İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/837 E. 2025/1187 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/837
- Karar No
- 2025/1187
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/837 Esas KARAR NO : 2025/1187
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2023
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2023 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 K. YAZIM TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili davacı .... San. Ltd. Şti. ile Davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. arasında 01.01.2023 ile 21.03.2023 tarihleri arasında birden fazla sipariş formuyla anlaşma sağlanarak alım satım ilişkisi kurulduğunu, söz konusu davete icap niteliğindeki sipariş formunun davalı şirket tarafından kabul edilmiş olup birden fazla (Amerikan Doları) bedelli faturalar tanzim edilerek cari hesaba kaydedildiğini, siparişe konu kumaşların Davalı Şirkete süresinde, tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, ayrıca müvekkili ile borçlu şirketin 2022 yılına ait alım-satım ilişkilerinden doğan bakiye borcunun 25.704,64 USD olup bu bakiye alacak kaleminin de 2023 yılına ait cari hesaba devir yapılarak kaydedildiğini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay kararları çerçevesinde işin niteliği ve tarafların iradesi de göz önünde bulundurularak incelendiğinde ticari teamül oluştuğunun ve alım satım ilişkisinin kurulmuş olduğunun görüleceğini, dosyaya ekli sipariş formları üzerinde; düzenlendiği tarihin, tarafların adının, unvanının, malın cinsinin, miktarının ve birim fiyatının belirlendiğinin görülmüş olup müvekkili şirket tarafından kabul edilmesiyle birlikte adı sipariş formu olsa da faturanın mahiyeti itibariyle bir mukavelename olduğu sonucuna varılacağını, konuyla İlgili Yargıtay kararlarında da sipariş formu ve sipariş formuna istinaden düzenlenen faturanın ticari teamül ve mevzuat gereğince sözleşme sayıldığının para ilişkisinin ise fatura içeriğinden anlaşıldığının ayrıca yazılı olmasının şart olmadığının açıkça anlaşılacağını, müvekkili şirketin, sipariş formuna göre davalı şirkete ürünlerin teslimini sağladığını ve ifayı gereği gibi yaptığını, müvekkili şirket tarafından birçok kez temel fatura kesildiğini, müvekkili firma tarafından düzenlenen sipariş sözleşmesinin 2. Maddesinden de anlaşılacağı üzere siparişler için birim fiyatın USD olarak açıkça belirtildiğini, müvekkili şirketin de tanzim ettiği Temel Faturada anlaşılan ürünler için USD (Amerikan Doları) cinsinden fatura düzenlediğini, faturada TL cinsinin belirtimesinin ise Vergi Usul Kanunu md. 215 gereği olduğunu, Vergi Usul Kanunu gereği mecburen yazılması gereken Türk Lirası ibaresinin faturanın Türk Lirası olarak düzenlendiği anlamına gelmeyeceğini, ayrıca tanzim edilmiş olan faturada taraflar arasında faturanın tanzim tarihindeki döviz kurunun taraflarca belirlenmemiş olup Merkez Bankası döviz kurunun esas alındığını, bu sebeple fiili ödeme tarihindeki ödemenin de faturada belirtilen döviz tutarı olarak yine döviz cinsinden yapılmasının gerektiğini, Türk Borçlar Kanununun 99. Maddesinin de bu durumu açıkladığını, müvekkili şirketin alacağı muaccel olduğundan USD cinsinden ödenmesini talep ettiklerini, bunun mümkün olmaması halinde ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesinin gerektiğini, davalı şirketin 21.03.2023 tarihinden beri müvekkiline ödeme yapmadığını ve alacağını sürüncemede bıraktığını, ödeme yapılmayınca müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket yetkilisini arayıp ödemeyi istediğini, fakat davalı şirket yetkilisinin sırf ödeme yapmamak için mallarda ayıp olduğunu, işbu kumaşlardan üretilen malları ... mağazasının kabul etmediğini ve kendisine reklamasyon faturası kestiklerini, bu sebeple bu reklamasyon faturasını müvekkili şirkete yansıtacaklarını ilettiğini ve müvekkili tarafa hukuka aykırı olarak reklamasyon faturaları kestiğini, başlangıçta 16.06.2023 tarihli ve 23.06.2023 tarihli ve sonrasında da sırayla 12.07.2023 tarihli ve 01.08.2023 tarihli olmak üzere reklamasyon faturaları kesildiğini, bu reklamasyon faturalarına Beşiktaş ... Noterliği kanalıyla gönderilen ihtarnamelerle itiraz edildiğini, gizli ayıp ile ilgili kanun hükmünün açık olup Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Madde 1 Fıkra C bendi gereğince açık ayıbın 2 gün içinde, gizli ayıbın ise 8 gün içinde satıcıya ihbar edilmesinin gerektiğini ve süresi içerisinde başvurmayan tarafın bir hak talep edemeyeceğinin açık olduğunu, davalı yanın siparişlerin tesliminden 4 ay kadar sonra yani 16.06.2023 tarihinde reklamasyon faturası kestiğini sonrasında ise 11.08.2023 tarihinde Zeytinburnu .... Noterliği kanalıyla teslim edilen ürünler hakkında gizli ayıp iddiasında bulunduğunu ve buna dayanarak zarara ilişkin talepleri olduğunu bildirdiğini, bu ihtarnamenin müvekkili tarafa ulaşmasına istinaden derhal karşı ihtarnamelerini ve gerekli itirazlarını davacı şirkete bildirdiklerini, davalı yanın ... A.Ş.'nin kesmiş olduğu iade faturalarını 12.07.2023 tarihinde mail olarak müvekkili şirkete ilettiğini, incelediklerinde ...'nun kesmiş olduğu iade faturalarında herhangi bir ayıptan bahsedilmeyip fatura tarihlerinin ise 10.03.2023 tarihine ait olduğunun görüldüğünü ve marttan temmuza kadar asla müvekkili tarafa bir bildirimde bulunulmadığını, ancak davalı tarafın kötü niyetli davranarak kumaşların son sevkiyatı olan 20.03.2023 tarihinden 3 aydan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen ilk reklamasyon faturasını kesip devam eden süreçlerde aralıklı olarak reklamasyon faturası kesmeye devam ettiğini, ayıplı ürünlere ilişkin süreler kanunla belliyken sevkiyattan 3 ay sonra başlayan reklamasyon faturalarının kabul edilmesinin asla söz konusu olamayacağını, bunların yanı sıra alınan siparişler ile ilgili olarak müvekkili şirketin hazırladığı ve karşı tarafça kaşe imza ile mutabık kalınan proforma faturasının ilgili 6. Maddesinde de bu süreyle İlgili durumun belirtildiğini, ayrıca davalı şirket yetkilisinin ürünler ile ilgili olarak müvekkili şirket çalışanlarına ürünleri kestiklerini ve kullandıklarını belirttiğini, halbuki böyle bir durumda iade ve reklamasyonun kabul edilmeyeceğinin proforma faturalarının 16. Maddesinde belirtildiğini, tüm bu süreç göz önüne alındığında ayıba ilişkin bildirim süresi geçmesine rağmen kötü niyetli olarak ayıp ihbarında bulunan davalı şirketin ayıp olduğunu iddia ettiği kumaşları ise kesip işleme sokarak kullandığını, davalı şirket ile ... arasında bir uyuşmazlık var ise bunun taraflar arasındaki bir sorun olup müvekkilini bağlayacak bir yanının olmadığının açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ayıp olması varsayımında bile kanunların öngördüğü süreler içerisinde bildirim yapılmaması halinde ayıplı malın kabul edilmiş sayılacağını, Türk Borçlar Kanunun'nun 223. Maddesinde de bu durumun belirtildiğini, ayrıca Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas 05.04.2021 tarih ... sayılı Kararında ve Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas 22.04.2021 tarih ... sayılı Kararında da bu yönde kararlar verildiğini, Türk Medeni Kanununun 2. Maddesi göz önünde bulundurulduğunda, davalı şirketin dürüstlük kuralına açıkça aykırı davranarak Kanun, Sözleşme ve Teamüllere karşı gelerek ödeme yapmaktan imtina ettiğini, cari hesap ekstresi ve faturalarda belirtilen 14.999,02 USD bedelin ödenmemesi üzerine bu alacaklarının tahsili amacıyla müvekkili tarafça Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalı borçlu şirkete 13.07.2023 tarihinde ödeme emrinin tebliğ olduğunu ancak davalı borçlunun 14.07.2023 tarihinde borca haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin dava şartını yerine getirdiğini, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ... Arabuluculuk Dosya Numarası ile 27.07.2023 tarihinde Arabuluculuk sürecini başlattığını ve davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, somut olayda talep konusu alacağın likit fatura alacağı olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olup, mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesinin gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyaten haczine, mahkemece davalarının Kabulüne, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle devamına, alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı şirket vekili tarafından dava dilekçesi sunulmuş olmakla dava dilekçesinin ekinde delil listesi yer almasına rağmen delillerinin hiçbirinin dosya kapsamına sunulmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcında 30.11.2021 tarihli sözleşme imzalandığını ve ticari ilişkinin bu sözleşme kapsamında sürdürüldüğünü, bu sözleşmede taraflar arasındaki ticari ilişkinin ne şekilde, nasıl yürütüleceğinin ve ödemelerin ne şekilde yapılacağının belirtildiğini, sözleşme kapsamında birtakım ödemeler de vadeye bağlanmış olmakla bu ödemelerin TL cinsi üzerinden yapılacağının açıkça belli olduğunu, bu nedenlerle ve uyuşmazlık cari hesap dökümüne dayanmakta olduğundan yabancı para cinsinden icra takibine girişilmesinin ve davanın yabancı para cinsinden açılmasının hatalı olduğunu, taraflar arasında alacak borç ilişkisinin yabancı para ile yürütüleceğine dair açık bir anlaşma da bulunmadığını, 13.09.2018 tarihinde 85 numaralı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile sözleşmelerin ve sözleşmelere bağlı yükümlülüklerin döviz cinsinden yapılma yasağının getirildiğini, 19.04.2022 tarihinden itibaren ise menkul mal bedellerinin de TL cinsinden ödenmesinin ve tahsilinin zorunlu hale getirildiğini, bu sebeplerle davacı şirket yetkilisinin taraflar arasında dövize endeksli bir ticari alım-satım ilişkisi olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketi, kumaş ve tekstil işiyle iştigal etmekte olup dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye tekstil ürünü temin ettiğini, bu kapsamda davacı şirketten kumaş temin ettiğini ve bu kumaşları kesip biçerek tekstil ürünü olarak dava dışı ...'ya sattığını, ... tarafından müvekkili şirketten mal alımında talep edilen belli bir kalite standardı olduğunu, bu kapsamda 25.11.2022 tarihinde 2274, 2278 ve 2279 sipariş formu numaralı siparişlerin davacı şirketten üretiminin talep edildiğini ve bu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini, söz konusu kumaşların davacı şirketten teslim alınıp kesimine geçildiğini ve malların dava dışı ...'ya teslim edildiğini, dava dışı şirkete teslim edilen ... model numaralı 8200 adet malın 3822 adedinin kumaş renk kaynaklı olarak müvekkili tarafa iade edildiğini, malların zayi olmaması amacıyla müvekkili şirket tarafından bu modelin 3 kez aç-kapa yapıldığını, her aç-kapa işleminde ütü paket ve poşetleme işleminin müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve ürün başına ek 7,20 TL Maliyete katlanıldığını, en son bu malların yine dava dışı ... tarafından müvekkili şirkete iade edildiğini ve 508.952,82 TL iade faturasının müvekkili şirkete gönderildiğini, yine dava dışı ...'ya teslim edilen .... model numaralı malların da renk farklılığı nedeniyle iade edilip yine müvekkili şirket tarafından aynı işlemlere tabi tutulup yine en sonunda müvekkili şirkete iade edildiğini ve 193.342,72 TL iade faturası gönderildiğini, yine dava dışı ...'ya teslim edilen ... model numaralı 13164 adet siparişin 5072 adedinin iade edildiğini, toplam fatura tutarının 518.304 TL olmakla iade edilen malların tutarının ise 324.962,93 