İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/667 E. 2024/109 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/667
Karar No
2024/109
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/667 Esas KARAR NO : 2024/109

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/12/2018 KARAR TARİHİ : 09/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Taşıma işleminin gerçekleşmesine, taşımaya konu emtiaların, alıcı adresine vasıl olması, teslim ve tahliyesi ile navlun alacağı yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, davalı tarafından, müvekkil şirketin navlun ücretlerine ilişkin fatura bedelinin, emtialar da alıcı adresine tam ve tekmil şekilde ve süresinde teslim edilmiş olmasına rağmen ödenmediğini, müvekkilinin alacağının ve takip tarihine kadar işlemiş faizinin tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... ve ... E. sayılı dosyaları tahtında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, Müvekkil şirketin navlun alacağı likit bir alacak olduğunu, likit alacaklarda, alacağın miktarının belli olduğunu, borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurların bilinmesi gerektiğini beyan ederek, itirazların iptali ile takiplerin devamına, Takip konusu alacaklarına takip taleplerinde açıklandığı gibi, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi taleplerinin kabulüne, davalının haksız itirazı nedeniyle her bir dosya için ayrı ayrı % 20’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, mahkememizin uygun bulacağı teminat karşılığında borçlu şirketin borca yeter miktardaki menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;davacının Müvekkili tarafından navlun bedellerinin ödenmediğini iddia ettiğini, Müvekkili tarafından takibe konu fatura bedellerinin ödendiğini, Müvekkilenin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, Davacı ile Müvekkile arasında navlun bedeline ilişkin toplamı 4.894.-USD'lık 5 adet faturalar düzenlendiğini, 4.894. Usd'nin Müvekkili tarafından, Davacıya ödendiğini, davacı ile Müvekkili arasında navlun bedeline ilişkin toplam 8.792,12.-EURO'luk iş yapıldığını, ancak davacı tarafından Müvekkiline 7.742,12.-EURO'luk fatura düzenlendiğini, Müvekkili tarafından 7.742,12.-EURO Davacıya ödeme yapıldığını, 1.050.-EURO'luk fatura istendiğini ancak, davacı tarafından fatura Müvekkiline gönderilmediğini, davacı tarafından, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile hiç bir ihtar olmadan, Müvekkili temerrüde düşürülmeden, faiz işletilmek sureti ile 03.05.2018 tarihli 750.-EURO, 09.05.2018 tarihli 1.050.EURO+1.050.-EURO, 28.05.2018 tarihli 1.050.-EURO toplamı 800.-USD'lık fatura bedelinin Müvekkili tarafından davacıya ödenmesine rağmen davacının sebepsiz zenginleşmeye çalışarak 3.983,05 Euro olarak ödeme emri gönderildiğini, müvekkili tarafından haklı itiraz ile takibin durduğunu beyan ederek, davanın reddine, Davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, alacağın likit olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinin reddine, müvekkili temerrüde düşmediğinden davacının işlemiş ve işleyecek faiz talebinin reddine, davacının işleyecek avans faiz talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, navlun ücretine ilişkin fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizin 31/01/2020 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; "...Davacı inceleme gününe katılmadığı ve ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, buna göre ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup bu durumda ticari defterlere delil olarak dayanan davalının usulüne uygun tutulmuş kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine kati delil teşkil ettiği, incelenen ticari defter ve belgelere göre takip tarihi itibariyle davalının hem EURO hem de USD hesap ekstresinde davacıya borcu bulunmadığı tespit edilmiş olup bu hususun davalı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile ispatlandığı, hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 08/06/2023 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı ile; "davacı tarafça davalı borçlu hakkında farklı faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla iki ayrı icra takip dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Her iki dosyada takip tarihi aynı olup 16.10.2018 dir. Alacaklı vekili tarafından takip talebinde kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz, masraflar ve ferilerine mahsup edileceği belirtilmiş ve takip talebi bu şekilde gerçekleştirilmiştir. Davalı tarafça haricen ödemeler yapıldığı ileri sürülmüştür. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı borçlu tarafından ödemelerin takip tarihi ile aynı gün ve sonra gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. TBK'nın 100. maddesinde, mahsup üst başlığı altında kısmen ödemeden, borçlunun faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu, aksine anlaşmanın yapılamayacağı belirtilmiştir. Mahkemece davacı vekilinin ıslah dilekçesinde dile getirmiş olduğu hususlar yasal düzenleme kapsamında dikkate alınarak, davalı borçlunun asıl alacak haricinde taleplerden dolayı faiz ve ferilerine ilişkin olarak borçlarının olup olmadığı konusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, borçlunun takip konusu borçları ödeme tarihleri ve davacı ıslah dilekçe içeriği dikkate alınmaksızın verilen karar isabetli görülmemiştir." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. -Mahkememiz dosyası kaldırma kararı doğrultusunda daha önce rapor veren ... 'a tevdi edilerek; davacının takip taleplerindeki alacak ve işlemiş faizler ile davalı tarafından yapılan ödemelerin tarihleri de dikkate alınarak TBK 100.maddesi uyarınca asıl alacak ve işlemiş faiz miktarından, ödeme tarihi itibariyle mahsup işlemlerin yapılması ve bu doğrultuda dava tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz bakiye miktarının hesaplanması ve ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/01/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı tarafından davalı aleyhine 2 ayrı takip başlatıldığı ve bu takiplerin aynı tarihli olarak16.10.2018 tarihi olduğu, dosyada mübrez dekontlardan görüleceği üzere davalı ... tarafından 16.10.2018 tarihinde 1.800,00 USD, 09.11.2018 tarihinde 1.742,12 EURO ve 12.12.2018 tarihinde 1.050,00 EURO ödeme yapıdığı, iş bu ödemelerin ilki takip tarihinde, diğerleri ise takipten sonra yapıldığı, bu bağlamda takipten sonra yapılan ödemelerin ilgili kanun maddesine istinaden icra masrafların mahsubu gerekeceği, davalı tarafından yapılan ödemelerin; 16.10.2018 tarihinde 1.800,00 USD (Karşılığı: 10.460,34 TL), 09.11.2018 tarihinde 1.742,12 Euro (Karşılığı: 10.767,35 TL), 12.12.2018 tarihinde 1.050,00 Euro (Karşılığı: 6.392,40 TL), şeklinde olduğu, görülmekle kök raporda yapılan davalı ... defter incelemesine göre davalı ... USD bazında ödemesini Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasına konu edilen faturaya karşın, EURO bazında ödemelerini ise Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasına konu edilen faturalara karşın yaptığı anlaşılmakla son ödeme tarihi olan 12.12.2018 tarihi faiz hesabının baz alınacağını, davalı ... incelenen ticari defterlerinde takip tarihi (16.10.2018) itibariyle takibe konu 4 adet faturadan kaynaklı olarak 2.792,12 Euro karşılığı 18.752,99 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu görülmekte olup davalı tarafından takip tarihinden sonra 09.11.2018 tarihinde 1.742,12 Euro karşılığı 10.767,35 TL ve 12.12.2018 tarihinde 1.050,00 Euro 6.392,40 TL olmak üzere toplamda 2.792,12 Euro karşılığı 17.159,75 TL ödeme yapıldığı, görülmekle bu verilere göre kapak hesabının yapılması gerektiği, neticeten; davalı tarafından takip dosyalarından sonra yapılan ödemelerden kaynaklı olarak davacı ... icra harç ve masraflarından dolayı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasında bakiye 857,29 TL alacaklı olduğu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasında ise bakiye 5.518,07 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -30.01.2020 tarihli duruşmada, davacı vekili davayı ıslah ettiklerini ve yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini ifade etmiştir. Davalı vekili ise, sunulan dilekçenin taleplerin azaltılması feragat niteliğinde olduğunu, bu şekilde değerlendirilmesini talep ettiklerini, ayrıca incelemeye davacı tarafın defterlerini sunmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını beyan etmiştir. -Buna göre kaldırma kararında belirtildiği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde takipten sonra takip borçlusu tarafından yapılan ödemelerle, davacı tarafından yapılan ıslahın niteliğinin öncelikli olarak irdelenmesi gerekmektedir. -Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. -Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. -Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve ... E., ... K., 23.05.2018 tarihli ve ... E., ... K., 22.11.2018 tarihli ve ... E., .... K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 176 ncı maddesine göre ıslah tamamen veya kısmen olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. -Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve bir hafta içerisinde yeni bir dava dilekçesi verir (HMK m. 180). Davanın tamamen ıslahı yoluna, dava dilekçesinden (dava dilekçesi dahil) itibaren (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurulur (HMK m. 179/1). Bu hâlde dava dilekçesinden itibaren yapılmış olan usul işlemlerinin (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) tamamının yapılmamış sayılması (ıslah edilmesi, düzeltilmesi) söz konusu olduğu için buna davanın tamamen ıslahı denir (Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ankara 2019, s. 424). Başka bir anlatımla davacı tamamen ıslah ile yeni bir dilekçe vererek davasını baştan itibaren usule müteallik bütün işlemlerini değiştirebilir. Yani davacı bu yolla dava sebebini ve talep sonucunu tamamen değiştirip genişletebileceği gibi, davalı da tam ıslah ile savunmasını tamamen değiştirip genişletebilecektir. -Davanın kısmen ıslahında ise; davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (HMK m. 181) (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili oldukları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır (Kuru, s. 4014). -Kural olarak talep sonucunun azaltılması kısmi feragat yoluyla veya davanın geri alınması yoluyla yapılabilir. -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176. maddesine göre; iki taraftan her biri usule ilişkin olarak yaptığı işlemi tamamen veya kısmen ıslah edebilir. Ancak, davacının söz konusu istemi bir usul işlemi olmayıp maddi hukuka ilişkin kısmi bir feragattir. Doktrinde buna istem sonucunun daraltılması (azaltılması) da denilmektedir. Davacı tarafın istem sonucunu azaltması, davayı genişletme veya değiştirme sayılmaz. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek de yoktur. (Baki Kuru - Hukuk Muhakemeleri Usulü - altıncı baskı cilt IV sayfa 4048-4049) Dolayısıyla davacı vekilinin bu isteminin ıslah müessesinin niteliği ile bağdaşır bir yönü de bulunmamaktadır. -Bu durumda talep sonucunun azaltılan kısmı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ve reddedilen kısım üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmesi ayrıca yargılama giderlerinin kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir. -Yapılan açıklamalar doğrultusunda yapılan incelemede davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyaları yönünden takip tarihinin 16/10/2018 olduğu, davalı takip borçlusu tarafından dosya borcuna yapılan ödemelerin davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere haricen ödendiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin tarihlerinin ise 16/10/2018, 09/11/2018 ve 12/12/2018 olduğu görülmektedir. -Yine davacı tarafından iş bu itirazın iptali davasının 24/12/2018 tarihinde harçlandırılarak 27.844,98 TL üzerinden ikame edildiği görülmektedir. -Bu haliyle davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin iş bu davanın açılmasından önce yapıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda TBK 100.maddesi uyarınca asıl alacak ve işlemiş faiz miktarından, ödeme tarihi itibariyle mahsup işlemlerin yapılması halinde davacı tarafın dava tarihi itibariyle asıl alacak ve feriler yönünden Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında talep edebileceği alacak miktarının 857,29 TL olduğu, yine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında asıl alacak ve feriler yönünden talep edebileceği alacak miktarının 5.518,07 TL olduğu görülmektedir. -Buna göre davacı tarafından açılan davanın her iki takip yönünden faiz ve feriler de dahil olmak üzere toplam 6.375,36 TL'sinin haklı ve geçerli bir sebebe dayandığı, davalı tarafça iş bu miktar borcun dava tarihinden önce davacıya ödenmediği anlaşıldığından tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takiplerin bu bedeller yönünden devamına karar vermek gerekmiştir. -Fazlaya ilişkin talep yönünden ise davalı tarafça yapılan ödemelerin davanın açıldığı tarih itibariyle alacak miktarından mahsubunun gerektiği, yukarıda da yer verildiği şekilde itirazın iptali isteminin yalnızca dava tarihi itibariyle bakiye borç istemi yönünden haklı sebebe dayandığı, her ne kadar davacı tarafça ıslah yoluyla talep miktarı düşürülmüş ise de ıslah yoluyla netice-i talebin azaltılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından faturalar ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; A-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin 857,29 TL ( Vekalet, faiz, vekalet ücreti vb. feriler de dahil olmak üzere ) bedel üzerinden devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 171,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin 5.518,07 TL ( Vekalet, faiz, vekalet ücreti vb. feriler de dahil olmak üzere ) bedel üzerinden devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 1.103,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 435,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 235,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 200,36- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 235,14-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 2.050,00 TL bilirkişi ücreti, 164,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 2.249,90-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%22,89) göre hesap edilen 515,13-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 6.375,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/667, K. 2024/109, T. 09.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-667-e-2024-109-k-394b39d47a0a