İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/582 E. 2025/783 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/582
Karar No
2025/783
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/582 Esas KARAR NO : 2025/783 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/08/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2025

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 22/08/2023 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde -------- numaralı Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı --------, -------- Mah. --------- Cad. ------- --------- mevkinde bulunan -------- doğalgaz servis hattına, 05.04.2019 tarihinde -------- tarafından yol çalışması yapılırken kepçe ile hasar verilmiş ve hasar neticesinde gaz çıkışı meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden meydana gelen hasarın 7.319,00-TL olarak tespit edilmiş muhatabına ödenmiş olduğunu, ödenen 7.319,00-TL tutarındaki tazminatın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkil sigorta şirketin, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olmuş olduğunu, olay sonucu sigortalıya ait boru hattında meydana gelen zarara ilişkin müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı/borçlu --------- Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'nın, yol çalışması sırasında meydana gelen zarardan Borçlar Kanunu'nun m.49 gereğince sorumlu olduğunu, işbu rücuen tazminat alacakları olan 7.319,00-TL hasar tazminatı bedelinin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı/borçlunun yasal süresi içinde borca, faize ve tümfer'ilerine itiraz etmiş olduğunu, davalının (borçlunun) itirazları haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olup, işbu itirazın iptali için huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğunu belirterek, -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk, vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderlerinın davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 06/09/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça iddia edilen zarar ile belediyelerinin işlem ve eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığından, idarelerine atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, söz konusu çalışma davacı dilekçesinde de belirtildiği gibi ------- tarafından yapılmış olup, 2560 sayılı kanuna göre --------- idarelerinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olup, husumet ehli olduğunu, bu sebeple öncelikle müvekkil belediyenin kusur ve sorumluluk alanında olmayan mezkur dosyanın öncelikle husumetten reddinin gerektiğini, dava konusu olayda, iddia edilen zarar ile müvekkili idarenin eylem ve işlemi arasında illiyet bağı bulunmadığından müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını, bununla birlikte yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler ve yargı kararları gereği kusursuz sorumluluk yoluna gidilemeyecek içinden davanın müvekkili idare açısından husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, davacının iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davacının öncelikle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu sebebiyle usul yönünden reddine, aksi halde müvekkili idarenin dava konusu olayda sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:--------- İcra Müdürlüğü'nün---------- Esas sayılı icra dosyasının bir örneği UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi 10/06/2024 tarihli kök raporunda özetle; hasarın meydana geldiği 05.04.2019 tarihinin üzerinden 5 sene geçmiş olması, hasarın aynı gün giderilerek üstünün kapatılmış olması sebebiyle mahallinde tarafımca inceleme, tespit imkanı bulunmadığını, hasarın oluş şekli ve mahiyetine ilişkin olarak, --------- nolu, 05.04.2019 tarihli -------- Hasar Tespit Tutanağının esas alındığını,---------- nolu, 05.04.2019 tarihli ----------- Hasar Tespit Tutanağında; 05.04.2019 tarihinde, -------- İlçesi, ---------- Mahallesi, --------- Caddesi üzerinde, “Hal Yolu İnşaat Alanında”, yol çalışması yapılırken 0110'luk P.E. hattının, yaklaşık 10 cm çapında, kepçe ile hasar verilmiş ve 20 dk boyunca gaz çıkışı olmuş ve 8" çelik hatlarında izolasyon hasarının görülmüş olduğunu, hasara neden olan firma adı olarak; ---------- Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım 7. Bölge Amirliği 'nin belirtilmiş olduğunu, 15.04.2019 tarihinde tanzim edilmiş olan ------- ------- İşletme Müdürlüğü Hasar Onarım Giderleri Belgesi kapsamında hasar giderim bedelinin toplam 7.319,19 TL olarak hesaplanmış olduğunu, davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası ile hasar giderim bedeli toplamı olan 7.319,19 TL icra takibi başlatılmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durmuş olduğunu, alacak takibine konu hasar giderim bedeli olan 7.319,19 TL “nin, 752,36 TL “sinin, söz konusu 110 mm çapındaki P.E. 