TL olduğunu, bu 3 modele ait iade edilen malların ... tarafından kabul edilmemesi üzerine müvekkili tarafça ... ile görüşüldüğünü ancak indirimli olarak verileceği belirtilmesine rağmen bu taleplerinin de kabul edilmediğini, söz konusu malların fikri mülkiyet hakkı ...'ya tescilli ve yüksek miktarda olduğundan işporta şeklinde pazarda veya başkasına satılmasının da mümkün olmadığını ve ... model numaralı malların ... firmasında diğer 2 modele ilişkin Malların ise müvekkili şirketin deposunda beklediğini, fikri mülkiyet hakkı bir başka şirkete ait olan ürünü, müvekkili şirket üretmiş olsa dahi bir başkasına satamayacağının hukuksal ve sözleşmesel gereği açıkça belli olup söz konusu ürünlerin ancak imha edilerek yok edilebileceğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde de kumaşların kaliteli sayılması için ... test standartlarının bağlayıcı olduğunun belirtildiğini, davalı müvekkilinin dava dışı ...'ya karşı ticari itbar kaybına uğradığı gibi böyle büyük bir müşteriyi kaçırma tehdidinin de ortaya çıktığını, nitekim bu olay sonrasında firmanın bir departmanının müvekkili şirket ile çalışmayı bıraktığını, ayrıca müvekkilinin elinde kalan ayıplı mallar nedeniyle zarara uğradığı gibi aç-kapa işlemleri nedeniyle de ekonomik kayba uğradığını, iade edilen malların kendi deposuna nakliye giderlerini de kendi cebinden ödemek zorunda kaldığını, bu nedenlerle ayıplı mal tesliminden dolayı uğranılan zararların tazmini amacıyla Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyasının açılıp iş bu davanın derdest olduğunu, davacı şirketin teslim etmiş olduğu kumaşların dava dışı ... şirketine tesliminden sonra ayıplı çıkması üzerine defalarca davacı şirket ile gerek ... gerekse mail ile görüşüldüğünü, ayıplı çıkan malların bir kısmını geri alacaklarını bir kısmını ise yeniden boyama-güçlendirme işlemi yapıp müvekkili şirkete teslim edeceklerini belirttiklerini fakat teslim edilen malların yine ayıplı çıkması üzerine davalı şirket adına ... firması tarafından reklamasyon faturaları kesildiğini ve malların müvekkili şirket tarafından istenilen kalitede olmaması nedeniyle davacı şirket aleyhine reklamasyon faturaları kesildiğini, geç yüklemeden kaynaklı reklamasyon faturasının ise kesilmediğini, geç yüklemeden kaynaklı zararlarının tazmini talep ve dava haklarını saklı tuttukların, bu nedenlerle davalı müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu Mallardaki ayıbın gizli ayıp olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, dava konusu malların dava dışı ...'ya teslim edildikten sonra, bu şirket tarafından yapılan kalite kontrol testlerini geçememesi üzerine bu şirket tarafından e-mail üzerinden yapılan geri bildirimlerle mallardaki ayıp hususunu müvekkili şirketin öğrendiğini, bu bakımdan dava konusu olayda Türk Ticaret Kanunu'nun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmayıp Borçlar Kanunu madde 223/2 hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili tarafça kesildiği belirtilen Zeytinburnu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 11.08.2023 tarihli ihtarnamesinde ayıplı mal teslimi sebebiyle uğranılan zararın keşide edildiğini, davacı şirket vekili tarafından davacı şirketçe kesilen proforma faturasının ilgili 16.maddesi gerekçe gösterilerek davalı şirketin ürünleri kestiği ve kullandığı belirtilip iade ve reklamasyonun kabul edilemeyeceğinin İleri sürüldüğünü, proforma faturasının bu hükmünün kanuna aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, 6352 sayılı yasayla değişik İİK'nun 67/2. maddesindeki icra inkar tazminatı oranının % 40'dan % 20'ye düşürüldüğü gibi ayrıca icra inkar tazminatının talep edilebilmesi için talep edilen alacağın likit olmasının gerektiğini, dava konusu talepler likit olmadığından huzurdaki davada icra inkar tazminatına hükmedilebilmesinin mümkün olmadığını, davanın dayanağı icra takibindeki alacakların varlığı yargılamaya muhtaç olduğundan davalı müvekkili şirket aleyhine ihtiyati aciz kararı verilebilmesinin hukuken ve kanunen mümkün olmayıp mahkemece reddinin gerektiğini beyanla müvekkili tarafça arz ve izah edilen sebeplerle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere, açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı şirket aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi, kumaş ve tekstil işiyle iştigal etmekte olup dava dışı ... Perakende Tic. A.Ş.'ye tekstil ürünü temin ettiğini, bu kapsamda davacı şirketten kumaş temin ettiğini ve bu kumaşları kesip biçerek tekstil ürünü olarak dava dışı ...'ya sattığını, ... tarafından müvekkili şirketten mal alımında talep edilen belli bir kalite standardı olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında mal alım satımına ilişkin olarak ilk olarak 30.11.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile sözleşme imzalandığı tarihteki mallara ilişkin olarak ödeme hususunun netleştirildiği gibi ayrıca tarafların bu sözleşmeye uygun olarak ticari ilişkilerine gelecek zamanda da devam ettiklerini, bu kapsamda 25.11.2022 tarihinde 2274, 2278 ve 2279 sipariş formu numaralı siparişlerin davalı şirketten üretiminin talep edildiğini ve bu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini, söz konusu kumaşların davalı şirketten teslim alınıp kesimine geçildiğini ve malların dava dışı ...'ya teslim edildiğini, dava dışı şirkete teslim edilen 5900 model numaralı 8200 adet malın 3822 adedinin kumaş renk kaynaklı olarak müvekkili tarafa iade edildiğini, malların zayi olmaması amacıyla müvekkili şirket tarafından bu modelin 3 kez aç-kapa yapıldığını, her aç-kapa işleminde ütü paket ve poşetleme işleminin müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve ürün başına ek 7,20 TL maliyete katlanıldığını, müvekkili alınan bu ürünleri tekrar tamir ederek kalite kontrol talebinde bulunsa da o sırada bütçe olmadığı gerekçesi ile işlemin ... tarafından beklemeye alındığını, Temmuz 2023'ün ilk haftasında da bahse konu ürünleri kaliteden dolayı çok fazla işlem gördüğünden ve yaz bütçesi kapandığından almama kararı aldıklarını, bu malların dava dışı ... tarafından müvekkili şirkete iade edildiğini ve 508.952,82 TL iade faturasının müvekkili şirkete gönderildiğini, yine dava dışı ...'ya teslim edilen .... model numaralı malların da renk farklılığı nedeniyle iade edilip yine müvekkili şirket tarafından aynı işlemlere tabi tutulup yine en sonunda müvekkili şirkete iade edildiğini ve 193.342,72 TL iade faturası gönderildiğini, yine dava dışı ...'ya teslim edilen ... model numaralı 13164 adet siparişin 5072 adedinin iade edildiğini, toplam fatura tutarının 518.304 TL olmakla iade edilen malların tutarının ise 324.962,93 TL olduğunu, bu 3 modele ait iade edilen malların ... tarafından kabul edilmemesi üzerine müvekkili tarafça ... ile görüşüldüğünü ancak İndirimli olarak verileceği belirtilmesine rağmen bu taleplerinin de kabul edilmediğini, söz konusu malların fikri mülkiyet hakkı ...'ya tescilli ve yüksek miktarda olduğundan işporta şeklinde pazarda veya başkasına satılmasının da mümkün olmadığını ve davacı müvekkili şirketin deposunda beklediğini, fikri mülkiyet hakkı bir başka şirkete ait olan ürünü, müvekkili şirket üretmiş olsa dahi bir başkasına satamayacağının hukuksal ve sözleşme gereği açıkça belli olup söz konusu ürünlerin ancak imha edilerek yok edilebileceğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilen ve kesimhaneye gönderilen kumaşların bir kısmının ayıplı olduğunun belirtimesi üzerine durumun hemen davalı şirket çalışanı ...'e bildirildiğini, bazı kumaşların ise müvekkili şirketçe kesilip biçilerek üretildiğini ve dava dışı ...'ya teslim edildiğini, teslim edilen mallarda renk ve ton farklılıkları, desen farklılıkları ve kumaşlar üzerinde germe işlemi yapıldığında kopuklar olduğunun ve yapılan testleri geçemediğinin belirtilmesi üzerine davalı şirket çalışanı ...'e yine bu durumunda hemen bildirildiğini, şirket çalışanı ... tarafından bir kısım malların iade alınacağının, bir kısım Malların yeniden boya işlemine tabi tutulacağının, bir kısmına ise güçlendirme işlemi yapılacağının belirtildiğini, mallar geri alındıktan ya da sipariş geçildikten sonra kumaş tesliminin 4 haftaya yakın bir süre aldığını, kesimhanede davalı şirkete iade edilen malların tekrar müvekkili şirkete geldiğini ve bunların da kesilip biçilerek dava dışı ...'ya teslim edildiğini, ayrıca mallardaki ayıpları-zararı en aza indirgemek amacıyla sipariş edilen modeller üzerinde aç-kapa işlemi yaptığını, mail ve .... yazışmalarında bu hususların açıkça belli olduğunu, aylarca üretilen malların kumaş kaynaklı ayıplar nedeniyle testten geçemediğini ve en sonunda iade edildiğini, bu sebeple de dava dışı ... tarafından müvekkili şirket aleyhine reklamasyon faturaları kesildiğini, müvekkili şirketin ayrıca geç yüklemeden kaynaklı olarak da zarara uğradığını, davacı müvekkili şirketçe, davalı şirket tarafından gönderilen ayıplı mallardaki ayıpların giderilmesi ve dava dışı firma tarafından satın alınması için olağanüstü çaba gösterildiğini, söz konusu kumaş ve ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde haklılıklarının anlaşılacağını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde de kumaşların kaliteli sayılması için ... test standartlarının bağlayıcı olduğunun belirtildiğini, ayrıca her bir sipariş formunda da bu belirtilerek istenilen değerlerin ve kriterlerin not düşüldüğünü, davalı müvekkilinin dava dışı ...'ya karşı ticari itbar kaybına uğradığı gibi böyle büyük bir müşteriyi kaçırma tehdidinin de ortaya çıktığını, nitekim bu olay sonrasında firmanın bir departmanının müvekkili şirket ile çalışmayı bıraktığını, ayrıca müvekkilinin elinde kalan ayıplı mallar nedeniyle zarara uğradığı gibi aç-kapa işlemleri nedeniyle de ekonomik kayba uğradığını, iade edilen malların kendi deposuna nakliye giderlerini de kendi cebinden ödemek zorunda kaldığı gibi geç yüklemeden doğan zararlara da katlanmak zorunda kaldığını, dava dışı ...'nun Saray/Tekirdağ ilçesinde bulunan deposuna bir kamyon malın gidişi 3.200 TL'ye mal olduğunu, davacı müvekkilinin 6.666 USD alacağının da bu kapsamda ödenmediği gibi bu miktarın da zarar kalemleri içerisinde yer aldığını, satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 219. Maddesine göre satılanın ilişkin bulunduğu husus için kullanılabilmesinin gerektiğini, çünkü kumaşları satın alan müvekkili şirketin amacının, bu kumaşları kesip biçerek dava dışı ...'ya satmak olduğunu, gönderilen kumaşların ... kalite testlerinden geçememeleri sonucu müvekkilinin zarara uğramış olup bu zararın giderilmesinin gerektiğini, müvekkili tarafça uyuşmazlık sebebiyle Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapılmış olup .... arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını ve 08.08.2023 tarihinde anlaşamama tutanağının tutulduğunu, belirterek, müvekkili tarafça arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemece re'sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirkete satılan malın ayıplı çıkması nedeniyle uğranılan şimdilik 10.000 TL maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, (Belirsiz Alacak Davası) yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte ayıbın var olması halinde bile Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesine göre süresi içerisinde bildirilmediği takdirde ayıplı malın olağan haliyle kabul edilmiş sayılacağını, ayıbın gizli ayıp olması halinde ise daha sonradan fark edilmesi halinde derhal bildirimin yapılmasının gerektiğini, kanun Maddesinde açık ayıplarda 2 gün gizli ayıplarda 8 günlük hak düşürücü sürenin mevcut olduğunun açık olduğunu ve tarafların tacir olması sebebiyle ayıba ilişkin ihbarların yapılma şeklinin de Türk Ticaret Kanunu'nun 18. Maddesinin 3. Fıkrasında belirlendiğini, ... tarafından davacı yana iade edilen mallara ilişkin ayıpların fatura içeriğine bakıldığında ve davacı tarafça dosyaya sunulu deliller incelendiğinde ayıpların Kesim, dikim ve Ölçüm hatası, işçilik alacakları farkı ve eksik ürün adetlerinden dolayı olduğunun görüldüğünü, bu ayıp iddialarının kabulü halinde bile ayıpların kumaşın içeriğinden değil daha sonraki işlemlerden doğan ayıplar olduğunun açıkça görüldüğünü, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında sipariş üzerine birçok konuşmanın mevcut olup ürünler onaylandıktan sonra teslim edildiğini, ürünlerde renk farkı olduğundan bahisle yazışmalar yapıldığını ve bu yazışmalarda müvekkili şirket çalışanının ürünlerin kesilmemesi hususunu net olarak belirttiğini ayrıca proforma faturalarında kesilen ürünler hakkında reklamasyon ve iadenin kabul edilmeyeceğinin açıkça yazılı olup davacı tarafça imza ve kaşe ile kabul ve taahhüt edildiğini, devam eden süreçte müvekkili şirketçe iyi niyetli olarak ürünlerde ayıp ile ilgili talep edilen bir husus var ise kumaşların kesilmemesi ve tamir için gönderilmesi uyarısında bulunulduğunu lakin davacı şirketin ürünleri teslim etmediğini ve kestiğini, daha sonra ayıplı olduğu için tamir ettiklerini iddia ettiklerini, müvekkili şirket tarafından kumaş olarak verilen ürünlerin davacı şirketçe Kesim, Biçim, Dikim, Ütü/Paket gibi birçok işlem yapılarak ...'ya teslim edilmiş olup ürünler hakkında ... tarafından 13 Mart ile 20 Mart tarihlerinde davacı şirkete iade faturası kesildiğini lakin bu ürünler için davacı şirketin müvekkili şirkete 3 ay sonra yani 16 Haziran 2023 tarihinde ayıptan dolayı reklamasyon faturası kestiğini, ürünlerin tesliminden yaklaşık 5 ay sonra yani 11 Ağustos 2023 tarihinde ise davacı şirket tarafından ürünlerde ayıp olduğu iddiası ile ihtarname çekildiğini, dolayısıyla bütün bu sürece bakıldığında ... tarafından ayıbın Mart ayı içerisinde davacıya bildirildiği ve bu tarih itibariyle ayıbın öğrenildiği varsayılsa bile ayıba ilişkin seçimlik hakların aradan 3 ay geçtikten sonra yani 16 Haziran tarihinde ilk olarak talep edildiği göz önünde bulundurulduğunda TTK 18 ile 23 ve TBK 223. Maddeleri ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda süresi içerisinde bildirilmediği için ayıplı malın olağan haliyle kabul edilmiş sayılacağını, davacı yanın tazminat istemli dava açmış ise de sözleşmeden dönerek sözde ayıplı olduğunu iddia ettiği kumaşlara karşılık bedel iadeleri ile yapmış olduğunu iddia ettiği lakin dosyaya hiç sunmadığı masraf kalemlerini istediğini, ayıpla ilgili ihbar yapılmadığı gibi gerekli bildirimlerin de müvekkili tarafa süresi içerisinde yapılmadığını dolayısıyla davanın usulden reddinin gerektiğini, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas sayılı ... Kararı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas Sayılı ... Kararı ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas Sayılı ... Kararı gibi Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu doğrultuda olduğunu, işbu davanın Belirsiz Alacak davası olarak açılmış olup Belirsiz Alacak davası olma şartlarına haiz olmadığını, davacının dava dilekçesinde sözde meydana gelmiş olan zararlarını kalem kalem belirttiğini, işbu sebeple hukuki bir menfaati yokken belirsiz alacak davası açmasının HMK 107. Maddesi gereğince kabul edilemeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2019 tarihli .... Esas .... s. Kararı gibi Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da bu durumun sabit olduğunu, 30.11.2021 tarihli sözleşmenin sadece tek sipariş için geçerli olup sözleşme içerisinde 3. Maddeye bakıldığında açıkça sürenin belirtilmiş olup 14.01.2022 termin süreli siparişler için düzenlenmiş olan bu sözleşmenin daha sonraki olan ve işbu davaya konu siparişler ile hiçbir alakasının olmadığının, tarihler ve verilen süre kapsamında sabit olduğunun anlaşılacağını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu sözleşmenin bu siparişler için de geçerli sayılması halinde bile 4. Maddesi ayıbın bildirildiği süre bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinin açıkça görüldüğünü, davacı yan tarafından işbu siparişler için düzenlenmiş olan sipariş faturalarında açıkça onaylanmayan malların kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, tüm ürünlerin kabul üzerine sevkiyatlarının yapıldığını, nitekim davacının sunmuş olduğu delillerde siparişlere ilişkin alınan onayların verildiğinin görülmekte olduğunu, müvekkili tarafın delil sunmasına gerek kalmaksızın davacı tarafça zaten sunulan delillerle haklılıklarının sabit olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulu deliller incelendiğinde ... tarafından davacıya yapılan ayıba ilişkin bildirimlerin kumaş içeriğine ilişkin olmadığını, kumaş teslim edildikten sonra kumaş üzerine yapılan işlemler neticesinde doğan ayıplar olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun siparişe konu kumaşın gereği gibi ifa edilmesi olduğu gözetildiğinde ayıpların kumaş üzerinde yapılan diğer işlemlerin yani kumaşın konfeksiyona uygun hale getirilmesi için; kesim, dikim, biçim, aksesuar eklemeleri, ütü/paket vs. neticesinde meydana geldiği anlaşıldığından haksız ve kötü niyetli olarak ayıp iddiasında bulunulduğunun da izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketçe davaya konu kumaşlar için tanzim edilen proforma faturalarının içeriğinin davacı şirket tarafından imza ve kaşe ile kabul ve taahhüt edildiğini, tüm proforma faturalarının içeriğinde bulunan 16. Maddede kesilen veya daha sonradan işlem gören kumaşlarda iade ve reklamasyon kabul edilemeyeceği hükmünün bulunduğunu, davacı şirket çalışanı olan ... Bey ve müvekkili şirket çalışanı olan ... arasında yapılan konuşmalarda kumaşlara ilişkin ayıptan bahsedildiğini ve ...'in kumaşlarda ayıp var ise kesilmemesi gerektiğini, kumaşların kontrol amacıyla teslim edilmesini gerekli görüldüğü takdirde tamirat veya benzeri işlemlerin yapılmasını söylediğini lakin .... Bey'in kesildiğini ikrar ettiğini, kumaşları teslimden kaçındığını, tamirat gibi işlemlerin sözde taraflarınca yapıldığını, bu hususta bile malın ayıplı ise bu hali ile kabul edildiğinin anlaşıldığını, devam eden süreçte sorun olduğu öne sürülen kumaşlarda sorunların kalmadığının mesaj ve mail üzerinden bildirildiğini, daha sonra ödemelerin yapılması hususunda konuşmaların geçtiğini ve bu konuşmalarda ayıba ilişkin hiçbir bildirimde bulunulmaması ve ödeme için süre talep edilmesinden ürünlerin ayıpsız olarak verildiğinin ve daha sonradan davacı yan tarafından meydana getirilen ayıplardan vaki olan durumun müvekkili tarafa kötü niyetli olarak yansıtılma çabasından ibaret olduğunun açıkça görüldüğünü, ayrıca sevkiyatlar yapıldığı tarihte müvekkili şirket çalışanı ... davacı şirkete ödeme konusunda gittiğinde kumaşların ... dışında başka bir firmaya satıldığının ... bey tarafından bizzat söylendiğini, proforma faturasının 16. Madde hükmü dikkate alındığında davacı tarafça da ikrar edilen kumaşların kesilmesi sonucunda müvekkili tarafa iade veya reklamasyon faturası kesme hakkının bulunmadığının sabit olup bu faturaların kesilmesi halinin sözleşmeye aykırılık içerdiğini, sözleşmeye aykırı olarak kesilen reklamasyon faturası sebebiyle ikame edilen işbu davanın kabulünün mümkün olmadığının sabit olduğunu, davacı şirketin dilekçesinde ürünleri müvekkili şirketin ayıbından dolayı olmaksızın süreç içerisinde ... şirketinin Bütçesinin uygun olmadığı için beklettiğini ve daha sonra tekrar iletişime geçildiğinde ise yaz bütçelerini kapattıkları için ürünleri alamayacaklarını bildirdiklerini belirttiklerini, müvekkili şirketin kumaşları tam ve gereği gibi ifa ettikten sonra kumaşları teslim alan alıcının kumaşları ne yaptığı hususuyla ilgilenmediği gibi hukuki zeminde de bu süreçlerden sorumluluğuna gidilemeyeceğini beyanla davacı tarafın açmış olduğu hukuka aykırı davanın Reddine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. SMMM Bilirkişi ... ve Tekstil Mühendisi .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 01/07/2024 tarihli rapora göre; '' Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2022 yılına ait yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresinde yaptırıldığı, 2023 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerinin E-Deftere tabi olduğu, E deftere tabi Yevmiye ve Kebir Defterlerinin E-Beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi Envanter defterinin ise açılış tasdikinin yasal tasdik süresi geçtikten sonra yaptırıldığı, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2022 yılına ait yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresinde yaptırıldığı, 2023 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerinin E-Deftere tabi olduğu, E deftere tabi Yevmiye ve Kebir Defterlerinin E-Beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi Envanter defterinin açılış tasdikinin ise yasal süresinde yaptırıldığı, davacının davalıya satmış olduğu kumaşlardan imal edilen 5.072 adet .... model siyah pantolon, 3.822 adet ... model turuncu pantolon, 105 adet ... model yeşil pantolon ve 105 adet ... model pembe pantolonun her bir pantolonu oluşturan kumaş parçaları arasında; sağ taraf, sol taraf, ön parça, arka parça, sağ cep, sol cep arasında renk ton farklılıkları bulunduğundan ayıplı olduğu, pantolonu oluşturan kumaş parçaları arasında renk tonu farklılığı ayıbının, pantolonun imal edildiği kumaşın kanat farkı ayıplı olması sebebiyle oluştuğu, işin olağan akışına göre, kumaş kesilmeden önce, kumaşın kenarları ve orta kısmının yan yana getirilerek çıplak gözle bakılmasıylaa kumaşta kanat farkı bulunup bulunmadığı anlaşılabile- ceğinden, kumaşta kanat farkı ayıbının açık ayıp olduğu, asıl dava yönünden; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarı14.999,02 USD olarak hesaplanmış olup söz konusu tutarın icra takip tarihi olan 04.07.2023 tarihindeki TCMB Efektif satış Kuru karşılığının (1 USD-26,1173) (14.999,02 *26,1173 = 391.733,91 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı, birleşen Dava Yönünden teknik yönden yapılan incelemelerde davacı tarafça davalıya satılan ürünlerin ayıplı olması nedeniyle davalının uğramış olduğu zararın; davalının .... model pantolonun kumaşını kesmeden önce kontrol ettiği, yapılan kontrol sonucunda kumaşın kanat farkı hatası nedeniyle ayıplı olduğunun tespit edildiği ve 26.12.2022 tarihinde e-mail yazışmasıyla davacıya ayıp ihbarında bulunduğu, davalının ayıplı 5.072 adet ... model pantolon nedeniyle 366.147,68 TL, ... model ürünlerin kumaşının kanat farkı yönünden ayıplı olduğuna dair kumaş kesimi öncesinde davalı tarafından davacıya ayıp ihbarında bulunulduğunu gösteren herhangi bir delil sunulmadığı, davalının ayıplı 3.822 adet ... model pantolon nedeniyle 394.277,52 TL, üzere toplamda (366.147,68 * 394.277,52-) 760.425.20 TL olarak tespit edildiği, sipariş miktarları dikkate alındığında; 105 adet ayıplı ... model yeşil pantolonun ve 105 adet ayıplı ... model pembe pantolonun tekstilde kabul edilen fire oranının altında kaldığından, davalının bu ürünler nedeniyle oluşan zararını davacıdan talep edemeyeceği'' hususu belirtilmiştir.
SMMM Bilirkişi ...., Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Tekstil Mühendisi .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 11/11/2024 tarihli rapora göre;''Kumaşlar kesilmeden önce davalı tarafından imal edilen konfeksiyon numunelerinin müşterisi ...’ya test için gönderildiği, ... tarafından numune konfeksiyon ürünlerinin yıkama, ter haslığı, sürtme, dönme, tüylenme, aşınma, yırtılma, çekme, gramaj ve dikiş kayması testleri yapıldığı, test yapılan kumaşlarda kanat farkı olup olmadığının kontrolü yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından testi yapılan numune kumaşlarla üretim kumaşlarının farklı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacının davalıya satmış olduğu kumaşlardan imal edilen 5.072 adet ... model siyah pantolon, 3.822 adet ... model turuncu pantolon, 105 adet ... model yeşil pantolon ve 105 adet ... model pembe pantolonun her bir pantolonu oluşturan kumaş parçaları arasında; sağ taraf, sol taraf, ön parça, arka parça, sağ cep, sol cep arasında renk ton farklılıkları bulunduğundan ayıplı olduğu, pantolonu oluşturan kumaş parçaları arasında renk tonu farklılığı ayıbının, pantolonun imal edildiği kumaşın kanat farkı ayıplı olması sebebiyle oluştuğu, işin olağan akışına göre, kumaş kesilmeden önce, kumaşın kenarları ve orta kısmının yan yana getirilerek çıplak gözle bakılmasıyla kumaşta kanat farkı bulunup bulunmadığı anlaşılabileceğinden, kumaşta kanat farkı ayıbının açık ayıp olduğu, sipariş miktarları dikkate alındığında; 105 adet ayıplı ... model yeşil pantolonun ve 105 adet ayıplı ... model pembe pantolonun tekstilde kabul edilen fire oranının altında kaldığından, davalının bu ürünler nedeniyle oluşan zararını davacıdan talep edemeyeceği, ... model pantolonun kumaşının kanat farkı yönünden ayıplı olduğunun, işin olağan akışına göre, kumaş kesimi öncesinde kontrol edilerek farkına varıldığı ve davacıya ayıp ihbarında bulunulduğu, ancak ... ve ... model ürünlerin kumaşının kanat farkı yönünden ayıplı olduğu ve kesim öncesinde davacıya ayıp ihbarında bulunulduğunu gösteren herhangi bir delil sunulmadığı, davacının kanat farkı hatası bulunan 2279 sipariş nolu belmando kumaşları davalıdan tamir için teslim almak istediği, ancak davalının kumaşları tamire göndermeyerek kestiği, davalının davacıya düzenlediği ... ve ... nolu iki adet reklamasyon faturasının davalının müşterisi ...’nun davalıya düzenlediği iade faturalarından 3 ay sonra düzenlendiği, etice itibariyle bir önceki bilirkişi ek raporumuzda herhangi bir değişiklik meydana gelmemiş olup; asıl dava yönünden: davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarı 14.999,02 USD olarak hesaplanmış olup söz konusu tutarın icra takip tarihi olan 04.07.2023 tarihindeki TCMB Efektif satış Kuru karşılığının (1 USD=26,1173) (14.999,02 * 26,1173= 391.733,91 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı, birleşen dava yönünden; somut ihtilafta, ayıptan doğan sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının ... model pantolon için mevcut diğer olduğu; fakat davalının eseri kullanıp kabul ettiği bu sebep sözleşmeden dönülemeyeceği, davalının ... model nolu ürünlerin imalatında davacıdan satın aldığı belmando kalite kumaşı kullandığı, davalının kanat farkı ayıbı bulunan belmando kalite kumaşları, kesimde oluşan fire kadar bedelde tenzilat yaparak kabul ettiği, kumaştaki ayıp nedeniyle 442 mt fire oluştuğu, davalının ayıp nedeniyle birleşen dava tarihi (27.09.2023) itibariyle 31.991,44 TL (1.169,53 USD) bedelde tenzilat talep edebileceği, Birleşen Dava Yönünden: somut ihtilafta, ayıptan doğan sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının ... model pantolon için mevcut diğer olduğu; fakat davalının eseri kullanıp kabul ettiği bu sebeple sözleşmeden dönülemeyeceği, davalının ... model nolu ürünlerin imalatında davacıdan satın aldığı belmando kalite kumaşı kullandığı, davalının kanat farkı ayıbı bulunan belmando kalite kumaşları, kesimde oluşan fire kadar bedelde tenzilat yaparak kabul ettiği, kumaştaki ayıp nedeniyle 442 mt fire oluştuğu, davalının ayıp nedeniyle birleşen dava tarihi (27.09.2023) itibariyle 31.991,44 TL (1.169,53 USD) bedelde tenzilat talep edebileceği, davalının makul sürede gözden geçirme ve bildirim külfetini ... ve .. model pantolonlar için yerine getirmediği, bu sebeple, davacının ... ve ... model pantolonlar için ayıptan sorumlu olmadığı'' hususu belirtilmiştir. Tekstil Mühendisi .. tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 23/10/2025 tarihli ek rapora göre; ''Davacı şirket personeli ...’in 25.12.2023 tarihli duruşmadaki ifadesinden ve 26.12.2022 - 27.12.2022 tarihlerinde davalı şirketle yapmış olduğu whatsapp yazışmalarından; davacının kanat farkı hatası bulunan ... model pantolonun imalatında kullanılan 2279 sipariş nolu belmando kumaşları davalıdan tamir için teslim almak istediği, ancak davalının kumaşları tamire göndermeyerek kestiğinin anlaşıldığı, davalının kanat farkı ayıbı bulunan belmando kalite kumaşları, kesimde oluşan fire kadar bedelde tenzilat yaparak kabul ettiği, ayıp nedeniyle 442 mt fire kumaş oluştuğu, ayıp nedeniyle birleşen dava tarihi itibariyle 31.991,44 TL (1.169,53 USD) bedelde tenzilat talep edebileceği, mahkemenin ayıplı 5.072 adet ... model pantolon nedeniyle oluşan davalı zararının tahsiline karar vermesi halinde; davalının ayıplı 5.072 adet ... model pantolon nedeniyle 366.147,68 TL zararının oluştuğunun hesaplandığı, .... model pantolonun kumaşının kanat farkı yönünden ayıplı olduğunun işin olağan akışına göre kumaş kesimi öncesinde davacıya ayıp ihbarında bulunulduğu, ancak ... ve ... model ürünlerin kumaşının kanat farkı yönünden ayıplı olduğuna dair kumaş kesimi öncesinde davacıya ayıp ihbarında bulunulduğunu gösteren herhangi bir delil sunulmadığı'' hususu verilmiştir. Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Esas davada davacı tarafça davalının sipariş ettiği ürünlerin teslim edildiği halde eksik ödeme yaptığı gerekçesi ile kalan ödemenin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali talep edilmiştir. Birleşen davada ise esas davada davalı-birleşen davada davacı olan tarafça esas dava davacısının sattığı kumaşların ayıplı olması nedeniyle esas davada davacıdan uğradığı zararın tahsili talep edilmiştir. Tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesinde esas davada davacının sattığı ürünler nedeniyle 14.999,02 USD esas davada davalıdan alacaklı olduğu, bu hususta taraf defter ve kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esas davada davalı tarafından düzenlenen ve davacı kayıtlarına alınmayan ayıp iddiasına dayalı 739.800,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olduğu, bu faturanın davacı kayıtlarına alınmaması nedeniyle taraf defterleri arasında uyumsuzluk olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davalı şirkete kumaş üretimi yapması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu kabul edilmiş, eser sözleşmelerinde malı teslim alan iş sahibinin en kısa sürede malı gözden geçirip ayıbı yükleniciye bildirmesi gerektiği, ayıp ihbarının yapılmaması halinde eserin ayıplı haliyle kabul edilmiş sayılacağı, dinlenen tanık beyanı ve mail yazışmalarından ... model pantolon yönünden kumaşların kesimden önce kontrol edildiği ve ayıp ihbarı yapıldığı tespit edilmiş, diğer kumaşlardaki ayıpların da yapılan tespitte açık ayıp olmasına rağmen kesimden önce kontrol edilip davacıya ihbarda bulunulduğuna dair ispata yeterli delil sunulamamıştır. Davacı şirket personelinin beyanı ve ... yazışmalarından ve .... model pantolonlar için ayıp ihbarı yapıldığı ancak kumaşların tamire gönderilmeyerek kesildiği anlaşıldığından söz konusu ayıplar nedeniyle kesimde oluşan fire kadar bedelde tenzilat yapılması gerektiği kabul edilmiş ve bu kapsamda teknik bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ayıp ihbarı yapılan ürünler yönünden 1.169,53 USD bedelde tenzilat yapılabileceği kabul edilmiş, diğer ayıplı kumaşların ise kumaşlardaki ayıbın açık ayıp olması, kesim öncesinde iş sahibinin kumaşı kontrol etmesi halinde kumaştaki ayıbı tespit edebileceği şekilde ayıp olması ve buna rağmen iş sahibinin kumaşı kontrol etmeyerek kestiği anlaşıldığından ve kesim öncesi yükleniciye ihbarda bulunduğuna dair delil sunulmaması karşısında diğer kumaşlar yönünden ayıp dolayısıyla zararların istenemeyeceği, ayıplı haliyle kumaşların iş sahibi tarafından kullanıldığı kabul edilmiştir. Esas davada davacının, 14.999,02 USD alacaklı olduğu, her iki taraf defterlerinin bu hususta uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının 14.999,02 USD alacaklı olduğu, ancak .... model pantolonlardaki ayıplar nedeniyle kesimde oluşan fire dolayısıyla 1.169,53 USD'nin bu alacaktan indirilmesi sonucu esas davada davacının 13.829,49 USD alacaklı olduğu kabul edilmiş, bunun dışında kumaşlar yönünden kesim öncesi ayıp ihbarı yapıldığı ispat edilemediğinden ve bu haliyle kumaşlar kullanıldığından ayıp dolayısıyla zarar istenemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A.)ESAS DAVA YÖNÜNDEN; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 13.829,49 USD asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren aynı cins yabancı paraya ilişkin 1 yıllık mevduata kamu bankalarının uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 74.126,06 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 25.317,75 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 5.112,18 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 20.205,57 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı + 5.112,18 TL peşin nispi harç + 38,40 TL vekalet harcından ibaret toplam 5.420,43 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (11.500,00 TL bilirkişi ücreti + 839,25 TL yargılama gideri ) toplam 12.339,25 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 9.007,65 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, b.) Davalı tarafça sarf olunan (17.000,00 TL bilirkişi ücreti + 55,25 TL yargılama gideri ) toplam 17.055,25 TL yargılama giderinin 4.604,91 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.400,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 2.482,00 TL'sinin davalıdan, 918,00 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-a-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 59.300,85 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, b-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine hüküm altına alınan red olunan değere göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 31.343,40 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine,
B.)BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL peşin harç + 6.664,00 TL tamamlama harcın mahsubu sonucu Hazine'ye irat kaydına, artan 6.318,45 TL harcın birleşen davada davacıya talep halinde iadesine,
3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
4- 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.120,00 TL arabulucuk ücretinin birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA dair,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 62.422,26 TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan tahsil edilerek birleşen davada davalı tarafa ödenmesine dair,
Davacı-birleşen davada Davalı Vekili Av. ... , davalı-birleşen davada davacı vekili Av. ... 'ün yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır