İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/851 E. 2026/594 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/851
- Karar No
- 2026/594
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/851 KARAR NO : 2026/594
DAVA : ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28.12.2023 KARAR TARİHİ : 13.07.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ülke genelinde tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçilere tarım ve hayvancılık ürünlerinin vadeli olarak satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu satışlar için tarım bayiileri ile işbirliği sözleşmeleri imzalayarak, satın alma, satış ve sonrası süreçlerde tarım bayiilerinden destek aldığını, davalı ile "Satın Alma ve İşbirliği Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının, satışı yapılan ürünler ile ilgili gerekli yetki ve izin belgelerine sahip olduğunu, ürün satışlarına ilişkin yasal engelinin olmadığını, son kullanma tarihi geçmemiş ve geçmesine az bir süre kalmamış ürünleri satacağını, satışı, satış sonrası işlemleri ve ürün teslimini ... A.Ş. adına gerçekleştirmeyi, satışa konu ürünler için sözleşmede belirlenen kurallara uygun olarak ...'e fatura kesmeyi, satışa konu ürünler için çiftçiden satış evraklarına huzurda imza almayı, ürünleri teslim etmeyi, güncel ve gerçek satışlar yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin "Gerçek ve Güncel Olmayan Satışlar" başlıklı 11. maddesi ve "Cezai Şartlar" başlıklı 12. maddesi ile tarım bayisinin gerçek ve güncel olmayan satış yapması halinde tespit edilen her bir aykırılık için cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, gelen şikayetler, yazılı ihtarnameler ve açılan davalar doğrultusunda müvekkilinin araştırma faaliyeti yürüttüğünü, borçlular ile görüşmeler yaptığını, bu görüşmeler neticesinde davalı tarım bayisinin çiftçilere, kambiyo senedi imzalattığı, müvekkilinin mülkiyetinde olan ürünleri teslim etmediği, huzurda imza almadığı, vadesi gelen senet ödemesini tahsil ettiği halde müvekkiline göndermediğinin tespit edildiğini, borçlusu ... olan 23.03.2022 düzenlenme, 20.03.2023 vade tarihli 121.874,00-TL bedelli senet ile 30 çuval 14 Protein Besi Geliştirme Yemi satın alındığının göründüğünü, ... tarafından gönderilen ... Noterliği ... yevmiye numaralı ve 07.07.202 tarihli ihtarnamesinde "ürünlerin kendisine teslim edilmediğini" ve bu sebeple "sözleşmeyi feshettiğini" beyan ettiğini, borcun vadesinde ödenmemesi sebebiyle ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava dışı borçlu ...'ın, ... 35. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile yetkiye ve imzaya itiraz ettiğini, borçlusu ... olan 14.06.2021 düzenlenme, 10.06.2022 vade tarihli 42.728,40-TL bedelli kambiyo senedi karşılığında 220 çuval 13 Protein Besi Geliştirme Yemi alındığı göründüğünü, borcun vadesinde ödenmemesi sebebiyle ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip sonrasında borçlunun, vade tarihinden sonra borcunu davalı bayide çalışan ... isimli şahsa ödediğini ve herhangi bir borcunun kalmadığını beyan ederek, borcunu ödemekten imtina ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma numarası belli olduğunda mahkemeye bildirileceğini, müvekkilinin, davalı tarafından yapılan satışların gerçek satışlar olduğuna, ürünleri eksiksiz ve tam teslim ettiğine, satış karşılığında aldığı senetleri huzurda imzalattığına güvenerek sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini, gerçek olduğunu sandığı satışlar ile ilgili davalıya ödemeler gerçekleştirdiğini, ancak davalı tarafından yapılan satışlarda sözleşmeye uygun davranılmamış olduğu senet borçlularının beyanlarından da ortaya konulduğunu belirterek, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart borcundan şimdilik 100.000,00-TL alacağının her türlü talep ve dava hakkları saklı kalmak kaydıyla ve arabuluculuk son tutanağı tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline 20.05.2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 6 nolu ara kararı gereğince cezai şart bedeli ve eksik harç konusunda beyanda bulunmuş ise de sözleşmenin 11.2.maddesi gereğince "...her bir ilgili işlem ve teşebbüs için ayrı ayrı cezai şart olarak 100.000,00.-TL... Cezai şart olarak..." ödenmesi kararlaştırıldığından, dava dilekçesinde de ... ve ...isimli iki çiftçinin işlemlerine dayanıldığından, dava değerinin sadece 100.000,00.-TL olarak belirtildiği, bu değerin her iki olay için mi belirlendiği, yoksa sehven diğer olay nedeniyle eksik mi belirtildiği hususunda beyanda bulunularak, dava değeri her iki olay için kısmi dava şeklinde belirlenmiş ise, hangi olay için ne kadar talep edildiğinin kalem kalem belirlenmesi, kısmi dava değil de sehven tek bir olay gibi dava değeri belirlenmiş ise diğer olay nedeniyle de 100.000,00.-TL üzerinden eksik bakiye peşin harcın (1.707,75.-TL) tamamlanması için davacı vekiline tekrar HMK.nun 31.maddesi gereğince 2 hafta süre verilmiş, davacı vekili 02.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde, şimdilik kaydıyla (HMK.nun 107) ...'ın senetli satış işlemlerine ilişkin davalı tarafından gerçekleştirilen, cezai şartı gerektirir şüpheli işlemlere ilişkin aykırılığın tespiti halinde 15.000,00-TL, ...' un senetli satış işlemlerine ilişkin davalı tarafından gerçekleştirilen, cezai şartı gerektirir şüpheli işlemlere ilişkin aykırılığın tespiti halinde; 85.000,00-TL olduğunu beyan etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın cezai şart tazminatı talebine konu somut iki olay bulunduğunu, bunlardan ilki ..., ikincisinin ise ... olayı olduğunu; ... Yönünden: ... adlı kişinin söz konusu ürünleri teslim almadığına yönelik davacı tarafa ihtarname keşide ettiğini, akabinde davacının ilgili kişi hakkına ... 19.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü takip başlattığını, ...'ın ise ... 35. İcra Hukuk Mahkemesinde...E.sayılı dosyasında yetki ve imzaya itiraz davası açtığını, mahkemenin İstanbul İcra Dairesinin yetkisiz olduğuna hükmettiğini, kararın kesinleştiğini, imzaya ilişkin itirazın hükme bağlanmadığını, bu yönde kurulan ve kesinleşen bir ilam bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafın, herhangi bir imza incelemesi dahi yapılmadan davacının, müvekkiline huzurda imza almadığı iddiası ile dava ikame etmesi ve cezai şart tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen 'Satın Alma Ve İşbirliği Sözleşmesinin "Özel Sorumluluk Halleri ''başlıklı 10/B. Maddesinde; "Satış evrakı veya işbu Sözleşme'ye konu diğer belgelerde yer alan imzanın çiftçiye ait olmadığının ve işbu sözleşme konusu satın alımın kendisi tarafından gerçekleştirilmediğinin mahkeme kararı ile sabit kılınması" halinde müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceğinin düzenlendiğini, davacı tarafın elinde, bono üzerindeki imzanın çiftçiye (...'a) ait olmadığına yönelik herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığını, yine bu şahsın her ne kadar noter vasıtasıyla davacı firmaya ürünleri teslim almadığı yönünde ihtar tanzim etmişse de söz konusu bono üzerine ''ürünlerin hepsini elden teslim aldım'' ibaresini not düşerek imzaladığını (Davacının delil listesinde dayandığı 2. Nolu delil), hal bu iken davacı tarafın ürünlerin teslim edilmediği sebebiyle müvekkili sorumlu tutmaya çalıştığını, kaldı ki davacı tarafın da (bu kişinin iddialarını inandırıcı bulmamış olmalı ki) ihtara rağmen ilgili kişi hakkında icra takibi başlattığını, ... Yönünden ise: bu şahsın almış olduğu ürünlerin parasını müvekkili şirket çalışanı Mustafa adlı bir kişiye yaptığını ve borçlunun mükerrer ödeme yapmaktan imtina ettiğinin iddia edildiğini, bu şahsın borcuna karşılık müvekkili şirket hesabına bir ödeme yapmadığını, bu şekilde yapılan ödemelerde sözleşmenin 7.3. Maddesi gereğince davacının haberdar edildiğini, davacının talebi doğrultusunda ödemeyi davacı veya üreticiye iki iş günü içinde iade edildiğini, ancak yukarıda da belirtildiği üzere müvekkili şirket hesabına bu borca ilişkin bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket bünyesinde bir çalışana ödeme yapılmış ise bu durumun müvekkili şirketin aleyhine yorumlanamayacağını, müvekkili şirket bünyesinde onlarca işçi çalıştığını, çalışanların üçüncü kişilerle yapmış oldukları işlemlerin müvekkili şirketi bağlamayacağını, kaldı ki böyle bir ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi yazılı bir vesika (dekont sureti, ibraname vb.) sunulamadığını, davacı tarafın bu iddiasını ...adlı kişinin söylemine dayandırdığını, ancak kendisinin de diğer olayda olduğu gibi bu söyleme pek itibar etmemiş olmalı ki şahıs hakkında başlatmış olduğu icra takibine devam ettiğini, öyle ki dava dilekçesinde bu kişinin söylemine itibar edip, başlatmış oldukları takipten feragat ettiklerine ilişkin bir beyanda bulunmadığı gibi aksine hakkında takibe başlandığını ancak şahsın ödeme yapmaktan imtina ettiğinin açıkça beyan edildiğini, nitekim davacının gerçek ve güncel olmayan satış diye adlandırdığı ve bu sebeple de müvekkilden cezai tazminat talep ettiği her iki olayda da kendi tezini kendisi çürütür tutum ve davranış sergilediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı davranıştan kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin davalı tarafından ihlal edilip edilmediği, diğer bir anlatımla davacının bu nedenle cezai şart talep edip edemeyeceği, cezai şart isteminin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taraflar arasında tarihsiz "Satın Alma ve İşbirliği Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşmesinin konusu 3.1.maddede düzenlenmiş olup, Tarfin, Tarım Bayisi'nden talep edeceği miktar ve tarihte kimyevi, organik, organomineral gübre, tarım makineleri, hayvan yemi, tarım ekipmanları, sulama sistemleri, tarım ekipmanları yedek parçaları ve sair tarım girdileri (“Ürünler”) satın almak ve Tarım Bayisi aracılığı ile erişim sağladığı çiftçilere ("Çiftç") Ürünler'in satışını gerçekleştirmek istemektedir. Bu çerçevede Taraflar, satın alma, satış ve sonrası süreçlerine ilişkin sorumluluklarının düzenlenmesiyle ilgili olarak aşağıdaki konularda mutabık kalmışlardır, denilmiştir. Tazminat Yükümlüğü 9.1.maddesinde düzenlenmiş olup, Tarım Bayisi, işbu Sözleşme'de yer alan beyan ve tekeffüllerinin doğru ve eksiksiz olmaması veya borç ve yükümlülüklerinin ihlali (hepsi birlikte “İhlal” olarak anılacaktır) sebebiyle ve İhlal'den doğan Tarfin'in her türlü Zarar ve Masrafi'nı, Tarfin'in ilk talebi üzerine en geç 10 (on) gün içerisinde defaten ve nakden ödemeyi ve Tarfin'i tüm Zarar ve Masraflar'dan ari kılmayı kabul ve taahhüt eder. (9.2.) Herhangi bir İhlal'e ilişkin veya İhlal'den doğan Çiftçi'nin veya sair üçüncü kişilerin merciler, kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere) yapacağı her