İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1007 E. 2026/149 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1007
- Karar No
- 2026/149
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1007 KARAR NO : 2026/149
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin "-----" web sitesine Türkçe dilinde ---- hizmeti sözleşmesine binaen müvekkil şirketin sözleşmede yazılı hizmetleri davalı tarafa karşı ifa ettiğini, faturaya dayalı alacağın kesinleşmiş olması 10.04.2023 tarihinde arabuluculuk ile netice alınamamış olması karşısında ----.İcra Dairesi’nin ------. Sayılı takip dosyası ile müvekkili şirketin başlatmış olduğu davalı aleyhine 18.172,00 TL miktarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı itiraz ettiğinden takibin durduğunu, Müvekkili tarafından davalı şirketin "------" web sitesine Türkçe dilinde ----- hizmeti demosu hazır olana kadar dondurup ayrıca web sitesi içerikleri işlemi için de ayrı bir talepte bulunduğunu, bu talepler doğrultusunda demo hizmetin durdurulduğunu, davacı tarafça web sitesinin içerikleri hizmeti konusunda taraflarca anlaşmaya varıldığı, Türkçe içerik işlemi için yeni fiyatlandırma üzerinden fatura edildiği ve davaya konu faturaların içeriğindeki hizmetin davacı tarafça yapılarak yerine getirildiği, Davalı tarafın, icra takibine konu 05.07.2022 Tarihli 2.242,00 TL bedelli, 26.07.2022 Tarihli 13.570,00 TL bedelli, 10.08.2022 Tarihli 2.360,00 TL bedelli e-arşiv faturaları ile kendilerine verilmiş olan hizmetini de ikrar etmiş olduğunu, konu edilen faturalara itiraz süresi içinde itiraz etmemiş ancak faturanın karşılığı olan bedeli de halen ödemediğini, Faturaların aynı zamanda davalıya ait "----" ve "-----" isimli mail adreslerine de gönderildiğini, davalı tarafça mail üzerinden de faturalar kabul edildiğini ve ödeme yapacaklarını beyan ederek müvekkili firmayı oyaladıklarını, Davalı tarafın asıl alacağa, faize ve tüm ferilere yapmış olduğu itirazın iptali ile birlikte takibin devamına karar verilmesini, borçlunun takip konusu borca işlemiş faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevsizlik itirazı ile dava konusu icra takibinin --- İcra Dairesi ve ----Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açıldığını, takibe yetki yönünden de itirazlarının bulunduğunu, icra takibinin ------ İcra Müdürlüklerinde açılması sebebiyle davanın reddi ile, ayrıca davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacı şirketin salt kesilen faturalara dayalı takip başlatıp alacak talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davacının, ne asıl alacak hakkı ne de diğer ferilere ilişkin alacak hakkının bulunmadığını, fatura, alacağının ispatı için tek başına yeterli olmadığını, Yargıtay görüşü dahilinde, faturanın ticari defter ve kayıtlara işlenmiş olması halinde dahi faturaya konu hizmetin kesin delillerle eksiksiz yerine getirildiğinin kanıtlanmasının gerektiğini, davacının icra takibine konu ettiği faturaların adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’na göre fatura düzenleyen tacirin alınan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenleneceği, fatura sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiği, TTK hükümleri uyarınca sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerektiğini, Müvekkili şirkete çekilmiş herhangi bir ihtar olmadan veya müvekkili şirket temerrüde düşürülmeden ödeme emrindeki işlemiş faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, hiçbir şekilde muaccel hale gelmemiş bir alacağa ilişkin işlemiş faiz talebinin mümkün olmadığını, usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmeden işlemiş faiz talebinde bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, likit olmayan alacağa dayalı icra inkar tazminatı talep edilmesinin hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı bulunduğunu, Yukarıda belirtilen ve re’ sen görülecek nedenlerle davacı şirketin açtığı haksız ve kötü niyetli açılan işbu davanın reddine, karşı taraf aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve masraflarının karşı tarafa tahmiline karar verilmesi konusundaki itiraz ve talebi mevcuttur.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; ----. İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----.İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası Uyap sureti, Ba/Bs formları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere davalı tarafın ticari defterleri üzerinde Talimat Mahkemesi tarafından alınan 31/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "İcra takibine konu olan, davalı yanın itiraz edip ve takibin durdurulduğu borca ilişkin olarak talep edilen işlemiş faiz hariç toplam 18.172,00 TL tutarındaki borçla ilgili hizmet sözleşmesi cari hesap ekstraları ve her iki yanın vergi dairelerine beyan ettikleri Ba-Bs formlarının işbu takip alacağını teyit etmekte olduğu, Davalı tarafın dava konusu----hizmeti için 13.570 TL ödemesi ile ilgili olarak, dava dosyasına sunulan davalıya ait Cari Hesap Ekstresı incelendiğinde, davalı tarafça 13.570 TL ödemesinin 27.05.2022 tarihinde, Davacı ---- Şirketine ödenmiş olduğu, Davalı tarafça --- şirketine yapılan söz konusu 13.570 TL ödemesinin, davacı tarafından bu ödemenin 27.05.2022 tarihinde cari hesaplarında tahsilat olarak kaydedildiği ve davalı lehine alacak kaydı yapılarak davacıya olan Cari Hesap Borcundan mahsup edilmiş olduğu, Davalı tarafın 13.570 TL olarak yapıldığı cari hesap olarak belgelendirilen bu ödeme dışında davacıya ödeme yaptığına dair başka bir belge sunulmadığı, Davalı tarafın dava dosyasına sunduğu cari hesap ekstrası ile davacı tarafın davalıya hizmet satışını yaptığı, davalı tarafından da alındığı kabul edilen KDV Dahil 31.742,00TL’lık seo danışmanlık ve içerik hizmet türü satışlar nedeniyle, davalının davacıya ödemesi gereken (31.742,00-13.570) = 18.172,00 TL borcunun bulunduğu, Davalı tarafın 2022 yılına ait ticari defterlerinde davacıdan alınan hizmet alışları ve tediye belgelerine ait muhasebe (cari hesap) kayıtlarının, Muhasebe Sistemi Uygulama Esasları ve Tek Düzen Muhasebe Sistemi Hesap Planına uygun olarak düzenlendiği ve davalının ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Dava dosyasında mevcut Vergi Dairelerinin müzekkere cevabı yazılarına göre, dava konusu Türkçe dilinde ---- ve içerik işlemi hizmet satış ve kısmi ödemesinin yapıldığı 2022 yılında, tarafların her ikisinin de kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtlarının aktif olduğu, faaliyetleri ilgili işlemleri için belge düzenlemelerinde yasal olarak bir usulsüzlük bulunmadığı, düzenlenen belgelerin tarafların aktif olarak faaliyette bulundukları dönemde düzenlenmiş olduğu, Davacının 10/08/2022 tarihli muhasebe kayıtlarına göre davalıdan 18.172,00 TL cari hesap alacak kaydının bulunduğu, Davalının 10.08.2022 tarihli ticari defter muhasebe kayıtlarına göre davacıya 18.172,00 TL cari hesap borç kaydının bulunduğu, Sayın Mahkeme tarafından davacının davalıdan 18.172,00 TL alacağı bulunduğunun kabulü halinde, taraflar arasında yapılan sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmadığı için uygulanacak işlemiş faiz türünün kanuni faiz olması gerektiği ve İcra ödeme emrinin tebliğ (09.01.2023) tarihinden bu davanın açıldığı (28/12/2023) tarihe kadar 18.172,00 TL alacak aslı için, davacı lehine 1.581,71-TL İşlemiş Kanuni faiz hesaplanması gerektiği, " tespit edilmiştir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere davacı tarafın ticari defterleri üzerinde alınan Mahkememizce alınan 01/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2022 yıllına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 31.12.2024 tarihinde SMMM ---- tarafından Talimat 2024/162 incelenen 2022 yılına ait Ticari Defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Tarafların ticari defter kayıtlarının birebir örtüştüğü davacı şirketin takip konusu yaptığı 3 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bakiyelerinin aynı olduğu görüldüğünden davacının takip tarihi olan 09.01.2023 tarihi itibariyle 18.172,00 TL alacaklı olduğu, somut olayda, Davacının davalı şirkete 01.11.2022 tarihli ----Noterliğinden İhtarname Düzenlediği ( bkz. 4.c ) ancak davalıya tebliğinin dosya kapsamında olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede ise davacı ( bkz. 4.d) tarafından düzenlenen e-faturaların davalıya tebliğinden itibaren vadesinin 15 gün olduğu görüldüğünden davacının takip öncesi talep edebileceği faiz 897,61 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak davacının takip öncesi faiz talebi 450,57 TL olduğundan ve talepte bağlılık gereği davacının takip öncesi 450,57 TL faiz talebinin yerinde olduğu, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, " tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, tarafların ticari defter kayıtları kıyaslandığında ise, davacı tarafın takip dayanağı ihtarnameye konu olan faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari delter kayıtlarının, bu faturalar yönünden mutabık olduğu, 2022 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ve BS-BA bildirim kapsamına giren tüm faturaların davalı şirketçe BA formu ile bildirildiği, dolayısıyla davalı şirketin bu faturalara konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın 13.570,00 TL olarak yapıldığı cari hesap olarak belgelendirilen bu ödeme dışında davacıya ödeme yaptığına dair başka bir belge sunulmadığı, davalı tarafın dava dosyasına sunduğu cari hesap ekstrası ile davacı tarafın davalıya hizmet satışını yaptığı, davalı tarafından da alındığı kabul edilen KDV Dahil 31.742,00 TL’lık seo danışmanlık ve içerik hizmet türü satışlar nedeniyle, davalının davacıya ödemesi gereken (31.742,00-13.570) = 18.172,00 TL borcunun bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede ise davacı tarafından düzenlenen e-faturaların davalıya tebliğinden itibaren vadesinin 15 gün olduğu görüldüğünden davacının takip öncesi talep edebileceği faizin hesaplanan 897,61 TL olduğuna kanaat edilmiş, taleple bağlılık gereği 450,57 TL işlemiş faize hükmedilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir (İcra Müdürlüğü dosyası kısa kararda sehven yanlış yazılmış, tashih şerhi ile düzeltilmiştir.).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; a-Davalının ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 18.172,00 TL asıl alacak ve 450,57 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.622,57 TL üzerinden devamına, b-Asıl alacağa tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, c-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 18.172,00-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Alınması gerekli 1.272,11-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.002,26-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harcın toplamı olan 539,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 10.630,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılması, 5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 18.622,57-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
TASHİH ŞERHİ
HÜKÜM KISMININ 1-a-b NOLU BENDİNİN; "a-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 18.172,00 TL asıl alacak ve 450,57 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.622,57 TL üzerinden devamına, b-Asıl alacağa tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına," olarak düzeltildiği tashihen şerh olunur.