İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/517 E. 2024/513 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/517
Karar No
2024/513
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/517 Esas - 2024/513 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/517 Esas KARAR NO : 2024/513

HAKİM :... KATİP : ...

DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05.01.2022 KARAR TARİHİ : 17.07.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18.07.2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin kendisine ait işyerinin zemin kapamasını yapmak amacıyla ekte sunmuş olduğu davalılardan ... A.Ş ye ait faturadan da anlaşılabileceği üzere diğer davalı .... A.Ş ye ait karo tabir zemin fayanslarından beğendiğini ve sipariş verdiğini, akabinde davalı şirketlerden ... A.Ş söz konusu ürünleri müvekkilinin teslim ettiğini, müvekkilinin akabinde söz konusu ürünleri zemine anlaşmış olduğu işçiler vasıtasıyla döşettiğini, müvekkilinin söz konusu fayans (karo) döşeme işi bittiğinde kontrole gitmiş ve söz konusu fayansların beğendiği fayanslar olmadığı zemininin tırtıklı ve imalat hatası ürünlerin kendisine gönderildiğini farketmiş ve zaman kaybetmeden davalı şirketlerden ... A.Ş ye başvurmuş ancak söz konusu başvurusunun dikkate alınmadığını, müvekkiline teslim edilen ürünlerde (fayans) gizli ayıp bulunmakta olup ürün yapısında hata bulunması özel uzmanık gerekitiren rutin kontrolle tespit edilemediğini, müvekkilinin bu durum üzerine diğer davalı şirket olan .... A.Ş ve söz konusu ürünlere ilişkin şirketin yetkili servisi olan .... olan ...'e başvurmuş ve kendisine söz konusu ürünlerin ürün yapısında hata olduğuna dair rapor verilmiş olup söz konusu raporu da ekte sunduklarını, ürün yapısında hata raporu verilmesinin akabinde davalı şirketlerden olan .... A.Ş nin bayisi olan diğer davalı şirkete yani ... şirketine tekrar söz konusu rapor ile başvurmuş ancak olumlu herhangi bir sonuç alamadığını, Müvekkili tarafından .... Ticari dava şartı arabulucuk dosyası üzerinden uğramış olduğu zararı talep etmiş ancak söz konusu arabulucuk başvurusunun da olumsuz sonuçlandığını, Müvekkili tarafından söz konusu karo tabir edilen fayansların değiştirilmesi için fiyat araştırması yapıldığında ise ekte sunmuş olduğu yeni malzeme ve işçilik fiyatı dahil olmak üzere toplam 70.000,00-TL tutacağının bildirildiğini, söz konusu fayansların (karo) gizli ayıplı olması ve kullanıma elverişli olmaması nedeniyle müvekkilinin zararı mevcut olduğu gibi söz konusu ürünlerin yapısında hata olması nedeniyle tam ve işlevsel ve amacına uygun kullanımı mümkün olmayıp fayansların değiştirilmesi ve müvekkilinin zararının giderilmesi zorunluluğu nedeniyle iş bu davayı açma zaruriyetinin olduğunu talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı vekilinin diğer davalı ... Anonim Şirketinden karo satın aldığını, karolar döşendikten sonra döşenen karoların beğenmiş oldukları karolar olmadığını, tırtıklı ve imalat hatası olan ürünlerin gönderildiğini, gizli ayıbın bulunduğu iddiası ile tazminat talebinde bulunduğunu, dava konusu karoların satış tarihi 30.06.2021 olup davacı tarafından müvekkili şirket yetkili servisine ayıp iddiası ile başvuru tarihinin 07.10.2021 olduğunu, ayıplı mal iddiasında bulunan tacirin seçimlilik haklarını kullanabilmesi için süresinde ve usulüne uygun bir şekilde ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, bu düzenlemeye göre davacının malın satım ve teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, davacının dava konusu ürünleri 30.06.2021 tarihinde satın aldığı halde müvekkili şirketin yetkili servisine 07.10.2021 tarihinde başvurduğunu dolayısıyla 8 günlük yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tarafın üretim hatasına yönelik iddialarının tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, üretim hatasına ilişkin raporun bulunmadığını sadece başvurusunun bulunduğunu, müvekkili şirketin üretmiş olduğu seramiklerde üretim hatasının bulunup bulunmadığının sadece laboratuvar ortamında yapılacak test sonucu ortaya çıkacağını belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir . Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle : Ayıplı mal iddiasında bulunan tacirin seçimlik haklarını kullanabilmesi için süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, TTK madde 23'e göre teslim sırasında açıkça belli olan ayıplar yönünden ayıbın 2 gün içerisinde satıcıya bildirilmesi gerektiğini, düzenlemenin devamında ise malda açık ayıp söz konusu olmasa bile, malın satım ve teslim alan tacirin 8 gün içinde malı inceleme ve incelettirme yükümlülüğü bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten iş yeri zeminine döşenmek üzere karo satın aldığını, karolar döşendikten sonra kontrole gittiğini, söz konusu karoları beğendiği karolar olmadığını, tırtıklı ve imalat hatası olan ürünlerin gönderildiği iddiasının bulunmadığını, dava konusu karoların satış ve teslim tarihi 30.06.2021 olduğunu, davacı tarafından üretici diğer davalı .... ayıp iddiası ile başvuru tarihinin 07.10.2021 olduğunu, davacının dava konusu ürünleri 30.06.2021 tarihinde satın aldığı halde üretici şirketin yetkili servisine 07.10.2021 tarihinde yani 3 ay 7 gün sonra başvuruda bulunduğunu 8 günlük yasal süresini geçirdiğini, belirtilen nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava değeri/ harca esas değer yönünden kısmi dava açılamayacağından davada harcın tamamlattırılması gerektiğini, yetkili servis tarafından sunulduğu iddia edilen raporun gerçekte bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerin üreticisi değil satıcısı olduğunu, seramiklerde üretim hatasının bulunup bulunmadığının ancak laboratuvar ortamında yapılacak inceleme neticesinde ortaya çıkacağını belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; Davacının davalı ... Ltd. Şti'den almış olduğu karo zemin fayanslarının ayıplı olduğu iddiası ile uğranılan zararın tanzimi davasına ilişkindir. ... Servis tarafından gönderilen davacının başvurusuna ilişkin tüm bilgi ve belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusunun üründe gizli ayıp olduğu, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği hususlarda üründeki bu gizli ayıbın çıplak gözle yapılan inceleme ile tespit edilemeyeceği. Dava konusu üründeki iddia edilen gizli ayıbın ancak alanında uzmanlaşmış taraf teşkil etmeyecek (tarafsız) laboratuvar marifetiyle yapılması gerektiği, bunun için davaya konu uygulama mahallinden ve üreticiden uzmanlar marifetiyle numune alınarak, numunelerin ... standardı yönünden analiz edilip, sonuçların karşılaştırılması gerektiği kanaatindeyim, davacı tarafın talebi ve muvafakatı ile alınan 3 adet numuneye ait incelemenin davalı .... A.Ş ait .... yapıldığı tespit edildiğinden, alınan numunelerin Seramik İnceleme konusunda Akreditasyon Belgesi olan, davaya taraf teşkil etmeyecek bir laboratuvar veya ...'nin karo incelemesi yapabilen herhangi bir laboratuvarına gönderilerek ürünleri ... standartlarına uygun olup olmadığı, Kalite Kontrol Dikdörtgen Karolar İçin Yüzey Düzgünlüğü, Kenar Düzgünlüğü ve Gönyeden Sapma, renk ve desen olarak, başka bir ifade ile gizli ayıplı olup olmadıklarının tespit ettirilmesi gerektiğini ayıp ihbarı hususundaki değerlendirmelerim; Ayıp ihbarı hususunda ilgili kanunda hüküm açık olmasına. karşın, satın alınan ürünün toplamda 525,60 m² olduğu ve teknik özellikleri dikkate alındığında, toplamda yaklaşık 365 Kutu malzeme olabileceğini bu nedenle ürünün paletli ve korunaklı olarak paketlendiği, teslim alınmasından, nakliyesi, sonrasında uygulama mahalline ulaştırılmasına kadar geçen sürede bakıp kontrol edilmesinin kolay olmayacağı, teknik olarak mümkün olmadığını ancak uygulama bölgesine gelişinden sonra uygulama başladığında veya prova esnasında (uygulama provası) paketlerin açılması esnasında fark edilebileceği, müşterinin bu ürünü bu aşamada uygulamayı yapan usta (işçi) veya şahsen kontrol edebileceği, dolayısıyla ayıp ihbar süresi başlangıcının uygulama başlangıcı veya prova esnasında paketlerin açılması olarak dikkate alınmasının daha uygun olacağını mahalde döşenmemiş numune olmadığı için malzemede fiziki olarak herhangi bir inceleme yapılamadığını, ilgili .... döşeme işinin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıldığının tespit edildiği yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK. 23/1-c madde de düzenlenmiştir. Ancak ayıp ihbarının maddede belirtilen süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/1-c. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanunun 223. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacaktır. Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğu şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz. Burada muayene ve ihbar külfetini yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur. Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır. Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Borçlar Kanununun 227. maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği gibi zamanaşımı süresi dolsa bile kendisine karşı açılan davada ayıptan doğan defi hakkını ve seçimlik haklarını ileri sürebilir. Bu halde artık alıcının ayıpları bildiği ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde;avacının davalı ... Ltd. Şti'den almış olduğu karo zemin fayanslarının ayıplı olduğu iddiası ile uğranılan zararın tanzimi davasına ilişkin olduğu, davacının imkan bulur bulmaz gözden geçirme yükümlülüğü bulunduğu, fayansların zemine uygulandığı, yapılan bilirkişi incelemesinde ilgili Seramik-Karo döşeme işinin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıldığı, fayans numunelerinin bulunmadığı, zemine uygulandığı, gizli ayıbın ispatlanamadığı ve ayıp ihbarının makul süre geçtikten sonra 3 ayı aşkın sürede yapıldığı da dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE; 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına 3-Davalılar davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 1.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irât kaydına, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18.07.2024

Katip .... ¸ e-imzalıdır

Hakim ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/517, K. 2024/513, T. 17.07.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-517-e-2024-513-k-c01f58dab1be