İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/510 E. 2025/904 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/510
- Karar No
- 2025/904
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/510 KARAR NO : 2025/904
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle: Davacı müvekkilinin koli/mukavva imal ve satım işleri ile iştigal ettiği, davalı ile arasında bu kapsamda süregelen ticari ilişki bulunduğu, davalının müvekkilinden ayrıntıları işbu davaya dayanak yapılan icra takibine konu faturalarda belli edilen emtiaları sipariş ettiği, anılan emtialar davalıya eksiksiz teslim edildiği, davalının emtia bedellerini ödemekten kaçındığı, müvekkili tarafından, davalıdan olan alacağının tahsili için davalı aleyhine 15.03.2023 tarihinde--- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca itiraz edildiği, itiraz üzerine icra takibinin 29.03.2023 tarihinde durduğu, zorunlu arabulucuya başvurulduğu, taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığı, yukarıda açıklanan ve mahkemece re “sen gözetilecek nedenlerle; davalının ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına yönelik vaki haksız itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, alacak likit olduğundan 96 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tüm alacağımızı karşılayacak miktarının tensiple birlikte ihtiyaten haczine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurda görülen davanın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle reddi gerektiği, davaları kabul etmemekle birlikte davacı tarafından müvekkili aleyhine önce ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde-----sayılı dosyası ile dava açıldığı, dava dilekçesi müvekkilime 22/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, daha sonra aynı alacak için müvekkili----Asliye Ticaret Mahkemesi'nde----- sayılı dosya içinde dava açıldığı, bu nedenle, tarafları ve konusu aynı olan dava için derdestlik itirazında bulunulduğu, derdestlik itirazıdan dolayı ikinci açılan davanın reddedilmesi gerektiği, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, davacı tarafından----İcra Müdürlüğü'nün ------Sayılı dosyası ile müvekkilimiz hakkında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibine girişildiği, takip dayanağı olarak da 21.5.2022 Tarihli ve 04.07.2022 Tarihli faturalar gösterildiği, haksız ve mesnetsiz takibe itiraz edildiği ve itirazlar neticesinde takibin durduğu, her ne kadar davacı tarafça hizmetin gerçekleştirildiği ve takibe konu edilen faturaların müvekkilimiz şirkete elektronik olarak tebliğ edildiği iddia edilmişse de; davacı tarafın hizmetin gereği gibi yapıldığı ve TTK ve VUK hükümleri kapsamında usulüne uygun faturaların tanzim edilerek müvekkile tebliğ edildiği hususunu ispatla mükellef olduğu, davacı tarafından hangi adrese tebligat yapıldığı ve faturaların usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususu ispatlanması gerektiği, davacı tarafından takibe konu edilen alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, söz konusu icra takibinde alacak asla kabul anlamına gelmemekle birlikte net ve likit bir alacak olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacının haksız, dayanağı olmayan ve hukuka aykırı ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği, davacı taraf icra takibinde açıkça haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yukarıdaki açıklamalarımız ve re “sen gözetilecek hususlar nedeniyle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından huzurdaki davanın ve davacının icra inkar tazminatının reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz talebinin reddine, icra takibine girişmekte ve işbu davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,---. İcra Müdürlüğünün --- esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminat talebi ile kötü niyet tazminat ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmış, dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar incelenmiştir. İcra Dosyası İncelemesi: Davacı tarafından -----.İcra Müdürlüğünün----- sayılı dosyası ile 13.03.2023 tarihinde takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 25.