İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/608 E. 2026/278 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/608
- Karar No
- 2026/278
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/608 Esas KARAR NO : 2026/278 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/08/2023 KARAR TARİHİ : 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, -------- Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı -------ŞTİ.'nin dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, --------- bulunan Sigortalı---------Şti. firması yukarıda bahsi geçen 195.030 çift 1.696 koli 65 palet çorap emtiasını -------- yerleşik bulunan -------- isimli firmaya sattığını, söz konusu emtialar (üst taşıyıcı) Davalı -------- Şti. ve --------- Şti. firması sorumluluğunda fiili taşıyıcı Davalı--------- ait -------- (Çekici) --------- (Römork) plakalı araca 29/04/2022 tarihinde --------- yüklendiğini, Davalı ---------- ise sürücü olduğunu, söz konusu ürünlerin nakliyesi sırasında yangın çıkması sonucu ilgili birimlere hasar ihbarında bulunulduğunu, 02/05/2022 tarihinde ---------- içinde söz konusu ürünlerin taşındığı aracın motor aksamından çıkan yangın sonucu araçla beraber tüm ürünler zayi olduğunu, yanan çekici ve römork ------- --------- getirildiğini, taşıması yapılan çorapların tamamının yandığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde, (üst taşıyıcı) Davalı ---------. Şti. ve Davalı -------- Şti. Firması ile birlikte fiili taşıyıcı olarak Davalı --------- ve sürücü olarak Davalı ---------- müştereken ve müteselsilen sorumlulukları söz konusu olduğunu, dava konusu hasar sonrası yapılan ekspertiz çalışmalarına göre hasar miktarı; 124.212,60 EURO olduğunu, fiili taşıyıcı --------- ait --------- plakalı kamyonun kasko sigortası ---------Ş.'ye ait olduğundan, 215.650,00-TL karşılığı tahsil tarihindeki kur ile 11.853,65 EURO tutar işbu poliçeden karşılandığını, bu tutar ---------- tahsil edildiğinden rücu tutarından düşülmekte olduğunu, bu nedenle, rücu talep tutarlarının 112.358,95 EURO olduğunu, söz konusu hasarı sebebi ile; müvekkil şirket sigortalısına, 124.212,60 EURO tazminat ödemesi yapıldığını, ekli ödeme dekontuna istinaden anılan ödeme ile müvekkili şirketin, Türk Ticaret Kanunu m. 1472 (1) uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, ayrıca ekte sunulan temlikname uyarınca temlik hükümlerine dayanılarak davalılardan dava konusu tutar talep edilmekte olduğunu, davalılara dava öncesi yapılan taleplerine olumlu cevap verilmemesinin akabinde; alacağımıza ilişkin olarak başlattıkları---------İcra Müdürlüğü ---------- E. numaralı dosyasına yansıyan takibe, borçlular tarafından herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu beyan ederek borçluların --------- İcra Müdürlüğü ----------- E. sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yaptığı haksız itirazların iptaline, asıl alacağa faiz işletilmesine ve takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin araç olduğunu, meydana gelen yangında kusurunun bulunmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek, davanın reddini ve davacının takip konusu tutarın %40 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin fiili taşıyıcı olduğunu, emtianın sevki sırasında--------- aracın motor aksamında çıkan yangın soncu emtianın yanarak zayi olduğunu, davacının düzenlediği poliçenin yangın hasarlarını teminataltına almaması ve emtianın teslim şekli -------- olması nedenleriyle davacının ödemesinin --------olduğunu ve davacının halef sıfatı elde edemeyeceğini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiğini, müvekkilinin CMR 17/2 gereği meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını, aksi durumda da sorumluluğunun sınırlı olacağını, zararın diğer taşımacılarla paylaşılması gerektiğini, taşımanın yapıldığı aracın muayene süresinin dolduğunu, diğer taşıyıcıların bu durumu denetlemedikleri için yükümlülüklerini ihmal ettiklerini, itfaiye geç geldiğinden zararın arttığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı --------Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşıma işini bizzat gerçekleştirmediğini, organize ettiğini, ara nakliyecinin ----------Şti. C2 yetki belgesi sahibinin------- Şti, fiili taşıyıcının ----------- olduğunu, davacının yaptığı ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, zamanaşımı süresi dolduğunu, CMR 17/2 gereği müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, aksi durumda sorumluluğun sınırlı olacağını, hiçbir şekilde müvekkil şirketin sorumlu olduğunu ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, eğer mahkeme aksi bir kanaatte ise de sınırlı sorumluluk hükümleri uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve talep edilen faiz tutarı CMR’ye aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketinin yangın hasarından dolayı sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalılardan tahsili için başlattığı takibe itirazın iptali davası olup,Uyuşmazlık; davalıların hasardan sorumlu tutulup, tutulmayacakları, yangının çıkış sebebi, kusur durumu, hasarın gerçek tutarı, davacının rücu şartlarını taşıyıp taşımadığı, zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığı, davacının aktif husumeti, davalıların pasif husumetleri olup olmadığı, davacının rücu edebileceği alacağı var ise miktarı noktalarında toplanmaktadır.--------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası, Ulaştırma Ve Alt Yapı Bakanlığı kayıtları, --------- kayıtları, poliçe ve hasar dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır. Somut olayda davacı; davalılardan --------- Şti'nin ve ----------Şti'nin üst taşıyıcı, davalı ---------- fiili taşıyıcı ve davalı ---------- sürücü olduğunu ve ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek -------- İcra Dairesi'nin ----------- E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmıştır. Davaya konu -------- İcra Dairesi'nin -------- E. Sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı --------- Şirketi tarafından, borçlular ---------, --------- Şirketi, --------- Şirketi ve ---------- aleyhine 112.358,95 Euro asıl alacak tutarının tahsili amacıyla 04/11/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği ve borçlu vekillerinin itirazı ile takibin durdurulduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; dava dışı gönderici --------- Şti'nin --------- ----------sevk ettiği toplam 124.212,68 Euro tutarında emtianın --------- plakalı araç ile nakliyesi esnasında meydana gelebilecek rizikolara karşı davacı ----------Ş. Tarafından ----------- poliçe numarası ile 29/04/2022 tarihinde tanzim edildiği tespit edilmiştir. Dosyada yer almakta olan ve ---------- Şti antetli kağıda yazılmış, davalı ---------- imzalı beyanda özetle; şoförlüğünü yaptığı -------- / --------- Plakalı araçla --------- istikametinde seyir halindeyken araçtan ses gelmekte olduğunu, sesi kontrol etmek için araçtan indiğini, herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşmadığını, araca tekrar bindiği esnada aracın kendiliğinden tam gaz çalışmaya başladığını, aracı durduramadığını, tekrar aracı kontrol etmek için indiğinde alevlerin dorse çatısına kadar yükseldiğini gördüğünü, itfaiyeyi arayarak yardım istediğini, itfaiye gelene kadar kendi imkanlarıyla yangın tüpüyle müdahale etmeye çalıştığını, rüzgarında etkisiyle yangının komple aracı kapladığını, itfaiye gelip araca müdahale edene kadar çekici dorse ve içerisindeki ürünlerin komple yandığını beyan etmiştir. Davalı sürücünün beyanlarının dosyada yer almakta olan eksper raporundaki beyanlarıyla benzer olduğu görülmüştür.---------- Şirketi'ne dava ihbar edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 19/01/2026 tarihli raporda; "Davaya konu emtianın, davalılardan son (fili) taşımacı sorumluluğundaki uluslararası taşıma esnasında yanarak tamamen zayi olduğu, davalı --------- araç maliki olduğu, taşımacı sıfatı bulunmadığı, davalı ---------- Şti.'nin ifa yardımcısı olduğu, davalı ---------, araç sürücüsü olduğu ve davalı ---------- Şti.'nin ifa yardımcısı olduğu, meydana gelen gerçek zarar tutarının CMR Konvansiyonu 23'üncü maddesi 2.ve 4.paragraf hükmünce 124.212,68 Euro olduğu, Yasal olarak fenni muayene süresi geçirilmiş bir araca yük kabul etmenin ve uluslararası eşya taşıması yapmanın pervasız bir davranış olarak kabulü gerekeceğinden, CMR Konvansiyonu 29'uncu maddesi gereğince taşımacının sorumluluğu sınırlandırılması hakkını kaybedeceği ve gerçek zarar tutarından sorumlu olacağı, davalı taşımacıların CMR Konvansiyonu 3.maddesi ve 17'nci maddesi 3.paragrafı gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olacakları, CMR Konvansiyonu 36'ncı maddesi gereğince davalılar ilk (asıl) taşımacı ve son (fili) taşımacının meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının aynı zamanda davalılardan ilk (asıl) taşımacı --------- Şti.'nin sorumluluk sigortacısı olması, TBK 135'inci maddesi hükmünce borçlu ve alacaklı sıfatları davacıda birleşmesiyle bu davalı yönünden borcun sona ereceği, bu nedenle davalı --------- kendisi aleyhine başlatılan takibe vaki itirazının yerinde olacağı, davalılardan ----------- Şti. ise davaya cevap vermediğinden, her ne kadar ekspertiz raporunda davacı ---------Ş nezdinde açılan bir hasar dosyası numarası verilmiş olsa da detayına vakıf olunmadığından, hiç şüphesiz sayın mahkeme davacı ----------Ş nezdindeki ---------- numaralı hasar dosyasını sorumluluk sigorta poliçesi dahil tüm ekleri ile birlikte celbine kara vererek incelettirmesi hususunda nihai takdir mahkemeye ait olmakla birlikte mevcut dosya durumuyla davacının bu borçlu yönünden takipteki asıl alacak tutarı kadar takibin devamını talep edebileceği, mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, CMR Konvansiyonu 27'nci maddesi hükmünce, takip tarihinden itibaren, yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği," görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.Davanın temeli, kara yolu ile uluslararası ticari eşya taşıma sözleşmesi (CMR) kapsamında taşınan emtianın hasarlanması ve bundan taşıyıcının sorumlu olduğu iddiasına dayanan sigortacının rücuan alacak davasıdır. Uluslararası kara taşımacılığından kaynaklanan uyuşmazlıkların Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerine göre değil, uluslararası bir anlaşma olan CMR ( Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR 17/1 maddesi uyarınca taşımacı yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar,bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. CMR Konvansiyon'un 29. Maddesinde bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. Anılan 29. maddeye göre; eğer zarar ve hasar taşıyıcının kastından veya kararı veren mahkemenin iç hukukuna göre, kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan meydana gelmişse, taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeder.CMR'nin 29. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, " 1.Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1. paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." düzenlemesini içermektedir.6102 sayılı TTK'nun madde gerekçesinde; TTK 886.maddesinin, CMR Konvansiyon'un 29. maddesine paralel olarak düzenlendiği belirtilmiştir. CMR Konvansiyon'un 29. maddesine göre; hasar ve ziya taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmişse, taşıyıcı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut kanıt yükümünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Doktrinde "isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusur" kavramı, "ağır kusur" veya "ağır ihmal" olarak yorumlanmaktadır.TTK 886. madde düzenlemesindeki "pervasızca hareket" kavramı da bu kıstaslar çerçevesinde ele alındığında, taşıyıcı veya yardımcılarının yükün güvenliği ile ilgili hususları açıkça önemsemeden hareket etmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. CMR'nin 32/1. Maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde işlemeye başlar. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. CMR'nin 36. maddesine göre; aynı taşıma mukavelesine dayalı istekle ilgili olarak açılan bir davada ileri sürülen karşıt bir istek veya vereceğini alacağına sayışma halleri dışında kayıp, hasar veya gecikme sorumluluğu ile ilgili davalar ancak birinci taşımacının, sonuncu taşımacının veya kayıp, hasar veya gecikmenin oluştuğu sırada taşıma işini yapmakta olan taşımacının aleyhine açılabilir. Bu taşımacılardan birkaçı aleyhine aynı zamanda dava açılması mümkündür.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller hükme esas alınan 19/01/2026 tarihli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin TTK'nın 1472 vd. Maddeleri gereğince dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeye karşılık olmak üzere halefiyet ilkesi gereğince rücu talebinde bulunduğu, davaya konu taşıma işinde dosyada mübrez davalı/sürücü ----------- beyanı ve ekspertiz raporuna göre; -------- ---------- ürün sevkiyatı yapmak üzere yola çıkan aracın ---------- sınırları içerisinde yanması sonucu araç ile beraber tüm ürünlerin yanarak zayi olduğunun anlaşıldığı, Mahkememizce dosya kapsamında uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alınan 19/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu emtianın, davalılardan son taşımacı sorumluluğundaki taşıma esnasında yanarak tamamen zayi olduğu, meydana gelen gerçek zarar tutarının CMR Konvansiyonu 23'üncü maddesi 2. ve 4. Paragraf hükmünce 124.212,68 Euro olduğunun belirtildiği, dosya içerisinde yer almakta olan belgelerden ---------- plakalı çekicinin fenni muayenesinin 04/04/2022 tarihinde sona erdiği, nakliyat esnasında geçerli bir fenni muayeneye sahip olmadığının anlaşıldığı, fenni muayene süresi geçirilmiş ve araçla uluslararası eşya taşıması yapılmasının kötü harekete eşdeğer sayılan kusur niteliğinde olan "ağır kusur" veya "ağır ihmal" olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu sebeple CMR'nin 29. Maddesi uyarınca zayi davalının ağır kusurundan kaynaklandığından davalının CMR'nin 23. Maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanmasının mümkün olmadığı, zamanaşımına yönelik itirazların ise, CMR'nin 29. Maddesi 32. Madde ile birlikte değerlendirildiğinde taşıyıcının ağır kusurundan bahsedilmesi gerekeceğinden zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak kabul edileceği, bu bakımdan işbu davanın zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı kabul edilecektir.Somut olayda, CMR'nin 36. maddesi gereğince davalılardan ilk (akdi) taşımacı olan ----------- Şti. ve son (fiili) taşımacı ---------- Şti'nin meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının aynı zamanda davalılardan ---------- Şti'nin sorumluluk sigortacısı olması, TBK md. 135 gereği borçlu ve alacaklı sıfatları davacıda birleşmesi dolayısıyla bu davalı yönünden borcun sona ereceği, davalılardan----------yanan aracın maliki olduğu, dosyada mübrez C2 yetki belgesine göre bu araç ile eşya taşıma yetkisinin münhasıran davalılardan -------- Şti'ye ait olduğu, dolayısıyla ---------- taşımacı vasfı bulunmadığı, davalılardan sürücü ----------- ise CMR konvansiyonuna bağlı taşıma akdinin tarafı olmayıp sadece davalı taşıyıcının çalışanı olduğu, sadece kastı ile verdiği zarardan dolayı sorumluluk yüklenebileceği ancak somut olayda davalı sürücü---------- dava konusu hasarın oluşmasını etkileyecek türde kasti bir eyleminin olmadığı anlaşılarak açılan davanın Davalı ----------şirketi yönünden kabulü ile diğer davalılar ---------, --------- ve -----------Şti. yönünden reddine karar verilmiştir. Alacak, bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı --------- şirketi yönünden davanın kabulü ile, -Davalının ------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 112.358,95 EURO üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iptali ile asıl alacağı borç tamamen ödeninceye kadar CMR m.27 hükmü gereğince yıllık %5 faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, -Kabul edilen alacak yargılama neticesinde tespit edildiğinden likit olmadığı değerlendirilerek icra inkar tazminatı isteminin reddine, 2-Diğer davalılar --------, --------- ve --------- Şti. Yönünden açılan davaların reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 227.566,26-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 46.653,48-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 180.912,78-TL harcın Davalı ----------- alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 46.653,48-TL Peşin/nisbi Harcı, 23.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.820,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 71.743,33TL'nin Davalı --------- alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 475.079,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalı --------- alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar --------, -------- ve ----------Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 475.079,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları --------- Arabuluculuk Bürosu ----------- Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 3.200,00 TL'nin Davalı ---------- alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı Davalı ---------- Şirketi vekili, Davalı ------------ vekilinin yüzüne, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı11/03/2026