İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/546 E. 2025/287 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/546
Karar No
2025/287
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/546 Esas - 2025/287 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

Esas No : 2023/546 Karar No : 2025/287

.... Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü Dava Tarihi : 11.06.2014

ASIL DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 2.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2014/283 ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN .... Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü Dava Tarihi : 04.07.2014 Karar Tarihi : 10.07.2025 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 11.07.2025 Asıl ve birleşen dava dosyalarında davacı vekilleri tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü istemli davaların mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı şirket vekili 11.06.2014 günlü dilekçesiyle özetle, ticaret unvanı ... ..... ibareli 9 ve 11. sınıf ürünleri içeren ...; ... ibareli 9 ve 11. sınıf ürünleri içeren 10.03.2000/4499;..... ibareli 7, 21 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 17.02.2004/3112; ... ibareli 7, 21 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 17.02.2004/3113; ..... ibareli 9 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 02.06.2004/16465; ...&... ibareli 7, 9, 11, 21 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren..... sayılar ile tescilli tanınmış markaların sahibi olduğunu, ... ibareli daha birçok markasının da bulunduğunu, bunlardan..... sayılı olanın da 22.01.2007 tarihinde .... sayılı, 9 sınıf emtiaları içeren, .... ibareli markanın başlangıçta bir Kore firması adına kayıtlı iken yargılama konusu başvurudan önce 26.07.2005 tarihinde davacı şirkete devir olunduğunu, Davacının .... sayılı markasının ..... sayılı kararlarıyla hükümsüz kılındığını, kararların Yargıtay tarafından onandığını ve kesinleştiğini, davalının idari süreç ve yargılamada dayandığı marka haklarının son bulduğunu, öncelik hakkının müvekkiline geçtiğini, davalının 26.09.2011 tarihinde kötüniyetli biçimde müvekkili markaları ile iltibas oluşturacak ve bunların tanınmışlığından haksız yarar sağlayabilecek nitelikte ... ibareli 25.sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler,çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri." ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, .... kod numarası verilen başvurunun .... yayımlanması üzerine ticaret unvanına tecavüz, kötüniyet, tanınmışlık ve iltibas vakıalarına dayanarak gerçekleştirdikleri itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak da ....... tarafından ...sayılı karar ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun davalının seri markalarından biri olduğunun da söylenemeyeceğini ifade ederek, davalı başvurusunun tesciline dair ... kararının iptali ile tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı kurum ve şirket vekilleri savunmalarında özetle; davalı şirketin ticaret unvanının öteden beri ... PLC ibareli olduğunu, giyim ürünleri sektöründe ticari faaliyette bulunduğunu, tanınmış bir marka olduğunu, ... ibareli, .....sayılı markaların hükümsüzlüğüne ilişkin kararların ... karar tarihi itibarıyla infaz edilmediğini, yargılama konusu başvuru ve ... karar tarihi itibariyle davalı markalarının tescillerini sürdürdüğünü, başvuruda kötüniyet olmadığını, aksine kullanımı düşünülen markanın korunmasına çalışıldığını, davacının markalarının kapsamında 25.sınıf ürünlerin yer almadığını, davacının öteden beri davalı adına tescilli olan alanlarda marka tescilleri yaptırmaya çalıştığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyası içerisinde bulunan 04.07.2014 günlü dilekçesiyle davacı ... PLC vekili özetle; müvekkilinin ... ibareli, 14, 18, 24 ve 25.sınıf emtiaları içeren, .... sayılı tanınmışlık vasfı bulunan markaların sahibi olduğunu, ticaret unvanının ayırıcı unsurunun da ... ibaresinden oluştuğunu, davalının 17.10.2011 tarihinde kötüniyetli biçimde müvekkili markaları ile iltibas oluşturacak ve bunların tanınmışlığından haksız yarar sağlayabilecek nitelikte ....ibareli 35/6.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar; gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları; Kuyumculuk eşyaları, (taklitleri dahil) altınlar, mücevherler. Kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kot düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları, (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil) işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil). Şimsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşu takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayıştan. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler. Çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu,.... numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanması üzerine kötüniyet, tanınmışlık ve iltibas vakıalarına dayanarak gerçekleştirdikleri itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak da .... sayılı karar ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun davalının seri markalarından biri olduğunun da söylenemeyeceğini, çünkü müvekkili markalarında yazılı ürünlerin satışına ilişkin mağazacılık faaliyetini içerdiğini, bu haliyle başvurunun müvekkili markaları arasına girmiş bulunduğunu ifade ederek, davalı başvurusunun tesciline dair ... kararının anılan mallar bakımından iptali ile tescil olunan markanın yine anılan ürünler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen dava yönünden Davalı şirket ve davalı kurum vekilleri cevaplarında özetle; kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacı başvurusunun konusu olan işaret ile davalı başvurusunun konusu olan işaretin belirli düzeyde benzer olmasına rağmen kapsamlarının farklı olduğunu, davacının markalarının 35/6.sınıf hizmetleri içermediğini, davalının önceki markalarının kapsamında da 35/6.sınıf hizmetlerin bulunduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, emsal gösterilen mahkeme kararları ve bilirkişi raporları tetkik edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Mahkememizce 09.09.2015 tarihinde asıl dava bakımından davanın reddine, birleşen dava bakımından davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. Kararı asıl ve birleşen dosyalarda taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. .... sayılı kararıyla mahkememiz kararını, "davacı, "..." ibareli markalarına dayanarak davalı şirketin "..." ibareli 25. sınıf emtiaları kapsayan marka başvurusuna itiraz ettiğini, ... ...'nca itirazın nihai olarak reddine gerekçe gösterilen davalı şirket adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle hükümsüz kılındığını, hükümsüz kılınan bu markalara dayalı hakların son bulduğunu ileri sürerek ... kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen ....başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, mahkemece, işaretlerin "..." esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulundukları kabul edildikten sonra, davalı markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin ilamların ... kararının verilmesinden sonra infaz edildiği, ... kararlarının tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak yerinde olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK'nın 35'inci maddesinde "Enstitünün, itiraz sahibinden yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın yapılmamış sayılmasına karar verileceği" düzenlenmiştir. Asıl davada iptali istenen ..... sayılı markaların kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararlarının itiraz ekinde sunulduğu, ancak bu kararların kesinleştiğine ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, 148410 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir kararın sunulmadığı, bu markaların kapsamında bulunan mallar ile aynı veya aynı tür malların başvuru kapsamında da yer aldığı" gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Muterizin, başvuru sahibinin anılan markalarının kullanılmama nedeniyle hükümsüz kılındığı ve buna ilişkin mahkeme kararları bulunduğuna dair itirazlarına rağmen Enstitüce 556 sayılı KHK'nın 35'inci maddesi uyarınca itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulması istenmeksizin verilen karar yerinde olmayıp iptali gerekir. Davacı, ayrıca "..." ibareli markalarının tanınmışlığına dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/4 üncü maddesi uyarınca davalı adına başvurusu yapılan markanın hükümsüzlüğünü istemiştir. Bu itibarla mahkemece, dava konusu ... kararının iptali ile 556 sayılı KHK'nın 8/4'üncü maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulmasını gerektirmiştir." şeklindeki gerekçeyle bozmuştur. Daha sonra davalılar vekilleri tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından karar düzeltme taleplerinin reddine yönelik karar tesis edilmiştir. Mahkememizce bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararına asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Neticede dosya incelendiğinde, usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamı, Yargıtay Genel Hukuk Dairesi kararı ve tüm dosya kapsamından; Toplanan delillere, tetkik edilen emsal mahkeme kararları ve bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama konusu her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin ... esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer oldukları, davalı ... .... sayılı markaların sahibi olduğu, sunulan kanıtlara göre bu unvanla giyim ürünleri ve aksesuarları ürünlerinin üretim ve satışıyla ilgili olarak İngiltere merkezli olarak uzun zamandan bu yana ticari faaliyette bulunduğu, Türkiye'de ise markalarını kullanmadığı, bu sebeple markalarının kullanmama sebebiyle hükümsüz kılındığı, tesis olunan kararların derecattan geçerek kesinleştiği, ancak bu kararların asıl ve birleşen davaların açılmasından sonra 01.12.2014 ve 29.01. 2015 tarihinde infaz edildiği, eldeki davaların ... kararlarının iptali ve buna bağlı olarak hükümsüzlüğüne ilişkin bulunduğu, ... kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, TPE'nin idari süreçte itiraza mesnet markaların kullanılıp kullanılmadığını araştırmak yetkisinin olmadığı, ... kararının 10 .04.2014 tarihli olduğu, söz konusu markalar için veri girişinin 1.12.2014 , 148410 sayılı marka için 29.01.2015 olduğu, davacı tarafından sadece ..... sayılı marka için hükümsüzlük ile ilgili kararın da ... kararından önce kuruma sunulmadığı, dolayısıyla sadece .... sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile ... kararının yerinde olduğu, davacının başvuruya konu 25. Sınıf mal ve hizmetlerle ilgili tescilli bir markasının da olmadığı, bu sebeple davalı ... PLC'nin markalarının işbu davada nazara alınmasının gerektiği, bir markanın kullanılmama sebebiyle hükümsüz kılınacağı endişesiyle gerçekte kullanılmayan markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olduğu, ancak bunun iş bu dava için söylenemeyeceği, zira davacının markalarını kullanamasa da koruma için gayretinin bulunduğu, bunun kullanım niyetine delalet ettiği, esasen mahkememizde başka bazı firmalara karşı markasına iltibas yaratan işaretlerin tescilinin önlenmesi için davalar da açtığı, bu markaları tescilli iken .... sayılı marka tescil başvuruların da da bulunduğu, bunların her birinin tescille sonuçlandığı, dosya kapsamına göre 14, 18, 24 ve 25.sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde ... tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davalı ... PLC isimli şirkette olduğu, davacı ... .... 'nin ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretinde bulunduğu, unvanına ... ibaresinin eklenmesinin davacı marka tescillerinden sonra olduğu, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25.sınıf ürünlerin bulunmadığı, esasen .... sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yargı yoluna da gidilmediği, bu ürünler yönünden üretim ve satışta ... ibaresini tanıtım işareti olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu, öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik marka tesciline girişilmesinin iyiniyetli bir davranış olmadığı, Davacının tanınmışlığının en fazla elektrik/ elektronik sektöründe, sektörel bir tanınmışlığının olduğu varsayılsa bile, davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın tescile konu emtialarının 25. Sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının ise 25. Sınıf emtialara ilişkin sektörel tanınmışlığının olduğu, ayrıca davacının, tescli talep edilen markanın önceki tarihli markanın tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, veya tescili için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğine ilişkin koşulların gerçekleşmesinin gerektiği, aksine davalı markasının daha önceye dayalı tescilli markalarının olduğu dolayısıyla davacının tanınmışlığından bahisle 556 sayılı KHK 8/4 maddesi gereğince davalı başvurusunun hükümsüzlüğünü ve ... kararının iptalini talep edemeyeceği kanaatiyle .... sayılı kararına uyulmasına, asıl davanın reddine ve birleşen dava kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde direnme kararı verilmiştir. Verilen karar davacı vekillerince temyiz edilmiştir. .... sayılı ilamıyla, " Değerlendirme 1.Asıl davada davacı ..... sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiş, Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına direnilmek suretiyle asıl davanın reddine karar verilmiş, ..... sayılı ilâmı ile bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunduğu gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir. 2.Dairemizin 18.04.2017 tarih, ..... sayılı ilamında da belirtildiği üzere 556 sayılı KHK'nın 35 inci maddesinde "Enstitünün, itiraz sahibinden yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın yapılmamış sayılmasına karar verileceği" düzenlenmiştir. Asıl davada iptali istenen TPMK ...'nın ... sayılı kararında "muteriz tarafından başvuru sahibi adına olan ... sayılı markaların kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararlarının itiraz ekinde sunulduğu, ancak bu kararların kesinleştiğine ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, .... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir kararın sunulmadığı, bu markaların kapsamında bulunan mallar ile aynı veya aynı tür malların başvuru kapsamında da yer aldığı" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Muterizin, başvuru sahibinin anılan markalarının kullanılmama nedeniyle hükümsüz kılındığı ve buna ilişkin mahkeme kararları bulunduğuna dair itirazlarına rağmen Enstitüce 556 sayılı KHK'nın 35 inci maddesi uyarınca itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulması istenmeksizin TPMK'nın başvuru kapsamında ilan edilen mallarla aynı veya aynı tür malların başvuru sahibi adına önceden tescilli ....sayılı markaların kapsamında bulunduğunun kabulü ile verdiği karar yerinde olmadığı gibi Mahkemece de hükümsüzlüğe ilişkin kararların sonradan infaz edildiği, sadece ...sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile ... kararının yerinde olduğu gerekçesi yerinde görülmemiştir. 3.Nitekim taraflar arasında.... sayılı dosyası ile görülen davada da Mahkemece davalının ... kararının verildiği tarih itibariyle kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 17.04.2018 tarih, .... sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu markaya itiraz aşamasında müktesep hak oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK'ya dayalı olarak açılan iptal davası neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğunun ileri sürüldüğü, ..... sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağının iddia edildiği, gerçekten de, iptali istenen ... kararının verildiği 24.02.2014 tarihi itibariyle sözkonusu .... sayılı markanın iptaline karar verildiği, iptal kararının Dairemizce de onandıktan sonra karar düzeltme aşamasında olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, anılan .... sayılı markanın başvuru bakımından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı hususunun ... tarafından sözkonusu dava sonucu beklenilerek değerlendirilmesi gerekirken bu dava neticesi beklenmeksizin, ... karar tarihi itibariyle geçerli bir markanın mevcudiyetinin müktesep hak oluşturduğundan bahisle itirazın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuş, ....Sayılı kararı ile de karar düzeltme istemleri reddedilmiştir. 4.Davacı, dava konusu başvuruya itiraz ederken muhtelif sınıflarda tescilli bir çok markasını itirazına mesnet göstermiştir. 5.Bu durumda Mahkemece, ... sayılı markaların davalı şirkete bir hak bahşetmeyeceğinin nazara alınması, tescilde ülkesellik ilkesinin gözetilmesi, davaya konu başvuru ile davacı şirketin itiraza mesnet markaları ve bu markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken asıl davada yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir." biçimindeki gerekçeler ile mahkememiz kararının BOZULMASINA, karar verilmesi üzerine dosya mahkememiz esasına kayıt edilmiştir. Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olup, buna göre DEĞERLENDİRMELER Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali; Benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir. Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, h,izmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim ....sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir. İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır. Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır. Karıştırılma ihtimalinin varlığı “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır. Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı; Dava konusu markanın kapsamındaki redde konu malların davacının redde mesnet markalarının kapsamlarında benzer ilişkili olarak yer aldığı, Dava konusu markanın kapsamındaki “Ayak giysileri” mallarının redde gerekçe .... sayılı markalarının kapsamındaki 37. Sınıf: Ayakkabı, tamiri hizmetleri.” hizmetleri ile ilişkili olduğu, Dava konusu markanın kapsamındaki malların redde gerekçe .... ve ....sayılı markalarının kapsamındaki 09. Sınıf: Güneş gözlükleri” malları ile benzer olduğu, Dava konusu markanın kapsamındaki malların redde gerekçe .... sayılı markasının kapsamındaki 18. Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler... Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamül başka sınıflarda yer almayan eşyalar: Çantalar, valizler, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, kart kılıfları, sırt çantaları, evrak çantaları, alışveriş ve okul çantaları...” malları ile benzer olduğu, Dava konusu markanın kapsamındaki malların redde gerekçe ..... sayılı markasının kapsamındaki 24. Sınıf: ) Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar.” malları ile benzer olduğu, Dava konusu markanın kapsamındaki malların redde gerekçe .... sayılı markalarının kapsamındaki 26. Sınıf: Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar” malları ile benzer olduğu, Dava konusu markanın kapsamındaki malların redde gerekçe .... ve .... sayılı markalarının kapsamındaki 40. Sınıf: Terzilik hizmetleri: Giysi dikim hizmetleri (terzilik), giysi kesim hizmetleri, overlokçuluk hizmetleri, giysilerin modellerinin değiştirilmesi hizmetleri” malları ile benzer olduğu, Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı; Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. ... kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkiktir. Bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır” Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davacı yanın redde gerekçe gösterdiği markalar arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır. Dava konusu marka, siyah zemin üzerine, beyaz renkte, küçük harflerle “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Davacının redde gerekçe markalarından marka bir dikdörtgenin içerisinde, siyah renkte, ilk harfi büyük “...” ibaresinin yer aldığı karma bir markadır. Söz konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “...” ibaresi olduğu, Davacıya ait emtia benzerliği olan diğer markalar “...” ibaresini münhasıran veya bu ibare ile birlikte “...” ve şekil unsuru içeren kelime veya karma markalardır. Dava konusu marka ile davacı markalarında “...” ibaresinin ortak olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacının emtia benzerliği olan “...” ibareli markası arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açabilecek derecede işitsel, görsel ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığı, zira davacının markasının esas unsurunun “...”, dava konusu markanın esas unsurunun ise “....” ibaresi olduğu, Dava konusu marka ile davacının diğer redde gerekçe markaları arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açabilecek derecede işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, zira markaların esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu, Karıştırılma İhtimali; Sonuç olarak, hem dava konusu markanın kapsamındaki malların davacının redde gerekçe .... sayılı markalarının kapsamında benzer/ilişkili olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe... sayılı markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, Davalının Müktesep Hak İddiası; Bu bölümde, davalının önceki tescillerine dayalı olarak müktesep hak sahibi olup olmadığı değerlendirilmiştir. Yargıtay’ın müktesep hak konusundaki görüşlerine değinerek değerlendirme yapmakta fayda bulunmaktadır. Yargıtay aşağıda belirtilen kararında, bazı istisnai durum ve koşullarda önceki tarihli marka tescilinin sonraki tarihli marka ya da marka başvurusu açısından kazanılmış bir hak teşkil edeceği içtihat edilmiştir. “…başvuru sahibinin bu yöndeki kazanılmış hakkının varlığından bahsedilebilmesi için müktesep hakkına dayanak teşkil eden önceki tarihli markasının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, önceki marka ile sonraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir markaya yanaşmaması ve son olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli müktesep hak iddiasına dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gereklidir.” .... Bu karardan da anlaşılabileceği üzere müktesep hakkın kabulü dört koşula bağlanmıştır. 1.Müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması, 2.Markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması, 3.Dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması, 4. Markayı uzun süredir kullanıyor olması Bu dört şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder. Bu şartlar dava konusu olay açısından değerlendirilecek olursa aşağıdaki sonuca ulaşılmaktadır. Davalıya ait ... sayılı markaların Mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, davalıya ait önceki tarihli herhangi bir tescilli marka bulunmadığı, dolayısıyla, davalının müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı, Netice itibariyle, Hem dava konusu markanın kapsamındaki malların davacının redde gerekçe .... sayılı markalarının kapsamında benzer/ilişkili olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe .... sayılı markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu Davalının önceki tarihli markalarının mahkeme kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle müktesep hak teşkil etmediği, .....Kararı’nın yerinde olmadığı sonuçlarına ulaşılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kabulüne, ..... sayılı kararının tüm emtialar yönünden iptaline, Davaya konu markanın tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 29,20.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 586,20.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 10.267,20.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Birleşen dava kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekili ile davalı kurum ile diğer davalı vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10.07.2025

Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

Harçlar : 2.084,20.-TL Gider Avansı : 8.183,00.-TL TOPLAM :10.267,20.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/546, K. 2025/287, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-546-e-2025-287-k-9141a1a38cfe