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince icra takibine, ödeme emrine, borca ve borcun tüm fer ‘ilerine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve avukatlık ücretine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Mali İnceleme Bilirkişi Raporu; Davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2022 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2022 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2022 dönemi Gib onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının incelenen 2022 dönemi ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.Davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2022 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin ibraz edilmemesi nedeniyle incelenemediği, davalının 2022 döneminde e-defter mükellefi olduğu, tarafıma ibraz edilen 2022 Nisan-Aralık dönemi Gib onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davalının incelenen 2022 Nisan Aralık dönemi e defterlerinin V.U.K’n u ve TTK’nuna uygun tutulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu takip konusu faturaların temel fatura senaryosu ile düzenlenmiş e- faturalar olduğu, ilgili faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (13.03.2023) davalıdan 11.673,38 TL alacaklı gözüktüğü görülmüştür. Davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafından takibe dayanak yapılan 21.05.2022 tarih ve ----- seri numaralı 3.549,20 TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafından davacı adına düzenlenen 30.06.2022 tarih ----- seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı fiyat farkı faturasının iadesi için davacı tarafından düzenlenmiş olan aynı zamanda iş bu dava konusu takibe dayanak yapılmış olan 04.07.2022 tarih ve ---- seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı “------ NUMARALI FİYAT FARKI FATURASINA İSTİNADEN FATURANIN İADESİ KESİLMİŞTİR” açıklamasıyla düzenlemiş olduğu fiyat farkı iadesi faturasının davalıda kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. İncelemeler neticesinde davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (13.03.2023)-----i. hesabında davacıdan 38.952,46 TL alacaklı gözüktüğü görülmüştür. Tarafların Ticari Defter Kayıtlarının Karşılaştırması; Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 11.673,38 TL alacaklı, davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre ise de davacıdan 38.952,46 TL alacaklı olduğu her iki hesap arasındaki mutabakatsızlığın (11.673,38+38.952,46) = 50.625,84 TL olduğu bu farkın; 8.124,18 TL’sinin fiyat farkı faturasından geriye kalan 42.501,66 TL’nin ise davalı yanca ---- İcra Dairesinin ------ sayılı dosyasına asıl alacak, faiz ve feriler toplamı olarak yatırılan 240.855,93 TL’den kaynaklandığı tespit edilmiştir. 04.07.2022 tarih ve ----- seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı fiyat farkı iadesi yönünden; Davalı tarafından davacı adına 30.06.2022 tarih ------ seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı fiyat farkı faturası düzenlendiği, bu faturanın davacı yanca aynı tarihte ----- yevmiye numarası ile davalı lehine alacak yazmak suretiyle kayıtlara alındığı, sonrasında davalı tarafın düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturasının iadesi için 04.07.2022 tarihinde 04.07.2022 tarih ve ----- seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı fiyat farkı iadesi faturası düzenlediği ve takibe konu ettiği görülmüş olup; davacı yanca takibe konu edilen faturanın davalı kayıtlarında olmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturasının davacının kabulünde olmadığı, süresinde usulüne uygun şeklide iade faturası tanzim ettiği görülmüştür. Davalı kayıtları incelendiğinde ise mal satışına yönelik davacı tarafından en son düzenlenen faturaların Mayıs tarihli oldukları, ilgili faturaların aynı şekilde davalı yanca kayıtlara alındığı, düzenlenen fiyat farkı faturasının yaklaşık 40-50 gün sonra düzenlemiş olduğu görülmüştür. Bu tespitler doğrultusunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında dava dosyasına sunulmuş sözleşme, fiyat teklifi, sipariş formu vb. belgeler bulunmaması nedeniyle davacıya ait mal alış faturalarını defterlerine kaydeden davalının yaklaşık 40-50 gün sonra düzenlediği fiyat farkı faturasını neye istinaden düzenlendiğini somutlaştırması gerektiği değerlendirilmiştir. ---- İcra Dairesinin --- Sayılı Dosyasına Yapılan Ödeme Yönünden; Tarafların ticari defter kayıtlarında davacıda 02.09.2022 tarihinde, davalıda 31.08.2022 tarihinde kayıtlı olan davalı tarafından -----.İcra Müdürlüğü dosyasına yatırılmış olan 240.855,93 TL ödemenin dayanağı incelendiğinde; davacı tarafından -- İcra Dairesinin ---- sayılı dosyası ile 4 adet fatura alacağından kaynaklı toplamda 198.354,27 TL tutarlı asıl alacağı için başlatılan takibin ödemesi için yapıldığı tespit edilmiştir.