İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/737 E. 2026/187 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/737
- Karar No
- 2026/187
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/737 Esas KARAR NO : 2026/187
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'un sevk ve idaresindeki davalılardan ...'a ait ... Aş nin işleteni olduğu, ... plakalı araçla 13.06.2019 tarihinde .... caddesinde müvekkillerinin 6 yaşındaki çocukları ...'a çarptığını ve bu çarpma neticesinde Adli Tıp raporuna göre ...'ın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır etkiliyecek nitelikte yaralandığı ortaya çıktığını, ... plakalı araç davalılardan ... AŞ'nin otogardan müşterilerini taşıyan servis olduğunu, bu davalı aracın işleteni olduğunu, ... plakalı araç ... poliçe no ile ... Sigorta AŞ sigortalı olduğunu, devam eden sürecte bu sigorta firması ... Anonim Şirketine katıldığını, araç sürücüsü ...'un ...5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... es ve ... k. Say. ilamıyla taksirle yaralamadan cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza davası devam ederken zorunlu trafik sigortacısı ... Sigorta AŞ'ye iade taahütlü müracaat edilmiş herhangi bir yanıt alınamadığını, arabuluculuk daire başkanlığına tüm davalılar taraf gösterilmek suretiyle müracaat edildiğini ancak 01.11.2022 tarihinde taraflar anlaşamamış ... Arabuluculuk Bürosu arb. büro dosya no ... dosyayla anlaşamamazlık tutanağı tutularak taraflarca imzalandığını, ayağından yaralanan çocuğun büyük ihtimalle kemik kırığı nedeniyle ömür boyu topal kalma ihtimali olduğunu, aracın çarpması nedeniyle ruhsal bir travma yaşayan çocuk geceleri ağlayarak uyanmakta sürekli kendisine araba çarptığını gördüğünü, halen tedavi süreci devam ettiğinden maddi zararın tam ve kesin kaydıyla belirsiz alacak davası olarak kazanç arttırılmak üzere artırma hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak kazanç kaybı çalışma gücünün azalmasından (maluliyet) nedeniyle kazanç kaybı için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasak faiziyle birlikte 50.000,00 TL maddi tazminatın, tedavi giderleri için fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte 15.000,00 TL maddi tazminatın, anne için 100.000,00 TL, baba için 100.000,00 TL, çocuk için 200.000,00 TL'nin manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, dava masraf ve avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ...A.Ş. Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkillerinin ve şirkette çalışan otobüs şoförünün kusuru bulunmadığını, söz konusu kazanın oluşumuna dair davacı tarafından herhangi bir belirtmede bulunulmamış olduğundan bu hususta gerekli araştırmanın yapılmasını, huzurdaki davada davacılar tarafından oldukça yüksek şekilde maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, talep edilen rakamların taraflarınca kabul edilemez olduğunu, dava konusu olay ile ilgili bilirkişi delilline dayanılmasını, davada taraf konumunda bulunan sigorta şirketine yapılan başvuru ve sonuçlarının da irdelenmesini, dava konusu kazada müvekkillerine ait araç ... Anonim Şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Kapsamında poliçesi bulunmakta olduğunu, ilgili şirketin davada taraf olması nedeniyle ayrıca davanın ihbarına bu aşamada gerek bulunduğunu, davacı tarafından belirtilen ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı dava dosyasından haberlerinin bulunmadığını, müvekkillerinin hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini ve davanın gerektireceği tüm harç ve masraflar ile avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacıların davası yaralamalı trafik kazası sebebiyle kalıcı ve geçici maluliyet ile tedavi giderinden oluşan dayanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında davalı sigorta şirketi tarafından 20.12.2018 tarihli zorunlu trafik sigortası kapsamında 20.12.2018- 20.12.2019 tarihleri arasında geçerli sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın davacılardan Küçük ...'a 13/06/2019 tarihinde çarpması nedeniyle oluşan trafik kasası sebebiyle davacı Küçk ...'ın maluliyetinin bulunup bulunmadığı, varsa maluliyet durumunun ne oduğu, küçük ...'in kazada meydana gelmesindeki etkisinin ne olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde varsa kusur durumunun ne olduğu, davacı küçük ... için davalılardan talep edilebilecek maddi tazminat miktarının ne kadar olması gerektiği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davaya konu trafik kazasına ilişkin kovuşturma dosyası ilgili Mahkemeden celp edilmiş, taraflardan gerçek kişi olanların ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin yapılan araştırma tutanakları dosya arasına alınmış, SGK tarafından tanzim edilen medula listeleri ve tarafların Takbis sorgu kayıtları dosya arasına alınmıştır. Dosyaya celp edilen ... 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davalılardan ... hakkında "Taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek" suçundan mahkumiyetine karar verildiği, verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davaya dayanak trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti için bir trafik bilirkişinden alınan 13.05.2024 tarihli kusur raporunda özetle; dosya içeriği ve olay mahallinde yapılan inceleme ile olay yerinde tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağı 3. Sayfasında yer alan kazanın özeti bölümündeki ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 03.10.2022 tarihli raporunda belirtildiği şekli ile; ... plakalı ticari araç şoförü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen 74/a: "Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışlarına yaklaşırken yavaşlamamak varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermemek " kuralını ihlal ettiği olayda 1.derecede kurulu (%75) olduğu, yaya küçük ...'ın; 2918 S. K . T. Kanun ve Yönetmeliğinin 68/1-c "Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde; taşıt yolu üzerinde trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmak, yasaktır" Kuralını ihlal ettiği olayda 2. Derecede kusurlu olduğu (%25) yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasında alınan kusur raporu ile delil olarak celp edilen kovuşturma dosyasına alınan kusur rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafi,k İhtisas Dairesinden alınan 31.01.2025 tarihli kusur raporunda raporunda özetle; davalı sürücü ...'un %50 (yüzde elli) oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın davranış faktörlerinin %50 (yüzde elli) oranında etken olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası değerlendirilerek davacı ...'ın davaya konu kaza nedeni ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik kapsamında davacının maluliyet oranı ile iyileşme süresinin tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 16.05.2025 tarihli raporunda özetle; Kurulun ... tarih, ... karar nolu ve ... tarih, ... karar nolu müzekkereleri ile kişiye ait olay tarihli tüm tıbbi belgelerin (muayene bulguları, konsültasyon notları, epikriz raporları) ve radyoloji tetkiklerinin DICOM formatında CD kopyalarının gönderilmesi istendiği ancak dosya içerisinde görülmediği, UYAP üzerinden E-nabız bağlantısıyla erişilen olay tarihli yeterli tıbbi belge olmadığı, Kurulda yapılan muayenesinde olay sonrası ...Hastanesi’ne başvurduğunu belirttiği, olay tarihli tüm tıbbi belgelerin gönderilmesi halinde yeniden dosyanın yeniden değerlendirilebileceği, mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu, 16/08/2013 doğumlu, ...’ın 13/06/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olayla illiyetli yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasının tedavi gideri yönünden talep edilecek tazminatın belirlenmesi için SGK uygulamaları konusunda uzman bilirkişisinden alınan 31.07.2025 tarihli raporunda özetle; SGK ödemesi KTK 98. Maddesi ve Trafik Sigorta Genel Şartları gereğince sorumluluğu 267,23-TL olduğu, belgesiz ve SGK kapsamı dışındaki davacıların yapmış oldukları tedavi giderleri ve paramedik harcamlarının %50 kusur kapsamında 5.216,35 TL miktardan davalıların müştereken mütelsilen sorumlu olacaklı ve kazaya sebebiyet veren aracın sağlık giderleri limitinin 360.000,00 -TL olduğu limitler dahilinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu yönünde bir iddia ve talep bulunması hâlinde gerçek zararın tespit edilebilmesi bakımından kusur durumu, kişinin gelir durumu, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömür süresi, maluliyet oranı gibi birden fazla veri bir arada göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmaktadır. Dolayısıyla tazminat hesabında (varsa geçici işgöremezlik süresinin ve) maluliyet, (sürekli iş gücü kaybı) oranının usulüne uygun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak koşuluyla bu belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi, üniversite ya da araştırma hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıkları aracılığıyla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin kayba uğradığı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay uygulamaları ile benimsenen mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir. Dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 56. (BK m. 47) maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere TBK’nın 56. maddesi gereğince vücut bütünlüğü zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. (BK m. 47) maddesi hükmüne göre takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar 22.06.1966 tarihli ve ...E., ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü Kanun’un takdir hakkı verdiği hususlarda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O hâlde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve ... E., ... K.; 02.03.2021 tarihli ve... E., ... K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...Esas ...Karar) Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, davacının kaza tarihinden önce gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dosya arasına alınan nüfus kaydına göre davacı küçüğün kaza tarihinde 6 yaşında olduğu anlaşıldığından geçici iş göremezlik talep edemeyeceği, davacının sağlık gideri kapsamında hesaplanan tedavi giderlerinden davalıların sorumlu olduğu tutarı talep edebileceği Mahkememizce değerlendirilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin... E. ve ... K., ... E. ve ... K., ... E. ve... K. sayılı kararları). Ayrıca Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Trafik Genel Şartları’nın 3. maddesinin (e) bendi uyarınca manevi zararlar trafik sigortası teminatının dışındadır.( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı küçük ...'ın davaya dayanak yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, kaza tarihi itibariyle 6 yaşında olduğu anlaşıldığından tespit edilen iyileşme süresi 1 ay olsa dahi geçici iş göremezlik nedeniyle de maddi tazminat talep edemeyeceği, davacıların tedavi giderinden doğan zararlarından davalıların sorumlu o9ldukları bedelin toplam 5.216,35 TL olduğu, davacılar her ne kadar davalı sigorta şirketinden de manevi tazminat talep etmiş iseler de zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinin manevi zarardan sorumluluğunun bulunmadığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, davaya dayanak kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, yaralanma derecesi nazara alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, Tedavi ve yol giderinden oluşan 5.216,35 TL maddi tazminatın dava tarihinede itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 732,00- TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 7.941,04 TL'den tahsili ile bakiye kalan 7.941,04- TL harcın karar kesinleşmesi ve talep halinde davacılara iadesine, Davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.216,35 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, Davalılardan ..., ... Ticaret Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ..., ... Ticaret Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 17.470,75 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.397,66 TL ile 7.941,04 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı toplamı 9.608,55 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine taraflara iadesine, 2-Davacıların davalı ... A.Ş.'ye yönelik manevi tazminat talebinin reddine, Davalı ... A.Ş lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 3-Davacıların diğer davalılar ..., ... ve ... A.Ş'ye yönelik manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... ve ... A.Ş'den tahsili ile davacı küçük ...'a verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... ve ... A.Ş'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... ve ... A.Ş'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 4-Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... A.Ş'den tahsili ile davacılara verilmesine, Davalılardan ..., ...ve ... Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ..., ... ve ... Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.732,40-TL nispi karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat davası yönünden dosyada yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine taraflara iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 2.952,00-TL'nin davalılardan, 328,00-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair davacılar vekili ile Davalı ... A.Ş. ve ... yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır