adet fatura kesilmiş olduğu, ------ Bankası hesabına davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin ise temlik tarihi itibariyle 639.913,60 TL olduğu kesilen faturalardan ödemeler mahsup edildiğinde ise; (1.447.212,32 TL- 639.913,60 TL) 807.298,72 TL davalı şirketin borcunun olacağı tespit edilmiş; temlik veren ------ şirketinin ticari defterlerinde alacak görünmeyip; bilirkişi raporuyla davalının da yalnızca ----- Bankası'na yapılan ödemelerden varılan sonuç olup; davalı kayıtlarından elde edilen bilgilere göre dava konusu temliknamenin kendilerine tebliğ edildiği 04.08.2016 tarihinde ------ şirketinin davalıdan dava konusu 400.000,00-TL alacaklı olmadığı aksine davalıya 660.985,18 TL borçlu durumda olduğu tespit edilmiştir. Bu borçluluk durumunun 03.08.2017 tarihine kadar da sürdüğü en son bakiyenin de 316.701,00-TL olarak hesabın kapatıldığı anlaşılmış, ancak 04.08.2016 tarihinden sonraki süreçte ------ şirketinin davalıya düzenlemiş olduğu fatura bedellerinin kısmi borç kesintileri yapılarak 04.08.2017 tarihine kadar toplamda 1.431.201,70-TL tutarındaki ödemenin yine ------ şirketine yapılmış olduğu, bu haliyle davalının 758.028,00-TL tutarındaki alacağının önemli bir kısmını tahsil etmediği halde bu ödemeleri yaptığı, bu ödemelerin ilgili şirketin yaptığı nakliye hizmeti karşılığı yapılan kısmi ödemeler olduğu bu ödemeler içinden 400.000,00-TL lik ödemenin davalı tarafından temlikname hükümleri çerçevesinde davacıya yapılmış olması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ----İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 400.000,00-TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 400.000,00-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Alınması gerekli 27.324,00-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 11.036,84-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.287,16-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 11.036,84-TL harcın toplamı olan 11.306,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacı tarafından sarfedilen toplam 14.447,75-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-) Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 7-) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 64.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.