İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/846 E. 2026/72 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/846
Karar No
2026/72
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/846 Esas KARAR NO : 2026/72

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/10/2023 KARAR TARİHİ : 03/02/2026

... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ...karar 20/10/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin 30/04/2022 günü saat 16:30 sıralarında çalıştığı iş yerinden malzeme almak için ...'de bulunan ... benzinlik içerisinden karşıdan karşıya geçtiği esnada davalının kullandığı ... plakalı aracı ile ters istikamette ilerlerken müvekkiline sert bir şekilde çarptığını ve müvekkilinin sağ bacağının tamamı aracın altında kalarak birçok yerden kırıldığını, kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... numaralı dosya ile soruşturma açıldığını, soruşturma kapsamında 10/08/2022 tarihinde alınan Adli Tıp Raporunda, kazanın müvekkili üzerinde etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücutta kemik kırıklarının ve çıkıklarını müvekkilinin hayati fonksiyonlarını 4. Derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiğini, meydana gelen kazada davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya ait araca sigorta hizmeti veren ... Sigorta A.Ş'den kaza sebebiyle ortaya çıkan zararın talep edildiğini, ancak sigorta şirketinden herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin geçirdiği trafik kazasından sonra ameliyatlar geçirdiğini, bacağına 15 platin takıldığını ve aylarca fizik tedavilere gittiğini, ameliyat masraflarını, tedavilerini, ilaç paralarının tamamını kendisi karşıladığından müvekkilinin kaza sebebiyle yapmış olduğu masrafların davalılardan tahsilinin gerekt in 18/08/2023 tarihinde Erişkinler ik sağlık kurulu raporu aldığını, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle 9 13 oranında engellilik oranının bulunduğunu, davalının müvekkiline çarptığı aracın .... plakalı araca ... A.Ş sigorta hizmeti verdiğinden dolayı sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunduğunu belirterek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL maddi tazminatın ve kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, müvekkilinin manevi zararına karşılık olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davalıya ait araç üzerine tedbir konulmasını, müvekkilinin ileride hakedeciği tazminattan mahsup edilmek üzere öncelikle 100.000 TL'nin uygun görülmez ise Mahkemece uygun görülecek bir tazminat bedelinin Borçlar Kanunun 76.maddesi gereğince geçici ödeme olarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davanın görevli Mahkemede açılmadığını, görevli Mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, KTK 97. Maddesi uyarınca davacı tarafın dava açmadan önce sigorta şirketine başvurusunun zorunlu olduğunu, kanunda belirtilen evraklar ile sigorta şirketine başvurunun yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı noksanlığından reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 30/04/2022 tarihli kazaya karıştığı iddia edilen ...plakalı aracın müvekkili şirkete 10/08/2021-2022 tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza başına maddi teminat limitinin 150.000,00 TL ve manevi tazminat teminatı limitini 150.000,00 TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılmış olan kasko poliçesi ihtayari mali mesuliyet poliçesi olup maddi zarara ilişkin taleplerin öncelikle ZMM poliçesinden karşılanması gerektiğini, ZMM poliçesinin limitlerinin tükenmesi halinde bu taleplerin söz konusu olacağını, manevi tazminat takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan 18/08/2023 tarihli maluliyet raporunun yönetmelikte belirtilen usullere uygun hazırlanmadığını, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında 16 ay bulunduğunu, kazanın üzerinden 18 aylık stabilizsyon süresi geçmeksizin alınan raporun hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik, geç ve tedavi giderlerini poliçe kapsamında olmadığını bu nedenle haksız olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacının tazminat taleplerinin zaman aşımını uğradığını, davacı tarafın maddi tazminata ilişkin taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, meydana gelen trafik kazasında davacı tarafın da kusurunun bulunduğunu, ancak herhangi bir kusur araştırması yapılmaksızın tüm kusurun müvekkiline yükletilmesinin kabul edilemez olduğunu, manevi tazminat takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın SGK tarafından karşılanan geçici iş göremezlik, tedavi, protez vb tedavi giderlerini müvekkilinden talep etmesinin kabul edilemez olduğunu, dosyaya sunulan 18/08/2023 tarihli maluliyet raporunun yönetmelikte belirtilen usullere uygun hazırlanmadığını bu nedenle davacı tarafından açılan davanın öncelikle zaman aşımı yönünden reddini, kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın ATK 'ya gönderilmesi gerektiği, davacı tarafından haksız olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İhbar olunan ...Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutarak, ihbar olunan müvekkili hakkında hüküm kurulmamasına, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar 20/10/2023 tarihli kararı ile "1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" şeklinde hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince, DAVANIN USÜLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra, HMK'nın 20/1. Maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde, dava dosyasının davayı bakmaya görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, yargılama gideri, harç, vekalet ücretleri, gider avansı hususlarının 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi gereğince görevli mahkemece değerlendirilmesine," dair karar verilmiştir. Mahkememizin 10/01/2024 tarihli ara karar ile "1-TBK md. 76 uyarınca geçici ödeme talebinin kısmen kabulü ile davacı lehine 50.000,00 TL (Ellibin) geçici ödemenin davalılardan (Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalıların ödeme yapması halinde, yapılan geçici ödemenin davanın kabul edilmesi ve tazminata hükmedilmesi halinde hükmedilen tazminattan mahsup edilmesine, tazminata hükmedilmediği takdirde davacının aldığı geçici ödemenin, yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak ödemeyi yapan davalılara geri verilmesine," karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ceza dosyasının UYAP kayıtları, ATK raporu ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 30/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazanın taraflarının kusur durumu, kazada yaralanan davacıda geçici veya sürekli iş gücü kaybı olup olmadığı, kazada yaralanan davacının malul olup olmadığı, bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığı, maluliyet oranı vesair maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davalıların sorumlu olup olmadıkları hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 09/07/2024 tarihli celse ara karar gereğince, Maluliyet tespiti için dosyanın İst. ATK ya gönderilmesine karar verilerek, dosyamız ATK ya gönderilmiş, Adli Tıp Kurumunun 2. İhtisas Dairesinin 14/02/2025 tarihli raporunda özetle; "... ve ... oğlu, 18/04/1973 doğumlu, ...’in 30/04/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tibia plato kırığı, Tablo 3.33b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %25 olup Tablo 3.2’ye göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %13(yüzdeonüç) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı,..." belirtilmiştir. Mahkememizin 15/04/2025 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere kusur ve aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 10/09/2025 tarihli raporda özetle; " 1-Davalı sürücü ...'in %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'in kusursuz olduğu, 2-Davalıların %100 oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 30.508,20 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %13 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının = 382.575,78 TL, c)Tedaviye bağlı ulaşım gideri zararının = 3.500,00 TL olduğu, TOPLAM = 416.583,98 TL d)Davacının maddi zararının davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta poliçesi ile verilen İhtiyari Mali Mesuliyet teminatını aşması nedeniyle; Davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumluluğunun = 150.000,00 TL ile sınırlı olacağı, Sigorta şirketinin yargılama giderleri ile maddi tazminata ilişkin hükmedilecek avukatlık ücretinde de limitin zarara oranı olan %36 sından sorumlu olacağı, e)Kasko sigorta poliçesi ile 150.000,00 TL manevi tazminat teminatı verilmiş olup, Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 150.000,00 TL limit ile sınırlı olacağı, f)ATK tarafından davacının geçici veya sürekli bakıma muhtaç olduğuna dair bir tespitte bulunulmadığından bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, ..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizin 14/10/2025 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız tedavi giderlerine ilişkin rapor hazırlanmak üzere Hekim bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 02/12/20255 tarihli raporda özetle; "Davacı ...'in 30.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması ardından ilk müdahalesinin yapıldığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile daha sonra müracaat ettiği ...Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tedavilerinin tamamının, ... Hastanesinde yapılan tedavilerin bir kısmının Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, Sosyal Güvenlik Kurumunun, meydana gelen bu trafik kazasına bağlı tedavi giderlerinde üzerine düşen sorumluluğu tamamladığı, Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi ve yol gideri olarak toplam 14.693,61 TL tutarında harcaması olduğu, 03/09/2025 tarihinde Mahkemenize sunulan bilirkişi raporunda: Davalı sürücü ...'in %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'in kusursuz olduğu, sunulduğu, Bu nedenle davacının 14.693,61 TL yi talep edebileceği,..." rapor edilmiştir. Davacı vekilince ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebinin 421.277,59 TL artırılmasına, sigorta şirketinin maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun poliçe limitleriyle (150.000 TL maddi - 150.000 TL manevi) sınırlandırılmasına karar verilmesi talepli dilekçe sunduğu ve ıslaha ilişkin harcın yatırılmış olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda yapılan yargılama, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; İstanbul ATK'dan alınan maluliyet raporu ile kusur, aktüer ve hekim raporlarının dosya kapsamına uygun, hükme esas almaya elverişli nitelikte düzenlenmiş olduğu, Mahkememizce itibar edilebilir bulunduğu, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in kusursuz olduğu, davalıların %100 oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in 382.575,78 TL sürekli iş göremezlik, 30.508,20 TL geçici iş göremezlik ve 14.693,61 TL tedavi gideri zararının oluştuğu, kaza, dava ve ıslah tarihleri dikkate alındığında ıslah edilen miktara yönelik zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça aktüer raporunda belirlenen yol giderine ek olarak hekim bilirkişinin belirlediği miktar da talep edilmiş ise de hekim raporunda da yol gderi hesaplandığı, iki farklı yol giderine hükmedilemeyeceği, tedavi gideri hesabının hekim bilirkişinin uzmanlık alanına dahil olduğu göz önünde bulundurularak davacının bakıcı gideri, ekonomik geleceğin sarsılması ve gelecekteki ameliyatlar için talep ettiği maddi tazminat isteminin reddine, davacının diğer maddi tazminat isteminin kabulü ile 382.575,78 TL sürekli iş göremezlik, 30.508,20 TL geçici iş göremezlik ve 14.693,61 TL tedavi gideri zararının kaza tarihi olan 30/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 18/10/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 150.000 TL sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise kazanın meydana gelmesine davalı sürücünün %100 oranında kusurlu hareketinin sebebiyet verdiği, bu doğrultuda yaşanan olay nedeni ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kanaatiyle, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ilkesinden hareketle olayın taraflar üzerindeki etkileri, yaşanan üzüntü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet durumu, paranın satın alma gücü gibi etkenler ile hak ve nesafet ilkesi göz önünde bulundurularak davacı için 150.000,00 TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiş, davalı sigorta şirketine karşı yöneltilmiş usulüne uygun bir manevi tazminat davası bulunmadığından talep arttırım dilekçesindeki bu davalı yönünden talep edilen manevi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davacının bakıcı gideri, ekonomik geleceğin sarsılması ve gelecekteki ameliyatlar için talep ettiği maddi tazminat isteminin reddine 2-Davacının diğer maddi tazminat isteminin kabulü ile 382.575,78 TL sürekli iş göremezlik, 30.508,20 TL geçici iş göremezlik ve 14.693,61 TL tedavi gideri zararının kaza tarihi olan 30/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 18/10/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 150.000 TL sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davalı sigorta şirketine karşı yöneltilmiş usulüne uygun bir manevi tazminat davası bulunmadığından talep arttırım dilekçesindeki bu davalı yönünden talep edilen manevi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Mahkememizin 10/01/2024 ara kararı ile TBK md. 76 uyarınca davacı lehine karar verilen 50.000,00 TL (Ellibin) geçici ödemenin davacı lehine hükmedilen tazminattan mahsup edilmesine, mahsup edilen miktarın infazda gözetilmesine, 6-Karar tarihine göre maddi tazminat yönünden alınması gereken 29.460,57 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.500,00-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 27.960,57 -TL harcın (davalı ... sigorta şirketi bu miktarın 10.246,50 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Peşin ve ıslah olarak alınan toplam 1.500,00-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 8-Maddi Tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 69.004,41 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... sigorta şirketi bu miktarın 45.000,00-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, 9-Karar tarihine göre manevi tazminat yönünden alınması gereken toplam 10.246,50 TL harcın davalı ...’den tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 10-Manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Davacılar tarafından yapılan başvurma harcı 38,40-TL vekalet harcı, 23.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5.850,00 TL ATK Faturası, 892,75 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 29.781,15 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 18.588,56 TL'sinin (davalı ... sigorta şirketi bu miktarın 8.608,42-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 126325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranına göre hükmolunun kısım üzerinden hesaplanan 1.997,35-TL nin (davalı.... sigorta şirketi bu miktarın 1.380.49-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline geriye kalan 1.202,65-TL nin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 13Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 03/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/846, K. 2026/72, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-846-e-2026-72-k-19f5a963ac5d