İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/587 E. 2025/840 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/587
Karar No
2025/840
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/587 KARAR NO : 2025/840

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ----kabulüyle taraflar arasında 29/11/2022 Tarihli, ----- Numaralı, 5.310,00-USD Bedelli ve 23/02/2023 Tarihli, ----- Numaralı, 5.186,10-USD bedelli iki adet sipariş formu imzalanmak suretiyle ticari iş ilişkisi kurulduğu, müvcekkili şirketin, taraflar arasında 2 adet sipariş formu imzalanması sureti ile kurulan ticari iş ilişkisi sebebiyle 29/11/2022 Düzenleme Tarihli, -----Nolu,5.310,00-USD Bedelli ve 28/02/2023 Tarihli, ----- Nolu,5.186,10-USD bedelli faturaları düzenlemiş olup davalı şirkete teslim ettiği, Davalı şirketin 2 adet faturadaki bedele ilişkin müvekkili şirkete kısmi ödeme yapmış olup bakiye kısım toplam 10.405,37-USD olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri tarafından davalı şirketin 10.405,37-USD tutarı ödemesine ilişkin gerek finans departmanı gerek satış departmanı ile iletişime geçilmişse de, maalesef yapılan görüşmelerden olumlu hiçbir sonuç alınamadığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından 2 adet faturaya istinaden yapılması gereken ödemeden ısrarla kaçınan davalı şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketle arasında kurulan ticari iş ilişkisi sebebi ile yükümlülüğü olan tüm edimleri zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olup ilgili takip dosyasına dayanak olan 2 adet faturayı düzenlediğini, 2 adet faturanın davalı şirket tarafından teslim alındığını, davalı şirketin fatura bedellerini ödememiş olup müvekkili şirketin her gün mağduriyet yaşamasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin takibin başlatıldığı 19/06/2023 tarihine kadar söz konusu faturalara ilişkin hiçbir itirazı olmadığını, TTK21/2. maddesi uyarınca somut olayda dava konusu faturaların düzenlenip davalı şirket tarafından teslim alındığına ve davalı şirket tarafından söz konusu faturalara yönelik hiçbir itirazda bulunulmadığını, bu nedenle davalı şirketin davaya konu icra takibine itirazının tamamen alacağın tahsilini uzatmaya ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, takibe konulan fatura alacaklarına istinaden taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek --- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasındaki borca, faize ve borcun tüm ferilerine ilişkin haksız itirazların iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından söz konusu itirazın iptali davasının yetkisiz mahkemede açıldığını, ilk itiraz olarak yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddini talep ettiklerini, HMK'da öngörülen Genel yetki kuralları uyarınca yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi ----- Ticaret Mahkemesi olması gerekirken davacının yerleşim yeri mahkemesinde davanın yetkisiz olarak açıldığını, davanın konusunun dava konusu takibe yapılan itirazın kaldırılması olduğunu, davacı şirket ---- dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu 29/11/2022 Tarihli, ---- Numaralı, 5.310,00-USD bedelli ve 23/02/2023 Tarihli,------ Numaralı, 5.186,10- USD bedelli iki adet sipariş formuna ilişkin yapılan icra takibinde söz konusu yabancı para borcu seçimlik bir borç olduğunu, TBK'nın borçluya seçim hakkı tanıdığını, taraflarınca seçim haklarını kullanmaları davacı yan tarafından iyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde engellendiğini, öngörülemez bir biçimde artan dolar kurundan haksız ve orantısız menfaat elde etmek maksadıyla kendi belirlemiş olduğu kur üzerinde sözleşmedeki yabancı para borcunun Türk Lirasına çevrilerek takip açılması hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, icra yoluyla taraflarına yöneltilen borcu kabul etmediklerini, TBK m.99 hükmü gereğince müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmede aynen ödeme kaydı bulunmadığını, sözleşme kapsamında özel olarak borç konusu yabancı para borcu herhangi bir tarih kuru üzerinden ödeneceği de kararlaştırılmadığını, bu sebeplerle seçim hakkı müvekkili şirketin kullanması gereken bir hak olduğunu, söz konusu ticari ilişki sebebiyle oluşturulan fatura dava konusu borç için 29/11/2022 tarihinde düzenlendiği, vade tarihi bu tarih olup, kanun hükmü uyarınca müvekkilinin yabancı paranın bu tarihteki kur karşılığı Türk Lirasını ödemekle borçtan kurtulma hakkına sahip olduğunu, Mahkemece bu tarihteki kur belirlenmesini ve dava konusu borçtan sorumluluğun da bu tarihteki kur üzerinden belirlenmesini talep ettiklerini beyan ederek davaya cevaplarının kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----. İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----.İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, tarafların 2022-2023 yıllarına ait BA/BS formları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Talimat Mahkemesince davalı şirketin ticari defterleri incelenmek üzere Mali müşavir bilirkişiden alınan 01/03/2025 tarihli raporda özetle; " Davalı şirketin 2022 ve 2023 dönemi defterleri incelenmiş, Vergi Usul Kanunu ve Elektronik defter tutma esaslarına göre defterlerin açılış ve kapanış kayıtlarının süresinde ve usulüne göre yapıldığı, defter kayıtlarının tek düzen muhasebe prensiplerine göre usulüne uygun tutulduğu, ticari defterler 6100 sayılı Kanunun 222 maddesi gereğince eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış dava konusu faturalar ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, davaya/takibe konu 29.11.2022 tarih ----- numaralı 98.980,54 TL tutarındaki ve 28.02.2023 tarih ------ numaralı 98.002,76 TL tutarındaki faturaların ticari defterlere kayıtlı olduğu, faturalara itiraz edilerek, kesilen herhangi bir iade faturasının bulunmadığı, davalı defterlerine göre davaya/takibe konu faturalardaki mallara kabul edilmediğine dair mal iade faturasının yada fiyat farkı faturasının kayıtlı olmadığı ve kur farkı faturası kaydının bulunmadığı, dava/takibe konu faturaların ve cari hesaplarda bulunan faturaların toplamı 259.597,12 TL tutarına karşılık ibraz edilen ödeme belgeleri ve kayıtlarına göre 69.962,51 TL tutarındaki ödemelerin 2023 hesap döneminde fatura bedellerinden mahsup edildiği, incelenen yevmiye defteri ve cari hesap kayıtlarına göre davacının davalıdan 189.634,61 TL. tutarında alacaklı olduğu bir bakiye bulunduğu, " tespit edilmiştir. Dosya konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 21/05/2025 tarihli raporda özetle; " Davacı ve davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğuna dair yazılı bir sözleşme olmasa da (Sipariş Formu) başlıklı Sözleşmede davacının sattığı mal ve hizmeti oluşturan fatura bedellerinin (USD/EURO) yabancı para cinsinden düzenleneceği ve yabancı para cinsinden vadesinde tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, davacının keşide ettiği faturaların üzerinde yabancı para cinsinin, TL’ye dönüşme kurunun yazıldığı, davalının itirazına uğramayan USD cinsi faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacının hem TL hem de USD karşılıklarının bulunduğu muavin hesap dökümünün sunulduğu hususları topluca değerlendirildiğinde, yazılı bir sözleşme olmasa da, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu tespitlerle yapancı para cinsinden kurulduğunun kabulü gerektiği, 20.06.2023 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 10.405,55 USD alacaklı gözükürken, taraf defterlerinde TL bakiyenin farklılığının tüm ticari ilişkideki işlem sayısına göre farklı olsa da huzurdaki davanın iki adet yabancı para içeriği fatura kaynaklı olması ile irdelenmesine gerek olmadığı, davalı şirketin kendi defterlerinde toplamda 189.634,61-TL borçlu gözükmesi yanında davalının kendi defterlerinde de kayıtlı olan takip konusu faturaların ödendiğine ilişkin kayıt ve belge de bulunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde davacının, davalı şirket kayıtlarında da yer alan teslim tesellümü ispatlanmış, yabancı para cinsinden ticari ilişki kapsamında oluşmuş takip konusu 2 (iki) adet fatura bakiye 10.405,37 USD tutarı alacağını 20.06.2023 takip tarihi itibarıyla talep edebileceği, davacı/alacaklı takip talebinde takip öncesinde reeskont avans faiz talebinin olmadığı,ancak Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip tarihinden sonrasında yabancı para (USD) ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “…Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)…” faizi isteyebileceği " tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, taraflar arasında yabacı para (döviz) cinsinden ticari ilişki kurulmuş olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının icra takip tarihi olan 20.06.2023 tarihi itibariyle davalı şirketten 10.405,55 USD karşılığı 146.812,13 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıya 189.634,61 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tarafların defterleri arasında, hiçbir uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen faturanın, e- fatura olması sebebiyle sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı, malların bedelinin ödendiğini ispat külfeti davalı borçluya geçtiği, 2022- 2023 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ve BS-BA bildirim kapsamına giren tüm faturaların davalı şirketçe BA formu ile bildirildiği, dolayısıyla davalı şirketin bu faturalara konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Davalının BA formu ile bildirdiği faturalar içerisinde takip konusu itiraza uğramayan USD cinsi faturaların bulunduğu, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu davalı tarafından davacı adına düzenlenen iade faturası olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre, davalı şirketin takip konusu tüm faturalara konu mal ve hizmet alımını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının, davalıdan 10.405,37 USD alacaklı olduğu, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle 10.405,37 USD tutarlı alacağını talep edebileceği, alacaklının yerleşim yerinde icra takibi başlatabileceği, yetki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Takibe itirazın asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiş, takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak ve takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a hükmü uyarınca işleyecek faiz yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE; 1-) Davalının ----. İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin asıl alacak 10.405,37 USD olarak devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a hükmü uyarınca yabancı para alacağına ilişkin devlet bankalarınca USD cinsi 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi işletilmesine, 2-) Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 3-) Alınması gerekli 19.202,23-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 3.566,64-TL peşin ve 1.233,92 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye ‬14.401,67-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 3.566,64-TL peşin ve 1.233,92 TL ıslah harcının toplamı olan 5.070,41‬‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b)Davacı tarafından sarfedilen toplam 11.862,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-) Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 7-) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/587, K. 2025/840, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-587-e-2025-840-k-4ce2fc134593