İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/65 E. 2025/86 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/65
- Karar No
- 2025/86
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/65 KARAR NO : 2025/86
DAVA : Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı DAVA TARİHİ : 24/03/2023 KARAR TARİHİ : 19/03/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin uzun yıllardır tesettür giyim tekstili alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, tüm marka ve tasarımlarını kanunların öngördüğü şekilde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmekte olduğunu, bu anlamda 28/09/2021 tescil tarihli ve ... tescil numarası ile 6 numaralı ürünlerin tasarımında münhasıran hak sahibi olduğunu, davalı tarafın tasarım hakkı müvekkiline ait olan tescilli tasarımları aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünleri üreterek ve piyasaya sürerek müvekkili şirketin tasarım hakkına tecavüz ederek haksız kazanç sağladığını, bu hususta Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasıyla davalının iş yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını ve işbu delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, davalı tarafından müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli tasarımı ile aynıyet derecesinde birebir benzeyen ürünleri müvekkili tarafından kendisine herhangi bir hak tanınmaksızın veya arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde üretildiğini ve/veya toptan ve perakende olarak satıldığını, açıklanan nedenlerle, davalıların tasarım hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve ürünlerin imhasını, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde arttırmak üzere şimdilik 100 TL maddi tazminatın delil tespiti dosyasında 20/04/2022 tarihinde yapılan tespitten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde arttırmak üzere şimdilik 100 TL itibar tazminatının delil tespiti dosyasında 20/04/2022 tarihinde yapılan tespitten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak taraflarına verilmesini, 20.000 TL manevi tazminatın delil tespiti dosyasında 20/04/2022 tarihinde yapılan tespitten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak taraflarına verilmesini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki tirajı yüksek olan gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasını, delil tespiti için yapılan masraflar da müvekkilinin bu eylem nedeniyle uğradığı zarar kapsamında olup delil tespit dosyası kapsamındaki harç, keşif ve bilirkişi ücretlerinin davalının üzerine bırakılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin, davacı tarafça benzer alanda ticari faaliyet gösterdiğini, kadın elbiseleri satışı yapmakta olduğunu, davacı tarafın, dava ve taleplerini Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasındaki tespitlere dayandırdığını, bu dosya ve dosyaca görevlendirilen bilirkişice dosyaya sunulan rapor incelendiğinde bilirkişinin müvekkilinin iş yeri ünvanı olan ... Tekstil ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede raporda 6 numaralı tablo ile gösterilen ürünlerin davacı tarafın ... numaralı tescilli ürünlerinden 6 nolu tasarım ile karşılaştırması yapılabilecek niteliklere sahip bir tasarımdan farklı renklerde 30 adet bulunduğu ve yapılan değerlendirmede ürünlerin benzer niteliklerde olduğu ve ayırt edici özelliklerinin bulunmadığını ileri sürüldüğünü, ancak bilirkişice raporda ürünlerin ne zaman üretildiği yani davacı tarafın tescil tarihinden önce mi sonra mı olduğu konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi ürünün piyasa da bolca üretilen bir ürün olduğunu, benzerliklerin dikkatli incelendiğinde ayniyet olarak değerlendirilmeyeceği hususları gözetilmediğini, davacı tarafın piyasada bolca üretilen ve aslında tasarımın kendileri ait olmadığı bir ürünü salt tescilini talep ederek piyasada bu ürünü kendi tekeline almaya çalıştığını ve kanunun adeta arkasından dolanarak kendi lehine haksız rekabet oluşturmaya çalışmakta olduğunu, mahkemece davaya konu edilen tasarımlar konusunda uzman bilirkişilerce yaptırılacak inceleme sonucunda iddialarının doğruluğunun ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davası ve tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı tasarım tescil belgesi celp olunmuştur. Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası celp olunmuş, tetkikinde; talep eden ... tarafından karşı taraf ... Tekstil ve ... aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporu ile "karşı ... "..." firmasının iş yerinde yerinde inceleme esnasında tespite konu olan bir tasarımdan 30 adet farklı renklerde bulunduğu, tespit edilen tasarımın talep eden tarafa ait ... numaralı tescil içeriğindeki 6 nolu tasarım ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, diğer karşı ... olan "..." firmasının iş yerinde yerinde inceleme esnasında tespite konu olan bir tasarımdan "..." etiketli 110 adet bulunduğu, tespit edilen tasarımın talep eden tarafa ait .... numaralı tescil içeriğindeki 2.1, 2.2 ve 2.3 numaralı "..." isimli tasarım ile ayniyet derecesinde benzer olduğu" hususlarını rapor ettiği görülmüştür. Dosya, davacıya ait ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, maddi tazminat koşulları oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 15/02/2024 havale tarihli raporlarında; "Davacı tarafa ait ... nolu tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, gerek davacı gerek davalı ticari defter ve kayıtları incelendiğinde satışı yapılan ürünlerin ayrı ayrı kodlandırılmadığı yalnızca genel olarak elbise olarak kayıtlara geçirilmiş olduğu görülmekle birlikte tarafların her ikisi tarafından satışı yapılan ürünlere ilişkin stok kayıtları tutulmadığından 20/04/2022 tespit tarihi öncesine ait davaya konu tasarıma ilişkin bir tazminat hesabı yapılamadığından Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddelerine göre maddi tazminat talebinin belirlenmesi hususunu takdirin Mahkemeye ait olduğu, diğer yandan ... DİŞ sayılı dosya nezdinde 20/04/2022 tarihinde ile tespit edilen 30 adet elbise açısından davacının 2022 yılı ortalama elbise satış fiyatı nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 1.468,59TL olduğu hesaplanmış olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davacı vekili 27/02/2024 tarihli dilekçesi ile, tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, talep olunan maddi tazminatın SMK'nın 6769 sayılı Kanunun 151/2.a maddesine göre talep edildiğini, hesap tercihi doğrultusunda, tazminat hesabının yapılabilmesi için öncelikle davalının üretim ve satış miktarının belirlenmesi gerektiğini, bu noktada davalının üretim miktarının belirlenememesi halinde davalının üretim miktarının TBK'nın 50. maddesine göre belirlenmesi gerektiğini, zira eldeki davanın niteliği gereği bir haksız fiil olup; haksız fiilin gizlenmesi veya boyutlarının tam olarak saptanmasının önlenmesi amacıyla ticari kayıtların davalıca tam tutulmaması kuvvetle muhtemel olduğunu, dolayısıyla davalının üretim miktarının belirlenememesi halinde tazminat hesabı yapılabilmesi için piyasa ortalamalarına göre üretim miktarının belirlenmesi gerektiğini, asgari üretim, satış adedinin tespiti gerektiğini, değikiş iş dosyasında tespit edilen ve davalı elinde bulunan 30 adet ürün üzerinden hesaplama yapılmasının yanlış olduğunu, raporda belirtilen tazminat miktarının herhangi bir caydırıcılığı bulunmadığı gibi müvekkilinin zararlarını gidermeye de elverişli olmadığını, asgari üretim miktarı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, maddi tazminat hesabı için tecavüzde bulunan davalının ticari defterlerinin incelemeye esas alınmasına gerek olmadığını, SMK 151/2-a maddesi uyarınca hak sahibi müvekkilinin ürün başı karı ile taklit ürünün asgari üretim miktarının (2500-3000 adet) çarpımı sonucu maddi tazminat miktarının ortaya çıkacağını, taklit ürünün asgari üretim miktarının (2500-3000) tespiti ile müvekkilinin tespit edilen ürün başına karı ile hesaplanarak maddi tazminat hesabının yeniden yapılması için ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili 01/03/2024 tarihli dilekçesi ile, sunulan raporda davacı tarafın iddiasının temeli olan patent haklarına tecavüze ilişkin olarak bilirkişi raporunda davacı tarafın patentli ürünü ile müvekkili iş yerinde tespit edilen ürünler arasında "belirgin farklılıklar bulunmaması nedeniyle benzer olarak algılanabilecekleri" yönünde bir değerlendirme yapıldığını, cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere tespit dosyasında da yapıldığı gibi ürünlerin ne zaman üretildiği, yani davacı tarafın tescil tarihinden önce mi sonra mı olduğu konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi ürünün piyasa da bolca üretilen bir ürün olup benzerliklerin dikkatli incelendiğinde ayniyet olarak değerlendirilmeyeceği hususlarının gözetilmediğini, davacı taraf esasında piyasada bolca üretilen ve aslında tasarımın kendilerine ait olmadığı bir ürünü salt tescilini talep ederek piyasada bu ürünü kendi tekeline almaya çalıştığını ve kanunun adeta arkasından dolanarak kendi lehine haksız rekabet oluşturmaya çalışmakta olduğunun dikkate alınmadığını, raporda yine müvekkilince elde edilen kazancın hesaplanmasında dikkate alınan kriterlerin objektif olmaması ve salt tahmini olarak belirlenmiş olması nedeniyle bu hesaplamanın karara esas olamayacağını beyan etmiştir. Heyete bir sektör (tekstil) bilirkişisi eklenmek suretiyle maddi tazminat hesabına ilişkin taraf itirazlarının değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler 21/10/2024 havale tarihli raporlarında; "Davacı tarafa ait ... nolu tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, sektörel değerlendirme neticesinde davalı tarafın dava konusu üründen minimum 500 adet üretim yapmış olabileceği kabul edilerek davacının 2022 yılı ortalama elbise satış fiyatı nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 24.481,70 TL olarak hesaplanmış olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 16/09/2024 tarihli dilekçesi ile, sunulan ek raporda da davacı tarafın iddiasının temeli olan patent haklarına tecavüze ilişkin olarak önceki bilirkişi raporunda davacı tarafın patentli ürünü ile müvekkili iş yerinde tespit edilen ürünler arasında "belirgin farklılıklar bulunmaması nedeniyle benzer olarak algılanabilecekleri" yönünde değerlendirme yapıldığını, ancak cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere ürünlerin ne zaman üretildiği, yani davacı tarafın tescil tarihinden önce mi sonra mı olduğu konusunda bir tespitin yapılamadığı gibi ürünün piyasa da bolca üretilen bir ürün olduğunu, benzerliklerin dikkatli incelendiğinde ilgili mevzuatta belirlenen ayniyet olarak değerlendirilmeyeceği hususlarının gözetilmediğini, davacı tarafın piyasada bolca üretilen ve tasarımın kendileri ait olmayan bir ürünü salt tescilini talep ederek piyasada bu ürünü kendi tekeline almaya çalıştığını ve kanunun adeta arkasından dolanarak kendi lehine haksız rekabet oluşturmaya çalışmakta olduğunun dikkate alınmadığını, bu yönleriyle dosyaya sunulan raporlarda yapılan tespitlerin tasarım/patent haklarına tecavüz anlamında müvekkili aleyhine hüküm kurmaya yeterli olmadığını, ek rapordaki mali incelemeye bakıldığında ise bilirkişi kuruluna dahil olan sektör bilirkişisi sadece davaya konu ürünlerin 500 adet üretilmiş olabileceği yönünde bir değerlendirme yapmış olduğunu, bu değerlendirmenin hiç bir somut veriye ya da müvekkilinin sunduğu ticari defter ve kayıtlara dayanmadığını, bu yönüyle yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, salt bir tahmin esasına dayandığını, böyle bir tahmin ile karar verilmesi mümkün olmadığından davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 11/02/2025 tarihli dilekçesi ile, belirsiz alacak hükümlerine göre sonradan arttırılmak üzere açtıkları davada 100,00 TL olan maddi tazminat taleplerini, 02/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda 24.381,70 TL arttırarak 24.481,70TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. Dava, davalının, davacıya ait tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün tespiti, men ve ref'i ile maddi, manevi ve itibar tazminatı talebine yöneliktir. SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir. Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır. Davacı adına tescilli ... numaralı tasarım ile davalıya ait tasarımın incelenmesinde, dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların "Giyim / Elbise" tasarımı olduğunu, karşılaştırılan tasarımların yakaları benzer bisiklet yaka kesimde olduğu, elbiselerin ön yüzeyleri bele doğru büzülen yapıda olup kollar omuzdan manşete çizgili yüzeyde olduğu, kol manşetlerinin her iki elbisede de düz bant formunda olduğu, elbiselerin bellerinde yatay bir dikiş yer aldığı, elbise eteği belden aşağı çizgili yapıda olduğu, etekler uçları her iki elbisede de kalın bant formunda ve düz olduğu, tasarımlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait 28/09/2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş olmakla, davalının, davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine karar vermek gerekmiştir. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından ticari kayıt ve defterleri ile tüm deliller ışığında tespit olunan 24.481,70 TL maddi tazminatın, toplanan deliller, ihlal edilen hakkın boyutu ve davalının ticari hacmi ile uyumlu ve usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır. İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Davacının itibar tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Yüksek Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 05/05/2016 tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "... itibarı kavramı, ... ile inşa edilen imajı ifade etmektedir. Zira imaj ve güven oluşturmanın bir maliyeti vardır. İtibar zararı ise inşa edilen veya edilmekte olan imajın zedelenmesi nedeniyle doğan zarardır. İtibar tazminatı belirlenirken, bir taraftan imaj inşası için gerçekleştirilen giderlerden hareket ederek zararın giderilmesi için yapılması gereken (reklam kampanyası gibi) giderleri dikkate almalı, diğer taraftan da itibar kaybının manevi yönünü göz önünde tutulmalıdır." Somut uyuşmazlıkta, davalıların kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığı gibi, davacının imajının zedelendiği hususu da ispatlanamamıştır. Keza bozulan imajın düzeltilmesi için herhangi bir masraf yapılması gerektiği de ispatlanamamıştır. Bu itibarla, itibar tazminatına yönelik talebin reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının, davacıya ait .... tescil numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men ve ref'ine, tecavüz oluşturan ve tedbiren el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde imhasına, -24.481,70 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 20/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İtibar tazminatı talebinin reddine, -Hüküm özetinin masrafı davalı taraftan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 2-Alınması gereken 3.038,54 TL ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 344,97 TL peşin harç ve 270,43 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.423,14 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 24.481,70 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen itibar tazminatı talebi yönünden 100,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 344,97 TL peşin harç ve 270,43 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 795,30 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 15.500,00 TL bilirkişi ücreti, 373,00 TL posta-tebligat masrafı ve Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyasında yapılan 2.109,70 TL yargılama gideri olmak üzere 17.982,70 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 13.487,03 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