İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/792 E. 2024/600 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/792
- Karar No
- 2024/600
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/792 Esas KARAR NO :2024/600
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/11/2023 KARAR TARİHİ:09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili davalı satıcı ... ... ...'den 09/09/2021 tarihinde ... plakalı aracı satın aldığını, müvekkili ile davalı ... ... ... ... plakalı ... marka aracın satışı konusunda 222.000,00-TL bedelle anlaştıklarını, .... Noterliğinin 09.09.2021 tarih ve ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket aracın sağlam ve ayıpsız olduğu inancıyla aracı satın almış olmasına karşın araçta ciddi derecede yağ kaçağı çıktığını, bu haliyle müvekkili araçtan gereği gibi faydalanamadığını, önemli ölçüde zarara uğradığını, müvekkili araçtaki ayıbı davalı satıcıya ihtarname ile bildirdiğini, davalı taraf üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, müvekkili sözkonusu araçtaki bu gizli ayıbı vakit kaybetmeden .... Noterliğinin 29.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini yahut tüm masrafları kendilerine ait olacak şekilde aracın onarılması gerektiğini, malın ayıplı olmasından kaynaklanan seçimlik haklarını saklı tutarak davalı satıcıya bildirdiğini, müvekkilinin davalı satıcı tarafından hiçbir yanıt alamadığını, müvekkili adına 10.04.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduklarını, son oturum tutanağı ile görüşme sağlanamadığını, uyuşmazlığa konu araçtaki gizli ayıp sebebiyle müvekkili ciddi miktarda onarım bedeli ödemek zorunda kaldığını, araçtan gereği gibi yararlanamadığını, ayıptan sorumluluk satılanın, satıcı tarafından vaat edilen nitelikleri taşımaması veya satıcı tarafından vaat edilmemiş olsa da satılanın niteliği gereği değerini veya ondan beklenen faydayı azaltan ya da ortadan kaldıran eksikliklerinden dolayı satıcının sorumluluğunu ifade eder ve satıcının kusurundan bağımsız kanundan doğan bir borç niteliği taşıdığını, ayıp halinde, alıcı, satış sözleşmesi ile ulaşmak istediği ifa menfaatini elde edemediğini, ayıptan sorumluluk, satıcının satılanın teslimi ve mülkiyetini geçirme borcunun tamamlayıcısı olma özelliğini gösterdiğini, satıcının satılanın ayıpları nedeniyle sorumluluğuna gidilebilmesi için satış konusu malın alıcıya teslim edilmiş olması, alıcının, satılanı gözden geçirmesi (muayene) ve bunun neticesinde ayıbın varlığını tespit etmesi halinde bunları satıcıya bildirmesi (ihbar) gerektiğini, dava konusu araçtaki ayıp gizli bir ayıp olduğunu, gözden geçirme külfeti, satılandaki açık ayıpların tespit edilmesine ilişkin olduğunu, bu gizli ayıplar, gözden geçirme ile araştırmaya konu edilemeyeceğini, usulüne uygun gözden geçirme ile tespit edilebilen ayıplar, gizli ayıp niteliği taşımayacağını, somut olay değerlendirildiğinde müvekkilinin satın almış olduğu araçta yağ kaçağı bulunması araçtaki gizli ayıbı ortaya koyduğunu, araçtaki gizli ayıp sebebiyle davalıların sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin araç için yapmış olduğu tüm masrafların müvekkile ödenmesi gerektiğini, müvekkili gizli ayıbı ihbar etmesine karşın hiçbir dönüş alamadığını, bu süre zarfında araca kendisi masraf yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin yapmış olduğu masrafların müvekkiline ödemesinin gerektiğini, müvekkili ile davalı arasındaki araç satım sözleşmesi bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiil niteliğinde olduğunu, ticari iş niteliğindedir ve bu nedenle TTK hükümleri uygulanacağını, ticari satış, sözleşmenin iki tarafının da tacir olduğu, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan satış olarak tanımlandığını, Türk Ticaret Kanunu, ticari satışlarda ihbar yükümlülüğüne ilişkin özel düzenleme getirdiğini, bu yönüyle TBK'dan ayrıldığını, TTK madde 23 hükmü incelendiğinde 3 ayıp türü için farklı ihbar süreleri belirlendiğini, madde gereğince; malın teslimi sırasında açıkça görülebilecek ayıplar bakımından ihbar süresi malın tesliminden itibaren 2 gün,malın teslimi sırasında açıkça belli olmamakla birlikte olağan bir muayene ile tespit edilebilecek ayıplar için ihbar süreci alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün olduğunu, olağan bir muayene ile ortaya çıkmayacak ve malın kullanımı esnasında saptanabilecek gizli ayıplar ise TBK madde 223 gereğince ayıbın ortaya çıkması ile derhal satıcıya bildirilmesinin gerektiğini, TTK m.23/1-c yollamasıyla Türk Borçlar Kanununun 223.maddesi hükmü, ticari satışlarda gizli ayıp durumunda uygulanacağını, gizli ayıp, çoğunlukla imalattan kaynaklanan ve zamanla kullanım esnasında orta çıkan, emtiadan istenilen verimin alınmasına engel olan ayıplar olduğunu, Yargıtay gizli ayıbı, emtianın teslimi sırasında açıkça belli olmayan ve ayrıca alıcının tesellümünden sonra sekiz gün içinde yapılacağı veya yaptıracağı muayene ile de anlaşılması mümkün olmayan ve fakat zamanla ve malın kullanılması sırasında ancak ortaya çıkacak olan bir ayıp olarak tanımlandığını, somut olayda araçta gizli ayıp olduğu aşikar olduğunu, müvekkili araçtaki gizli ayıbı fark ettiğinde .... Noterliğinin 29.11.2022 tarihli ve ... yevmiye numarasıyla araçtaki ayıbı derhal davalıya bildirdiğini, davalı tarafından dönüş alamadığını, davalıdan dönüş alamayan müvekkili araçtaki gizli ayıp sebebiyle aracı kullanabilmek adına aracı tamir ettirmek zorunda kalmış veyüklü miktarda maddi zarara uğradığını, davalılar araçtaki gizli ayıp dolayısıyla davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, dava konusu aracın satıcısı ... ... ..., davalı ... A.Ş., ... markasının Türkiye mümessili ve Türkiye geneli distrübütörü, ... A.Ş. ise yetkili satıcısı olduğunu, araçtaki gizli ayıptan dolayı davalı şirketlerin müteselsil sorumluluğu bulunduğunu, hasar tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını, fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydı ile bilirkişi incelemesinden sonra artırılmak üzere kısmi olarak belirlenebilen 17.830,000 TL maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline ve kısmi alacak davanın kabulünü, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde: dava yetkili mahkemede ikame edilmediğini, müvekkili şirketin genel merkezi ve ikametgâh adresi ... Mahallesi, ... Caddesi No: 10-C, ... Kat: 2 Kat :3, 34846 Maltepe/İstanbul olduğunu, T.T.K. ve H.M.K. M. 6 gereği, davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu aracın üreticisi veya satıcı müvekkili ... A.Ş olmadığını, müvekkili şirket, davaya konu aracın üreticisi veya satıcısı olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir sözleşmesel bağ bulunmadığını, davanın müvekkili şirkete yöneltilmiş olması kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket araç satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, müvekkile atfedilebilecek hiçbir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, müvekkili şirketin hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu davanın esasa girilmeksizin husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının talebi zamanaşımına uğradığını, usulden reddinin gerektiğini, zamanaşımı süresinin de dolduğunu, davacı aracını müvekkili şirket veyahut yetkili bayilerinden almadığını, aracın ikinci el olduğunu, ikinci el olarak almış olduğu araçtan kaynaklı distribütör olan müvekkili şirket hukuken sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin aracın satışının tarafı hiçbir zaman olmadığını, aracın ticari araç olarak kullanılması, bakımlarının zamanında yapılmaması birçok sefer el değiştirmesi de göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, aracın ayıplı olmadığını, dava konusu araçta teknik bir arıza veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, davaya konu araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen tekrarlayan bir arıza-gizli, ayıp-üretim hatası söz konusu olmadığını, davaya konu araç hâlihazırda dahi davacı tarafça kullanılmakta ve km’si her geçen gün arttığını, bu hususun araçta kullanıma engel bir durumun olmadığının açıkça ortaya koyduğunu, davaya konu araçta iddia olunan şikayetlerin devam etmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, davanın külliyen reddinin gerektiğini, davaya konu aracın kaza geçirip geçirmediği ve bunun sonucunda yetkili servis niteliğini haiz olmayan yerlerde işlem/onarım görüp görmediği tarafımızca bilinmediğini, bu nedenle aracın tramer kayıtlarının celbi ile kaza hasarının bulunup bulunmadığını, bu hususların araştırılmasının gerektiğini, davaya konu aracın kaza geçirip geçirmediği ve bunun sonucunda yetkili servisi olmayan yerlere işlem/onarım görüp görmediği tarafınca bilinmediğini, aracın tramer kayıtlarının celbi ile başkaca kaza hasarının bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılmasını, ulaşılacak bilgilere karşı ve kredi borcu/takyidat/haciz/rehin/dain mürtehin hakkı sahibine davanın ihbarı/muvafakatinin alınması hususlarına ilişkin cevap haklarımızı saklı tuttuklarını, haksız, usule ve hukuka aykırı davanın öncelikle; usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan küllen reddini, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın yukarıda izah edilen nedenlerle husumet yokluğu yönünden reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde: müvekkili şirket, aracın imalatını yapan taraf değil yalnızca satışını yapan taraf olduğunu, var olduğu iddia edilen ayıplardan sorumluluğu bulunmadığını, üretim kaynaklı bir sorun olması halinde açılacak davada, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığının aşikar olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddini, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddini talep ettiklerini, davacı taraf, davaya konu aracı müvekkili şirket bayisinden almadığını, aracı öncelikle davalı müvekkili, diğer davalı ... ... ...'e sattığını, ... ... ... ise aracı davacıya sattığını, diğer davalının, davacıya yaptığı satış işleminin müvekkili şirket tarafından bilinmesinin imkanı olmadığını, müvekkili şirket sıfır araba satışı yaptığını, akabinde satın alan kişinin de aracı satması sonucu dava konusu aracın ikinci el vasfına düştüğü aşikar olduğunu, ikinci el olarak alınan aracın aynı zamanda ticari maksatla kullanılması, bakımlarının yapılmaması veyahut zamanında yapılmamasından dolayı gizli ayıp olarak öne sürülen arızaların aslında ayıp kaynaklı olmadığı kullanıma bağlı olduğu, aracın ayıpsız olduğu ve davacının kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiği de izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirket ... marka araçların sadece satıcılığını yapan yetkili bayi olduğunu, satışı yapılan araçların üreticisi olmadığından olası bir gizli ayıptan da hukuken sorumlu olmayacağı açık olduğunu, araç satışı diğer davalı ile davacı arasında yapıldığını, müvekkili şirket satış ilişkisinde taraf olmadığını, araçtaki arıza müvekkile yasal süresi içerisinde usul ve yasaya uygun bildirilmediğini, davacı taraf, aracı diğer davalıdan teslim aldıktan bir süre sonra sorunların baş gösterdiğini ifade ettiğini, yasal düzenleme, var olduğu iddia edilen gizli ayıpların derhal bildirilmesi gerektiği yönün olduğunu, TTK m.23 “Ayıp açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.” hükmünü getirdiğini, davacının, satın almış olduğu aracı inceleme-incelettirme yükümlülüğünü yerine getirmediği açık ve net olduğunu, kanuna uygun davranmış olacak ve imalattan kaynaklı bir ayıbının olup olmadığı anlaşılacağını, davacı, TTK m.18 gereği “ Tüm faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlüdür.” süresi içinde bildirilmeyen ayıplardan müvekkilinin sorumluluğunun doğmayacağını, ayrıca ayıbın bildirilmesiyle birlikte temerrüde düşürme hakkının kullanılmasını içeren bir bildirim, TTK 18/3’te sayılan ispat şekillerinden birisi ile yapılmasının gerektiğini, davacı vekilinin sunduğu dava dilekçesinde, gizli ayıbın noter vasıtasıyla davalıya bildirildiği iddia edildiğini, delil olarak sunulan işbu ihtarname incelendiğinde sadece davalı ... ... ...'e keşide edildiği anlaşıldığını, davacı tarafça müvekkili şirkete bildirimde bulunulduğunu, yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmamış olması sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı da aşikar olduğunu, var olduğu iddia edilen ayıp, aracın kullanılmasına engel teşkil ettiğini, davacı taraf, bu süreçte aracı kullanmaya devam ettiğini, araçtan yararlanmaya devam eden davacının, işbu davayı ikame etmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, araç kısa sürede olağan dışı kilometre yaptığını, bu hususun da araştırılarak iddia olunan arızaların kullanımdan kaynaklı olup olmadığını, aracın bakımlarının gerektiği gibi yapılıp yapılmadığını, aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığını ve yetkili servis dışında herhangi bir tamir veya bakım işleminin yapılıp yapılmadığının araştırılmasının gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın öncelikle usul yönünden reddini, esasa girilmesi halinde hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazminine ilişkindir. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 27/11/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Dava konusu araca yönelik yapılan inceleme neticesinde: dava konusu aracın satın alındıktan yaklaşık 3 ay sonra servis girişinde ve 18.12.2021 tarihli ve ... numaralı faturada aracın 5.27 b km'de olduğu dikkate alındığında aracın satış esnasında bu km den daha düşük km de satın alınmış olduğunda şüphe olmadığı, dosya muhteviyatında .... Noterliğinin 09.09.2021 tarihli ve [5(60 keşide no.lu Satış Sözleşmesi ile dava konusu aracın I no.lu davalı ... tarafından davacıya 222.000,00 TL. bedel ile satılmış olduğu, söz konusu aracın ilk servis girişinin Motor Yağı değişimi olarak 18.12,2021 tarihi olduğu, bu kapsamda aracın satın alındığı tarih itibariyle 3 (üç) ay içerisinde motor yağı eksiltmesinin havaim olağan akışına ve teknik teamüllere aykırı olduğ, söz konusu aracın servis geçmişine bakıldığında her seferinde aracın periyodik bakımına yönelik rutin parça değişimleri ile Motor Yağı bütünlemesi yapılarak { 2 seferde karter Tapa Contası değişimi yapılmıştır.) aracın davacıya teslim edilmiş olduğu, oysa ki ilgili servislerde aracın defalarca aynı sorun ile geldiği dikkate alınarak profesyonel hizmet anlayışı ve müşteri memnuniyetine yönelik sorunun köktü olarak çözülerek gerekli araştırmaların yapılarak sorunun kaynağında çözülerek davacıya teslim edilmesi gerektiği, bu kapsamda araçta defalarca aynı işlem yapılarak giderilemeyen hasardan (Dosya muhteviyatına sunulmuş olan KDV dahil toplam I 7.830,00 TL. onarım / bakım bedelinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunmuştur.) ve ayıplı hizmet nedeni ile giderilemeyen yağ akılma sorunu nedeni ile büyüyebilecek muhtemel hasarlardan dava dışı ... motorlu araçların sorumlu olduğu, vermiş oldukları hizmetinde ayıplı hizmet olduğunu, dosya muhteviyatında her ne kadar 3 no.lu davalı tarafından sorunun tekrarlanmadığı, sorunun çözülmüş olduğu vb. iddialar olsa da verilen hizmetteki eksikliklerin ve aracın defalarca aynı sorun nedeni ile servisine götürülmüş olduğu ve sorunun çözülemediğin belgelerden açıkça anlaşıldığı, dava konusu araçta ilgili yetkili servisleri tarafından yağ akıtmasına yönelik kronik bir arızasının bulunduğu ve bu arızanın profesyonel hizmet veren yetkili servisler tarafından giderilememiş olduğu, dava kapsamında aracın yağ akıtma sorunu nedeni ile davacının yapabileceği aracı yetkili servisine götürme yükümlülüğünü zamanında ve defalarca yerine getirmiş olduğu dikkate alındığında kullanıcı hatasından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu aracın gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, dava konusu araçtaki sorunun motor yağı eksiltmesine yönelik olduğu dikkate alındığında sorunun mekanik ve/veya üretim hatasından kaynaklanan bir sorun olduğu ve kullanıcı hatasından kaynaklanmış olmasının mümkün olmadığı, dosya muhteviyatına sunulmuş olan faturaların tamamının periyodik bakım ve yağ değişimine yönelik olduğu, ve yaklaşık 4.000- 7.000 km de bir (En son bakim olması gerektiği gibi bir önceki bakımdan 15.000.00 km sonra yapılmıştır. Ancak aracın sürekli gereken periyotlardan çok daha önce yapılmış olduzu ve çok kısa süreler ile filtre değişimlerinin yapılmış olduğu görülmüştür.) rutin bakım periyotları düzensiz olarak yapılmış olduğu, bu kapsamda dosya muhteviyatına sunulmuş olan toplam 5 (beş) adet fatura toplamı 5.282,74 TL + 5.438,99 TL + 3.137,61 TL + 379,96 TL + 224,20 TL - 14.463,30 TL nin ayıplı hizmet nedeni ile meydana gelmiş olduğu, dava konusu motordaki Motor Yağ Eksiltme sorunun yukarıda belirtildiği gibi bir çok neden ile meydana gelebileceği, bu hususta olay meydana geldiğinde yapılmış bir tespit / Teknik Rapor / Mütalaa Raporu/ Mahkeme tespiti vb. dosya muhteviyatında bulunmadığı,( Dava konusu olay üzerinden yaklaşık 3 (üç) yıl geçmiştir.) bu nedenle mahkeme ara kararı gereği yerinde inceleme talebine yönelik olarak söz konusu araçtaki sorunun motor yağ kaçağı olduğu ve üzerinden 3 (üç) yıl geçmiş olduğu dikkate alındığında mevcut arızası nedeli ile aracın kullanılıyor olmasının hayatın olağan akısına ve teknik teamüllere aykırı olduğu (Menfi), bu nedenle eğer araç kullanılıyor ise mutlaka onarım yapılmış olması gerektiği, aksi taktirde aracın motorunda ciddi hasar meydana geleceği, söz konusu motorun araç üzerinde inderilmeden fiziki olarak motor yağ kaçak sorunun fiziki olarak anlaşılmasının sünümüz teknik imkanları ile mümkün olmadığı, nitekim servisi tarafından da fiziken inceleme yapıldığından sorunun kaynağının anlaşılamamış olduğu, bu hususun ... telefon no ... Hukuk Bürosundan Avukat Neslihan Hanım ile (Ofis telefonu olan ... yerinde inceleme koordinesi için aranmıştır.) yapılan görüşmede araç motorunun araçtan indirilmesinin/ tekrar araca bindirilmesinin gerektiği, bu kapsamda servis randevusu alınması gerektiği, ve işçilik olarak maliyetin yüksek olabileceği, hususunun davacı vekiline izah edilmiş olduğu, davacı vekili tarafından müvekkili ile yapılan görüşme neticesinde kendilerininde araştırma yaptıklarını ve maliyetin yüksek olması nedeni ile araç üzerinde inceleme yapılmasını istemediklerini ve bu hususun yazılı olarak UYAP sistemi üzerinden mahkemeye talep olarak gönderileceğinin beyan edilmiş olduğu, bu kapsamda söz konusu aracın gizli ayıplı mal olmakla birlikte motordaki yağ akıtma sorunun kaynağı tespit edilmeden onarım maliyetine yönelik değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olmadığı şeklinde raporu hazırlamıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 09.09.2021 tarihinde davacı tarafından davalı ... ( ...) den .... Noterliğinin 09.09.2021 tarih ve ... keşide no.lu Araç Satış Sözleşmesi ile satın alınmış olan ... plaka sayılı aracın satış esnasında ayıpsız ve sağlam olarak satıldığı belirtilmiş olmasına rağmen aracın ciddi derece yağ akıttığının iddia edildiği, söz konusu aracın araç satış sözleşmesinde kilometresinin bildirilmeyeceğinin beyan edilmiş olduğu, dolayısı ile km bilgisinin bulunmadığı, aracın sıfır olarak yetkili bayiiden alınmadığının sabit olduğu, bu haliyle davalılar ... Ve Satış A.ş.'nin Söz konusu hasardan sorumlu olduklarının ispatlanamadığı, pasif husumetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalılar bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Söz konusu aracın ilk servis girişinin Motor Yağı değişimi olarak 18.12.2021 tarihi olduğu, bu kapsamda aracın satın almdığı tarih itibariyle 3 (üç) ay içerisinde Motor Yağı eksiltmesinin hayatın olağan akışına ve teknik teamüllere aykırı olduğu, dava kapsamında aracın yağ akıtma sorunu nedeni ile davacının yapabileceği aracı yetkili servisine götürme yükümlülüğünü zamanında ve defalarca yerine getirmiş olduğu dikkate alındığında kullanıcı hatasından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu araçtaki sorunun motor yağı eksiltmesine yönelik olduğu dikkate alındığında sorunun mekanik ve/veya üretim hatasından ka maklanan bir sorun olduğu, bu nedenle dava konusu aracın gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda dosya muhteviyatına sunulmuş olan toplam 5 (beş) adet fatura toplamı 5.282,74 TL 4 5.438,99 TL 4 3.137,61 TL * 379,96 TL 4 224,20 TL — 14.463,30 TL nin ayıplı mal satımı nedeni ile meydana gelmiş olduğu ve fatura bedellerinin kadri maruf olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği anlaşılmış olup davalı ...'in gizli ayıplı malı satmasından dolayı sorumluluğunun devam ettiği, aksinin iddia ve ispat edilemediği anlaşıldığından davacının 14.463,30 TL'lik zararının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ... bakımından kısmen kabulü ile 14.463,30 TL nin 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Diğer davalılar ... Ve Satış A.ş. Bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 3-Karar harcı 987,99 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 304,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 683,49 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 304,50 TL peşin harç ve 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 612,75 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 780,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.780,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 3.066,25 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 14.463,30 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar ... A.Ş ve ... A.Ş kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 17.830,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 604,23 TL'sinin davacı taraftan, 2.595,77 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/07/2024
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır