İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/793 E. 2024/302 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/793
Karar No
2024/302
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/793 Esas KARAR NO: 2024/302 DAVA: Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/11/2023 KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında emlak komisyon hizmetinden kaynaklanan sözleşme kapsamında müvekkilince 01/06/2023 tarihli, -------- seri numaralı fatura tebliğ edildiğini, alacağın "-------- Mah. ------- Yolu------- Sok. Dış Kapı No: ------- İç Kapı No: -------- --------" adresindeki, malikleri -------- --------- olan depo mahiyetindeki taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin, davalı ile malikler arasındaki kira sözleşmesine aracılık ettiğini, kira sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilinin de bir kira bedeli olan 400.000,00 TL + KDV ücrete hak kazandığını, ne var ki davalının işbu ücreti ödemekten imtina ettiğini, taşınmaz ile ilgili davalının, 20 mart 2023 tarihinde "---------" e-posta adresinden müvekkiline taşınmaz ile ilgilendikleri yönünde bir e-posta gönderdiğini, bu tarih itibarı ile taraflar arasında sözleşme öncesi müzakereler başladığını, bu müzakerelerin, tüm bu süre zarfında "----------" ile "-----------" arasında gerçekleştiğini, müzakereler sırasında davalının, taşınmazı gördüğünü, eksiklikleri bildirerekk giderilmesini talep ettiğini, bu taleplerin taşınmaz depo sahibi tarafından karşılandığını, bildirilen eksiklikler arasında: "depo içinde var olan kokunun giderilmesi için kimyasal yıkamanın yapılması" bulunduğunu ve söz konusu kimyasal yıkama sözleşme yapılmadan evvel zaten yapıldığını, akabinde davalının kendi kontrollerini yaptıktan sonra 29 mayıs 2023 tarihinde "gelen bilgilere göre depodaki tadilat işleri tamamlanmıştır, 01/06/2023 tarihinde depoyu kullanmaya başlamayı planlıyoruz. Sözleşmenin kaşe ve imzalı olarak aşağıdaki adrese gönderilmesini rica ederiz..." şeklinde bir e-posta gönderdiğini, bu e-posta doğrultusunda da 01/06/2023 tarihinde söz konusu depoya ilişkin taraflar ---------- Şirketi İle ------- ---------- arasında kira sözleşmesi yapıldığını, iddia edilen koku sorunu sözleşme yapılmadan evvel ortadan kaldırıldığını, davalının da yukarıda belirtilen e-postada bu hususu teyit ettiğini ve taşınmazı kullanmaya başlayabileceklerini ifade ettiğini, yani davalının, gerekli kontrolleri yaptığını ve bir sorun olmadığını müvekkiline ve kiraya veren malike bildirdiğini, sözleşme imzalanmış olmasına karşın müvekkilinin hak kazanmış olduğu emlak komisyonculuk ücretini davalının ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin 19 Haziran 2023 tarihinde: "Ödemeler ile ilgili destek olabilir misiniz? Ödemeler henüz gerçekleşmedi. Saygılarımla" şeklinde bir e-posta gönderdiğini, işbu e-postaya cevap olarak ise 21 Haziran 2023 tarihinde davalının kendilerine depo hizmetleri aldıkları firmadan gelen e-postayı ilettiğini ve "Depo hizmetleri aldığımız firmadan gelen mail aşağıdaki gibidir. Depoda temizliğin ve yıkama işleminin yapıldığını iletmiştiniz. Kontrolünü Rica Ederiz: 'Yeni açılan --------- Depo'da sanırım daha önce zirai ilaç üretilmekteydi. Yapılan ziyarette insan sağlığını ciddi tehlikeye sokacağını düşündüğümüz bir durum vardır. Deponun kimyasal ölçümü yapılmalı, bu hali ile depoda personel çalıştırmak çok risklidir. Olası bir zehirlenme veya meslek hastalığı--------olarak sizi de etkileyecektir. Konu ile ilgili acil bir görüşme yapılmalı ve önlem alınmalıdır. Şu anki şartlarda ilgili alanda personel çalıştıramayacağımızı belirtmek isterim...' " şeklinde bir yanıt verdiğini, söz konusu sağlık endişesinin taşınmaz maliki tarafından önemsendiğini ve bu hususta kendisinin bir çalışma yaptığını, söz konusu çalışma tamamlandıktan sonra müvekkilinin davalıya şu e-postayı gönderdiğini, "-------- deponun tarafınızdan teslim alınmasından ve ekiplerinin çalışmasından sonra çıkan probleme istinaden yapılan çalışmalardan örnekler ek'te gönderilmiştir. Yapılan işlemler sırasıyla:Tüm zemin ve duvarlar ilgili kimyasallar ile tekrar yıkandı ve dezenfekte edildi. Rögar kanalları vidanjör marifetiyle yıkandı ve kimyasal atıkları temizlendi. Kokunun kaynağı olan zemin betonları -------- ile kaplandı.Tüm bölümler ---------- jeneratörü ile dezenfekte edildi. İlgili laboratuvardan destek alınarak ortam --------- ölçümleri yapılmış sonucu beklenmektedir.Tüm bunlardan bağımsız olarak; 29 Mayıs 2023 tarihli e-postanızda, depoda yapılması gereken tadilatların bitirildiği ve depoyu 01/06/2023 tarihinde kullanmaya başlayacağınız ve kontratın hazırlanması konusunu talep etmenize, kontrat hazırlanıp deponun firmanız tarafından kullanmaya başlamanıza rağmen firmanız iç yapısında kullandığınız tedarikçi kayıt sisteminde kayıt sırasında oluşan aksaklıkları mazeret göstererek hem depo sahiplerine ödenmesi gereken kira bedeli hem de tarafımızdan yapılan hizmetin karşılığı ödenmemiştir. Her iki konu, Borçlar Kanunu ve Taşınmaz Ticareti Yönetmeliğinde açık şekilde ifade edilmesine rağmen kontrat yapılmasını müteakip yapılmamış ve bekletilmektedir. Depo sahibi kontrat hükümlerine uygun hareket etmesine rağmen tarafınızdan da aynı hassasiyeti bekliyoruz." şeklinde olduğunu, yukarıda sözü edilen --------- ölçümlerinin; Deney laboratuvarı olarak faaliyet gösteren, ------- --------- ile --------- standardına göre akredite edildiğini --------- Şti. Tarafından yaptırıldığını ve laboratuvar deney sonucu davalı ile paylaşıldığını, taşınmaz malikinin, davalının tüm talepleri gibi bunu da geri çevirmeyip titizlikle üzerinde durduğunu, Bu süreç ile ilgili olarak müvekkilinin tarafları bilgilendirmeye devam ettiğini, simsar olarak üzerine düşeni yerine getirdiğini, olası risklerin giderilmesine ilişkin tüm çalışmalar yapılmış olmasına karşın; davalı bu defa da söz konusu ölçümün kendi ekiplerinden biriyle tekrar yapılmasını talep ettiklerini, neticeten davalının, sözleşme öncesi müzakereleri yeni talepleriyle 4 ay boyunca uzattığını, defalarca taşınmazı ziyaret edip kontrollerde bulunduğunu ve en son yukarıda belirtilen 29 Mayıs tarihli e-posta ile her şeyin tamamlandığını ve artık depoyu kullanmaya başlayabileceklerini belirttiğini, depoyu kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra da dayanaktan yoksun bir şekilde kokuyu gerekçe göstererek kira bedelini ve müvekkilinin emlak komisyonculuk ücretini ödemekten imtina ettiğini, son olarak 31/07/2023 tarihinde davalının depoyu teslim etmek istediklerini belirten bir e-posta gönderdiğini ve bu tarih itibariyle kira akdinin de sona erdiğini, müvekkili tarafından tebliğ edilen faturaya karşılık olarak iade faturası düzenleyip taraflarına tebliğ ettiklerini, bu nedenle müvekkili tarafından da 04/08/2023 tarihinde ihtarname ile söz konusu iade faturasına itiraz edilmiş olmasına rağmen ücretin halen ödenmemiş olması ve yukarıda izah olunan sebeplerle hukuki alacağını tahsil edemeyen müvekkili için icra takibi başlatıldığını, ancak davalının iyi niyetten yoksun şekilde takibe itiraz ettiğini ve eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilerek takibin kaldığı yerden devam etmesine, davacı lehine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete karşı karşı -------- İcra Müdürlüğü'nün---------- E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine müvekkili şirketçe yetki yönüyle de itiraz edildiğini, zira söz konusu borca ilişkin uygulanabilecek özel bir yetki kuralı bulunmadığından, takibin genel yetkili yer olan, borçlunun ikamet adresinin bulunduğu yer olduğu gerekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edildiğini, bu itiraz üzerine --------- İcra Müdürlüğü tarafından yetkisizlik kararı verilerek dosyanın talep halinde --------- İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiğini, nitekim davacı tarafından ---------- Arabuluculuk Bürosu'na yapılan arabuluculuk başvurusuna da yetki itirazında bulunulduğunu, --------- Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından da yetki itirazlarının kabul edildiğini, akabinde arabuluculuk süresinin --------- Arabuluculuk Bürosu nezdinde tamamlandığını, bu kapsamda, işbu davaya konu olan icra takibinin yetkisiz olan --------- İcra Müdürlüğünde başlatıldığı açık olmasına rağmen, davacı tarafından icra dosyasının yetkili olan --------- İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edilmediğini, halbuki davacı tarafından yetki itirazı akabinde talepte bulunulması, dosyanın --------- İcra Müdürlüğüne gönderilmesi, --------- İcra Müdürlüğünce yeni bir ödeme emri düzenlenerek müvekkili şirkete tebliği gerektiğini, bu kapsamda, davacının itirazın iptalini talep ettiği icra takibinin usulüne uygun şekilde başlatılmadığının açık olduğunu, öncelikle icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep etmesi gereken davacının, bu usuli gerekliliği yerine getirmeden açtığı davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini,--------- bulunan dava dışı-------- ve --------- ait olan 6023 m2'lik taşınmazın kiralanması için bu kişilerin emlak danışmanlığını yapan davacı -------- İş Geliştirme ile görüşmelere başlandığını, söz konusu taşınmazda yapılan incelemeler neticesinde, taşınmazın kullanımına engel teşkil edebilecek hususlar tespit edildiğini, bu hususlar 19.04.2023 tarihli e-posta ile depo maliklerinin emlak danışmanlığını yapan davacıya bildirildiğini, söz konusu taşınmazın daha önce tarım ilacı üretimi amacıyla kullanıldığını, buna rağmen tarım ilacı üretimi sona erdikten sonra bir temizlik çalışması yapılmadığının anlaşıldığını, söz konusu taşınmazda incelemeler yapılırken yoğun bir kimyasal madde kokusu olduğunun fark edildiğini, davacıya gönderilen 12.05.2023 tarihli e-postada taşınmazdaki çalışmaların ne zaman bitirileceğinin sorulduğunu, bu e-postada yine "Depo içinde var olan kokunun giderilmesi için kimyasal yıkamanın yapılması" hususuna yer verildiğini, davacı tarafından gönderilen 13.05.2023 tarihli e-postada tüm eksikliklerin giderilip 17.05.2023 tarihinde taşınmazın teslim edileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından taşınmazdaki tüm tadilatların tamamlandığı bilgisinin verilmesi üzerine müvekkili şirket ile dava dışı -------- ve -------- arasında 09.06.2023 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin kiraladığı dış depolarda ürünlerin indirilmesi, istiflenmesi, paketlenmesi ve tekrar yüklenmesi gibi konularda yüklenici firmalardan hizmet aldığını, Müvekkili şirket tarafından dava konusu taşınmazda hizmet vermesi için anlaşılan yüklenici firma tarafından depoda hizmet verilmeye başlandıktan hemen sonra, depoda yoğun bir koku olduğu, kimyasal ölçüm yapılmasının ve gerekli önlemlerin alınmasının uygun olacağı, aksi halde bu durumun çalışanların sağlığını olumsuz etkileyebileceğinin bildirildiğini, bu doğrultuda davacıya 21.06.2023 tarihinde ekinde, depoda bulunan gider kanalı ve içindeki kimyasal maddelerden kaynaklı sarı renk almış su birikintisini gösteren bir fotoğraf da bulunan e-posta gönderildiğini, davacıya 21.06.2023 tarihinde söz konususöz konusu e-posta gönderildikten yalnızca bir gün sonra 22.06.2023 tarihinde yüklenici firmanın çalışanlarından ikisinin depodaki kokudan dolayı yaşadıkları rahatsızlık nedeniyle kötüleştiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davacı ve depo maliklerine gerekli uyarıların yapıldığını, 26.06.2023 tarihinde depo maliklerine konuyla ilgili bir ihtarname de gönderilerek, depodaki kokunun ve diğer tehlikelerin giderilmesi için gerekli çalışmanın yapılması ve deponun kullanıma hazır hale getirilmesinin talep edildiğini, aksi halde kira sözleşmesinin feshedileceği ve taşınmazın kullanılamamasından kaynaklı zararların tazmin edileceğinin bildirildiğini, ancak taşınmazdaki kokunun tam anlamıyla giderilemediğini, bu nedenle müvekkili şirket adına depo maliklerine gönderilen 27.07.2023 tarihli ihtarname ile deponun kullanıma elverişli olmaması sebebiyle kira sözleşmesinin feshedildiği ve taşınmazın 31.07.2023 tarihinde tahliye edileceğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından depo maliklerine gönderilen 04.08.2023 tarihli son ihtarname ile dava konusu taşınmazın anahtarlarının teslimi için tevdi mahalli tayini talep edildiği; müvekkili şirketin taşınmazın erken tahliye edilmesinden kaynaklı operasyonel masraflar nedeniyle doğan zararı bulunduğu; müvekkilinin bu süreçte taşınmazın tamamını kullanamadığı ve kira borcu söz konusu olabilecek olsa dahi bunun kullanılan 1380 m2'lik alanla sınırlı olacağının bildirildiğini, buna rağmen depo malikleri tarafından iki aylık kira bedelinin tamamı olan 800.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine itirazı için depo malikleri tarafından açılan davanın --------- E. sayılı dosyasında görüldüğünü, bununla birlikte davacı tarafından da müvekkili şirkete karşı "gayrimenkul kiralama aracılık hizmeti" konulu 01.06.2023 tarihli ----------- numaralı 400.000,00 TL + KDV tutarlı faturanın dayanak gösterildiği icra takibinin başlatıldığını, tüm bu nedenlerle İcra takibinin yetkisiz --------- İcra Müdürlüğünde başlatılmış olması ve yetkili icra dairesine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine, Müvekkili şirket ile davacı --------- İş Geliştirme arasında müvekkil şirketin hizmet bedeli ödemesini gerektirecek geçerli bir kiralamaya aracılık sözleşmesi bulunmaması ve her halükarda müvekkili şirkete kullanıma elverişli olmayan bir taşınmazın kiralanması sebebiyle ayıplı verilen hizmete ilişkin talep edilen ücrete ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali için açılan haksız davanın reddine, davanın kabulü halinde dahi müvekkili şirket ile davacı -------- İş Geliştirme arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığından hizmet bedelinin tamamına ilişkin talebin reddine, davacı -------- İş Geliştirme tarafından ödenmesi talep edilen hizmet bedeline ilişkin ancak yargılama ile giderilebilecek bir uyuşmazlık bulunması ve dolayısıyla likit bir alacağın bulunmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller,-------- İcra Müdürlüğü'nün---------Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. --------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 480.379,62-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 26/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 22/08/2023 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasında akdedildiği iddia edilen simsarlık/komisyonculuk sözleşmesi sebebiyle davacının alacağını tahsil için yaptığı takibin itiraz üzerine durması neticesinde duran takibin devamının sağlanması amaçlı itirazın iptali davası olduğu, tekmil dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında simsarlık/komisyonculuk sözleşmesinin bulunmadığı, zira dosyada mevcut olan ve davacının sunduğu gayrımenkul satış /kiralama simsarlık sözleşmesi başlıklı sözleşmenin de davacı ile mal sahiplerinden biri olan ---------- arasında akdedildiği, yine davacı tarafından dosyaya sunulan Emlak Gösterme belgesinin de kiracı sıfatıyla --------- isimli bir kişinin adına düzenlendiği, ayrıca bu kişinin adı ve telefonu belgenin sağ alt köşesine yazılmış ise de metinde bu kişiye atfen atılmış herhangi bir imzanın da bulunmadığı, üstelik isim soyisim ve telefon numarası yazılı kısmın da üzerinin bariz şekilde çizilmiş olduğu, dava dışı ---------- isimli şahsın davalının yetkilisi yahut davalı adına hareket eden bir kişi olup olmadığının da dosya kapsamından anlaşılamadığı, ezcümle tüm bu tespitler özelinde davacı ile davalı arasında komisyon/simsarlık sözleşmesi tahtında bir sözleşme bulunmadığı, davalının bu taşınmazı kısa süreliğine kiracı sıfatıyla kullanıp akabinde kira sözleşmesini muhtelif sebepler ile feshetmesinin arada simsarlık sözleşmesi bulunmadığı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki 6098 sayılı TBK'nın 520/3 maddesi gereğince simsarlık sözleşmesinin taşınmazlar söz konusu olduğunda yazılı olarak yapılmış olmasının geçerlilik şartı olduğu, oysa taraflar arasında yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı, itirazın iptali davasının ön koşulunun usulüne uygun bir takip başlatılmış olması ve bu takibe süresi içinde usulüne uygun itiraz edilerek takibin durdurulmuş olması olduğu, İİK 50 maddesi gereği eğer yetkisiz icra dairesinde yapılan takibe dayanılarak itirazın iptali davası açılmış ise davanın bu nedenle reddinin gerekeceği, yine -------- - --------- sayılı kararında da belirtildiği üzere itirazın iptali davasında mahkemenin icra dairesinin yetkisini inceleyerek kendi yetkisini de belirlemiş olacağı, eğer icra dairesi yetkisiz ise dava şartlarının oluşmayacağı, --------- sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahkemece yapılan inceleme neticesinde icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise “Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine” dair karar verilmesi gerekeceği, --------- nin yerleşik kararlarında; itirazın iptali davasının koşullarından birisinin icra dairesinin yetkili olması olduğundan, mahkemenin yetkiyi resen ele alacağı ve Yargıtay yerleşik içtihatları ve İİK göz önünde bulundurularak yetkisiz icra dairesinde yürütülmekte olan takibe dayanılarak açılmış bulunan itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan red edilmesi gerektiği belirtilegeldiği, dava şartlarının davanın her aşamasında; ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın hâkim tarafından kendiliğinden gözetileceği, (6100 S. HMK md. 115/1) itirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerektiği, yapılan icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan nitelikte bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, İİK.'nın 50.Maddesi gereğince takip yerinin borçlunun ikametgahı mahkemesi olduğu, somut olayda borçlunun ikametgahının --------- olduğu, takibin ise --------- yapıldığı, borç para borcuna ilişkin olduğundan alacaklının ikametgahı icra dairesinin yetkili olduğu kabul edilse dahi, dosyanın incelenmesinde, alacaklı olan davacının ikametgahının da --------- olup icra takibinin ise -------- yapıldığı, -------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalıya karşı yapılan icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı, davalının takibe itirazları sırasında borca itirazları ile birlikte; icra dairesinin yetkisine de itiraz ettikleri, davalının yerleşim yeri adresinin ---------- olduğu, bu durumda usulüne uygun yapılan bir takibin varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davanın "özel dava şartı" noksanlığına dayalı olarak usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davaya konu takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı anlaşılmakla, davanın HMK 114/2 ve 115/2.Maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 8.060,58 TL harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 7.632,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25/04/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/793, K. 2024/302, T. 25.04.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-793-e-2024-302-k-be4cdda50ca7