İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/860 E. 2026/75 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/860
Karar No
2026/75
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/860 Esas KARAR NO : 2026/75

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 03/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; icra ödeme emri ekinde de gönderilen 02/06/2022 tarihli ... nolu fatura ile davacı müvekkilin davalıya ürün gönderdiği, söz konusu ürünlerin davalıya ... ilinden ... ile gönderildiği, Davalının söz konusu fatura düzenlendiğinde sistem üzerinde bu faturayı görmüş olmasına rağmen herhangi bir itirazda bulunmadığını, 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz edilmediği takdirde faturanın kabul edilmiş olduğunu, bu nedenle davalı tarafça faturanın kabul edilmiş sayıldığını, yukarıda kısaca açıklanan ve mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle adli yardım taleplerinin kabulüne; ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile kaldırılmasına; icra takibinin devamına; davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, takibe konu faturanın e arşiv fatura olduğunu, faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin davalı ile herhangi bir alışverişinin olmadığını, davalı tarafça ihracat kayıtlı fatura kesilmek suretiyle vergi iadesinin de alınmış olabileceğini, ihracat kayıtlı kesilen faturanın müvekkile gönderilmediği, müvekkilin faturadan icra takibi ile haberdar olduğunu, Davacının fatura düzenleme tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra takip başlattığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu faturanın mal karşılığı kesilmediğini, müvekkilin davacıyı tanımadığını gösterdiğini tüm bu nedenlerle, öncelikle arabuluculuk yolu tüketilmediği için davanın usulden reddine, ilk taleplerinin reddi halinde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine; davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın,fatura alacağından kaynaklı ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizce celp edilen ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 01/12/2022 tarihinde davalı aleyhine 116.326,60 TL asıl alacak, 4.900,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 11.226,60 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak 02/06/2022 düzenleme tarihli 116.326,60 TL bedelli irsaliye faturasının gösterildiği, davalı tarafından süresi içerisinde 15/12/2022 tarihinde süresi içerisinde takibe yapılan itiraz sonucu takibin durduğu ve süresi içerisinde işbu davanın açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 13/05/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında tarafların bildirmiş oldukları ticari defter ve kayıtların ve vergi dairesi kayıtlarının da incelenerek davacının takip alacağı konusunda haklı olup olmadığı var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davalı 2022 yılı ticari defterlerinin e-defter olduğu, açılış tasdiki olarak kabul edilen Ocak/2022 ayı ile kapanış tasdiki olarak kabul edilen Aralık/2022 ayı defter beratlarının TTK 64/3.maddesi gereği kanuni süresi içinde onaylanarak imzalandığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterine ait noter tasdikinin kanuni süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği, takdirin sayın Mahkemede olduğu, Davacı adresinin ... olması nedeniyle davacı ticari defter incelemesinin yapılmadığı, Davalı ticari defterlerinde davacı adına açılmış cari hesaba rastlanmadığı, davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ödemeye rastlanmadığı, davalı iade faturasına rastlanmadığı, ... Vergi Dairesi ... 'nün Mahkemenin 14/05/2025 tarih... Esas sayılı yazısına ... tarih ... sayılı cevap yazısında, 2024/Ekim ayından itibaren Ba-Bs formları görüntüleme ekranlarının kapatıldığından gönderilmediği, yerine ikame olarak kullanılan alış satış analizinin gönderildiği, Vergi Dairesi'nce Mahkemeye gönderilen davalıya ait Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizinde | adet belge karşılığı 116.326,59 TL'lık davacıdan alışın görüldüğü, yine aynı satırda Karşıt Satış başlığı altında 1 adet belge karşılığı 116.326,59 TL'lık davalıya satışa rastlandığı, davalı Alış-Satış analizinde davalının iade faturasına rastlanmadığı, Vergi Dairesi'nce Mahkemeye gönderilen davacıya ait Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizinde, 1 adet belge karşılığı 116.326,59 TL'lık davalıya satışa rastlandığı, yine aynı satırda Karşıt Alış başlığı altında 1 adet belge karşılığı 116.326,59 TL'lık davacıdan alışa rastlandığı, davacı Alış-Satış analizinde davalının iade faturasına rastlanmadığı, Davacının fatura alacağına dair davalıya ihtarnamesine, sözleşmeye dosya içinde rastlanmadığı, Mahkemenin en son 14/05/2025 tarihinde 2023/860 Esas sayılı tekiden yazısına dava dışı ... Genel Müdürlüğü'nden cevap verilmediği sonuç ve kaanatine varılmıştır. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 07/10/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davacı vekili tarafından rapora karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde ticari defter ve kayıtların sunulduğunun belirtildiği, mahkememizce yapılan incelemede 03/02/2025 tarihli davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ekinde davacıya ait ticari defterin PDF formatında dosyaya ibraz edildiği, dolayısıyla bilirkişi incelemesinin eksik yapıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiye yeniden tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: " Sayın Mahkemenin görevlendirme çerçevesinde, davacı tarafından dosyaya sunulan ticari defterleri üzerinden yapılan incelemede; Davacı 2022 yılı ticari defterlerinin noter tasdikine tabi defterlerden olduğu, yevmiye ve envanter defterlerinin TTK64/3.maddesi gereği süresi içinde noter açılış tasdiki yaptırıldığı, defter-i kebir defterinin tasdik ettirilmediği, yevmiye defterine ait noter kapanış tasdikinin bulunmadığı, 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı ticari defterlerinde, davaya konu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, işbu faturanın ödeme kaydının bulunduğu, bir sonraki yıla devreden davacı alacağının bulunmadığı sonuç ve görüşüne varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve devamı maddeleri uyarınca, ticari defterlerin kanuna uygun şekilde tutulması, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılması ve mevzuata uygunluğunun sağlanması, bu defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesinin ön koşuludur. Kanuni şartları taşımayan, tasdik yükümlülükleri yerine getirilmeyen ticari defterlerin, sahibi lehine delil teşkil etmesi mümkün değildir. Bu durum, doktrin ve yerleşik yargı içtihatlarında da istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, bu defterlere dayanılarak yapılan bilirkişi hesaplamalarının hükme esas alınamayacağı açıkça kabul edilmektedir: “Tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda, defterlerin usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle ticari defterlerin davacı lehine delil teşkil etmesinin söz konusu olamayacağı, her ne kadar kapanış tasdiki olmayan davacı defterlerine dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporunda davacı şirketin alacağının varlığı tespit edilmiş ise de, iş bu tespitin Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde davacı lehine değerlendirilemeyeceği ve hükme esas alınamayacağı…” Yargıtay 19. HD, E. ..., K. ..., T. 03.04.2018. Yine bu doğrultuda; “Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Usulüne uygun tutulmayan ticari defterler lehe delil teşkil etmez ise de aleyhe delil oluşturur.” Yargıtay 19. HD, E. ..., K. ..., T. 07.10.2010 Görüldüğü üzere Yargıtay uygulamasında, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmamış olması halinde, bu defterlere dayanılarak yapılan bilirkişi hesaplamalarının davacı lehine delil teşkil etmesi ve alacak hesabında esas alınması hukuken mümkün görülmemektedir. Somut olayda da bilirkişi, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını tespit etmiş olup, bir an için defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olması halinde dahi davaya konu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, işbu fatura için 31/12/2022 tarihinde davalı tarafından ödeme yapıldığı, defter kapanış kaydında davacının davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca davaya konu fatura "ihraç kayıtlı fatura" olarak düzenlenmiş ise de davacı ticari defterlerinde ihraç kayıtlı faturalara ait muhasebe kaydının değil, yurt içi satışlara ait muhasebe kayıtlarının olduğu bu yönü ile de defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, Bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davacı şirketin ticari defterleri, dava konusu dönemi kapsar şekilde usule aykırı olup, bu defterlere dayanılarak davacı lehine bir alacak hesabı yapılması hukuken mümkün değildir. Nitekim, alacağın varlığı, kapsamı ve miktarının somut, denetlenebilir ve hukuka uygun delillerle ispat edilmesi zorunludur. Usulüne uygun tutulmayan ticari defterler ise bu ispat yükünü karşılayacak nitelikte değildir. Bunun yanı sıra davacı tarafından davalıya fatura konusu ürünlerin teslim edildiği iddiasında bulunulmuş ise de, teslime ilişkin kargo firmasına müteaddit defalar yazılan müzekkerelere cevap verilmediği, ticaret sicil kayıtlarından kargo firmasına ait adrese yapılan tebligatlarında bila döndüğü dolayısı ile davacının fatura konusu ürünlerin teslimine ilişkin iddiasını da ispatlayamadığı, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sübut bulmayan davanın reddine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin yatırılan 2.675,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.943,75-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-)Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/860, K. 2026/75, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-860-e-2026-75-k-c373df4fbf62