'ye (polietilen) boru hattına verilmiş olan hasarın giderilmesi için kullanılan malzeme, personel ve araç giderlerine ilişkin olarak hesaplanmış olduğu ve hasarın meydana gelmiş olduğu tarih (Nisan 2019) itibariyle, bu giderlerin kadri marufun olduğunu, alacak takibine konu hasar giderim bedeli olan 7.319,19 TL “nin, asıl gider kalemini olan 6.566,83 TL'nin, baz giderleri toplam bedeline ilişkin olduğunu, Gaz giderleri toplam bedeli = (çıkan gaz miktarı + tahliye edilen gaz miktarı) x birim bedel: (7.146.670 m3 * 45,81 m3) x 0,91301393 TL = 6.566,83 TL olduğunu, hesap ve tespit edildiğini, dosya kapsamında ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, davacı tarafın delil listesinde yer alan; ---------- Numaralı Ticari Paket Sigorta Poliçesine, ----------- Numaralı Hasar Dosyasına, Hasar Ekspertiz Raporuna, meydana gelen hasarı gösteren fotoğraflara rastlanılmadığını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi 02/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; davalı ---------- Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına bağlı,---------- Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım 7. Bölge Amirliği'nin hasara sebep olan firma olduğunun, 05.04.2019 tarihli ---------- Hasar Tespit Tutanağı ve 21.06.2019 tarihli Hasar Ekspertiz Raporu ile sabit olduğunu beyan ve rapor etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet -------- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.Davalı --------- Büyükşehir Belediyesi yönünden yapılan değerlendirmede; ---------- sayılı kararında da belirtildiği üzere, İdare Hukuku'nda idarenin, idari işlem ve eyleminden kaynaklanan kamu hukuku ilkeleri doğrultusunda oluşmuş idare hukukuna özgü sorumluluğu ile özel hukuk ilkeleri doğrultusunda yaptığı sözleşmelerden kaynaklanan özel hukuk sorumluluğu olmak üzere iki tür sorumluluk hali kabul edilmektedir. İdarenin kişilere verdiği zararları tazmin yükümlülüğü, kusurlu sorumluluğuna yada kusursuz sorumluluğuna dayanabilir. İdarenin kusura dayanan sorumluluğu hizmet kusuru kavramı ile ifade edilmektedir. ----------- sayılı 22/09/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere genel olarak doktrinde hizmet kusuru, idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması, şeklinde tanımlanmaktadır . Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi ve kötü işlemesi hallerinde hizmet kusurunun varlığı kabul edilmiştir. İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmeti ile nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinde; idari dava türleri idari işlemler hakkında açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.---------- sayılı 17/12/2019 tarihli kararında; "...idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların çözümü, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine; idarece herhangi bir hakka haksız müdahalede bulunulduğu, plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak zararın tazmini davalarının haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre çözümü ise adli yargı yerine ait olacaktır. Nitekim aynı ilkeler, -------- ve ------ E., ------- K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Tüm bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı belediye tarafından ihale edilen ve diğer davalı müteahhitin üstlendiği kanalizasyon yapımı sırasındaki kazı çalışmaları nedeniyle davacı şirkete ait kablo tesisinin zarar gördüğü ileri sürüldüğünden, dava hizmet kusuruna dayanmakta olup, tam yargı davası ile idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir..." şeklinde karar verilmiştir. --------- Sayılı kararında, sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin rücu istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle -------- ve Büyükşehir Belediyesine açılan davada mahkemece yargı yolu bakımından davanın usulden reddine dair verilen karar onanmıştır. --------- sayılı kararı da aynı yöndedir.Somut olayda; davalı ----------- yönünden hizmet kusuruna dayalı uyuşmazlığa ilişkin işbu davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın yargı yolu caiz olmadığından ve idari yargı görevli olduğundan davacının davalı aleyhine açtığı davanın, HMK m.114/f.1-bend (b) hükmü gereği DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7.319,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/582, K. 2025/783, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-582-e-2025-783-k-2421e51f837b