(600,01 TL ---- nolu fatura, 45.251,47 TL ---- nolu fatura, 30.306,47 TL ----- nolu fatura, 122.196,32 TL ----- nolu fatura) Davalı tarafından ----.İcra Müdürlüğü dosyasına yatırılmış olan 240.855,93 TL ödemenin davacıdaki kayıtları, tarafların ticari defter kayıtlarında davacıda 02.09.2022 tarihinde, davalıda 31.08.2022 tarihinde kayıtlı olan davalı tarafından ---İcra Müdürlüğü dosyasına yatırılmış olan 240.855,93 TL ödemenin dayanağı incelendiğinde; davacı tarafından----- İcra Dairesinin ----- sayılı dosyası ile 4 adet fatura alacağından kaynaklı toplamda 198.354,27 TL tutarlı asıl alacağı için başlatılan takibin ödemesi için yapıldığı tespit edilmiştir.(600,01 TL ---- nolu fatura, 45.251,47 TL ---- nolu fatura, 30.306,47 TL ---- nolu fatura, 122.196,32 TL ---- nolu fatura) Davalı tarafından -----.İcra Müdürlüğü dosyasına yatırılmış olan 240.855,93 TL ödemenin davacıdaki kayıtları Davacı tarafın --- İcra Dairesinin------sayılı dosyası ile başlattığı takip dayanağı 4 adet faturanın asıl alacak toplamının 198.354,27 TL olduğu, davalının ilgili icra müdürlüğüne 240.855,93 TL ödemiş olduğu arada oluşan (240.855,93-198.354,27) = 42.501,66 TL tutarlı farkın TBK 100 kapsamında faiz ve ferilerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu ödemeye ilişkin davacı kayıtları incelendiğinde ------ numaralı yevmiye kayıtlarında davalı tarafından yapılan 240.855,93 TL ödeme içinde yer alan faiz ve feriler ayrıştırılarak takip talebine uygun olarak davalı lehine 198.354,27 TL alacak kaydı girildiği, davalı kayıtları incelendiğinde ise --- İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasında asıl alacak, faiz ve ferileri için yapılmış olan toplam 240.855,93 TL ödemenin tamamının davacı aleyhine borç yazıldığı, ilgili takip incelendiğinde ise davacının asıl alacak talebinin 4 adet fatura alacağı olarak 198.354,27 TL olduğu dolayısıyla davalı tarafından TBK 100 kapsamında ödenen faiz, mahkeme harçları, vekalet ücreti ile diğer icra ve mahkeme masrafı tutarlarının Gelir Vergisi Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi kapsamında kurum kazancının tespitinde gider olarak kayıtlara alınması gerektiği, eş deyişle davacı alacağından mahsup edilmemesi gerektiği değerlendirilmiş olup; davalı alacağı olarak gözüken tutarın yanlış muhasebe kaydından kaynaklanmış olduğu değerlendirilmiştir. BA-BS İncelenmesi: Davacı tarafın incelenen 2022 dönemi BS analiz formunda -------adına 6 adet e-belge karşılığında KDV hariç 177.989,53 TL (KDV Dahil 210.027,65 TL) satım bilgisinin olduğu, Davalı tarafın incelenen 2022 dönemi BA analiz formunda davacı adına 1 adet e-belge karşılığında KDV hariç 6.884,90 TL (KDV Dahil 8.124,18 TL) alım bilgisinin yer aldığı, davacı tarafından düzenlenen 5 adet KDV hariç 171.104,63 TL ((KDV Dahil 201.943,47 TL) tutarlı faturaların ticari defter kayıtlarında olduğu, ancak davalı tarafın BA-BS analiz formuna yansımadığı, Davacı tarafından düzenlenen aynı zamanda takibe dayanak olarak gösterilen 04.07.2022 tarih ve ----- seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı faturanın davalının BA analiz formunda yer aldığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere 25.01.2021 tarihli, -il edilmeyecektir. Bu kapsamda mükelleflerin özelinde yapılan analizlerin daha sağlıklı ve etkin yapılabilmesi için gerek sistem içinden yapılan iptallerin gerekse de TTK’ya göre yapılan itiraz işlemlerinin mükellefler hakkında yapılan analizlerin doğruluğu ve sıhhati açısından e-Belge Sistemi içerisinden doğru ve karşılaştırılabilir bir şekilde GİB sistemleri tarafından bu amaçla takip edilecek “sanal Ba/Bs formu” olarak izlenebilecektir. Yeni uygulama ile Temmuz 2021 döneminden itibaren elektronik belge (E- fatura-E-arşiv-E-SMM) olarak düzenlenen belgelerin, Ba-Bs formlarına dahil edilmemesi sağlanmıştır. Yani Ba-Bs formuna e-faturalar dahil edilmeyecek onun yerine GİB arka planda mükellefler adına sanal Ba-Bs formu oluşturacaktır. 09.02.2021 tarihli, ---- Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, ----- Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine “V.10. e-Belgelere İlişkin İptal/İtiraz, İhbar ve İhtarların Bildirilmesi» başlıklı bölüm eklenmiş, Türk Ticaret Kanunun 18. maddesi uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla veya KEP sistemi ile yapılan ihbar veya ihtarlar ile e-Belge iptal işlemlerinin 01/05/2021 tarihinden Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi işlem sistemine bildirilmesi zorunluluğu getirilmiştir. e-Belgelere elektronik ortamda iptal/itiraz işlemi yapılabilmesi için; belgeyi düzenleyen satıcı veya alıcı tarafından e-Belge Uygulamaları üzerinden iptal/itiraz talebi oluşturulması gerekir. İptal/itiraz taleplerine ilgili faturanın alıcısı/satıcısı tarafından onay verilebildiği gibi, karşı tarafın onaylama zorunluluğu bulunmamaktadır. (Ancak onaylamaması demek bu belgelerin iptal edilmeyeceği anlamına gelir..) Dolayısıyla aralarında ihtilaf bulunan firmaların e-Belgelere TTK 18. maddesinde belirtilen harici itiraz yolları (noter, taahhütlü mektupla, KEP sistemi) ile de itiraz edilebilmektedir. TTK 21. maddesinde “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davacı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen faturaların Temel Fatura Senaryosu ile düzenlenmiş e-faturalar olduğu, Temel e-Fatura senaryosunda; alıcı fatura üzerinde herhangi bir teknik sorun (zorunlu alan eksikliği, veri bozulması, imza geçersizliği vb.) olmadığı müddetçe faturayı kabul etmek zorundadır. Alıcının Temel e-Faturayı reddetme seçeneği yoktur. Alıcı, fatura ile ilgili itirazını yalnızca harici yollarla gerçekleştirebilir. Tüm bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere davacı tarafından düzenlenen faturaların Temel Fatura Senaryosu ile düzenlenmiş e-faturalar olduğu, bu faturaların GİB tarafından kapalı devre sistemiyle muhatabına iletildiği, muhatabının da yukarıda açıklanan yöntemlerle usulüne uygun süresi içerisinde iptal itiraz süreçlerini işletebileceği, bu bağlamda davacı tarafından takibe dayanak yapılan 21.05.2022 tarih ve ----- seri numaralı 3.549,20 TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davacı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen 04.07.2022 tarih ve ----- seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı faturanında her ne kadar ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da BA analiz formunda yer aldığı, davalı tarafından da bu faturaya karşıda süresi içerisinde itiraz ve iptal işlemine konu edildiğine dairde sunulmuş herhangi bir iade faturası, ihtarname vb belge bulunmadığı hususuları ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının asıl alacak talebine ilişkin karinelerin oluştuğu değerlendirilmiştir. Somut olayda, tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu fatura alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, az yukarıda hesaplandığı şekilde 611,33 TL faiz hesaplanmış olup davacının takip öncesi 763,23 TL faiz talebinin olduğu, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. kapsamında faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Bilirkişi Kök Raporuna Yapılan Beyan Ve İtirazların Değerlendirmesi: Kök raporda incelenen tarafların ticari defter kayıtlarında davalının tür değişikliği yaptığı dönem itibariye virmanlar yapıldığı bu virmanlar neticesinde davacı kayıtlarına göre davalıdan 161.462,70 TL alacak kaydı yapılmışken bu kayıt aynı şekilde davalı kayıtlarında davacıya olan borç olarak 161.462,70 TL olarak yapılmıştır böylelikle davalının tür değişikliği öncesi devir borç bakiyesi ile ilgili taraf kayıtlarında bir ihtilaf olmadığı tespit edilmiştir. Aynı şekilde davacı tarafından 30.04.2022-21.05.2022 tarihleri arasında düzenlenmiş olan KDV dahil 201.903,47 TL tutarlı faturaların tamamının davalı kayıtlarında yer aldığı ve 21.05.2022 tarihi itibariyle davacı kayıtlarında davalıdan alacak 363.366,17 TL iken davalı kayıtlarında da davacıya borç 363.366,17 TL olarak gözükmektedir. Davacıya olan borçla ilgili her iki taraf kayıtlarında yer aldığı üzere davalı tarafından toplamda (32.773,20+120.565,32) = 153.338,52 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeler sonrasında geriye 210.027,65 TL borç kaldığı, bu borcun 198.354,27 TL tutarlı kısmı ile ilgili -----İcra Dairesinin ----- Sayılı dosyası ile takip yapıldığı kök raporda açıklandığı üzere 198.354,27 TL tutarlı asıl alacak için davalı tarafından faiz ve ferileri ile 240.855,93 TL ödendiği, Bu ödeme ile birlikte takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı (210.027,65-198.354,27) = 11.673,38 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafından düzenlenen faturaların her iki taraf kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların temel fatura senaryosu ile düzenlenmiş e faturalar olduğu ve GİB sistemi aracılığıyla muhatabına iletildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafından 30.06.2022 tarihinde düzenlenen 8.124,18 TL tutarındaki fiyat farkı faturası davacı defterlerine kaydedilmiş; ancak davacı, bu faturaya karşılık aynı tutarda iade faturası düzenlemiş olup söz konusu iade faturası davalı kayıtlarında yer almamıştır. Davacı tarafından düzenlenen iade faturasının davalı tarafından TTK m.21 uyarınca süresinde ve usulüne uygun olarak noter, KEP veya diğer yazılı yollarla reddedildiğine yahut iptaline ilişkin herhangi bir belge dosya kapsamında sunulmamıştır. Bu bağlamda kök raporda yapılan tespite paralel olarak iş bu ek raporda davalı yanca düzenlenen fiyat farkı faturasının gerekçelerinin dayanak belgeleri ile somutlaştırılması gerektiği görüşü sürdürülmüştür.Tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde davacı tarafın 21.05.2022 tarihli 3.549,20 TL ve 04.07.2022 tarihli 8.124,18 TL tutarlı faturalar nedeniyle toplam 11.673,38 TL asıl alacak talebine ilişkin karinelerin oluştuğuna dair kanaat belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava fatura alacağından kaynaklı yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Tarafların ticari kayıtları incelenmiş mevzuata uygun tutulduğu görülmüştür. Davacı tarafından düzenlenen faturaların Temel Fatura Senaryosu ile düzenlenmiş e-faturalar olduğu, bu faturaların GİB tarafından kapalı devre sistemiyle muhatabına iletildiği, muhatabının da usulüne uygun süresi içerisinde iptal itiraz süreçlerini işletebileceği, bu bağlamda davacı tarafından takibe dayanak yapılan 21.05.2022 tarih ve ----- seri numaralı 3.549,20 TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davacı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen 04.07.2022 tarih ve ------ seri numaralı 8.124,18 TL tutarlı faturanında her ne kadar ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da BA analiz formunda yer aldığı, davalı tarafından da bu faturaya karşıda süresi içerisinde itiraz ve iptal işlemine konu edildiğine dairde sunulmuş herhangi bir iade faturası, ihtarname vb belge bulunmadığı Davalı vekilinin davacı tarafından başlatılan-----. Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. sayılı dosyasındaki alacak iddiası ile huzurdaki davada ikame edilen alacağın aynı olduğu iddiası ile derdestlik itirazının olduğu bu yönde yapılan mali incelemede,---- Asliye Ticaret Mahkemesi ---- sayılı dosyanın incelenmesi neticesinde, --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ sayılı dosyasındaki davalı tarafın----- olduğu, yine davacının itirazın iptaline konu ettiği ----.İcra----- Esas Sayılı dosyasındaki takibe dayanak olarak gösterilen açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların ---- (Şahıs şirketi (VKN:------) adına düzenlenmiş olduğu, dolayısıyla huzurdaki itirazın iptali istemli davaya konu edilen taraf ve alacak ile ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ----. sayılı dosyasına konu edilen taraf ve alacak talebinin farklı olduğu, davacının----- İcra Dairesinin------ sayılı, 13.03.2023 takip tarihli 11.673,38 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğu, davacının asıl alacağını davalıdan talep edebileceği, faiz talebine ilişkin, tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmadığı dolayısıyla faiz talep edemeyeceği değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne, şartları oluşan icra inkar tazminatının kabulüne, şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 11.673,38 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair istemin reddine 2-11.673,38 TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine, 4- Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 797,41 TL'nin başlangıçta alınan 269,85 TL'den mahsubu ile artan 527,56 TL'nin davalıdan alınarakHAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 578,10 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 7.684,10 TL bilirkişi masrafı, posta ve tebligat gideri ücretinin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 7.212,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 1.500 TL masrafı, 148,30 TL vekaletname harcı olmak üzere toplam 1648,30 TL ücretinin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 101,15 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 11.673,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 763,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 2.928,52 TL'sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan TL'sinin davacıdan alınarakHAZİNEYE GELİR KAYDINA, Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.