İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/684 E. 2026/181 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/684
- Karar No
- 2026/181
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : DAVALI : ... - ... VEKİLİ : DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizden verilen 16/12/2021 tarih ve ... Esas sayılı ... kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Konya İlinde ağır iş makineleri ticareti yapan bir firma olduğunu, davacının davalı kuruma uzun yıllar pek çok ihtiyaç duyulan iş makineleri parçası sattığını, yine şifahi ihale ile son defa 1997-1998 yıllarında muhtelif faturalarla (22 adet) 7.341,62-TL toplam tutarlı KDV dahil yedek parça satışı yaptığını, bu faturaların bedellerinin sözlü ve birden fazla da yazılı olarak talep edildiğini, davalı kurumun bu taleplere verdiği yazılı cevaplarda fatura bedellerinin bir kısmını kabule yanaştığını, bir kısmını ise gerçeğe aykırı fatura sayarak bedelini ödemekten imtina ettiğini, davalı kurumun kabule yanaştığı fatura bedellerini ise müfettiş raporu ile belirlenen kurum zararına usulsüz olarak mahsup ettiğini yazılı beyanla bildirdiğini, tüm bu olaylar üzerine davalı kurum aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasıyla icra işlemi yapıldığını, davalı kurumun bu icra takibine karşı borca itiraz suretiyle fatura bedellerini tümüyle kabulden kaçındığını ve takibi durdurduğunu, açıklanan sebeplerle davalı kurumdan müvekkilinin 22 adet fatura bedeli alacağının fatura tarihleri itibariyle ticari faiz ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkili şirketin ikametgah adresinin İstanbul olduğunu, davanın yetkili İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğinden davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, Tuz Sanayii Müessese Müdürlüğüne bağlı ... Tuz İşletmesi Müdürlüğünce demirbaşlarına kayıtlı iş makineleri onarımlarında ve yedek parça alımlarında tespit edilen aksaklıkları inceleyen Başmüfettiş ... tarafından düzenlenen 14/08/1998 tarih ve ... sayılı disiplin soruşturma raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının bazı iş makinelerinde bulunmayan parçaları makinenin parçasıymış gibi göstermesi, yani bazı parçaları hayali olarak fatura etmesi, gerçekte orjinal olmayan bazı parçaları faturalarına orjinal katalok numarası vererek veya yazı ile orjinal yazarak fatura düzenlemek suretiyle kuruluş zararına sebep olunduğundan dolayı dava konusu faturalardan sebep herhangi bir alacağın ödenmesinin mümkün olmadığını, az yukarıda bahsedilen müfettiş raporuna istinaden Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ( ...daha sonra ... ) dosyası ile alım satıma fesat karıştırmaktan kamu davası açıldığını, yine kuruluşca davacı aleyhine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... ( ... ) Esasına kayıtlı alacak davası açıldığını beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalı tarafça ödenmeyen faturalardan sebep alacağın tahsili talebinden ibarettir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 1997-1998 yıllarında muhtelif faturalarla (22 adet) 7.341,62-TL toplam tutarlı KDV dahil parça satışından sebep davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ( ... ) sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin 12/12/2024 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 20/10/2025 tarihli raporda özetle; Dava konusu borcun kaynağı olan faturaların, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında olduğu, ancak, Konya . İcra Müdürlüğünün 26.05.2025 tarihli yazısı ile ... Esas sayılı dosyanın imha edilmek üzere SEKA'ya gönderildiği, UYAP sistemi üzerinde kayıtlı evraka rastlanılmadığının bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturaların hangi faturalar olduğunun kesin olarak tespit edilemediği, Gerek Teftiş Raporu, Gerekse Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas (İlk Esası ... sayılı dosyası incelendiğinde içeriklerinin 1997 yılına ait faturalar olduğu, Dosyada daha önce alınan 25/05/2010 tarihli Bilirkişi Raporunda davaya konu borcun kaynağı faturalar olarak gösterilen ve tutarları uyuşan faturaların birinin 25.12.1997 tarihli, diğerlerinin 15.01.1998 tarihli olduğu, Davaya konu borcun kaynağı faturaların 25/05/2010 tarihli Bilirkişi Raporunda bahsedilen faturalar olduğunun kabul edilmesi halinde ise söz konusu faturaların bir tanesi hariç (25.12.1997 tarihli, ... sayılı fatura) hepsinin 15.01.1998 tarihli olması nedeniyle gerek Teftiş Raporu gerekse Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas (İlk Esası ... ) sayılı dosyasında bahsedilen faturalardan olmadığı hususları bilirkişi tarafından tespit ve değerlendirmeye konu edilmediğini bildirir kanaat raporunun sunulduğu görülmüştür. Davalı kurumun müfettiş raporuna göre savcılığa suç duyurusunda bulunulması üzerine Konya .Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı şirket yetkilisi ve davalı kurum çalışanları hakkında ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, emniyeti suistimal suçlarından yapılan yargılama sonucunda en son mahkemece davacı şirket yetkilisi hakkında ihaleye fesat karıştırma suçu bakımından verilen beraat kararının Yargıtay tarafından zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle bozularak kamu davasının düşmesine karar verildiği, diğer sanıklar hakkındaki beraat kararlarının da aynı şekilde zamanaşımı nedeniyle bozularak kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı hukuk hakimini bağlamayacak olup, ceza mahkemesinin maddi fiilin sübutuna ilişkin kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı kesinleşmiş bir maddi fiilin sübutu niteliğinde olmadığından hukuk hakimini bağlamayacaktır. Ancak hukuk hakiminin ceza dosyasındaki delilleri de değerlendirerek neticeye varacağı hususunun nazara alınması gerekir. Bu durumda, hukuk hakiminin uyuşmazlığı çözmek için ceza dosyasındaki deliller de dahil olmak üzere dosya içeriğinde bulunan tüm delilleri objektif bir biçimde takdir ederek sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafından 22 adet faturaya dayalı olarak toplam 7.341.622.500 TL (altı sıfır atılmış haliyle 7.341,62) TL alacak talebiyle eldeki dava açılmış olup, davacının ticari defterlerinin incelenmesiyle ilgili bilirkişi raporunda çoğunluğu 15/01/1998 tarihli toplam 24 adet faturanın bilgileri rapora eklenmiştir. Davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde müfettiş raporunda, 15/01/1997 tarihli faturaların bedelini oluşturan toplam 6.451.945.000 TL'nin , 3.256.805.000 TL 'sinin davacıya ödenmemesi, bakiye 3.195.140.000 TL'sinin ise karşılığı olan malzemenin (Firmaya ödenmesi uygun görülen faturalarda kayıtlı malzemelerin) fiyat araştırması yapılarak belirlenecek gerçek fiyatlar üzerinden adı geçen firmanın alacağına kaydedilmesinin ancak davacının toplam 4.906.761.450 TL kuruluş zararına sebep olması nedeniyle davacının alacağına kaydedilecek miktarın davacıya ödenmemesi gerektiğinin bildirildiğini beyan ederek davalı kayıtlarına geçen ve bedelleri davacıya ödenmeyen toplam 6.451.945.000 TL'lik faturalardan bahsedilmektedir. Yine davalı tarafından davacı şirketin de içerisinde bulunduğu kişilere karşı Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında zarar ziyandan kaynaklı tazminat davası açıldığı, yargılamanın neticesinde davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Öncelikle bam kararı doğrultusunda davacıya hangi faturalardan dolayı alacak talebinde bulunduğunun açıklattırılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; Gerek Teftiş Raporu, Gerekse Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas (İlk Esası 2007/181) sayılı dosyası incelendiğinde içeriklerinin 1997 yılına ait faturalar olduğu, Dosyada daha önce alınan 25/05/2010 tarihli Bilirkişi Raporunda davaya konu borcun kaynağı faturalar olarak gösterilen ve tutarları uyuşan faturaların birinin 25.12.1997 tarihli, diğerlerinin 15.01.1998 tarihli olduğu, Davaya konu borcun kaynağı faturaların 25/05/2010 tarihli Bilirkişi Raporunda bahsedilen faturalar olduğunun davacı tarafça da kabul edildiği, söz konusu faturaların bir tanesi hariç (25.12.1997 tarihli, ... sayılı fatura) hepsinin 15.01.1998 tarihli olması nedeniyle gerek Teftiş Raporu gerekse Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas (İlk Esası ... ) sayılı dosyasında bahsedilen faturalardan olmadığı (Bakınız Müfettiş adli soruşturma raporu sayfa 4'teki idari emir tarihleri) açıkça ortadadır. Bu anlamda davalının savunmasına esas faturalar da bahsedilen 2017 yılına ait faturalardır. Yani dava konusu faturalar değildir. Bu nedenle de cevap dilekçesindeki bir kısım ifadeler davalı aleyhine yorumlanamaz (istinaf ilamındaki kaldırma yönünden gerekçe). Eldeki davaya konu faturaların ne ağır ceza mahkemesi dosyası ile ne de Asliye hukuk mahkemesi dosyası ile alakası yoktur bu nedenle de bahsedilen dosyaların eldeki dava yönünden bağlayıcılığı da yoktur. Alacağın varlığının ve miktarının tespiti bakımından mali müşavir bilirkişi tarafından davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Sunulan 25/05/2010 tarihli raporda özetle; Davacı şirketin davalıya yedek parça satışı yaptığını, bu satışa istinaden düzenlenen 7.341,62-TL tutarında 22 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacıya ait TTK 66.madde uyarınca tutulmuş defterlerin açılış tasdiklerinin notere yaptırıldıktan sonra, belge karşılığı işlendiğini, ancak kapanış tasdikinin olmadığı ifade edilmiştir. Davalı yan ise tüm defterlerini sunamamış bu nedenle talimatla alınan raporda davalının 1997-1999 dönemlerine ilişkin olarak yevmiye defterlerini ibraz etmediğinden dolayı 1997 dönemine ait sunulan defteri kebir defterine göre faturalar ve alacağın tespitinin mümkün omadığı ifade edilmiştir. Yapılan yazışmalara davalı kurumca verilen cevaplarda da 1997-1998 yıllarına ait yevmiye defterlerinin bulunamadığı bildirilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesi; MADDE 222 - (1) "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " hükmünü amirdir. Yine HMK'nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması gerekir. Davaya bu açıklamalar ışığında da bakıldığında yukarıda izahı yapılan hususlar muvacehesinde davacı taraf defterlerinde alacaklı görünse de defterlerin kapanış tasdiklerini yaptırmadığından dolayı lehine delil olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dolayısı ile davacı yan alacağını ticari defterlere göre ispatlayabilmiş değildir. Bahsedilen ağır ceza mahkemesi dosyası ve asliye hukuk mahkemesi dosyası ile de eldeki davaya konu faturalara esas ürünlerin teslim edilip edilmediği ispatlanamamaktadır. Bu nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 110,00 TL peşin harçtan eksik alınan 622,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından karşılanan 60,80TL vekalet suret harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 7.341,62 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.05/03/2026
Katip ... Hakim ...