İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/822 E. 2025/105 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/822
- Karar No
- 2025/105
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/822 Esas KARAR NO:2025/105 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/12/2023 KARAR TARİHİ: 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----plakalı araç sürücüsü park halindeyken, sinyal dahi vermeden aniden yola çıkmaya çalıştığını ve o esnada geçiş üstünlüğü bulunan ve kendi şeridinde emniyetli bir şekilde ilerleyen müvekkiline ait ---- tarihinde saat 15:30 sularında çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasında ----- numaralı poliçe ile teminat altına alınan davalıya ait olan ----- plakalı araç, trafik polisleri tarafından olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağına göre %100 kusurlu bulunduğunu ve kaza tespit tutanağına derc edildiğini, müvekkile ait -----plakalı aracın ise meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracında davalı yana ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde KDV hariç 5.200,00 TL hasar meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü iş bu kapsamlı tamir/onarım/boya işlemi tramer kayıtlarına işlendiğini beyan ederek müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak tespit edilecek tutarın taraflarına bildirildiği tarihte ıslah edilmek üzere şimdilik 100,00 TL’nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracının tamir edilip kendisine teslim edilinceye kadar geçen sürede karşı karşıya kaldığı araç mahrumiyet (ikame araç bedeli) tazminatının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak tespit edilecek tutarın taraflarına bildirildiği tarihte ıslah edilmek üzere şimdilik 100,00 TL’nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ----- tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, mevcut poliçede limitin 120,000.00 TL olduğunu, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, müvekkili şirketin üzerine düşen mali sorumlulukları davacıya 8.626,51 TL hasar bedeli,---- tedarik ücreti, ------- ücreti ödendiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesine rağmen iş bu haksız ve mesnetsiz dava ikamet edilmesinin sebebi haksız kazanç sağladığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 20.07.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.Davalı ----- tarhili duruşmada; "Davacı ile anlaştığmıız bir husus yoktur, yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep ederiz, sulh ve arabuluculuk bu aşamada mümkün değildir, olay günü ben ------ plakalı aracı kullanıyordum, bir anda kaza meydana geldi, ya benim yada karşı tarafın dalgınlığı veya her iki tarafın dalgınlığı ile kaza oldu, ben park halinde idim ve yola katılacaktım, o an sinyal verdim diye hatırlıyorum, karşı tarafın hızını hatırlamıyorum, kaza olduktan sonra, ---- arabalarımızı kenara çektik, tutanaklarımızı tuttuk, çekilen fotoğraflar arabaları kenara çektikten sonra çekilmiştir, kaza anındaki fotoğraflar değildir, tutanaklar tutulduktan sonra karşı tarafın zararını sigorta karşılamıştır, benim aracımda da daha fazla zarar meydana gelmiştir, ben de kendim yaptırdım, kesinlikle olayda bir kastım yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekili 05.07.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Şimdilik 100,00 TL olarak açtıkları ve bilirkişi incelemesi neticesinde 17.900,00 TL artırarak 18.000,00 TL'ye ıslah ettiğimiz değer kaybı tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle davalı ------ tahsili ile müvekkiline ödenmesine, şimdilik 100,00 TL olarak açtıkları ve bilirkişi incelemesi neticesinde 2.800,00 TL artırarak 2.900,00 TL'ye ıslah ettikleri araç mahrumiyet tazminatının (ikame araç bedeli), kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı---- tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın ticari bir ilişkiden kaynaklanmadığını, haksız fiil neticesinde meydana geldiğini, bu nedenle ticari temerrüt faizi istemi yerinde olmadığını, müvekkili şirket kaza tarihi itibari ile temerrüte düşmediğinden, kaza tarihinden itibaren başlayacak faiz istemi talebinin yerinde olmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından, başvuru tarihi ile müvekkil şirket temerrüte düşmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller :Tarafların -----------sorguları dosya arasına alınmıştır. ---- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ----- tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ve davalı ----- plakalı araç ile davacıya ait olan --- plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi, ---- plakalı araçta değer kaybı ve ikame araç bedeli alacağı olup olmadığı hususlarında, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 200,00 TL tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, dava şartları ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, dava türü bakımından Mahkememizin görevli olduğu, yine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu ve dava şartlarının mevcut olduğu görülmüştür.Dosyada, davalı vekilinin yetki itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın HMK 6 ve 16 maddeleri uyarınca yetkili mahkemede açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 03.07.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında,---- plakalı araç sürücüsü davalı ------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/b-7 maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacıya ait ---- plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, -----plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu,------ iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 18.000,00 TL olabileceği, davaya konu aracın 1 günlük güncel kiralama bedelinin 700,00 TL olabileceği, 7 günlük kiralama bedelinin 4.900,00 TL olabileceği, enflasyon verilerine göre kaza tarihi olan 2023 Nisan ayı itibariyle ikame araç bedelinin 2.900,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 05.07.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini, davalı sigorta şirketi yönünden 18.000,00 TL'ye, ikame araç bedeline ilişkin alacak taleplerini, davalı ---- yönünden 2.900,00 TL'ye çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, değer kaybına yönelik 18.000,00 TL tazminat ile ikame araç bedeline yönelik 2.900,00 TL tazminat mahkememizce makul bulunmuştur.------- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, ticari işlerde uygulanan faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç otomobil araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davacı tarafça davalı sigorta şirketi yönünden değer kaybı, davalı ------ yönünden ikame araç bedeli talep edilmiş olup, Mahkememizce de bu talepler uygun bulunmuş, davalı sigorta şirketine başvuru tarihi belli olmadığından, bu davalı yönünden dava tarihi itibariyle, davalı ---- yönünden kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam ----değer kaybı bedelinin ----dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, ---- ikame araç bedelinin ---- kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------ tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam -----değer kaybı bedelinin ---- dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, ---- ikame araç bedelinin ---- kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.427,68 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL ile 355,21 TL ıslah harcının toplamı olan 625,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 802,62 TL harcın; hükmün mahiyeti de nazara alınarak 690,25 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile, 112,37 TL'sinin davalı ------ tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL ile 355,21 TL ıslah harcının toplamı olan 625,06 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 544,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.169,06 TL yargılama giderinin; hükmün mahiyeti de nazara alınarak 6.165,39 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile, 1.003,67 TL'sinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin; hükmün mahiyeti de nazara alınarak 2.752,00 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile, 448,00 TL'sinin davalı------tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, hükmün mahiyeti de nazara alınarak 18.000,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile, 2.900,00 TL vekalet ücretinin davalı--- tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ------------- yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi. 28/01/2025