İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/830 E. 2025/1345 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/830
- Karar No
- 2025/1345
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/830 Esas KARAR NO : 2025/1345
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2023 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 YAZIM TARİHİ : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu haksız fiil İstanbul İli Gaziosmanpaşa İlçesi .... Caddesinde meydana geldiğini, bu nedenle haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili olduğundan işbu dava Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde ikame edildiğini, .....’in kullanımında bulunan ..... plakalı ..... model ve işbu davaya konu kaza öncesinde herhangi bir kazası ve trameri bulunmayan 47.000,00 KM de olan motosiklete seyir halinde iken .....’un maliki olduğu ve .....’un idaresinde olan ..... plakalı aracın çarpması neticesinde müvekkiline ait motosiklette maddi hasar meydana gelecek şekilde trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait motosikletin seyir halinde iken, davalı sigorta şirketi tarafından sigorta işlemleri yapılan ve kazana anında ..... tarafından kullanımda bulunan .....’un maliki olduğu ..... plakalı ..... marka araç ile müvekkilinin kullanımında bulunan ve müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmayacak bir şekilde işbu davaya konu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava dosyasına ekte sunulan ve maddi hasarlı kazayı açıklayan Maddi Hasarlı Tespit Davası Tutanağı dikkatlice incelendiği takdirde tutulan tutanakta net bir şekilde ifade edildiğini, davacı ..... ile davalı ..... Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapılan ..... plakalı araç aynı cadde üzerinde karşı yönlerde seyir halinde ise davalı sigorta şirketinin sigorta işlemlerini yapmış olduğu ..... plakalı araç şerit ihlali yaparak karşı şeritten gelen müvekkilinin kullanımında bulunan motora kafa kafaya gelecek şekilde çarptığını, davaya konu kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ..... plakalı aracı kullanmakta olan ..... 'un % 100, yani tam kusurlu olduğunu, aracın yaklaşık 1 ay boyunca motosiklet yetkili serviste tamir işlemlerine tabi tutulduğunu, motorun ciddi anlamda değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketi tarafından başvuru neticesinde 5.000,00-TL ödeme yapıldığını, gerçeklikten çok uzak olduğunu, ödemenin de zamanında yapılmadığını, müvekkilinin ihtiyaç kredisi çektiğini, 1.278,25-TL faiz, fon ve vergi gibi masraflara katlandığını belirterek davacı vekili araç (motosiklet) değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini, kredi ve masraf ödemeleri yönünden, kredi çekilme tarihi olan 11.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ihtiyati haciz kararı verilmesi ile tüm dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediği, müvekkilinir başvuru öncesi 5.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığını, davacının gerçek zararını karşılamış olduğunu, başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğu bulunmadığını, ekspertiz raporundan talep edilen bakiye değer kaybı tutarının haksız olduğunun anlaşılacağını, konu davada uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihi itibariyle, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli iptal kararının dikkate alınmaması ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 19.06.2021 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı İcra Ve İflâs Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 18. ve 19. maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikler gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davacının kerdi ve masraflar ödemeleri için talep ettiği tazminatın genel şartlara göre teminat kapsamı dışında olduğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davalı vekili davacının ihtiyati haciz talebinin reddini, değer kaybına ve kredi masraflarına yönelik talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte davacının yasa, usul ve Genel Şartlara aykırı tüm taleplerinin reddini, davalı şirket dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmaması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-..... bank .... Şirketi'nin 20/09/2023 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacının 11/11/2022 tarihindeki hesap hareketleri ile kredi hareketleri getirtilmiştir. 2- .... Sigorta Anonim Şirketi'nin 25/06/2023 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; ..... numaralı hasar dosyası ve ödeme belgeleri getirtilmiştir. 3-Türkiye Noterler Birliği'nin 26/09/2023 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; dava konusu ..... ve .... plakalı raaçların tescil bilgileri getirtilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlık konuları hakkında makine mühendisi bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 25/11/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda; - Söz konusu kazanın oluşumunda, davalı ..... Sigorta A.Ş. MMSS sigortalısı, ..... plakalı araç ve sürücüsü ..... 'un, %100 asli kusurlu olduğu, - .... plakalı araçta, kaza tarihi itibariyle 6.000,00-TL, işbu rapor tarihi itibariyle, yaklaşık ortalama 10.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği, - Davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 5.000. TL'nin mahsup edilmesi ile bakiye kaza tarihi itibariyle 1.000,00-TL, değer kaybından, tarafların kusur oranına göre .... plakalı aracın MMSS sigortacısı olan davalı .... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu, kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait ..... plakalı araçta oluşan bakiye değer kaybı tazminatı ile onarım aşamasında davacı tarafından çekilmek zorunda kalınan kredinin faiz, fon, vergi tutarlarına yönelik ortaya çıkan ödemelerin giderilmesi istemine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; dava konusu kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı yaşanıp yaşanmadığı/yaşanmayacağı, davacıya ait araçta kaza sonrası ortaya çıkan değer kaybı tutarının ne kadar olabileceği, davalı tarafından değer kaybı nedeniyle ödenen tutarın yeterli olup olmadığı, tarafların kusur durumu, davacı tarafından kendisine ait aracın kaza sonrası onarımı için çekilen kredinin faizi, fonu, vergilerinin davalı sigorta şirketinde istenip istenemeyeceği söz konusu istemin sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Mahkememizce araç tescil kayıtları, hasar kayıtları, aracın onarımına ilişkin servis kayıtları, sigorta dosyası, ödeme kayıtları, kazaya ilişkin diğer bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmış taraf delilleri toplanmıştır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği değer kaybının tahsili amacıyla, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sigortaladığı aracın kusurlu olduğu iddiasıyla iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. Haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Mahkememiz dosyası, davacı adına kayıtlı ..... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortası bulunan, dava dışı ..... 'un sürücüsü olduğu ..... plaka sayılı araçlar arasında gerçekleşen trafik kazası nedeni ile, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarını tespiti, davacı aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, geldiyse miktarı, davacının karşılanmayan bakiye bir değer kaybı alacağının olup olmadığının hesaplanması için makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, 25/11/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Söz konusu kazanın oluşumunda, davalı .... Sigorta A.Ş. MMSS sigortalısı, .... plakalı araç ve sürücüsü .... 'un, %100 asli kusurlu olduğu, .... plakalı araçta, kaza tarihi itibariyle 6.000,00-TL, işbu rapor tarihi itibariyle, yaklaşık ortalama 10.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği, "Davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 5.000. TL'nin mahsup edilmesi ile bakiye kaza tarihi itibariyle 1.000,00-TL, değer kaybından, tarafların kusur oranına göre .... plakalı aracın MMSS sigortacısı olan davalı .... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yargılama aşmasında, her ne kadar davacı vekilinin ısrarlı talepleri üzerine başka bir bilirkişiden rapor aldırılması hususunda davacıya gerekli bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verilerek, kesin süreye uymamanın sonuçları açık bir şekilde ihtar edilmiş ise de, davacı taraf süresi içinde yeniden rapor aldırılması için gerekli bilirkişi ücretini yatırmadığından, davacı tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılması gerektiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; .... ve ..... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiği ihtilafsızdır. Dosyada mevcut tescil kayıtlarına göre kazaya karışan araçlardan ..... plakalı aracın malikinin davacı olduğu, ..... plakalı aracın, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği sabittir. Buna göre, alınan bilirkişi kusur raporunda da yer verildiği üzere; Söz konusu kazanın oluşumunda, ..... plakalı araç ve sürücüsü .....'un; Madde 46'da belirtilen; **... b) Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, c) Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, zorundadırlar. — kuralını, 4918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 56'da belirtilen; **a) Şerit izleme: 1. Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, 2.Kavşaklara aklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüz elli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, 3. Araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri, 4. İşaret vermeden şerit değiştirmeleri, Yasaktır.” kuralını ve ayrıca, Karayolları Trafik Yönetmeliği 157. Maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. Maddesinde belirtilen; “Araç sürücüleri trafik kazalarında; f) doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” kuralını ve ayrıca, Karayolları Trafik Yönetmeliği 101. maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56. maddesinde belirtilen; “ /. Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır” kurallarını ihlal ettiği, meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine alınan bilirkişi raporuyla yapılan tespitlere göre .... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle değer kaybının 6.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin daha önce davacıya 5.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapmış olduğu, buna göre davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedelinin 1.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketinin kaza anında ZMMS poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu, ..... plakalı aracın dava konusu kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının bilirkişi raporuyla belirlenen değer kaybı bedelini haksız fiil hükümleri nazara alınarak, Karayolları Trafik Kanunu'na göre ZMMS poliçesi kapsamında sürücünün kusuru oranında, sigorta limitine kadar sigorta şirketinden talep edilebileceği, dava konusu araçta kaza tarihi itibariyle değer kaybının 6.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce 5.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğu, buna göre davacının talep edebileceği bakiye değer kaybının 1.000,00-TL olduğu, davacının davalı sigorta şirketine 15/11/2022 tarihinde başvuru yaptığı, sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü olmak üzere 28/11/2022 tarihinde temerrüte düşmüş olduğu ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, 1.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminatının, temerrüt tarihi olan 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesinde 100,00-TL olarak talep ettiği kredi masraf ödemeleri talebi yönünden ise, söz konusu zararlar ancak dolaylı zarar kapsamında değerlendirilebilecek olup, bu dolaylı zararların sigorta poliçesi teminat kapsamında bulunmadığı, bu nedenle, teminat kapsamında olmayan söz konusu iddia olunan zararlardan sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, bu talebin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ İLE, 1.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminatının, temerrüt tarihi olan 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının kredi ve masraf ödemelerinin davalıdan tahsiline yönelik talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 269,85-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 345,55-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,70-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.289,75-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 2.081,61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin kabul ret oranına göre 283,61-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 2.836,39-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025 Katip .... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır