İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/677 E. 2025/22 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/677
Karar No
2025/22
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/677 Esas - 2025/22 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/677 KARAR NO : 2025/22

....

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/10/2023 KARAR TARİHİ : 15/01/2025 K.YAZIM TARİHİ : 16/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına alacağının tahsili amacıyla, davalı / borçlu aleyhine .... Esas sayılı dosyasıyla takibe geçilmiş, lakin kötü niyetli borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı nedenler ileri sürülerek borca itiraz edildiğini, işbu itiraz tümüyle haksız ve kötü niyetli olup, mahkemece iptali ile takibin devamına karar verilmesini, müvekkilinin yurtiçi dağıtım ve kargo hizmeti vermekte olduğunu, davalı / borçlu şirkete de bu kapsamda sürekli bir hizmet verildiğini, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki kurulduğunu, bu şekilde, davalı taraf kargolarını müvekkiline taşıttığını, aradaki ticari ilişki uyarınca müvekkili verdiği hizmetleri faturalandırdığını, davalı taraftan da faturaların ödenmesini talep ettiğini, taraflar arasında bir süre bu şekilde ticari ilişkinin sorunsuz olarak devam ettiğini, lakin davalı / borçlu şirket, bir süre sonra yukarıda belirtilen hizmetlerin verilmesine ve bunların da faturalandırılmasına rağmen, karşılığı olarak ödenmesi gereken fatura bedellerini tam olarak ödemediğini, müvekkili tarafından uzun bir süre iyi niyetle fatura bedellerinin ödenmesi beklendiğini, ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle de müvekkili adına mevcut cari alacağın / faturaların tahsili amacıyla davalı hakkında ilk olarak ....E. Sayılı dosyası üzerinden 01.09.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından açılan takibe öncelikle yetki yönünden itiraz edilmiş, ardından dosya yetkili icra müdürlüğü olan .... Sayılı dosya numarasını almış ve davalı / borçlu tarafından bu icra takibine kötü niyetli ve mesnetsiz olduğu bariz olan bir dilekçeyle itiraz edildiğini, işbu itiraz dilekçesinin mahkeme tarafından incelenmesi halinde, borçlunun hiçbir mesnet yahut beyan içermeyen bir dilekçe sunduğunu, salt amacın takibi sürüncemede bırakarak müvekkilini zarara uğratmak olduğu görüleceğini, davalının müvekkiline borcu olduğu kayıtlar, yapılan işe ait evraklarla sabit durumda olduğunu, davalı müvekkiline yaptırdığı taşıtmaların ücretlerini ödemediğini, kötü niyetli ve borcu ödememe amaçlı davranan davalı, müvekkilinin 01.09.2023 tarihinde cari hesap alacağı olan 104.855,79-TL bedel için icra takibi başlattıktan sonra, 08.09.2023 tarihinde geriye dönük / geçmiş tarihli fiyat farkı faturası düzenlediğini, ve cari hesap alacağını düşürmeye çalışmış ancak bu dayanaksız ve usulsüz, sonradan geçmiş tarihli düzenlenerek müvekkili alacağını düşürmeye çalışan bu faturaya .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ve iade edildiğini, sonuç olarak, taraflarınca davalı aleyhine başlatılan icra takibi tamamen yasal dayanakları olan, verilen taşımacılık / kargo hizmetlerinin karşılığı olarak kesilen ve davalı tarafça da kabul edilen faturaların tahsiline ilişkin haklı bir alacak talebinden ibaret olduğunu, zira, davalı yanca alınan taşımacılık hizmetleri nedeniyle borçlu olduğunun bilinmesine karşın salt ödemeden kaçınmak, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla takibe itiraz edilmesi haksız ve kötü niyetli olup, işbu itiraz tümüyle hukuki dayanaktan yoksun olduğundan iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, izah olunan nedenlerle, arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle, kötü niyetli borçlu / davalının takibe haksız itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğinden İİK 67. maddesi uyarınca mahkemede itirazın iptali davasının açılması zarureti doğduğunu, ayrıca belirtmek gerekir ki, itiraz nedeniyle alacak haksız ve mesnetsiz olarak sürüncemede bırakıldığını, takip konusu likit ve kesin bir alacak olup, ayrıca haksız itiraz eden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, izah olunan nedenler ile mahkemece re'sen gözönüne alınacak sair hususlar neticesinde; (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile) Davanın kabulü ile, 104.855,79-TL alacağa davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile ankara .... sayılı dosyası üzerinden icra takibinin devamına, kötü niyetli itirazla kesin ve likit bir alacağın sürüncemede kalmasına neden olan davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından firmalarını aleyhine başlatılan takip açıkça usule aykırı olup, söz konusu icra takibine konu alacak tutarının hiçbir hukuki dayanağı da kesinlikle olmadığını, firmalarının bu tutarda bir borcu bulunmadığını, alacak iddiasında bulunan firma böyle bir borcun varlığını ve varsa alacağa konu kıldığı bilgi/belgeleri taraflarına hiçbir şekilde bildirmeksizin icra işlemlerini başlattığını, gönderilen ödeme emrinde de borcun ve borç tutarının ne şekilde oluştuğu bildirilmiş olmadığını ve takibe dayanak hiçbir bilgi/belge bulunmadığını, anılan borcun var olup olmadığını ve borç miktarının ne şekilde oluştuğunu tevsik eden hiçbir dayanak belge içermeyen, geçerlilik için zorunlu unsurları barındırmayan takibin bu usulsüzlük sebebiyle iptali gerektiğini, öncelikle, davacının itirazın iptali isteminin bu yönü ile reddedilmesini, davacı firma, bedelini isteyebilecekleri bu tutarda bir hizmetleri bulunmamasına rağmen haksız bir şekilde karşılığını sunmadıkları bir kazanç elde etmeye çalıştığını, davanın her iki tarafı da taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı firma ile bir kısım yurt içi taşımacılık hizmetini yerine getirebilmek üzere işbirliği yapılmış ve bu kapsamda bir sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında öngörülen hizmet bedelleri de taraflarca sarih bir şekilde belirlenmiş olmasına rağmen, davacı taraf (anlaşılamaz bir şekilde) kararlaştırdıkları hizmet bedelinin üzerinde bir tutarla faturalandırma yaptığını ve akabinde de haksız bir şekilde bunu talep etmek yoluna gittiğini, davacının hiçbir bildirim ya da mutabakat ihtiyacı duymadan tek taraflı olarak belirlediği ve takibe konu kıldığı taşıma birim ücretlerinin taraflarından kabulünün mümkün olmadığını, talep olunan tutarda bir hizmet sunumu bulunmayan davacının kendisine haksız menfaat gayretine girdiğinin görüldüğünü, davacı ile (hiçbir bildirim yapmadan ve onay ihtiyacımızı duymadan tek taraflı olarak tutarları belirlemiş olmasına rağmen) sorunun sulh yolu ile çözülebilmesi ve tarafların mağduriyetine yol açmaması için yaptıkları iyiniyetli görüşmelerden de hiçbir netice alınamadığını, izah edilen ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle, icra takibindeki usül eksikleri dikkate alınarak (öncelikle) itirazın iptali isteminin bu yönüyle reddine karar verilmesini, beyan ve itirazları doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının taşımacılık sözleşmesinden kaynaklı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, davalı tarafın ilk itiraz ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ....kayıtları, noter ihtarı dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişi ve taşıma hukukundan anlar nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 27/06/2024 tarihli raporda:Davanın, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kaynaklı ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasında karşılıklı imzasına rastlanmayan bir sözleşmenin dosyasında mevcut olduğunu, davaya konu fatura ve fatura içeriklerine 28.08.2023 tarihli .... No.lu 37.640,40-TL bedelli fatura hariç davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığını, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarını e-defter yazılım sistemi/programı üzerinden oluşturduğunu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını kağıt defter şeklinde tutmuş olduğunu, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında e-defter beratlarının oluşturulduğunu, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğunu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği, HMK madde 222’ye göre delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğunu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin mevzuatın öngördüğü 120 Alıcılar Hesabı ile 320 Satıcılar Hesabı ilgili alt hesap kodlarında izlenmiş olduğunu, taraflara ait ticari defter incelemelerinin yapıldığını, taraflar arasında 22.02.2023 - 30.09.2023 tarihleri arasında yapılan ticarete dayalı defter kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Davacı şirket kayıtlarına göre; davalının, davacı şirkete borcunun 106.875,35 TL olduğunu, davalı şirket kayıtlarına göre ise; davalının, davacı şirkete borcunun 71.645,38 TL olduğunu, davacı şirket aleyhine (106.875,35 TL – 71.645,38 TL=) 35.229,97 TL lik farkın oluşmuş olduğunu, tespit edilen bu farkın: Davacı şirket kayıtlarında 4.083,39 TL şeklinde kayıtlanan belgenin davalı şirket kayıtlarına 3.894,00 TL, yine davacı şirket kayıtlarında 3.346,20 TL şeklinde kayıtlanan belgenin davalı şirket kayıtlarına 2.830.80 TL şeklinde kayıtlandığı ve ayrıca da davalı şirket kayıtlarına 2.736.40 TL lik belgenin mükerrer şekilde alacak kaydının yapıldığı tespit edilmiş olup, söz konusu bu farklılıkların nasıl oluştuğunun net bir şekilde tespiti yapılamamış olmakla birlikte: Tarafların bu kayıtlarının karşılıklı düzeltilmesi/mahsuplaşma işleminin uygulanmasında borç/alacak düzeltilmesinde her hangi bir çelişkinin olmayacağı düşünülmekte olup mahkemenin de takdirinin bu yönde olması durumunda: Taraf defterlerindeki borç/alacak farkının: .... 08 Eylül 2023 tarih ve 20170 yevmiye numaralı ihtarnamesine konu 28.08.2023 tarihli .... No.lu 37.640,40-TL bedelli faturaya karşılık geldiğinin sabit olacağını, bu cümleden olmak üzere işbu madde girişindeki borç/alacak düzeltmelerinin bir başka ifadeyle sehiv kaynaklı kayıtların düzeltilmesi neticesinde: İadeye-itiraza/ihtarnameye konu 37.640,40 TL tutarlı faturanın mahkeme tarafından iadesinin haklı görülmesi durumunda; davacı şirketin(kendi defter kayıtlarına göre), davalı şirketten (106.549,38 TL- 37.640.40 TL=) 68.908,98 TL alacağının oluşmuş olduğunu, iadeye-itiraza/ihtarnameye konu 37.640,40 TL tutarlı faturanın mahkeme tarafından iadesinin haklı görülmemesi durumunda; davalı şirketin -kendi defter kayıtlarına göre- davacı şirkete (71.645,38 TL+ 37.640.40 TL= 109.285,78 TL - 2.736,40 TL mükerrer belge alacak kaydı = ) 106.549,38 TL borcunun oluşmuş olduğunu, takdir mahkemeye ait olmak üzere; Asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren fiili tahsil tarihi itibariyle hesaplanabilecek değişen oranlarda işleyecek faiz alacağının da oluşmuş olduğunu, taraflara ait yevmiye defterinde kayıtlı, bir sonraki aya/yıla devir alacak/borç miktarları ile .... Esas sayılı dosyasında kayıtlı cari hesap ekstresine dayalı/bakiyeli bedelli asıl alacak miktarının birbiri ile uyumlu olmadığından takdir mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 29/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda:Eşyanın taşıma ve teslim fiili yapıldığından Sözleşme varlığının kabul edilebileceği hususu; Davaya konu 28.08.2023 tarihli....No.lu 37.640,40-TL bedelli fatura hariç davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı hususu; 27.06.2024 tarihli kök bilirkişi raporunda ayrıntılı ve terditli olarak arz ve izah edildiği üzere işbu ek raporda değişikliği ya da yeniden hesaplaması gerekli uzmanlık alanları dahilinde herhangi bir husus bulunmadığını, takdir mahkemeye ait olmak üzere iade faturaya konu ücretlendirmenin fazla ve eksikliğini teslim tesellüm fişleri ile faturaları karşılaştıracak hesaplama konusunda nitelikli hesaplama uzman bir bilirkişisinin heyete dahil edilmesi bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Davacı .... davalı .... taşıma hizmeti kapsamında düzenlenen faturalara karşı davalı tarafından itiraz ve iade edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığını, 27.06.2024 tarihli Bilirkişi Mali Müşavir .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda “davalı şirketin -kendi defter kayıtlarına göre- davacı şirkete (71.645,38 + 37.640,40 =109.285,78 TL- 2.736,40 TL mükerrer belge alacak kaydı=) 106.549,38 TL borcunun oluşmuş olduğu” değerlendirmesi ve tespiti doğrusunda; Taleple bağlılık ilkesi gereği .... E. Sayılı ilamsız takibinin 104.855,79 TL üzerinden devam edebileceğini, davacı tarafın %20 İcra İnkar tazminatı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, raporda yer verilen yasa ve yönetmelik maddeleri ile Yargıtay içtihatlarının hukuki yorum niteliğinde olmayıp olayın meydana gelmesine etkili olan hususlara ilişkin mevzuata aykırılıkların neler olduğunun gösterilmesi amacıyla kullanıldığını, hukuki değerlendirmenin ve nitelendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.

Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini. bildirmiştir. Emsal .... sayılı ilamında özetle; "...davacı, mal teslim ettiğini iddia ettiğine göre bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olup, salt fatura düzenlenmesi malın teslimini göstermez. Ancak icra takibine konu edilen faturalar davalı defterine kayıt edilmiş veya .... formları ile davalı tarafından faturalar bildirilmiş ise faturalar kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunun kabulü gerekir. Bu kapsamda yer almayan faturalar için ise ispat külfeti yani mal teslimini kanıtlama yükü yine davacıdadır. Öte yandan davacı kaydında yer alan tahsilat kaydının davalı ödemesi olarak kabulü gerekeceği ancak davalı kaydında olup davacı kaydında olmayan ödemenin ise dayanak belgeleri ile davalı yanca ispatı gerekir...." şeklindeki emsal kararları bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, davacı ve davalı tarafın taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiği, davacı firma ile davalı firmanın bir kısım yurt içi taşımacılık hizmeti kapsamında bir ticari ilişkilerinin olduğu tarafların kabulündedir. Davacı tarafça düzenlenen faturaların ödenmediği iddiası ile icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açılmış, davalı yanca borçlu olunmadığı ileri sürülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarında da belirlendiği üzere, tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin kısmen birbirini doğruladığı her ne kadar davalı iade edilen fatura nedeniyle borçlu olmadığını savunmuş ise de tarafların defterlerinin bilirkişiler tarafından hatalı kayıtlar düzeltilerek birbirine uyumlu hale getirildiği davalı kayıtlarına göre davacıya takip tarihi itibariyle davalının 106.549,387 TL borçlu olduğunun belirlendiği iadeye konu faturanında süresinden sonra iade edilmiş olması karşısında davalının borçlu olmadığını ispata elverişli delil ispatlayamadığından davacının davasının sübut bulduğu ve davacı talebi gibi davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacak baştan beri likit olmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; .... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, İİK 67/2 alacağın %20'si oranında 20.971,16TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Alınması gereken 7.162,69TL harçtan peşin alınan 1.266,40TL'nin mahsubu ile bakiye 5.896,29TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.574,65TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 5.712,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/01/2025

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/677, K. 2025/22, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-677-e-2025-22-k-46f2de9833f9