İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/679 E. 2026/243 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/679
Karar No
2026/243
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/679 Esas KARAR NO : 2026/243

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/10/2023 KARAR TARİHİ : 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı kamyonun ...'in sevk ve idaresindeki müvekkili şirketin sorumluluk sahasındaki ... alanında kullanılmaya başladığını, sürücünün harfiyatı döktükten sonra gerekli tedbirleri almış olmasına rağmen arazi şartları sebebiyle kamyonun geriye gitmesi sonucunda kamyonun 50 metre aşağıya düştüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından tazminat taleplerinin reddedildiğini, poliçe şartlarının ihlal edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, eksper raporunda hasarın ...-TL olarak hesaplandığını belirterek şimdilik ...-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, kazanın müvekkili şirket teminatı kapsamında yer almadığını, kazanın poliçe vadesi kapsamında gerçekleştiğinin ispat yükünün davacı şirkete ait olduğunu, kaza sebebiyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, Jandarma görevlileri ile yaptıkları görüşmede kazanın gerçekleştiği iddia edilen tarihten 15 gün sonra tutanak düzenlendiğinin bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından kaza görüntüleri, kaza tespit tutanağı, araç ruhsatı, poliçe, eksper raporu delil olarak sunulmuş, mahkememizce olaya ilişkin tutanaklar, hasar dosyası getirtilmiş, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkindir. Davacı tanıkları talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenmiştir. Tanık ... ... beyanında ; " 2020-2023 yılları arasında davacı şirkette çalıştım, 2023 yılının kış aylarında bir kamyon devrilmesi kazasını hatırlıyorum, kaza hafriyat sahasında olmuş, biz ... sahasından çıkmıştık, akşam saatleriydi, haber gelince tekrar döndük, kamyonun aşağıya yuvarlandığı haberi geldi ve gördük, şoför yukarıdaydı, wc molasına indiğini söyledi, aracın güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığını bilmiyorum, şoför bize el frenini çektiğini söyledi ama ben görmedim, kamyon uçuruma yuvarlandığı için inip kontrol edemedik, kamyon 3-4 gün orada kaldı, olayın ardından bir kaç gün sonra kolluk haberdar edildi, tutanak tutulup tutulmadığını bilmiyorum, kamyonun kaskosu ve sigortasının olduğunu biliyorum, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur," demiştir. Tanık ... ... beyanında ; " kaza tarihini şuan net olarak hatırlayamıyorum bahsi geçen kamyonu olay günü ben kullanıyordum ... ...nın döküm sahasında hafriyatı dökmek için geri geri yamaca doğru yanaştım damperi kaldırdım hafriyat yamaçtan aşağı döküldü akabinde damperi indirdim imdat frenini çektim aracı güvenli şekilde bırakarak şahsi ihtiyacımı gidermek üzere 2 dakikalığına araçtan ayrıldım o esnada kanaatimce zeminin yumuşaklığı veya döküm sahasının çok yüksek olması nedeniyle kamyon yamaçtan aşağı kayarak yuvarlandı olayın ardından hemen ... ismindeki şefime haber verdim yine şirketin yöneticisi ... bey olaydan sonra kaza mahaline geldi olaya ilişkin tutanak tutulup tutulmadığı olay anında aracın sigortası bulunup bulunmadığı diğer uyuşmazlık noktalarına ilişkin bilgi sahibi değilim aracın hafriyat sahasında olması nedeniyle yaklaşık 15 gün ... kapalı kaldı araç çekildikten sonra 15. Gün jandarmaya ifade vermeye gittik bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur," demiştir. Davalı tanıkları talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenmiştir. Tanık ... ... beyanında ; "... İlçe Jandarma Komutanlığında idari işler astsubayı olarak görev yapmaktayım. Olay tarihinde de idari işler astsubayı olarak görev yapıyordum. Tam tarihini hatırlamamakla birlikte ancak bir süre önce ... ... da çalışan personeller komutanlığımıza geldi. ... ... sahası içerisinde yaklaşık olarak üç dört gün öncesinde araçlarının kaza yaptığını, beyana dayalı tutanak tutturmak istediklerini söylediler. Bizden sadece kaza olduğuna dair tutanak tutmamızı istediler. Görevli jandarma trafik personeline sordular. Onlar da ... sahası içerisinde gerçekleşen kazayla ilgili kendilerinin tutanak tutamayacaklarını söylediler. Bunun üzerine tutanağı sadece olayın tespiti ile amacıyla jandarma asayiş ekiplerinin olay tespit tutanağı tutabileceklerini söylediler. Zaten şahıslar karakola geldiğinde olayın üzerinden üç dört gün geçmişti. Ancak asayiş ekipleri olay yerine gitmedi. O günkü nöbetçi ... komutanı ... ... vatandaşlar ile ilgilendi. Beyana dayalı tutanak düzenlendi. Olay yerine gidilmedi. Aracın hasarlı olup olmadığını görmedik. Sonrasında şahısların beyanına istinaden tutanak düzenlendi. Bu tutanağı ... ... düzenlendi. Bende hazırda bulunan olarak imzaladım. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur." demiştir. Tanık ... ... beyanında ;" Ben tarafları tanımam. Olay tarihinde ... ... İlçe Jandarma Komutanlığında tim komutanı olarak görev yapmaktaydım. Adı geçen firma yetkilileri İlçe Jandarma'ya gelerek gününü tam olarak hatırlamamakla birlikte; 3-4 gün araçlarının şantiye döküm alanında kaza yaptığını, beyana istinaden tutanak tutturmak istediklerini beyan ettiler, ben de beyana istinaden tutanak tuttum. Olay 3-4 gün öncesinden gerçekleştiği için biz olaya yerine gidip bizzat olay mahallinde tutanak tutmadık. Biz, tarafların bize gelip talepte bulunnması üzerine olayın üstünden belki 3-4 gün belki birkaç hafta sonra tutanak tuttuk ancak dediğim gibi tutanak tamamen beyana istinadendi, bu dava dosyasında varsa biz beyan göre tutanak tuttuğumuzu da tutanağa geçirmiştik. Benim bilgim bundan ibarettir. dedi. Tanıklık ücreti istemiyorum," demiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi ve sigorta eksperinden oluşun bilirkişilerden rapor alınmış, ... tarihli raporda özetle; toplam hasar miktarının KDV dahil ...-TL olduğu, aracın kaza tarihindeki 2. El piyasa rayiç bedelinin ...-TL ve hasarlı haliyle sovdaj bedelinin ...-TL olduğu, aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ile hasar onarım maliyeti karşılaştırıldığında onarımının ekonomik olmadığı, pert-total olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, aracın rayiç bedelinden sovdaj bedelini çıkarmak suretiyle hesaplanan gerçek zarar bedelinin ...-TL olduğu, davaya konu olayın kasko poliçesi özel ve genel şartlarına göre teminat kapsamında olduğu, kasko sigortası genel şartlarına göre ihbar süresinin 5 iş günü olduğu, 2918 sayılı KTK. göre ihbar süresinin 2 yıl olduğu, kasko sigortası genel şartlarına göre ihbar süresine uyulmamasına bağlı olarak hasarda bir artış gerçekleşmesi durumunda sigortacının oluşan hasardan indirim yapılabileceği, poliçe özel şartlarına göre aracın yer üstü ... faaliyetinde kullanılması durumunda ödenecek tazminat bedelinden %40 oranında sigortalının paylaşımı olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili ... tarihli rapora karşı itiraz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile ihbar süresine uyulmamasına bağlı olarak hasarda bir artış gerçekleşmesi durumunda ancak hasardan indirim yapılabileceği belirtildiğini, hasar dolayısıyla oluşan tüm zararın sigorta firması tarafından karşılanması gerektiğini, bilirkişi tarafından belirlenen gerçek zarar bedelini kabul etmediklerini beyan etmiştir. Davalı vekili ... tarihli rapora karşı itiraz dilekçesinde özetle ; olayın resmi makamlara bildirilmediğini, düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, zararın davacının belirttiği şekilde olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, zararın teminat dışı kaldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Alınan raporun oluyu uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla itirazların reddini karar verilmiştir. Davacı vekili ... tarihli değer artırım dilekçesi ile ... TL olan taleplerini ... TL'ye arttırdıklarını beyan etmiş, eksik harcı ... tarihinde ikmal etmiştir. Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava olduğunu, ıslah ile artırılan kısım için , davanın zaman aşımı itirazımız sebebi ile reddini, davacı taleplerinin , müvekkil şirket poliçe teminat kapsamında olmaması sebebi ile davanın esastan reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli ve 2021/(15)6-192 E, 2023/157 Karar sayılı kararı). Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000). Somut uyuşmazlığa bakıldığında; dava dilekçesi içeriğinde, davacının, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, alacak talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını gösterir bir ibare mevcut değildir. Davacı ... tarihli dilekçesinde, davasını belirsiz alacak davası olduğunu belirtmiş ise de, dava dilekçesinde davanın belirsiz olarak açıldığıyla ilgili herhangi bir ibare yer almamaktadır Bu haliyle, davanın kısmi dava olduğu, davacının, dava değerini artırdığı ... tarihli dilekçesinin, bedel artırım dilekçesi değil, ıslah dilekçesi olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1446/2. Maddesi hükmü gereğince '' Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.'' Rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçecektir. (Yargıtay 4 HD, 2021/18582 E- 2021/11154 K sayılı ilam) Görüldüğü üzere, sigortalı tarafından rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması ya da geç yapılması sigortacının sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran bir durum olmayıp tazminattan indirim yapılabilecektir. Davalı vekilinin geç bildirimde bulunulmasından dolayı ispat yükünün davacı yana geçtiği, zararın teminat dışı kaldığına yönelik itirazı davacının ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği ispatlanamadığından yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından, kazanın beyan şekilde gerçekleşmediği ileri sürülmüş olmakla bu hususu ispat yükü üzerine düşen davalı sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesinde delil olarak poliçe,hasar dosyası, ekspertiz raporu ve tanık beyanına dayanılmıştır.Davalı tarafça ibraz edilen hasar dosyası, araştırma raporu, tanık beyanları dışında bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğine ilişkin somut bir delil ibraz edilmediği anlaşılmış, dosya kapsamından hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü üzerine düşen davalı sigortacı hasarın,sigortalının beyan ettiği şekilde gerçekleşmediğini ispat edememiş olduğundan sözleşme kapsamında oluşan hasardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık ifadeleri, ... tarihli tutanak, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait kamyonun hafriyat dökümü sırarında birden geriye gitmesi sonucunda, kamyonun yaklaşık 50 metre aşağıya düştüğü, kullanılamaz hale gelerek hasara uğradığı, hasar miktarının KDV dahil ...-TL olduğu, aracın kaza tarihindeki 2. El piyasa rayiç bedelinin ...-TL ve hasarlı haliyle sovdaj bedelinin ...-TL olduğu, aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ile hasar onarım maliyeti karşılaştırıldığında onarımının ekonomik olmadığı, pert-total olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, aracın rayiç bedelinden sovdaj bedelini çıkarmak suretiyle hesaplanan gerçek zarar bedelinin ...-TL olduğu, davaya konu olayın kasko poliçesi özel ve genel şartlarına göre teminat kapsamında olduğu, poliçe özel şartlarına göre aracın yer üstü ... faaliyetinde kullanılması durumunda ödenecek tazminat bedeli üzerinden %40 oranında sigortalı üzerinde kalması kaydıyla müşterek sigorta uygulandığı, buna göre davacının poliçe kapsamında zararının ... TL olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 1420. maddesine göre; sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Eldeki davada; sigorta şirketine bildirimin ... tarihinde yapıldığı, TTK'nın 1427/2. maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 45 gün sonra yani ... tarihinde tazminat ödeme borcunun muaccel hale geldiği, ... olan ıslah tarihi dikkate alındığında, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davacının davasını ıslah ettiği anlaşıldığından, davalının zamanaşımı savunması dikkate alınarak, davanın sadece dava dilekçesinde bildirilen ... TL üzerinden muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kabulüne, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Benzer mahiyette Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. H.D. Dosya no: 2022/1133 Karar no: 2023/1618, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. H.D. Dosya no: 2024/714 Esas Karar no: 2025/784 Karar ,) HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜYLE; ... TL'nin ... tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı sebebiyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan ve tamamlama harcı olarak alınan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk dava gideri, ...-TL peşin harç, ...-TL tamamlama harcı, ...-TL bilirkişi ücreti, ...-TL tebligat gideri, ...-TL müzekkere gideri, ...TL dosya gömleği masrafı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ...-TL'sinin davalıdan davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davada kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ...-TL'sinin davalıdan, bakiyesi ...-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/03/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/679, K. 2026/243, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-679-e-2026-243-k-e51c384daf58