İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/831 E. 2025/79 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/831
- Karar No
- 2025/79
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/831 Esas KARAR NO : 2025/79
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalının faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında...tarih ... sözleşme nolu 12 ay taahhütlü Arge ve Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak davalının işletmesi olan “...”e kendi internet sitesi ... portalında “... ” kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler vermesinin söz konusu olmadığını, firma sayfasına 1.637 kullanıcı ziyareti gerçekleştiğini ve toplam 175 kullanıcının fiyat teklifi talebi olduğunu, firmanın bu tekliflerin çoğuna dönüş yaptığını, müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen sözleşme gereği herhangi bir ödeme yapılmadığından ... 7.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin borçluların itirazı üzerine durduğunu, sözleşmenin 12.9 maddesi gereği borçluların yetki itirazının yerinde olmadığını, müvekkilinin alacağının sözleşmeye, faturalara ve cari hesaba dayandığını, faturalara süresi içinde herhangi bir itiraz gelmediğini, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın V20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ...ŞTİ vekili cevap dilekçesinde özetle: şirket adresinin ... olduğunu, sözleşmede taraf olmaya...'ın ikametinin ... olduğunu, yetkili mahkemelerin ... veya ... Mahkemeleri olduğunu, sözleşmenin 12.9 maddesinin BK ve Tüketici haklarının aleyhine olduğunu, sözleşmenin tarafınca feshedildiğini, bahsedilen firmadan faturalar ve cari hesapların reddedildiğini, yasal defterlerine işlenmediğini, hizmet ve reklam alınmadığını, söz konusu firmadan hizmet almadıklarını, zaten ... adlı şirketin sektörde buna benzer hileli sözleşmeler ile anıldığını, davanın yetki yönünden ve esastan reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Cevap: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: tüm aleyhe hususları reddettiğini, ikameti ... olup davanın ...'da görülmesini talep ettiğini, sözleşmede taraf olmadığını, hizmeti kullanmadığını sözleşmeyi de şirket namına imzaladığını, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... tarafından hazırlanan 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... 7. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı ... Şirketi'nin (VKN:...) bilgileri, maliki ve şirket temsilcilerinin bilgileri ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ödenmeyen fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 7.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 7.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalılar aleyhine, 11/10/2023 tarihinde, 48.739,00-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap, fatura ve sözleşme alacağı" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlulara 26/10/2023 tarihinde üzerine yasal süresinde olan ve yalnızca davalı şirket tarafından sunulan 31/10/2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine ve yetkiye itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple süre henüz işlemeyece başlamayacağından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 21/12/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki itirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikli şartın ödeme emrinin tebliği üzerine borca itiraz edilmesi olduğu, oysa somut uyuşmazlıkta borca itiraz dilekçesinde davalılardan ...ın yer almadığı, yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine davalı gerçek kişi tarafından borca itiraz edilmediği, davanın açıldığı aşamada iptaline karar verilecek bir itirazın da mevcut olmadığı anlaşıldığından, ancak geçerli bir itirazın varlığı halinde itirazın iptali istenebileceğinden ve bu dava şartı sonradan tamamlanabilecek bir dava şartı olmadığından davalı ... bakımından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Belirtmek gerekir ki davaya konu takip dosyasına icra dairesinin yetkisine yönelik, ... İcra Dairelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazda bulunulmuş ve 6100 sayılı HMK'nın 163.maddesi uyarınca itirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkili olma hususu dava şartı niteliğinde ise de, davacının davasını fatura ve cari hesap alacağına dayandırdığı, 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK'nın 10.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89.maddesi uyarınca para alacağından kaynaklı tazminat istemli huzurdaki takibin alacaklının yerleşim yerinde de açılabileceği anlaşıldığından icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine ve ön sorunun bu suretle halline karar verilmiştir. Kural olarak takip dayanağı faturaya itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı değildir. Bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını da kanıtlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmaz ve bu belgeye itiraz edilmemesi de bir sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/09/2018 Tarih ...). Bir sözleşmeye dayanarak açılan davada fatura düzenleyen kimsenin sözleşmenin varlığını kanıtlaması gerekir. Akdi ilişki davalı tarafından inkar edildiğine göre, davalı akdin varlığını 6100 sayılı HMK'nın 200 ve sonraki maddeleri uyarınca yöntemine uygun kanıtlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 28/02/1997 Tarih ..., ... Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar). Zira fatura sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) ve usulünce ispatlanması gerekir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Dosya kapsamında tarafların incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine dair kaydın bulunup bulunmadığı, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağı olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalılardan faturaya ve cari hesaba dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, ve kimden alacaklı olduğu, alacak tutarının davalılar tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı şirket tarafından tutulan ticari defterlerin lehine delil niteliğinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 48.739,00-TL alacaklı göründüğü, davalıların cevap dilekçesi sunmasına karşın inceleme gününde herhangi bir defter ve belge ibraz etmediği kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabileceği değerlendirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı tarafça takip konusu yapılan cari hesabın içeriği olan ve davalı adına tanzim edilen faturalar hakkında sekiz günlük yasal süre içerisinde itirazda bulunulduğunu ispatlayıcı mahiyette herhangi bir delilin dosyada yer almadığı, davalıların yasal ihtaratlara karşın ticari defter ve kayıtlarını sunmaktan imtina ettiği, kaldı ki davacı tarafın faturalarının sözleşme kapsamında tanzim edildiğini belirttiği, davalıların savunmalarında sözleşmeyi kabul etse dahi feshettiklerini iddia etmelerine karşın sözleşmenin feshedildiğine yahut davacının söz konusu feshi kabul ettiğine dair dosya kapsamına delil sunulmadığı, takibe konu fatura bedellerinin iade edildiğine ve/veya bedellerinin bir kısmı veya tamamını ödediğine dair ispatlayıcı mahiyette herhangi bir belge ibraz edilmediği, hal böyle olunca davacının işbu itirazın iptali davasına konu alacağa yalnızca borçlu olan davalı şirket yönünden hak kazandığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olan fatura ve cari hesap alacağı olup likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin dahi kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, A)Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan "itirazın iptali"ne ve "takibin devamı"na yönelik davanın ve icra inkar tazminatı talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle ayrı ayrı reddine, B)Davacı tarafından davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 48.739,00-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (48.739,00-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 9.747,80-TL icra inkar tazminatının davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl alacak olan 48.739,00-TL'ye takip tarihi olan 11/10/2023 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (48.739,00-TL) üzerinden alınması gereken 3.329,36-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 588,65-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.740,71-TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 588,65-TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 5.133,25-TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalı ... Şirketi'nden 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekili ve E-duruşma ile katılan davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip
Hakim