türlü Talep'e ilişkin tüm sorumluluk Tarım Bayisi'ne aittir. Talep'in Tarfin'e yöneltilmesi halinde, Tarfin kendi seçtiği vekil vasıtasıyla, masrafları Tarım Bayisi'ne ait olmak üzere Talep'e ilişkin her türlü savunma ve uzlaşma süreçlerini yönetir. Tarım Bayisi, bu bağlamda, Tarfin ile tam iş birliği yapmayı, diğer hususların yanı sıra, sahip olduğu tüm bilgi ve belgeleri paylaşmayı kabul ve taahhüt eder.9.3. Tarfin, tamamen kendi taktirinde olmak üzere, Sözleşme hükümleri uyarınca veya sair sebeplerle Tarım Bayisi'nden olan her türlü alacağını, Ürünlerin bedeli ve benzeri doğmuş ya da doğacak borçlarından mahsup etmek suretiyle de tahsil edebilir, denilmiştir. Özel Sorumluluk Halleri 10.1.maddede düzenlenmiş olup, Madde 9'da belirtilen tazminat hükmüne ve bunun genelliğine halel getirmeksizin, Tarım Bayisi, aşağıdaki hallerden birinin gerçekleşmesi halinde Tarfin'in bu sebeple uğradığı her türlü Zarar ve Masrafı, Tarfin'in ilk talebi üzerine en geç 10 (on) gün içerisinde defaten ve nakden ödemeyi ve Tarfin'i tüm Zarar ve Masraflar'dan ari kılmayı kabul, beyan ve taahhüt eder: A. Satış Evrakı'nda yer alan verilerin hatalı veya eksik olması; B. Satış Evrakı veya işbu Sözleşme'ye konu diğer belgelerde yer alan imzanın Çiftçi'ye ait olmadığının ve işbu Sözleşme konusu satın alımın kendisi tarafından gerçekleştirilmediğinin mahkeme kararı ile sabit kılınması; C. Tarım Bayisi'nin Güncel ve Gerçek Olmayan Satış ile ilgili Tarfin Platformu'na giriş yapması veya sair şekilde Tarfin'e bilgi ve talep iletmesi; D. Çiftçi'ye Tarfin Platformu ve faturada belirtilenden farklı bir Ürün veya farklı miktarda Ürün teslim edilmesi; E. Çiftçi'ye teslim edilen Ürünlerin ayıplı olması, ilgili mevzuata uygun olmayan malzeme ve kimyasallar içermesi, işbu Sözleşme'ye konu satış ve ticaretinin ilgili mevzuatı ihlal ediyor olması ve benzeri sebeplerle Çiftçi'nin veya üçüncü kişilerin vücut bütünlüğü veya mal varlığına veya çevreye zarar vermesi, denilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Dosyası; Müşteki (Davamızın davacısı) vekili 06.02.2024 tarihli şikayet dilekçesi ile ...Şirketi ile satın alma ve işbirliği sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşme uyarınca şüphelilerin müşteki müvekkili adına tarım ve hayvancılık yapan çiftçilere almış olduğu ürünleri tam ve gereği gibi teslim etmesi gerektiği, böylece müşteki müvekkili şirketin şüpheliler tarafından kendi nam ve hesabına gerçekleştirilen ürün satışlarına ilişkin mal bedelinin, şüpheli tarafından kesilen faturalar karşılığında ödeyerek gerçek kişi çiftçilerden alacaklı duruma geldiği, ancak şüphelilerin çiftilere kambiyo senedi imzalattığı, müvekkilinin mülkiyetinde olan ürünleri teslim etmediği, huzurda imza almadığı, vadesi gelen senet ödemesini tahsil ettiği halde müvekkiline göndermediğinin tespit edildiği, bu nedenlerle şüpheliler hakkında şikayetçi olduklarını beyan etmeleri üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemlerine başlanıldığı, soruşturmada şüpheli ...'ın alınan ifadesinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, tahkikat sonucu evrak içeriğinden; her ne kadar müşteki müvekkil şirket ... Şirketi şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçundan bahisle şikayetçi olmuş ise de, şüpheli şirket için inceleme talebinde bulunulması üzerine ... Vergi Denetim Kurulu'nun ihbar değerlendirme karar tutanağında; "mevcut bilgi ve belgelerden evrakın esas itibariyle taraflar arsındaki alacak verecek ve sözleşme ilişkisine ilişkin olduğu" yönünde belirtildiği, müşteki ile şüpheli arasında mevcut bulunan sözleşmeye aykırılıktan dolayı hukuk mahkemelerinde dava açılabileceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla 16.10.2024 tarih ve ... Soruşturma, ... Karar sayılı kararıyla olay nedeniyle kamu adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına kararı verildiği, itiraz üzerine dosyanın gönderildiği ... 2.SCM.nin 15.01.2025 tarih ve... D.İş.sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verilerek KYOK kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için talimatla alınan 30.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...Şirketinin e deftere tabi olduğu, bu nedenle açılış ve kapanış tasdiki anlamına gelen beratlar topla halinde dönemleri, düzenleme tarihleri ve düzenleyen yetkili kişileri kapsayacak şekilde düzenlendiği, 2021, 2022,2023 ve 2024 yıllarında kullanılması gereken envanter defterleri tasdik tarihleri, tasdik ettirilen noterlikler ve tasdik numaraları tablo halinde gösterildiği, ... A.Ş. ile ... Şirketi aralarında 2021 ve 2022 yıllarında tabloda gösterildiği gibi aktif olarak çalıştıkları 2023 ve 2024 yıllarında aktifliklerinin kalmadığı, 2022 yılından devreden 100.380,16 TL kalan verdiği bu kalanı olduğu gibi 2023 ve 2024 yıllarına devredildiği, açılış, kapanış fişlerinde ve envanter defter kayıtlarında var olduğu tespitinin yapıldığı, dava dışı ..., Cari Hesap Olarak doğrudan... Şirketin den alım yaptığı ve bu alımlara karşılık ödemeler yaptığı için defter kayıtlarında var olduğu, yaptığı işlemler sonucu olarak 20.828 TL borcunun olduğu, kayıtlar üzerinden tespit edildiği, dava dışı ...'ın ise doğrudan ...Şirketin den alım ve ödeme yapmadığı, doğrudan ... A:Ş. Nin müşterisi olduğu davalı firma defter kayıtlarında varlığının olmadığı, kendi adına düzenlenmiş olan takip tarihindeki toplam tutarın 124.145,48 TL olduğu bununda ... İcra müdürlüğü bünyesinde bulunan ...Esasa sayılı dosyaya 07.03.2024 tarihinde 180.225.- TL EFT olarak gönderilip ödenmiş olduğu yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 05.06.2026 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 - 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Raporda; Sözleşme cezasının talep edilebilmesi için kural olarak tarafların borcun ihlal edilmesi halinde alacaklının sözleşme cezası talep edebileceğini düzenlemesi gerektiği, Taraflar arasındaki Sözleşmenin 11.2 ve 12.1.maddeleri çerçevesinde sözleşme cezası yaptırımının kararlaştırıldığı, sözleşme cezası talep edilebilmesi için ayrıca sözleşme cezasının öngörüldüğü şekilde borcun ihlal edilmiş olması, borçlunun borca aykırılıkta kusurlu olması (TBK m.112) ve alacaklının talepte bulunması gerektiği, dava dışı ...'a ilişkin işlemde, senede dayalı borcun icra dosyası kapsamında tahsil edilerek kapatıldığı, bu durumun işlemin tamamen geçersiz veya fiktif olduğuna yönelik iddiayı mali açıdan kesin olarak doğrulamadığı, dava dışı ... yönünden ise borcun ödendiğine ilişkin iddianın yazılı ve denetlenebilir mali belgeler ile tevsik edilemediği, taraf kayıtları arasında bu iddiayı destekleyen kesin bir uyum bulunmadığı, tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap hareketleri itibariyle, iddia edilen sözleşmeye aykırılık hallerinin mali verilerle açık, kesin olarak ortaya konulamadığı, bu itibarla; cezai şart talebine dayanak gösterilen sözleşmeye aykırılık hallerinin, dosya kapsamındaki mali veriler ve ticari defter kayıtları ile kesin olacak şekilde ispatlanamadığı, bu nedenle söz konusu fiillerin sözleşme kapsamında “gerçek ve güncel olmayan satış” veya cezai şart gerektiren aykırılık olarak mali yönden kabul edilemeyeceği, dolayısıyla cezai şart koşullarının oluştuğunun mali açıdan ortaya konulamadığı kanaatine varıldığı, sözleşmenin 11.2 ve 12.maddelerinde belirtilen sebeplerden herhangi birisi bakımından sözleşmenin ihlal edilmesi şartı gerçekleşmediğine kanaat getirilmesi ihtimalinde sözleşme cezası talep edilemeyeceğinin takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davacının sözleşmeye aykırılık ve cezai şart tazminat isteminin iki vakıaya dayandırıldığı anlaşılmaktadır. 1-Dava dışı çiftçi ... (...)'a mal satılıp teslim edilmediği, adına düzenlenmiş senetteki imzanın sahte olduğu, dolayısıyla senedin davalı huzurunda imzalattırılmadığı, 2-Dava dışı çiftçi ...'a mal satılıp teslim edildiği ancak senet bedelinin davalı çalışanı ... isimli birine ödenmiş olması nedeniyle ikinci kez ödeme talebinin borçlu tarafından reddedildiği, davalının bu durumdan sorumlu olduğu, sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, iddiaları davanın temelini oluşturmaktadır. Birinci vakıa (... (...) olayı) yönünden; Davacının dava dışı ... (...) hakkında ... 19. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 20/04/2023 tarihinde, 23/03/2022 tanzim tarihli, 20/03/2023 vade tarihli, 121.874,00 TL Miktarlı senede dayanarak, 121.874,00.-TL asıl alacak, 793,13.-TL protesto masrafı, 1.112,73.-TL işlemiş faiz, 365,62.-TL komisyon olmak üzere toplam 124.145,48.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 09/05/2023 tarihinde aynı çatı altında birlikte yaşayan oğlu Mustafa Karakamış imzasına tebliğ edildiği, borçlunun 25/04/2023 tarihinde ... 35. İcra Hukuk Mahkemesi'nde yetkili icra dairesinin borçlunun ikameti olan Kırşehir icra dairesinin yetkili olduğu ve senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıyla imzaya ve yetkiye itiraz davası açıldığı, mahkemenin 25/04/2023 tarih ve... E.... K.sayılı kararı ile yetki itirazının kabulüne, yapılan takipte .. İcra Dairelerinin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde, takip dosyasının davacı/borçlu ... yönünden yetkili ve görevli ... İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine, sair itirazların yetkili mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir. İcra dairesi tarafından dosya 17/10/2023 tarihinde yetkili icra dairesine gönderilmiş, dosya ... icra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasında işlem gördüğü, yetkili icra dairesi tarafından çıkartılan ödeme emrinin borçluya bizzat 13.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borcun ... tarafından 07.03.2024 tarihinde 180.225,00 TL olarak icra dosyasına ... Bankasından EFT yapıldığı, davacı alacaklıya dosya borcunun 171.665,88 TL olarak 07.03.2024 tarihinde ... Reddiyat No, ... Tah. Yev. Nolu reddiyat makbuzu ile ödendiği, dosyanın kapatıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı borçlunun bu ödeme nedeniyle davacı aleyhine bir istirdat, menfi tespit vb. Davası açmadığı anlaşılmaktadır. ... 35. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği ve imzaya itiraz davasının devam ettiği yetkili ... İcra Hukuk Mahkemesi 24.04.2024 tarih ve... E.... K. sayılı kararıyla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir. Böylece davacının söz konusu iddiası ve dayanağı konusuz kalmıştır. Dava dışı çiftçi ... (...)'a mal satılıp teslim edilip edilmediği, iddiaya konu satış işlemi nedeniyle adına düzenlenmiş senetteki imzanın sahte olup olmadığı, dolayısıyla senedin davalı huzurunda imzalattırılmadığı hususları ispatlanamamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin Özel Sorumluluk Halleri başlıklı 10.1/B. maddesine göre; Satış Evrakı veya işbu Sözleşme'ye konu diğer belgelerde yer alan imzanın Çiftçi'ye ait olmadığının ve işbu Sözleşme konusu satın alımın kendisi tarafından gerçekleştirilmediğinin mahkeme kararı ile sabit kılınması gerekir. Her ne kadar ortada bir satış evrakı veya sözleşmeye konu başka bir belge yok ise de söz konusu senedin iddialardan yola çıkıldığında sözleşmeye konu diğer belgeler olarak vasıflandırılması halinde bu imzanın sahte olduğu ispatlanamamıştır. Bu kişi ticari defter kayıtlarında da yer almamaktadır. Her ne kadar dava dilekçesine dayanak olayların tarafı olan dava dışı ...'ın imzasının takibe konu senet yönünden araştırılması talep edilmiş ise de dava dışı çiftçinin imza inkarından döndüğü, imzasını ikrar etmiş sayıldığı, kendisinin şüpheli, sanık, müşteki, müdahil, davacı veya davalı olmadığı bir davada imzasının sahte olup olmadığının araştırılmasının hukuka uygun olmadığı gibi mümkün de görülmediği düşünüldüğünden imza incelemesine yönelik talebin ve yazılı sözleşme hükümleri de dikkate alındığında reddine karar verilmiş, bu tür bir araştırmaya girilmemiştir. Davacı vekili dava dışı ... (...)'ın isticvab edilmesini talep etmiş ise de HMK.nun 169/1.maddesi gereğince ancak tarafların isticvabına karar verilebileceğinden bu yöndeki talep yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporunda haklı olarak tespit edildiği üzere ... tarafından ürün teslim edilmediğine dair ihtarname gönderilmiş olmakla birlikte, satış işleminin hiç gerçekleşmediği veya imzanın ilgili kişiye ait olmadığı hususlarının mahkeme kararı ile kesin olarak tespit edilmediği, davacı tarafın da bu alacağı geçerli kabul ederek icra takibi başlatması ve tahsil yoluna gitmesi birlikte değerlendirildiğinde; Söz konusu işlemin tamamen fiktif olduğunun mali kayıtlar ve tahsilat süreci ile örtüşmediği, ticari defterlerde bu işleme ilişkin iptal, ters kayıt veya zarar kaydı gibi olağan dışı bir muhasebe işlemine rastlanmadığı, ileri sürülen sözleşmeye aykırılık halinin, mali veriler ve tahsilat süreci dikkate alındığında kesin ve açık şekilde ortaya konulamadığı, dolayısıyla bu olay bakımından cezai şartın mali yönden oluştuğunun kesin ve net olarak söylenemeyeceği kabul edilmiştir. İkinci vakıa (... olayı) Yönünden; Davacının dava dışı ...hakkında ... 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde, ...tanzim tarihli, ... vade tarihli, 42.728,40 TL Miktarlı senede dayanarak, 42.728,40.-TL asıl alacak, 903,44.-TL işlemiş faiz, 128,19.-TL komisyon olmak üzere toplam 43.760,03.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 16/08/2022 tarihinde aynı çatı altında birlikte yaşayan annesi ... imzasına tebliğ edildiği, dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı çiftçi ...'a mal satılıp teslim edildiği ve karşılığında takibe konu senedin düzenlendiği dava dışı çiftçinin de kabulündedir. Gerçek dışı bir satış işlemi veya senet iddiası yoktur. Sadece dava dışı çiftçi senet bedelini davalı çalışanı Mustafa isimli birine ödediğini savunmaktadır. Davalının bu durumdan sorumlu olduğu, sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı iddiaların ve davanın temelini oluşturmaktadır. Dava dışı çiftçi- borçlu ..., borcunu davalı şirket çalışanı olduğu iddia edilen "..." isimli şahsa ödediğini söylemesine rağmen bu ödemeye ilişkin hiç bir belge (banka dekontu, makbuz, ibraname, adi yazılı belge vb.) sunamamaktadır. Davalı şirket kayıtlarına intikal eden bir tespit de yapılamamıştır. Zira ticari defterlerde bir kayıt yoktur. Ticari defter kayıtları yönünden yapılan incelemede ise davacı şirket kayıtlarında ...'un 120'li hesaplarda takip edildiği, ancak 31.12.2022 tarihi itibariyle herhangi bir 42.728,00 TL tutarındaki bakiyesinin şüpheli alacaklar hesabında takip edildiği, buna karşılık, talimatla aldırılan bilirkişi raporunda davalı şirket kayıtlarında ...'un cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve yapılan işlemler sonucunda yaklaşık 20.828 TL tutarında borç bakiyesi bulunduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durum söz konusu alacağın davacı tarafça tahsil edilemediğini gösterdiği, buna karşılık davalı nezdindeki kayıtlarda ... ile ilgili cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve bu hesapta yaklaşık 20.828 TL tutarında borç bakiyesinin devam ettiğinin tespit edildiği, her iki kaydın tarafların kendi ticari ilişkileri kapsamında ve kendi defter sistemleri içerisinde oluşturulduğu, bu nedenle kayıtların birebir, karşılaştırılabilir, nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Ancak bu haliyle söz konusu borcun ödendiği iddiasını doğrulayacak şekilde örtüşen ve birbirini teyit eden bir mali veri bulunmadığı, dolayısıyla ödeme iddiasının ticari defter kayıtları üzerinden izlenebilir. ve doğrulanabilir. biçimde ortaya konulamadığı, söz konusu olayda cezai şartın dayanağını oluşturan sözleşmeye aykırılık halinin mali veriler ve ticari defter kayıtları ile açık ve kesin biçimde ortaya konulamadığı, bu nedenle cezai şart koşullarının mali yönden oluştuğunun net olarak söylenemeyeceği, iddia edilen sözleşmeye aykırılık hallerinin ticari defterler, cari hesap hareketleri ve mali kayıtlar ile açık, kesin ve denetlenebilir şekilde ortaya konulamadığı, İşlemlerin taraflar arasındaki olağan ticari akıştan ayrıştığını gösterecek nitelikte mali bir tutarsızlık veya kayıt dışı durumun somut olarak tespit edilemediği, Ödeme, teslim ve borç ilişkilerine dair ileri sürülen iddiaları mali belgelerle desteklenmediği ve kayıt sistemi içerisinde doğrulanamadığı yönünde bilirkişi heyetince görüş bildirilmiştir. Bu tespit ve görüşlere katılmakla beraber, dava dışı çiftçinin iddiaları doğru olsa bile kendisinden haksız kazanç elde eden, parayı almasına rağmen senedi iade etmeyen, belge vermeyen ... isimli kişinin aynı zamanda ceza hukukunu ilgilendiren bu eylemi nedeniyle davalıyı sorumlu tutarak sözleşmeye aykırı davrandığını kabul etmek de mümkün görülmemiştir. Zira dava dışı çiftçi ödemeyi yaparken ... isimli kişinin davalının yanında çalıştığını bildiğine ve ona göre ödeme yaptığına göre ise (ki davalının yanında çalıştığına emin olmadığı, bilmediği birine rastgele ödeme yapması beklenemez) Mustafa'nın kimliği faili meçhul olmadığından, en azından mesai arkadaşları ve davalı tarafından bilineceğinden bu hususun tartışmaya açılması, Mustafa davalının çalışanı ise davalının adam çalıştıranların sorumluluğu yönünden dava dışı çiftçiye karşı sorumluluğu ileri sürülebilir ise de davacı yönünden sözleşmenin feshine ve cezai şarttan sorumluluğuna gidilemez. Çünkü ortada satış ve malın teslimi gibi hususlarda hile veya gerçeğe aykırı muvazaalı bir işlem yoktur. En azından böyle bir iddia yoktur. Ortada sadece kötü ödeme iddialı cardır ve bu olay bir şikayete ve ceza soruşturmasına konu edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacının iddiaları ispatlanamadığından davasının reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, 1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 975,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/07/2026
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır