İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/813 E. 2023/813 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/813
Karar No
2023/813
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/813 Esas - 2026/449 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/813 Esas KARAR NO : 2026/449

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 05/07/2022 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 02/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2020 yılında gerçekleşen ... salgını nedeniyle koruyucu ve tıbbi nitelikteki ürünlerin ihracatının önem kazandığını, 04/03/2020 tarihinde resmi gazetede İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayınlandığını, ihracı ön izne bağlı mallar listesine eklemeler yapıldığını, böylece Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen koruyucu maske, tulum, sıvı geçirmez önlük ve koruyucu gözlük ile Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen tıbbi ve cerrahi maske ile tıbbi steril/non steril eldiven ürünlerinin ihraç edilmesinin Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun ön iznine bağlandığını, anılan Kurum tarafından İhracatında ve İthalatında İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ uyarınca Ön izne tabi ürünler hakkında 2020/11 sayılı duyuru yayınlandığını, duyuruda ek olarak; ülkemizde güvenli ürün erişilebilirliğinin temin edilmesi, tedavide kullanılan kritik ürünlerin stok ve tedarik yönetiminin etkin bir şekilde yapılması, sağlık hizmeti sunumunun aksamaması ve kamu sağlığının korunması amaçları doğrultusunda, yukarıda sayılan ürünlere ilişkin T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na yapılan ihracat ön izin başvurularına ait verilerin, ... (...) ile paylaşılmasına ilişkin yazılımsal altyapı çalışmalarının tamamlandığı, bu hususun ilgili taraflara duyurulduğunun belirtildiğini, davacının iştigal alanının tıbbi ürün ve malzemelerin üretimi, tedariği, temini ve satımına ilişkin olduğunu, izah edilen ön izin prosedürü gereğince davalı tarafından davacı ve davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren diğer kurum ve kuruluşlara yönelik " hibe-ihracat uygulaması" başlatıldığını, uygulama kapsamında davalı ile davacı arasında 21/04/2020 tarihli Mal Alım Sözleşmesi aktedildiğini, bu Sözleşme'nin 3. maddesi ile davacının "İşbu sözleşmede belirlenen nitelikte ve günlük asgari 1.000 adet, haftalık asgari 5.000 adet ürünü üreteceğini/tedarik edeceğini ve ...'ya teslim edeceğini, işbu sözleşme kapsamında ürettiği/tedarik ettiği ürünler karşılığında herhangi bir bedel talep etmeyeceğini" taahhüt ettiğini, Sözleşme'nin 4. maddesi gereğince davalı taraf ise; "Yüklenici tarafından sözleşmeye uygun olarak üretilen/tedarik edilen ürünlerin teslim alınmasını, teslim edilen ürün sayısının yükleniciye ihracat izni verilmesi için ...'ya bildirilmesini" taahhüt ettiğini, Sözleşme'nin 7. maddesi ile teslim edilen ürünler için ... tarafından ne oranda ihracat izni verileceğinin açıklandığını, takiben 26/05/2021 tarihinde davacının davalı kuruma başvurduğunu, davalı kurum tarafından 28/06/2021 tarihinde e-posta yoluyla ihracat izni verildiğinin davacıya bildirildiğini, davacının son kez 25/06/2021 tarihinde 486832 nolu beyanname ile ihracat yaptığını, 28/06/2021 tarihinde davalı tarafından davacıya ihracat izni verildiğinin e-posta ile bildirildiğini ancak davalının 08/07/2021 tarihli 758834 sayılı yazısı ile "... Genel Müdürlüğünce yürütülen hibe-ihracat uygulamasının ve ... ile imzalamış oldukları 'İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına karar verildiği" belirtilmiş, "Bu çerçevede Genel Müdürlüğümüz ile Firmanız arasında hibe-ihracat uygulaması kapsamında akdedilen Mal Alım Sözleşmesi, sözleşmenin 10. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca Genel Müdürlüğümüzce feshedilmiştir" denilmekle, taraflar arasındaki Mal Alım Sözleşmesi'nin feshedildiğinin bildirildiğini, bununla birlikte yazıda; ihracat izni hesabına esas alınmak üzere hibe edilen ürün sayılarının, ...'e bildirildiğinin ifade edildiğini, bu suretle 28/06/2021 tarihinde verilen ihracat izninin hiç kullandırılmadığını ve 16/07/2021 tarihinde ihracat izni uygulamasına son verildiğini bu nedenle davacı 26/05/2021 tarihinde izin başvurusunda bulunarak davalıya ürünlerini hibe etmiş ise de hibe-ihracat uygulaması sonlandırıldığından davalıya bedelsiz ürün tedarik etme sorumluluğunun sona erdiğini, bu kapsamda davacının ihracat izni alma amacıyla gönderdiği ürünlerin iadesi veya ücretin verilmesi için ...'e başvurduğunu, kendi tespit ettikleri kadarıyla 450 bin adet maske ve 183.150 adet tulumun iadesini yahut bedelinin iadesini talep ettiğini, ...'in ise 18/08/2021 tarihli yazısı ile ilgilinin davalı ... olduğundan bahisle talebi bu kuruma yönlendirdiğini ifade ettiğini, ...'in bu yönlendirmesi üzerine davalı tarafça 07/09/2021 tarihli yazı ile taraflar arasında akdedilen Mal Alım Sözleşmesi'nin feshedildiğinin bildirildiği ancak davalı uhdesinde kalan ürünler hakkında veya davacının taleplerine ilişkin her hangi bir açıklama yapılmadığını, davacının son olarak 13/10/2021 tarihli yazısıyla davalıda kalan ve kullanılmamış olan maske ve tulum sayılarının bildirilmesini talep ettiği ancak hiç bir cevap alamadığını, sonuç itibariyle davacının davalı uhdesinde kalan ürün sayısını yaklaşık 450.000 adet maske ve 183.150 adet tulum olarak hesaplanmışsa da asıl miktarın tespiti için alanında uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğini, tedarik tarihinde maskelerin adet fiyatı 1,25 TL, tulumların adet fiyatı ise 9 TL olup, gerekli görüldüğü takdirde bu hususta fiyat araştırması yapılabileceğini belirterek ... tarafından uygulanan ihracat ön izin prosedürünün ve davalı tarafından uygulanan hibe-ihracat uygulamasının sonlandırılması dolayısıyla, davacı ile davalı arasında kurulan Mal Alım Sözleşmesi feshedildiğinden davacının davalıya bedelsiz ürün tedarik etme yükümlülüğü ortadan kalktığından; davalı uhdesinde davacıya ait ne kadar ürün kaldığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını ve bilirkişi incelemesi sonucunda yapılan tespite göre davalıda kalan ürünlerin davacıya iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline mahkememizin 24/10/2024 tarihli ara kararıyla bilirkişi 1. ek raporunda işaret edildiği üzere hangi tarih aralığındaki ürünlerin talep edildiği yönünden davasını açıklamak üzere süre verilmiş, davacı vekili 04/11/2024 tarihli açıklama dilekçesiyle; izin prosedürünün sonlandırılmasından sonra davalıya ürün tedarik etme yükümlülüğü kalkan davacının ihracat yapmak gayesiyle sözleşme sürecince davalıya tedarik etmiş olduğu ancak karşılığında ihracat yapılmamış tüm ürünlerin nelerden ibaret oldukları ile bu ürünlerin sayılarının tespitinin yapılması akabinde tespit edilen tüm ürünlerin iadesi bunun mümkün bulunmaması halinde tüm ürünlerin bedellerinin iadesinin yapılmasını talep edildiği şeklinde davasını açıklamıştır. Davacı vekiline 04/10/2024 tarihli bilirkişi 1. ek raporunda işaret edildiği üzere ... .... .... nolu beyanname ile ihracat yaptığı tarihten sonra davalı idareye teslim edilen ürünlerin iadesinin mi talep edildiğini açıklaması için süre verilmiş, davacı vekili 19/03/2025 tarihli açıklama dilekçesiyle Sözleşme süresince davalıya teslim edilen ürünlerden ihracat izninin ön görülemez şekilde sonlandırılması nedeniyle davacının karşılığında ihracat yapamadığı ürünlerin talep edildiği şeklinde davasını açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... salgını nedeniyle 2020/4 sayılı Tebliğ piyasaya arz edilen koruyucu maske ve tulum ihracatının ...'in ön iznine bağlandığını, 2399 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kişisel koruyucu ekipman kapsamındaki maske dağıtımı Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz yapılacağının düzenlendiğini, her iki düzenlemede de kişisel koruyucu ekipmanların ihracına ilişkin davalının izin/onay merci olduğuna dair bir düzenleme yer almadığını, bu ürünlerine ihracına ve dağıtımına ilişkin başkaca bir mevzuatta bulunmadığını, davalı ile dava dışı ... arasında 27/04/2020 tarihli İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol imzalandığını, bu protokol kapsamında ... tarafından Elektronik Başvuru Sistemi (...) oluşturulmuş olup, firmalar tarafından sistem üzerinden ...' ya yapılan ihracat başvuruları üzerine talep edilen ihracat miktarı, davalının depolarına hibe olarak teslim edilen kişisel koruyucu ekipman miktarı ile karşılaştırılarak ... üzerinden ...' ya bildirildiğini, nitekim taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli Sözleşme'nin 4. maddesinde davalının yükümlülüğünün, davacı tarafından teslim edilen kişisel koruyucu ekipmanı teslim almak ve Sözleşme'ye uygun olarak teslim edilen ürün sayısının ...' ya bildirilmesinden ibaret olduğunu, dolayısıyla davalının sözleşme ile düzenlenmiş ne ihracat izin başvurularını almak, ne de ihracat izni vermek gibi bir yetki ve yükümlülüğü bulunmadığını, hibe-ihracat izni uygulamasının devam etmesi yahut kaldırılması konusunda davalının yetki ve sorumluluğu bulunmadığından davalıya husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan Sözleşme'nin ... pandemisi sebebiyle olağanüstü koşullarda imzalandığını ve bu nedenle davalı açısından ticari iş olmadığı gibi davacı açısından da açıkça bila bedel imzalanmış bir Sözleşme olduğunu, davacının bu Sözleşme'den kaynaklı talebinin ticari iş niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığını, nitekim davacının da faiz talebinde bulunmadığını, Sözleşme'nin 3/b maddesi ile davacının ürettiği/tedarik ettiği ürünler karşılığında her hangi bir bedel talep edemeyeceğini taahhüt ettiğini, yine Sözleşme'nin 14. maddesi ile Sözleşme'nin feshi halinde her ne ad altında olursa olsun davacının hiç bir tazminat talebinde bulunmayacağının düzenlendiğini, davacının eldeki davaya konu talebinin Sözleşme'de bir karşılığının bulanmadığını, davacının iddiasının aksine davacı tarafça taraflarına 26/05/2021 tarihinde başvuru yapılmasının sistem kurgusu gereği mümkün olmadığını, yine davacının delil olarak dayandığı e-postanın taraflarının da ... ile davacı olduğunu, davalı ile bir ilgisinin bulunmadığını davalının kendisine teslim edilen hibe miktarının sisteme zamanında girme yükümlülüğünü yerine getirdiğini nitekim davacının da ihracat iznini aldığını açıkça belirttiğini, Sözleşme'nin 16/07/2021 tarihinde sona ereceğinin davacıya açıkça bildirildiğini, ihracat ön izin şartının da 06/08/2021 tarihli Tebliğ ile kaldırılması nedeniyle mevcut izinlerin bu tarihe kadar kullanılabileceğinin izahtan vareste olduğunu, bu zaman zarfında aldığı ihracat iznini kullanmamanın davacının tasarrufunda olduğunu, bu nedenle davalının kusurundan veya ihmalinden bahsedilemeyeceğini, davacı 29/06/2021 tarihli ihracat izni aldığına dair e-postadan sonra 06/08/2021 tarihine kadar ihracat iznini kullanabilecekken kullanmamış ve bunun sonucunda zarara uğramış ise kendi kusurundan kaynaklı zararın tazminini isteyemeyeceğini, yine davacının ürün birim fiyatlarını da fazla bildirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, ihracat ön izin prosedürü ve hibe-ihracat uygulaması kapsamında davalı kuruma hibe edilen malların Sözleşme'nin ortadan kalktığı iddiası ile iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizin 29/12/2022 tarihli 2022/484 Esas 2022/798 karar sayılı ilamı ile davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden bahisle davanın sıfat yokluğun nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk dairesi'nin 23/11/2023 tarihli 2023/635 Esas 2023/1509 Karar sayılı ilamı ile; "04 Mart 2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat:96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat:2020/4) ile Ticaret Bakanlığı tarafından 19/09/1996 tarihli ve 22762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat:96/31)'in ekinde yer alan ihracı ön izne bağlı mallar listesine tebliğde belirtilen 27-32 sıralar olarak maddelerin eklendiği, tebliğ hükümlerinin Ticaret Bakanı tarafından yürütüldüğü, 06 Ağustos 2021 tarih ve 31560 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat:96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat:2021/6) ile Ticaret Bakanlığı tarafından 19/09/1996 tarihli ve 22762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat:96/31)'in ekinde yer alan ihracı ön izne bağlı mallar listesinin 27-32. sıralarının yürürlükten kaldırıldığı, tebliğ hükümlerinin Ticaret Bakanı tarafından yürütüldüğü Resmi Gazete örneklerinin incelenmesinden anlaşılmıştır. İhracatında ve İthalatında "İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat:96/31) uyarınca ön izne tabi ürünler hakkında 29/05/2020 tarih Tıbbi Cihaz ve Kozmetik Ürünler Başkan Yardımcılığı'nın 2020/10 ve 11 sayılı duyurularında, tedavide kullanılan kritik ürünlerin stok ve tedarik yönetiminin etkin bir şekilde yapılması, sağlık hizmeti sunumunun aksamaması ve kamu sağlığının korunması hususları doğrultusunda ... (...) ile Kurumlarına yapılan ihracat ön izin başvurularına ilişkin verilerin paylaşılması ile ilgili yazılımsal altyapı çalışmalarının tamamlanarak gerekli işlemlerin tesis edildiği yer almaktadır. Taraflar arasında akdedilen "Mal Alım Sözleşmesi" örneğinin incelenmesinden; sözleşmenin konusunun yüklenici tarafından üretilen/tedarik edilen cerrahi maske ve koruyucu tulumun ...'ne teslim edilmesi ve yüklenici tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak teslim edilen ürün sayısının ... tarafından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na (...) bildirilmesi ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin düzenlemesine ilişkin olduğu, yüklenici sıfatındaki davacının yükümlülüklerini düzenleyen 3/d maddesinde yüklenicinin sözleşme kapsamında ürettiği/tedarik ettiği ürünler karşılığında herhangi bir bedel talep etmeyeceğinin, 7. maddesinde ise yüklenicinin sözleşme şartlarına uygun olarak teslim ettiği ve kabulü yapılan ürün sayısının haftalık olarak ... tarafından ...'ya yazılı olarak bildirileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme eki olarak maske ve koruyucu tulumun teknik şartnamesinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki “Mal Alım Sözleşmesi” kapsamında davacı tarafından ürünlerin davalı depolarına teslim edildiği, yukarıda bahsi geçen Tebliğ ve değişiklikler sonrasında sözleşmenin sona erdiği, ancak anılan sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı depolarına teslim edilen bir kısım malların bulunduğu anlaşılmış olup, sözleşme ilişkisi davacı ile davalı arasında bulunduğundan ve malların davalıya teslim edildiği, halen de davalıda bulunduğu tarafların kabulünde olduğundan mahkemece işin esasına girerek tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak delilleri toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına yeniden yargılama yapılarak esas hakkında karar verilmesi için dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dava bu kez mahkememizin 2023/813 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasında akdedilen 21/04/2021 tarihli Mal Alım Sözleşmesi incelendiğinde; -Taraflarının davacı ile davalı olduğu, -Sözleşme'nin 2. maddesi uyarınca Sözleşme'nin konusunun yüklenici davacı tarafından üretilen/tedarik edilen " Cerrahi Maske FFP3/FFP2/N95 Maske ve Koruyucu Tulum"un davalıya teslim edilmesi ve davacı yüklenici tarafından Sözleşme şartlarına uygun olarak teslim edilen ürün sayısının davalı tarafından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na bildirilmesi ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesi olduğu, -Sözleşme'nin 3. maddesi uyarınca davacı yüklenicinin yükümlülüğünün günlük asgari 1000 adet, haftalık asgari 5000 adet ürünü, üretip tedarik ederek davalıya teslim etmek, üretim kapasitesinin tamamına (ihracatına izin verilenler hariç olmak üzere) yalnızca davalıya hasretmek, ürettiği/tedarik ettiği ürünleri davalı haricinde doğrudan yada dolaylı olarak satmamak, kullandırmamak, hibe etmemek olarak belirlendiği, Sözleşme'nin 3/d maddesi ile "iş bu Sözleşme kapsamında ürettiği/tedarik ettiği ürünler karşılığında her hangi bir bedel talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt eder." düzenlemesinin yer aldığı, -Sözleşme'nin 4. maddesi uyarınca davalının yükümlülüğünün ise davacı tarafından Sözleşme'ye uygun olarak üretilen/tedarik edilen ürünlerin teslim alınması, davacı tarafından Sözleşme'ye uygun olarak teslim edilen ürün sayısının yükleniciye ihracat izni verilmesi için ...'e bildirilmesi olarak düzenlendiği, -Sözleşme'nin 5. maddesi ile ürün teslimat takviminde her hangi bir değişiklik olduğu takdirde bu durumun derhal davacıya bildirileceğinin ve teslimatların davacının deposunda yapılacağının, nakliyesinin davalı veya davalının tayin edeceği 3. kişi tarafından yapılacağının düzenlendiği, -Sözleşme'nin 7. maddesi ile ihracat izni hususunun düzenlendiği buna göre "Yüklenicinin işbu sözleşme şartlarına uygun olarak teslim ettiği ve kabulü yapılan ürün sayısı haftalık olarak ... tarafından ...'ya yazılı olarak bildirilecektir, Hafta boyunca teslim edilen ürün sayısı takip eden pazartesi günü bildirilecektir. (2) Teslim edilen ürünler için ... tarafından verilecek ihracat izni aşağıdaki tablo esas alınarak hesaplanacaktır. (3) Yükleniciye verilecek olan ihracat izin belgesi yüklenici turafından kullanılabileceği üçüncü bir kişiye de devredilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, -Sözleşme'nin 9. maddesi ile mücbir sebep hususunun düzenlendiği buna göre "Tarafların veya taraflardan herhangi birinin işbu sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri kısmen veya tamamen, geçici veya daimi olarak durduracak ve/veya imkansız kılacak şekilde ve derecede meydana gelen doğal afetler, kısmi veya genel seferberlik ilanı, yangın, kanuni grev ve ... tarafından kabul edilebilecek önlenemeyen ve öngörülemeyen benzeri haller mücbir sebap sayılır. Ancak ... sebebiyle dünyada ve ülkemizde yaşanan pandemi hali mücbir sebep olarak kabul edilmeyecektir. (2) Herhangi bir mücbir sebebin varlığı halinde, durumu tevsik eden ve yetkili makamlarca düzenlenmiş belgelerin, mücbir sebebin meydana gelmesinden itibaren 5 (beş) gün içerisinde karşı tarafa bildirilmesi esastır. Taraflar. mücbir sehehin etkisini mümkün olan en kısa sürede ortadan kaldırmak için makul tedbirleri alacaktır. (3) Taraflar mücbir sebep nedeniyle yükümlülüklerini yerine getirememeleri halinde mücbir sebep halinin tarafların yükümlülüklerini engelleyici etkisi ortadan kalkana kadar Sözleşme askıya alınır. Ancak bu süre 2 (İki) ayı geçemez. (4) Sözleşmenin askıya alındığı 2 (iki) aylık sürenin sonunda mücbir sebep halinin hala devam ediyor olması durumunda tarafların sözleşmeyi ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın feshetme hakkı saklıdır." düzenlemesinin yer aldığı, -Sözleşme'nin 10. maddesi ile a, b, c, d, e bentlerinde yüklenici davacının teslimat gereklerini yerine getirmemesi halinde Sözleşme'nin nasıl feshedilebileceği belirtilmiş, (d) bendi ile haklı sebeplerin varlığı halinde 7 gün önceden yükleniciye yazılı bildirim yapılması koşuluyla Sözleşme'nin feshedilebileceği belirtilmiş olduğu, 3. bendi ile mücbir sebep halleri saklı kalmak kaydıyla hiçbir sebep gösterilmeksizin 1 ay önceden yükleniciye yazılı bildirim yapmak koşuluyla hiçbir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceğinin, taraflardan her birinin sözleşme şartlarına aykırı davranması nedeniyle karşı tarafın uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunun düzenlendiği, -Sözleşme'nin 14. maddesi ile Sözleşme'nin ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle feshi halinde yüklenicinin tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlendiği, -Sözleşme'nin 15. maddesi ile Sözleşme'den doğan ihtilaf halinde davalı ... kayıtlarının esas alınacağının düzenlendiği, -Sözleşme'nin 16. maddesi ile Sözleşme süresi 6 ay olarak belirlendiği görülmüştür. İş bu sözleşmenin feshine yönelik davalının KEP/E-POSTA yoluyla davacıya 08.07.2021 tarih ve E-31126777-100-758834 sayılı yazısı ile; "... Genel Müdürlüğünce yürütülen hibe-ihracat uygulamasının ve ... ile imzalamış oldukları 'İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına karar verildiği" ve "Bu çerçevede Genel Müdürlüğümüz ile Firmanız arasında hibe-ihracat uygulaması kapsamında akdedilen Mal Alım Sözleşmesi, sözleşmenin 10. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca Genel Müdürlüğümüzce feshedilmiştir" açıklamasıyla sözleşmenin feshedildiği davacıya bildirilmiştir. Davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen 27/04/2020 tarihli İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Davalı ... 01/11/2024 tarihli 9037600 sayılı müzekkere cevabı ile; davacı tarafından davalının ... deposuna cerrahi maske ve tulum gibi herhangi bir tıbbi ürün teslimatı olmadığını, taşra teşkilatı olarak ise sadece Bursa ve İstanbul Bölge Müdürlüklerine teslimat yapıldığını bildirmiş, davacı vekili 22/02/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporuna itiraz dilekçesi ile davalının mahkememiz müzekkeresine eksik cevap verdiğini, Bursa deposuna teslim edilen ürünlere dair tutanaklar gönderilmiş ise de İstanbul ve Gebze depolarına teslim edilen ürünlerin tutanaklarının gönderilmediğini, ayrıca depolarda ürün bulunmadığının iddia edildiğini bu iddianın gerçeğe aykırı olduğunu savunmuştur. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu 12/03/2025 tarihli müzekkere cevabı ile " Malumları olduğu üzere ülkemizde güvenli ürün erişilebilirliğinin temin edilmesi, tedavide kullanılan kritik ürünlerin stok ve tedarik yönetiminin etkin bir şekilde yapılması, sağlık hizmeti sunumunun aksamaması ve kamu sağlığının korunması açılarından önem arz etmekte olup bu amaçlar doğrultusunda, 04 Mart 2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile Kişisel Koruyucu Donanım kapsamında piyasaya arz edilen “Koruyucu Maske (Gaz, Toz ve Radyoaktif Toz Filtreli Maskeler)”, “Tulum (Koruyucu İş Elbisesi)”, “Sıvı Geçirmez Önlük (Kimyasallara Karşı Kullanılan Koruyucu Önlükler)” ve “Gözlük (Koruyucu Gözlükler)” ile Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen “Tıbbi ve Cerrahi Maske” ve “Tıbbi Steril/Nonsteril Eldiven” isimli ürünlerin ihracatı Kurumumuz ön iznine bağlanmış ve tebliğin yayım tarihinden itibaren geçen süre zarfında ilgili ihracat ön izinlerine ilişkin gerekli işlemler Kurumumuzca tesis edilmiştir. Bununla birlikte 06 Ağustos 2021 tarihli ve 31560 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile mezkür ürünlere dair ihracat ön izin gerekliliği ise kaldırılmıştır. Bu kapsamda ilgi tebliğin yayımına müteakip Kurumumuza yapılan ilk başvurular fiziki başvuru olarak yapılmış olup ilgili firmalara görüş yazılarımız iletilmiştir. Daha sonrasında ise Kurumumuz https:/www.titek.gov.tr adresinde duyurular başlığı altında “İhracatında Ve İthalatında "İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)” Uyarınca Ön İzne Tabi Ürünler Hakkında 2020/11 Sayılı Duyuru” duyuru yayımlanmıştır. İlgili duyuru uyarınca mezkür tebliğin yürürlükte olduğu süreçte, sistemde bekleyen ve 14 güne kadar herhangi bir onay veya red işler edilmeyen firma başvuruları, başvuru tarihini müteakip 15 inci gün red konumuna getirilmiştir. Söz konusu süreçte, sistem üzerinden verilecek onay işlemlerinde ise cevap olarak sadece firmanın sisteme kaydettiği mail adresine TPS gönderilmiştir. Bu bağlamda ilgi irma başvuru ekranı olan ... sistemi üzerinden de firmalarca takip edilmesi sağlanmış, gerekli iş ve işlemler bu doğrultuda gerçekleştirilmiştir. Bu bilgiler ışığında Kurumumuz evrak sistemi (ESY) üzerinde yapılan incelemelerde mezkür firmaya ilişkin elde edilen ihracat ön izin onaylarına dair veriler yazımız ekinde tarafınıza sunulmuştur. Bir firmanın, başka bir kurum ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden yaptığı teslimata ilişkin Kurumumuz kayıtlarında herhangi bir veri bulunmamaktadır." şeklinde cevap verilmekle, 28/04/2020 ile 28/06/2021 tarihleri arasında onaylanan ihracat başvurularına ilişkin veri tablosu ekte gönderilmiş, 28/06/2021 tarihinde 189.500 adet tulum (koruyucu iş elbisesinin) 1.895.000.000 Euro bedel ile ihracat başvurusunun onaylandığı anlaşılmıştır. ...'ndan mahkememizin 19/09/2025 tarihli müzekkeresi ile davacı ... Tıbbi Ürünler ve Medikal Malzemeler Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ...'e yapmış olduğu 28/06/2021 tarihli ve 4215824 takip numaralı başvurusuna konu tüm bilgi ve belgelerin, kontrol belgesinin, e-posta ekinin gönderilmesinin ve yine elektronik posta içeriğinde bahsedilen Ticaret Bakanlığı'na gönderilen belgelerin birer örneğinin gönderilmesinin ve ayrıca bu 28/06/2021 tarihli 4215824 numaralı başvuru kapsamında davalı ... tarafından davacı yönünden taraflarına iletilen, ihracat şartına bağlı bir hibe bildirimi bulunup bulunmadığının araştırılarak konu hakkında görüşlerimizin tarafınıza iletilmesi istenmiş, 23/09/2025 tarihli müzekkere cevabı ile "Malumları olduğu üzere ülkemizde güvenli ürün erişilebilirliğinin temin edilmesi, tedavide kullanılan kritik ürünlerin stok ve tedarik yönetiminin etkin bir şekilde yapılması, sağlık hizmeti sunumunun aksamaması ve kamu sağlığının korunması açılarından önem arz etmekte olup bu amaçlar doğrultusunda, 04 Mart 2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile Kişisel Koruyucu Donanım kapsamında piyasaya arz edilen “Koruyucu Maske (Gaz, Toz ve Radyoaktif Toz Filtreli Maskeler)”, “Tulum (Koruyucu İş Elbisesi)”, “Sıvı Geçirmez Önlük (Kimyasallara Karşı Kullanılan Koruyucu Önlükler)” ve “Gözlük (Koruyucu Gözlükler)” ile Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen “Tıbbi ve Cerrahi Maske” ve “Tıbbi Steril/Nonsteril Eldiven” isimli ürünlerin ihracatı Kurumumuz ön iznine bağlanmış ve tebliğin yayım tarihinden itibaren geçen süre zarfında ilgili ihracat ön izinlerine ilişkin gerekli işlemler Kurumumuzca tesis edilmiştir. Bununla birlikte 06 Ağustos 2021 tarihli ve 31560 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile mezkür ürünlere dair ihracat ön izin gerekliliği ise kaldırılmıştır. Bu kapsamda ilgi tebliğin yayımına müteakip Kurumumuza yapılan ilk başvurular fiziki başvuru olarak yapılmış olup ilgili firmalara görüş yazılarımız iletilmiştir. Daha sonrasında ise Kurumumuz https://www.....gov.tr adresinde duyurular başlığı altında “İhracatında Ve İthalatında "İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)" Uyarınca Ön İzne Tabi Ürünler Hakkında 2020/11 Sayılı Duyuru” duyuru yayımlanmıştır. İlgili duyuru uyarınca mezkür tebliğin yürürlükte olduğu süreçte, sistemde bekleyen ve 14 güne kadar herhangi bir onay veya red işlemi tesis edilmeyen firma başvuruları, başvuru tarihini müteakip 15 inci gün red konumuna getirilmiştir. Söz konusu süreçte, sistem üzerinden verilecek onay işlemlerinde ise cevap olarak sadece firmanın sisteme kaydettiği mail adresine TPS gönderilmiş, ayrıca tarafımızca bir belge düzenlenmemiştir. Bu bağlamda ilgili süreçlerin firma başvuru ekranı olan ... sistemi üzerinden de firmalarca takip edilmesi sağlanmış, gerekli iş ve işlemler bu doğrultuda gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu süreçte Ticaret Bakanlığı'na da herhangi bir belge gönderilmemiştir. Bu bilgiler ışığında Kurumumuz evrak sistemi (ESY) üzerinde yapılan incelemelerde mezkür firmanın 28/06/2021 tarihli ve 4215824 takip numaralı başvurusu ve ilgi başvuruya istinaden başvuru sahibi tarafından takip edilmesi amacı ile sistem tarafından otomatik olarak oluşturulan cevap metini yazımız ekinde tarafınıza sunulmuştur. Bir firmanın, başka bir kurum ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden yaptığı teslimata/hibeye ilişkin Kurumumuz kayıtlarında herhangi bir veri bulunmamaktadır. Bilgilerini ve gereğini arz ederim." şeklinde cevap verilmekle, müzekkere cevabı ekinde ... tarafından ...'e 28/01/2026 tarihinde gönderilen ön izin bilgilendirme yazısının yer aldığı, bu yazıya konu ürünün 189.500 adet tulum (koruyucu iş elbisesinin) 189.500 Euro toplam ihracat bedeli olarak belirtildiği, ... 05/07/2021 tarihli evrakı ile 189.500 adet tulum (koruyucu iş elbisesinin) 189.500 Euro bedel toplam değer ile ihraç başvurusunun kayıt altına alındığı, ... tarafından ...'e hitaben yazılan 16/07/2021 tarihli yazı ile ihracat izni talebinde bulunmayan firmaların ... depolarında kalan ürün sayılarının bildirildiği, davacının ise 3 adet tulum vasfında ürününün kaldığının tablolandırıldığı görülmüştür. Davalı ... vekili bu yazı cevaplarından sonra sunduğu 29/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; "Dava konusu sözleşme kapsamında müvekkil Genel Müdürlük depolarına 10.755.000 adet cerrahi maske, 375.500 adet FFP2 maske, 113.628 adet tulum teslimatı yapıldığı tespit edilmiştir.Davacı tarafından ...'ya yapılan başvurulara ilişkin olarak, onaylanan yada uygun bulunmayan başvurular hakkında Genel Müdürlük Bilgi İşlem veri tabanından alınan sayısal veriler dilekçemiz ekinde yer almaktadır.(Ek-4-5) Bu tablolardan da görüleceği üzere; davacı firmanın ...'ya yaptığı son başvuru 28.06.2021 tarihli olup, bu izin 29.06.2021 tarihinde onaylanarak ihracat izni kullanabileceği belirtilmiştir. Bahsi geçen son başvuru ve onayın ardından, 16.07.2021 tarihi itibariyle ihracat ön izin uygulaması kaldırılmış ve "hibe-İhracat" uygulamasına son verilerek ve (...) Sistemi kapatılmıştır. (Ek-6) Sayısal verilerin tamamı sistem üzerinden çekilmiş olup fiziki olarak kontrolü yada resmi yazışması mümkün olamamıştır. Hibe edilen Ürünler, elektronik sistem üzerinden pandemi koşullarında ve dönem itibariyle acil ihtiyaç duyulduğundan, ayrım gözetmeksizin karşılıksız olarak doğrudan Kamu kurum ve kuruluşlarına dağıtılmış, müvekkil depolarında davacı tarafa ait bir ürün kalmamıştır. Söz konusu depo hareketlerini gösterir exel tablomuz ile ...'ya yazılan bir adet bildirim yazısı dilekçemiz ekinde yer almaktadır. Bunun dışında davacının depolarımızda kalan ürün sayısına ilişkin başkaca bir iddiası varsa bunu ispatla mükelleftir.( EK-7)" şeklinde beyanda bulunulmakla, davacı tarafından ihracat ön izni için teslim edilen ürünlerin listesi bildirilmiş ve depolarda bulunan ürün adetleri tarihleri itibariyle bildirilmiştir. Mahkememizce mali müşavir, nitelikli hesap uzmanı ve dış ticaret uzmanı bilirkişi heyetinden aldırılan 01/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; "-Davacı öz olarak, ihracat ön izin prosedürü ve hibe-ihracat uygulaması kapsamında Davalı kuruma hibe edilen malların sözleşmenin ortadan kalktığından ...' ya teslim ettiği malların tespiti ile iadesi veya bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı savunmasında, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, İdare açısından ticari iş olmadığı için görev itirazında bulunduklarını, ihracat izinlerini, ihracat ön izin şartının kaldırıldığı 06/08/2021 tarihine kadar kullanılması gerektiğini, alınan ihracat iznini kullanmaması Davacının tasarrufunda olup Kurumun kusurundan ya da ihmalinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. Davacı dava dilekçesinde, Sözleşme kapsamında Davacı Davalı İdareye, 450.000 adet maske ve 183.150 adet tulum teslim edildiğini ve bunun bedelini talep etmektedir. Taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 2 ve 3. maddesinde "maske ve tulumun günlük asgari 1.000 adet, haftalık asgari 5.000 adet ürünü ...' ya Yüklenici tarafından tedarik edilerek teslim edilmesi" , ...' nun ise 4.maddesine göre, "Ürünleri teslim almak ve teslim edilen ürün sayısını Yükleniciye ihracat izni verilmesi için ...' ya bildirmesi" yükümlülüğünün getirildiği, 5.3 ve 6.maddesinde, "teslimatları ...' nun Yüklenicinin deposundan gerçekleştireceği ve nakliyenin de ...' ya ait olduğu, ...' nun ürünleri Mal Alımları Denetim, Muayene ve Tesellüm Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde kabul edeceği", sözleşmenin 10.maddesinde "...' nun sözleşmeyi, ürünlerin muayenesi sonucunda muayenelerin olumsuz çıkması, teslimatların gerçekleşmemesi, sebep göstermeksizin 7 gün önceden yazılı bildirim yapılması, sözleşmenin 13.maddesinde yazılı gizliliğin ihlal edilmesi" hallerinde fesih yapılabileceği, sözleşmenin 14.maddesinde de "Sözleşmenin 10.maddesini düzenleyen fesih maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yazılı sebep göstermeden fesih halinde Yüklenicinin tazminat talebinde bulunmayacağı" hüküm altına alınmıştır. Konunun anlaşılması bakımından ... (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu) tarafından uygulanan ihracat için ön izin prosedürünün açıklanması gerekmektedir. Firmalar ihracat yapmak için belirli tıbbi malzemeleri ihraç edebilmesi için ...' dan ön izin alması gerekmektedir. Resmi Gazete' de yayınlanan esaslarda, firmanın tahdidi sayılan tıbbi malzemeleri ihraç etmek için ihracat ön izin belgesi alabilmesi hibe programına dahil edilmesi gerekmektedir. .... .... .... Kurumu (...), ihracat için ön izin sistemi uygulamaktadır. Bu sistem, belirli ürünlerin ihracatının gerçekleştirilmesi için önceden ... tarafından verilen izne dayanmaktadır. İhracı yasaklanmış malların bedelsiz ihracatına izin verilmezken, ihracı ön izne bağlı malların bedelsiz olarak ihraç edilmesi sadece ilgili mercinin ön iznine istinaden mümkündür. Bu ön izin süreci, özellikle tıbbi cihazlar ve kişisel koruyucu donanım gibi ürünler için geçerlidir. Tıbbi cihazlar, insan sağlığına yönelik kullanılan ve belirli fonksiyonları yerine getiren ürünlerdir. Kişisel koruyucu donanım ise sağlık ve güvenlik risklerine karşı korunmak amacıyla giyilen veya kullanılan ekipmanları içerir. Taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" Davacı şirketin ürünlerini ihraç için "İhracat ön izin belgesi " almak üzere ...' ya maske ve tulumları hibe etme amacıyla yapılmış bir hibe sözleşmesidir. Anılan nitelikte olan söz konusu sözleşme kapsamında Davacı, Davalı İdareye maske ve tulum teslim etmeyi, Davalı İdare de kendisine teslim edilen hibe ürünleri Sözleşme ile ...' ya bildirme edimini taahhüt etmiştir. Dosya muhteviyatında yer alan Dava dilekçesi ve cevap dilekçelerinden anlaşılacağı üzere, Davalı İdare, sözleşmenin yürürlükte olduğu süreçte Yüklenici tarafından teslim edilen ürünleri teslim alma ve ...' ya bildirme yükümlülüğünü yerine getirmiş, Davacı da sözleşmeden kaynaklanan cerrahi maske ve tulumları bedelsiz olarak teslim etme edimini yerine getirmiştir. Bu hususta uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşme süresince Yüklenici tarafından teslim edilen ürünleri izin prosedüründen yararlanacağı inancıyla Davalı kuruma ürün tedarik edilmesi ancak öngörülemez bir süre içinde prosedürün sonlandırılması nedeniyle verdiği ürünleri geri alıp alamayacağı noktasındadır. Hukuki tayin ve taktir Mahkemede olmak üzere, Yüklenici tarafından taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 2 ve 3. Maddesine göre cerrahi maske ve tulumdan oluşan ürünleri, ihracat ön izin belgesi almak üzere Davalı İdareye bedelsiz olarak teslim ettiği, Davalı İdare de kendisine teslim edilen hibe ürünleri Sözleşme ile ...' ya bildirerek sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmiş olduğu, sözleşme sürecinde Yüklenicinin ihracat ön izin sisteminden faydalandığı yani ... tarafından gerekli bildirimler yapılarak Davacının ihracat izni almasını sözleşme sürecinde sağladığı Ancak sözleşmenin tarafı bulunmayan Ticaret Bakanlığınca, İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına bağlı olarak tarafların kusur ve iradesi dışında aralarındaki sözleşme esas itibariyle sona ermiş olduğu, bu durum Davalı İdare tarafından kendisinden beklenecek şekilde, Yükleniciye KEP/E-POSTA yoluyla gönderdiği 08.07.2021 tarih ve E-31126777-100-758834 sayılı yazı ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, ayrıca taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 14.maddesinde "Sözleşmenin 10.maddesini düzenleyen fesih maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yazılı sebep göstermeden fesih halinde Yüklenicinin tazminat talebinde bulunmayacağı" hüküm altına alındığı hususları göz önüne alındığında, Yüklenicinin ... tarafından uygulanan ihracat için ön izin prosedürünün sonlandırıldığından bahisle verdiği ürünlerin iadesi talep şartlarının oluşmayacağı, denetime elverişlilik açısından tespit gösterilmiştir. Ayrıca Taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 5.3 ve 6.maddesine göre, ...' ya ürünlerin Mal Alımları Denetim, Muayene ve Tesellüm Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde kabul komisyon tutanakları ile ne kadar mal teslim edildiğine ilişkin belgelerin dosya kapsamında bulunmadığından, iadesi istenen ürünlerin miktar ve tutarlarının hesabı yapılamamıştır. Sonuç itibariyle; 1)Yüklenici tarafından taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 2 ve 3. Maddesine göre cerrahi maske ve tulumdan oluşan ürünleri, ihracat ön izin belgesi almak üzere Davalı İdareye bedelsiz olarak teslim ettiği, Davalı İdare de kendisine teslim edilen hibe ürünleri Sözleşme ile ...' ya bildirerek sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmiş olduğu, 2)Sözleşme sürecinde Yüklenicinin ihracat ön izin sisteminden faydalandığı yani ... tarafından gerekli bildirimler yapılarak Davacının ihracat izni almasını sözleşme sürecinde sağladığı, 3)Ancak sözleşmenin tarafı bulunmayan Ticaret Bakanlığınca, İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına bağlı olarak tarafların kusur ve iradesi dışında aralarındaki sözleşme esas itibariyle sona ermiş olduğu, bu durum Davalı İdare tarafından kendisinden beklenecek şekilde, Yükleniciye KEP/E-POSTA yoluyla gönderdiği 08.07.2021 tarih ve E-31126777-100-758834 sayılı yazı ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, 4)Taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 14.maddesinde "Sözleşmenin 10.maddesini düzenleyen fesih maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yazılı sebep göstermeden fesih halinde Yüklenicinin tazminat talebinde bulunmayacağı" hüküm altına alındığı, 5)Yukarıdaki hususlar göz önüne alındığında, Yüklenicinin ... tarafından uygulanan ihracat için ön izin prosedürünün sonlandırıldığından bahisle verdiği ürünlerin iadesi talep şartlarının oluşmayacağı, denetime elverişlilik açısından tespitin bu şekliyle gösterildiği, 6)Taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 5.3 ve 6.maddesine göre, ...' ya ürünlerin Mal Alımları Denetim, Muayene ve Tesellüm Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde kabul komisyon tutanakları ile ne kadar mal teslim edildiğine ilişkin belgelerin dosya kapsamında bulunmadığından, iadesi istenen ürünlerin miktar ve tutarlarının hesabının yapılamadığı, " şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 04/10/2024 tarihli bilirkişi 1. ek raporunda özetle; davalının 21/08/2024 tarihli yazı cevabında ayak koruyucu isimli ürüne ait belgeler sunulmuş ise de davacının dava dilekçesinde, "davalıda kalan ürünlerin müvekkile iadesini" talep ettiği ancak davacının, Sözleşme'nin imzalandığı 21/04/2020 tarihinden izin prosedürüne son verildiği 16/07/2021 tarih aralığında teslim ettiği tüm ürünlerin iadesini mi talep ediyor yoksa "son kez 25/06/2021 tarihinde 486832 nolu beyanname ile ihracat yaptığı" tarihten sonra İdareye teslim ettiği ürünlerin mi iadesini istiyor, talep hususunun belirsiz olduğu, diğer yandan davacı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesinde "Ürünlerin Güncel Piyasa Değerinin" tespitini talep ettiği, teslim edilen ürünler, cerrahi maske ve koruyucu tulum olduğu, bu malzemeler tıbbi malzeme olup heyet arasında bu ürünlerin rayiç bedelini tespit edecek uzmanlık ve alt uzmanlığa sahip bilirkişi bulunmadığı, anılan hususun tespiti için dosyanın tıbbi malzeme değerleme uzmanı bilirkişi tarafından incelemesi yapılması gerekmekte olduğu, konuıaı uzmanlık alanlarında bulunmadığı, iş bu sonuç kısmın 1-5 maddesinde ve kök raporda heyetin tespitlerinin yapıldığı rapor edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi eklenmek suretiyle aldırılan 12/01/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporu ile; " Tarafların iddia ve taleplerine yönelik olarak; hukuki KABUL takdir ve değerlendirme yüksek mahkemeye ait olmak üzere dosyada mevcut bilgi ve belgelerin tespitine göre; Davacının, ... tarafından uygulanan ihracat için ön izin prosedürünün sonlandırıldığından bahisle verdiği ürünlerin iadesi talep şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir. Davacının; 10.755.000 adet cerrahi maske, 375.500 adet FFP maske, 113.628 adet koruyucu tulum davalıya hibe edildiği irsaliye ve tutanaklardan hesaplanmıştır. Tıbbi Cihazların fiyat politikası hakkında kısaca bilgi verilmek gerekirse; Tıbbi Cihaz piyasası herhangi bir kurum veya organizasyon tarafından kontrol edilmemektedir. Aynı araçlarda olduğu gibi serbest piyasa koşulları geçerlidir. Tıbbi Cihaz üreticileri ve ithalatçıları ürettikleri/ithal ettikleri ürünlerin fiyatlarını serbest piyasa koşullarına göre rekabet ortamında belirlemektedirler. Ürünlerin nihai fiyatı, döviz kuru, ödeme koşulları, toplu alımda fiyat indirimi, rekabet ortamı, pandemi koşulları gibi durumlar ile ortaya çıkmaktadır. Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda 28.06.2021 tarihi itibariyle Cerrahi maske adet fiyatı 0.20 TL olarak, tulum fiyatı ise 32,49 TL olarak değerlendirilmiştir. Davacı ihracat izni almak için hibe etmiş olduğu ürün sayısını 450.000 adet maske ve 183.150 adet tulum olarak beyan etmektedir. Beyanlar doğrultusunda yaklaşık olarak belirlenen ürün değerleri ile hesaplandığında; 450.000 adet maske x 0.15 TL = 90.000 TL, 183.150 adet tulum x 32,49 TL = 5.950.543,50 TL, 543,50 + 90.000 = 6.040.543,50 TL olarak belirlenmiştir. Ancak tekrar etmek gerekirse yukarıdaki belirtilen bilgiler ışığında ürünün yaklaşık değeri verilmiş olsa da belirtilen hususlardan dolayı fiyatlarda farklılık olabilmektedir. Takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere saygı ile arz ederiz." şeklinde rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 09/04/2025 tarihli bilirkişi 3. ek raporu ile; "Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların ilki ürün sayıları olduğu anlaşılmıştır. Daha önce sunulan bilirkişi raporunda davalı kurumun dava dosyasına sunmuş olduğu teslim tutanağı ve irsaliyelerden teslim edilen ürün sayısı belirtilmiştir. Buna göre, Davacının; 10.755.000 adet cerrahi maske, 375.500 adet FEP2 maske, 113.628 adet koruyucu tulum davalıya hibe edildiği irsaliye ve tutanaklardan hesaplanmıştır. ...'nın mahkemeye sunduğu 12.03.2025 tarih ve E-24931227-511.16.01-5605236 sayılı yazısında, davacı firmanın ihracat ön izin onaylarına dair verilerin sunduğu belirtilmiştir. Buna göre 25.06.2021 tarihinde 10.500 adet tulum, 28.06.2021 tarihinde ise 189.500 adet tulum için ihracat ön izni aldığı görülmüştür. Bununla beraber ürün adetleri için alınan izinleri parçalı olarak ya da bir sefer da tamamının kullanılabileceği Ticaret Bakanlığı tarafından izin verilmiştir. Sunulan verilerde ihracat ön izin onayına dair izin verilen ürün sayıları belirtilmiş olmakla birlikte alınan ihracat izinlerinden hangisinin kullanıldığı bulunmamaktadır. Alınan izinlerin hangisinin kullanılıp hangisinin kullanılmadığına yönelik veri Ticaret Bakanlığında bulunmaktadır. Sayıların tam olarak belirlenebilmesi için Ticaret Bakanlığından ithalat verilerinin alınarak ...'nın sunmuş olduğu izin verilerinin karşılaştırılması ile ancak elde edilebilecektir. Davacının 05.07.2022 tarihinde imzalamış olduğu dava dilekçesinde, “kendi tespit edebildikleri le, davalı ... uhdesinde kalan 450.000 adet maske ve 183.150 adet tulum” olduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesinde maske adet fiyatı olarak 1,25 TL, Tulum adet fiyatı olarak ise 9 TL olarak belirtmiştir. Davacının sunmuş olduğu dilekçede belirtilen internet adresinde, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (...) 31.03.2020 tarihinde, “... Malzemeler Sağlık Bakanlığı adına ...tarafından temin edilmekte ve sağlık sunucularına da alış fiyatı üzerinden faturalandırılacaktır. ... Pandemi tarihi Mart 2020 olarak düşünüldüğünde belirtilmiş olan ürünlerin piyasaya arzında sıkıntıların çok ciddi seviyeye ulaştığı ve ürün fiyatlarının çok yükseldiği dönemdir. Daha önce de belirtildiği üzere, Tıbbi Cihaz üreticileri ve ithalatçıları ürettikleri/ithal ettikleri ürünlerin fiyatlarını serbest piyasa koşullarına göre rekabet ortamında belirlemektedirler. Ürünlerin nihai fiyatı, döviz kuru, ödeme koşulları, toplu alımda fiyat indirimi, rekabet ortamı, pandemi koşulları gibi durumlar ile ortaya çıkmaktadır. satış bedelleri ticari sır olduğundan, kolay bir şekilde elde edilemediğinden ve aynı ürünün fiyatının tespitinin mümkün olunmaması gibi nedenlerden dolayı tulum için 32,49 TL tespit edilmekle birlikte davalı kurumun 09.03.2021 tarihli benzer ürün alımlarında 10.45 TL tulum fiyatının beyan etmesi, davacının dava dilekçesinde tulum için 9 TL fiyat belirtmesi üzerine tulum fiyatının 10 TL olarak hesaplanmasının daha uygun olacağı değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonrasında Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda 28.06.2021 tarihi itibariyle Cerrahi maske adet fiyatı 0.20 TL olarak, tulum fiyatı ise 10 TL olarak değerlendirilmesinin daha uygun olduğu düşünülmektedir. Yukarı ayrıntılı olarak belirtildiği üzere ürün sayılarının tam olarak hesaplanabilmesi için alınan izinlerin ne kadarının kullanıldığına yönelik Ticaret Bakanlığından veri alınması gerekmektedir. Davacının beyan etmiş olduğu miktara yönelik hesaplama yapılacak olursa, 450.000 adet maske x 0,20 = 90.000 TL, 183.150 adet tulum x 10 = 1.831.500 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 24/12/2025 tarihli bilirkişi 4. ek raporu ile; takdirin mahkememize ait olduğu bildirilmiştir. Uyuşmazlık; Sözleşme süresince davalıya teslim edilen ürünlerden ihracat izninin ön görülemez şekilde sonlandırılması nedeniyle davacının karşılığında ihracat yapamadığı ürünlerin talep edilmesine dair davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 19/032025 tarihli dava dilekçesini açıklama dilekçesi uyarınca , Devlet Malzeme Ofisine hibe olarak teslim edilen ancak teslimden sonra çıkartılan KHK ile teslimin sebebinin kalıp kalmadığı davalıya hibe edilen malların aynen iadesine karar verilip verilemeyeceği hususuna ilişkin olup, sözleşme kapsamında hibe olarak teslim edilen malların sözleşmenin feshi nedeniyle aynen iadesi, terditli olarak bedelinin tahsili talebine ilişkindir Davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen 27/04/2020 tarihli İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki 21/04/2020 tarihli sözleşmenin niteliğine bakıldığında ;davacı şirketin ürettiği ürünlerin ihraç için "İhracat ön izin belgesi " almak üzere ...' ya maske ve tulumları hibe etme amacıyla yapılmış bir hibe sözleşmesi olup . sözleşme kapsamında Davacı, Davalı İdareye maske ve tulum teslim etmeyi, Davalı İdare de kendisine teslim edilen hibe ürünleri Sözleşme ile ...' ya bildirme edimini taahhüt etmiştir. Yüklenicinin ihracat ön izin sisteminden faydalandığı yani ... tarafından gerekli bildirimler yapılarak Davacının ihracat izni almasını sözleşme sürecinde sağladığı görülmüş ise de ; Ticaret Bakanlığınca, İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına bağlı olarak tarafların kusur ve iradesi dışında aralarındaki sözleşme esas itibariyle sona ermiş olduğu, bu durum Davalı İdare tarafından kendisinden beklenecek şekilde, Yükleniciye KEP/E-POSTA yoluyla gönderdiği 08.07.2021 tarih ve E-31126777-100-758834 sayılı yazı ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, taraflar arasında imzalanan 21.04.2020 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" nin 14.maddesinde "Sözleşmenin 10.maddesini düzenleyen fesih maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yazılı sebep göstermeden fesih halinde Yüklenicinin tazminat talebinde bulunmayacağı" hüküm altına alındığı, tacir olan davacının davalıya bila bedel maske ve tulum teslimine dair davacının iddia ettiği maske ve tulum teslimine dair edimini her ne kadar davacı yanca davalıya maske teslimine dair somut bir delili bulunmasa da , basiretli bir tacir olarak sözleşme serbestisi çerçevesinde, sözleşmenin 3.maddesine göre gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi halinde bile "Ahde Vefa İlkesi" gereğince , davacı yanını hibe sözleşmesi gereğince verdiği ürünlerin iadesini sözleşmesel ilkeler gereğince talebinin kabul edilemeyeceği , sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan ilgili tebliği,2399 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili protokol hükümlerine uygun olarak taraflar arasındaki sözleşme gereği davalıya teslim edilen maske ve tulumların davalı yanca ücretsiz olarak dağıtımının yapılmış olması,aksine davalının maddi bir kazanç sağladığı hususunun ispatlanmamış olması nedenleri ile de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de davacı yanca bir talepte bulunulamayacağı anlaşılarak ,yukarıda açıklanan gerekçelerden dolayı davacın ürün iadesi ya da bedel iadesi talebinde bulunamayacağı kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınan 37.755,80 TL peşin harçtan, peşin alınan 732 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 37.023,80 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansının artan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2026

KARŞI OY

Tüm dosya kapsamından; davalı 08/07/2021 tarihli yazısı ile taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin 10.maddesinin 1. fıkrasının d bendi uyarınca Sözleşme'nin feshedildiğini davacı tarafa bildirmiş ise de, anılan 1. fıkrada yer alan ve Sözleşme'nin feshini gerektirir mahiyette, davacının Sözleşme'yi gereği gibi yerine getirmediğine yönelik herhangi bir açıklamada bulunmadığı gibi cevap dilekçesi ve yargılama safahatındaki beyanlarında da bu yönde bir açıklamada bulunmadığı, bu haliyle davalı tarafça sözleşmenin 10.maddesinin 1. fıkrasının d bendi uyarınca haklı olarak feshedildiğinden bahsedilemeyeceği, bu itibarla Sözleşme'nin 14. maddesi uyarınca davacının her hangi bir tazminat hakkı doğmadığından da bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Davacının ... nezdinde ihracat ön iznine alabilmek için kamu otoritesi tarafından belirlenen usul dairesinde davalı kuruma yukarıda yer alan yazışmalarda anlaşıldığı üzere 28/06/2021 tarihinde 189.500 adet tulumu bedelsiz olarak hibe ettiği, maske yönünden bir tesliminin bulunduğunun ise ispatlanamadığı, davacının tulumlar yönünden hibe eyleminin tek gerekçesinin ...'ten ihracat ön izni alınması olduğu, buna karşın tulumların 28/06/2021 tarihinde hibe edilmesinden ve davalının 08/07/2021 tarihli haksız fesih bildiriminden sonra 16/07/2021 tarihinde davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen 27/04/2020 tarihli İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) Uyarınca Verilecek İhracat Ön İzinlerine İlişkin Protokol'ün 16.07.2021 tarihi itibarıyla sonlandırılmasına karar verildiği, bu Protokol'ün kamu otoritesi tarafından sonlandırılmasının ise davacı basiretli tacir olsa dahi kendisinden beklenebilir bir ön görü olmayacağı, kamu otoritesi tarafından değiştirilen yahut ortadan kaldırılan uygulamaların tacirler tarafından her zaman öngörülebilir olmasını beklemek mümkün olmayacağı gibi ... pandemisi gibi Dünya tarihinde ilk kez karşılaşılan bir durumda ön görülebilirlikten bahsedilmesinin de zorlayıcı bir beklenti haline geleceği, davacıya bu yönde pozitif bir yükümlülük yüklenemeyeceği değerlendirilmekle, davacının ihracat ön izni alabilmek için tulumları teslim etmesine rağmen, teslim ettiği ürün adedince kendisine faydalandırıcı işlem tesis edilmesi söz konusu olmadığından davalının bu hibe işlemi nedeniyle sebepsiz zenginleştiği davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan davacı davasını belirsiz alacak davası olarak açmış ve dava dilekçesi içeriğinde davalı uhdesinde kalan ürün sayısını yaklaşık 450.000 adet maske ve 183.150 adet tulum olarak hesaplanmışsa da asıl miktarın tespiti için alanında uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğini, tedarik tarihinde maskelerin adet fiyatı 1,25 TL, tulumların adet fiyatı ise 9 TL olup, gerekli görüldüğü takdirde bu hususta fiyat araştırması yapılabileceğini belirterek davasını açmış olup, yapılan yazışmalar neticesinde 189.500 adet tulumun davacı tarafından teslim edildiği, maske yönünden ise bir teslimin bulunmadığı, bu kapsamda 189.500 adet tulum bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacı vekiline talep artırım imkanı tanınmış ise de tulum adedi yönünden davacı vekili talep artırım hakkını kullanmayarak 10/04/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile bilirkişi raporlarına yansıyan ve dava dilekçesi ile harçlandırılan bedel gibi karar verilmesini talep ettiği, mahkememizin 10/04/2026 tarihli ara kararı ile maske ve tulum yönünden talep ettiği bedelleri ayrı ayrı açıklaması istenmiş olup, 27/04/2026 tarihli açıklama dilekçesi ile 450.000 adet maske için 1 TL, 183.150 adet tulum için toplam 2.210.849 TL olmak üzere talepte bulunulduğunu bildirdiği, bilirkişi heyeti 3. ek raporu ile tulum bedelinin tedarik tarihi itibariyle 10 TL olarak hesaplandığı, tedarik tarihinde davalının ve dava dışı ...'in kayıtlarında tulum bedelinin 189.500 Euro olarak yer aldığı, tedarik tarihi olan 28/06/2021 tarihinde Euro efektif satış kurunun 10,4421 TL olduğu, ancak davacı vekilinin 27/04/2026 tarihli açıklama dilekçesi ile 183.150 adet tulum yönünden talepte bulunduklarını beyan ettiği, bu halde aynen iadenin mümkün olmaması halinde iadesi gerekli tulum bedelinin (183.150 adet x 10,4421 TL=) 1.912.470,61 TL olacağı anlaşılmakla bu tutar yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı tarafça davalıya 28/01/2021 tarihinde hibe edilen ... marka 32459395291678900 barkod numaralı tulum (koruyucu iş elbisesi) mahiyetindeki ürünlerin davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedeli 1.912.470,61 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğa katılmıyorum.

Başkan 107432 e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/813, K. 2023/813, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-813-e-2023-813-k-c3857d287ed7