İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/49 E. 2026/66 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/49
Karar No
2026/66
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/49 KARAR NO : 2026/66

... DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 06/09/2013 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen Alacak-İtirazın iptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket 28.02.2012 tarihli Protokol ile ..., 110'luk Kırma Eleme Tesisi İmal ve Montajı işini yükümlendiğini, Sözleşmenin ilk 14 maddesinde, davalı şirketin imal edip, montajını yapacağı tesiste kullanacağı malzemeler ile özellikleri belirtilmiş, “B” maddesinde sözleşmenin tutarının 940.000 TL (KDV Hariç) , “C” maddesinde ise işin teslim süresinin 60 gün olduğu (sözleşmenin imzalanmasından itibaren) belirtildiğini, Sözleşmenin “G” maddesinde montajın davalı şirket elemanları tarafından, davalı şirketin vereceği projeye göre yapılacağı, “H” maddesinde proje ve imalat hatalarına karşı teslimden itibaren 24 ay süre ile davalı şirketin garantisi verdiğini, sözleşmenin son sayfasında yer alan “A.2” maddesinde de, alıcının sözleşmeye konu makinalardan garanti süreci içerisinde verim alamadığı takdirde, sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunu belirttiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen ... sayılı ihtarnamesinde sözleşmede belirtilen 60 günlük sürede tesisin çalışır halde teslim edilmediği, 10 gün içerisinde tesisin sözleşme gereğince eksiksiz teslim edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiği, yapılan ihtara ve şifahi görüşmelere rağmen, davalı şirket, tesisi sözleşmeye uygun bir şekilde kuramamış, eksik ifada bulunduğu gibi, proje ve imalat hataları söz konusu olduğunu, ...İş sayılı dosyasıyla söz konusu tesisin , montaj edilmiş halihazırdaki halinin protokolde verilen montaj çizimi ile aynı olmadığını, söz konusu tesisin 28.04.2012 tarihinde: sözleşmeye uygun olarak yapılıp teslim edilmesi gerekirken, kurulum sorunlarından dolayı teslimatın yapılamadığı, tesis sahibinin kişisel çabası ile tesisin çalışmasının sağlandığı, üretim kapasitesinin 2000 ton/gün olması gerekirken, üretimin yaklaşık 550 ton/gün olduğunun tespit edildiği, günlük 1.450 ton/gün kaybın olduğu, sözleşmeye göre tesisin teslim tarihi ile keşif yapılan tarih arası 405 gün olduğu, üretilen malzemenin piyasa fiyatının yaklaşık 13 TL/ton olduğu, tespitin yapıldığı tarih itibarıyla 7.634.250 TL uğranılan zarar olduğunu, tüm bu nedenlerle 28.02.2012 tarihli Protokol gereğince, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kayıt ve şartıyla, şimdilik; - yükümlenilen işin eksik ifası sebebiyle 40.000,00 TL, BK protokolün H maddesi gereğince proje. ve imalat hatalarına ilişkin 10.000,00 TL, uğranılan zarara ilişkin 50.000,00 TL olmak üzere, şimdilik 100.000,00 TL bedelin, işleyecej avans faizi ile davalı şirketten tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin karşi tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı şirketin tamamen kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine karşı işbu davayı açtığını, davacı şirket, davalı müvekkili şirket'den 28.02.2012 tarih ve GM/12-008 sayılı protokolle 940.000,00 TL bedeli "110'luk Kırma Eleme Tesisi" satın aldığını, söz konusu protokole göre tesisin montajı ve teslimi yapıldığını, davacı şirket, söz konusu tesis bedelinin 20.000,00 TL ile 04.11.2012 tarihli 4.463,35 TL bedelli 14.12.2012 tarih ve 1.062,00 TL bedelli 18.05.2013 tarih ve 619,50 TL bedelli ve 18.06.2013 tarih ve 53.395 TL bedelli faturaları ödemediğini, davacı şirketten çeşitli kereler borcunu ödemesi talep edilmesine rağmen borcunu ödemediğini, 22.07.2013 tarihinde... nolu dosyası ile 79.539,85 TL lik ilamsız icra takibi başlatıldığını, operatör kontrol odasının yeri davacı şirket tarafından belirlendiğini titreşimli eleklerin haznesinin dolma seviyesinin görünmemesinden dolayı oluşacak kontrol zaafından davalı müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hiçbir dayanağı olmadığı, dolayısıyla huzurdaki dava maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu taraflarınca başlatılan icra takibine karşı açılmış kötü niyetli bir dava olduğunu tüm bu nedenlerle fazlaya ve alacaklara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,” karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... MAHKEMESİ'NİN ... E. SAYILI DOSYASINDA DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; satıştan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalı borçlunun dava konusu alacağı bu takipte ödemek zorunda olduğu haksız yere inkar ettiği takip konu borcu sebebiyle %40'dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin 25.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin ... sayılı icra takibi dosyasında bulunan ödeme emrinde belirtilen tutarın 59.539, 85-TL' lik kısmına, faize ve yetkiye yapmış olduğu itiraz maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve haksız olduğundan huzurdaki dava ile birleşme talebiyle ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, Davacı şirket takibi uzatma amaçlı ve kötü niyetli olduğunu beyan etmiştir.

DELİLLER: -Taraflar arasında imzalan 28/02/2012 tarihli eser sözleşmesi ve eki projeler, -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, faturalar, karşılıklı ihtarnameler, tebliğ belgeleri, -... yevmiye numaralı İhtarnamesi -... yevmiye numaralı İhtarnamesi, -... yevmiye numaralı İhtarnamesi, -...D.iş sayılı tespit dosyası, -... E sayılı İcra dosyası, ... yazılan müzekkere cevapları, -Gayret Makina tarafından dosyaya sunulan ... Şubesin makina mühendisleri tarafından sunulan 10/09/2014 tarihli bilirkişi teknik kapasite raporu, -Maden mühendisi ... tarafından sunulan 10/12/2014 tarihli kırma eleme tesisi teknik raporu dosyaya sunulan uzman görüşleri, -Keşif ve bilirkişi incelemeleri yaptırılmış alınan bilirkişi heyet raporları dosyamız içerisine kazandırılmıştır. -11/08/2014 tarihli kök, 10/05/2015, 05/10/2015 tarihli ek bilirkişi heyet raporları, -20/05/2016 tarihli bilirkişi heyet raporu, -29/05/2017 tarihli kök ve 12/03/2020 tarihli ek bilirkişi heyet raporları, ...kaldıma kararı sonrası, -... yazılan müzekkere cevapları, -... yazılan keşif ve bilirkişi talimatı, -... yazılan keşif ve bilirkişi talimatı, -Talimat mahkemesinden alınan 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporu, -09/09/2025 tarihli kök, 31/12/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporları, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Asıl dava eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine ... sayılı ilamında belirtilen; gerekçelerle kaldırılmasına karar verilerek, dosya mahkememize gönderilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. ... kaldırma kararı gereğince ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, gelen müzekkere cevapları dosya arasına alınmış, davaya konu eserin bulunduğu yerde talimat mahkemesi aracılığıyla bir kez daha keşfe çıkılmış, dosya önceki bilirkişi heyetinden faklı bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, önceki bilirkişi heyetinden 09/09/2025 tarihli kök ve 31/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporları alınıp dosyamız arasına kazandırılmıştır. Kök Raporda Özetle; asıl davada; talebin eksik ve ayıplı imalat ile üretim kaybı nedeniyle zarar talebine ilişkin olduğu, nedeniyle zarar 1)Konkasör tesisinde ayıplı imalat olmadığı, 2)Eksik imalat olarak 23 m konveyör ve bant olduğu, sözleşme bedeli olan 940.000 TL nin ödenmiş olması nedeniyle tespit tarihindeki rayiç bedel üzerinde 23.000 TL rayiç bedelin ödenmesi gerektiği, a. ... kararında yer aldığı üzere fiziki oran yöntemine göre hesaplama yapılması gerekmesi durumunda eksik işin %2 ve eksik iş tutarının götürü bedele nazaran 18.800 TL olduğu, 3) Gecikme ya da ayıplı imalat nedeniyle üretim kaybı sonucu davacı zarar bedelinin dosya kapsamına uygun düşmediği, a. Mahkemenin aksi kanaate olması durumunda üretim kaybı nedeniyle talep edilebilecek tutarın 572.467,50.-TL hesaplandığı, Birleşen davada; davacının götürü bedel haricinde iş yaptığının dosya kapsamından tespit edilmediği, protokol gereği garanti süresinin devam ettiği, birleşen davada davacı/asıl davada davalı defterlerini ibraz etmediği için davalı defter kayıtlarının incelemediği.." bildirilmiştir. Alınan bilirkişi raporuna tarafların itirazları üzerine önceki bilirkiş heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan ek raporda özetle; asıl davada; Talebin eksik ve ayıplı imalat ile üretim kaybı nedeniyle zarar talebine ilişkin olduğu, 1) Konkasör tesisinde ayıplı imalat olmadığı, 2) Eksik imalat olarak 23 m konveyör ve bant olduğu, sözleşme bedeli olan 940.000 TL nin ödenmiş olması nedeniyle tespit tarihindeki rayiç bedel üzerinde 23.000 TL rayiç bedelin ödenmesi gerektiği, a. BAM kararında yer aldığı üzere fiziki oran yöntemine göre hesaplama yapılması gerekmesi durumunda eksik işin %2 ve eksik iş tutarının götürü bedele nazaran 18.800 TL olduğu, i. Ancak cari hesaplardaki davalının 5.525,35 TL alacağının mahsup edilmesi gerektiğinin Sayın mahkemece değerlendirilmesi halinde Asıl Davada davacı alacağının 12.474,64.-TL olması gerektiği takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, 3) Gecikme ya da ayıplı imalat nedeniyle üretim kaybı sonucu davacı zarar bedelinin dosya kapsamına uygun düşmediği, Mahkemenin aksi kanaate olması durumunda üretim kaybı nedeniyle talep edilebilecek tutarın 572.467,50.-TL hesaplandığı, Birleşen Davada; Davacının götürü bedel haricinde iş yaptığının dosya kapsamından tespit edilmediği, protokol gereği garanti süresinin devam ettiği, Birleşen davada davalı/asıl davada davacı ... nin cari hesap bakiyesi nedeniyle ... ne 5.525,35 TL borçlu olduğu, dolayısıyla ....nin 5.525,35 TL alacaklı olduğu, ancak asıl davada davacı ... nin %2 eksik iş nedeniyle götürü bedele nazaran 18.800 TL alacaklı olduğu, Mahkemece takas mahsup kabulü halinde birleşen davada davacı alacağının bulunmadığı..." bildirilmiştir. ... kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporlar usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Yapı Ruhsatı hususunun değerlendirilmesinde; Maden Kanunu’nun 7. Maddesine dayalı olarak ... tarafından 6.04.2012 tarih 21 nolu “GSM (GAYRİ SIHHİ MÜESSESE) 2.SlNlF” işletme ruhsatı tanzim edildiği, ... idaresi 15.10.2012 tarih 13812 sayılı yazısında ise Maden Kanunun 7. Maddesindeki “…İmarsız alanlarda yürütülen madencilik faaliyetleri için gerekli olan geçici tesisler ve bunların müştemilatı, inşaat ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak, yapıların fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve ilgili il özel idaresine veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına bildirilmesi zorunludur…” düzenlemesi gereği yapı kullanım izin belgesine gerek olmadığı değerledirilmiştir.

Toplanan delillere göre; asıl dava, eser sözleşmeden kaynaklı eksik ve ayıplı ifa nedeniyle alacak, üretim kaybı ve hatalı proje nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Birleşen dava ise, birleşen davanın davacısı yüklenicinin bakiye sözleşme bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen 28.02.2012 tarihli protokol ile asıl davada davalı yüklenici firma ... Şirketi, davacı iş sahibi ... Şirketi firmasına 940.000 TL bedelli 110 luk agrega kırma-eleme tesisi yapmayı taahhüt etmiştir. Asıl Dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı taleplerinin eksik ifa bedelinin götürü bedelden tenzili, kapasite farkı nedeniyle makine bedelinde indirim ve makine kapasitesinin düşmüş olması nedeniyle azalan üretim sonucu kar kaybı nedeniyle zarar taleplerinin olduğu,... kararında da yer aldığı üzere taraflar arasında götürü bedel sözleşme imzalandığından eksik ve ayıplı ifa nedeniyle eksik ve ayıplı ifa dahil fiziki gerçekleşme oranı belirlenerek fiziki oran yöntemine göre davacı hakediş bedelinin hesaplanması ve yapılan ödemelerin tenzil edilerek borç alacak tutarının belirlenmesi lazım geldiği, Eksik ifa olup olmadığı ve varsa eksik ifanın kapasiteyi etkileyip etkilemediği husununda dosyaya sunulu bilirkişi raporları ve yerinde yapılan tespitlerde 2 adet, toplamda 23 metre konveyör bantın eksik olduğunun tespit edildiği, yerinde keşif sonucu hazırlana bilirkişi raporlarında bu husus açık bir şekilde tespit edildiği, bu konuda diğer iddia ise bilirkişi raporlarında yer almış olması nedeniyle... kararına da konu olan tesisin 66.000,00 m² olarak inşa edilmesi gerekirken, 39.500,00 m² olarak inşa edildiği ve bu konuda tarafların uzlaştığına ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığı dikkate alınarak ve de protokoldeki alt yapı inşaatlarının iş sahibi yükümlülüğünde olduğu yönündeki hüküm de gözetilerek, öncelikle yapılan alt yapı inşaatlarına göre, yüklenicinin tesisi 66.000,00 m² olarak inşa etmesinin mümkün olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davaya konu projenin ruhsatı ...tarafından düzenlenmiştir. Proje alanı 933.037,96 m2 lik (93,3 hektar) ... nolu parseldir. Halbuki davaya konu kırma eleme (konkasör) tesissisinin kapladığı alan uydu görüntülerinin incelenmesi sonucunda sadece 4.200 m² dir. Yani 0.42 hektarlık bir alandır. Diğer bir değişle... tarafından onaylanan ve ... tarafından verilen işletme ruhsatındaki alanın 4.200/933.037,96= %0.45’i, diğer bir değişle binde 4.5 oranındadır. Bu alanda bilirkişi raporlarında da yer aldığı üzere 23 metrelik konveyör bant eksiği haricinde sözleşme konusu tesisin sözleşmesinde yer alan bütün kırıcı, eleme ve konveyör bantları kurulu vaziyettedir. Sistem bütün elemanları ile kurulu olduğundan eksik olan 23 metrelik bant ancak nihai ürünün alındığı -bilirkişi raporlarında görsellerde yer alan- eleklerden sonra çıkan konveyör bantların boyları uzatılmasında kullanılabileceği, Bu değerlendirmeler ışığında tesisin 66.000,00 m² alana veya 39.500,00 m² alana kurulması tesis kapasitesini etkileyen bir unsur olmayacağı, Protokole konu kırma eleme tesisinin kurulması için zaten 4.000- 5.000 m² alan yeterli olduğu, diğer kalan alanlar davacı iş sahibinin kendi tasarrufu ile kurulacak depolama alanları, silolar ve sair tesisler için kullanılabileceği, tesisin kurulduğu orta noktada konveyör bantların uzatılması için de yeterli alan bulunduğu, bantların daha fazla uzatılmasına gerek bulunmadığı, agrega yığınlarının birbirinden yeterince uzakta oluşacağı, biriken agregaların başka alanda depolanması veya bantların ağzına kurulacak çelik silolarda depolanması da mümkün olduğu, hatta böyle bir yöntem kullanılması durumunda agrega taşıyacak kamyonlara agreganın kolayca yüklenerek yükleme maliyetinden tasarruf da söz konusu olabileceği, bütün bu alternatifler davacı yatırımcı iş sahibinin tasarrufunda olan hususlar olduğu, ilave araç, gereç, makine ve altyapı yatırımı ile daha fazla ve daha modern tesis yapılması yatırımcı davacının takdirinde olduğu, yapılan uygulamanın standart uygulamalara uygun olduğu, bu durumda alanın 66.000 m² den 39.500,00 m² ye düşmesi tamamen davacı iş sahibi tasarrufu olduğu gibi davalının bu konuda bir dahlinin olmayacağı, zaten davalının protokol ile taahhüt ettiği tesisi kurması için maksimum 4.500 m²’ lik bir alanın yeterli olacağı değerlendirildiği, bam kaldırma kararında önceki bilirkişilerce aksi yönde yapılan değerlendirmeler teknik değerlendirmelerden son derece uzak değerlendirmeler olduğu, ancak protokol konusu eksik 23 metrelik bant bedelinin götürü bedelden tenzili gerekeceği, Proje konsepti ve kullanılan makinler birlikte değerlendirildiğinde 23 m konveyör bandın işin %2’sine denk geleceği ve tutarının 18.800 TL olacağı hesap ve takdir edildiği, tespit tarihi bedeli rayicinin ise önceki bilirkişilerce belirlenen 23.000 TL bedelin piyasa rayiçleri bakımından makul olduğunun değerlendirildiği, Ayıplı ifa yönünden yapılan değerlendirmede; davacının ayıplı ifa iddiası makine kapasitesinin düşük olmasına bağlandığı, 110 luk çeneli kırıcının kapasitesinin 200 ton/saat olarak belirtildiği halde, yerinde 15 dakikalık deneme sırasında kapasitenin 100 ton/saat olarak belirlendiği, bu nedenle makine bedelinde indirim talep edildiği, bam kaldırma kararından önceki heyetlerce yerinde tespit sonucu hazırlanan bilirkişi raporlarında makinelerin protokolde belirtilen standartlarda olmadığına ilişkin bir tespiti olamadığı, kaldı ki davalının da ifade ettiği ve Bilirkişilerce yerinde tespitte de yer aldığı üzere konkasör tesisinde ...Marka ... model ... bulunduğu, ancak işbu ... taraflar arasındaki protokolde yer alan makineler içinde olmadığı, dolayısıyla tesisin toplam kalite ve verimliği protokol harici alınan işbu konik kırıcının performansı ile de ilintili olacaktır ki bu makine davalı tarafından protokolde taahhüt edile bir makine olmadığı, sistemde bu kırıcının skonder kırıcı olarak kullanıldığı, son ürünün üretildiği tersiyer kırıcıdan önceki kırıcı olup bu kırıcıdaki performans düşüklüğü direk son ürün kalitesini ve miktarını etkileyeceği, davalı, işbu sekonder kırıcının sıfır-yeni olarak öngörüldüğü ancak davacı şirketin söz konusu makinenin fiyatının pahalı olmasından dolayı daha ucuza ...' ne yaptırarak tesisine eklediği, davalı üretimi olmayan hem de tamir görmüş 2. El bir makineye kapasite vermelerinin söz konusu olmadığını belirttiği, 200 Ton/Saat kapasitenin taahhüt edilip edilmediği hususunda, söz konusu protokolde de kapasite belirtilmediği, davacı şirketin yatırım teşvik belgesinde yazan 200 Ton / Saat kapasitenin davacı şirketin talebi üzerine yasal gereksinim olarak faturaya yazıldığının belirtildiği, taraflar arasındaki protokole UYAP belgelerinden veya dosyada tesadüf edilmediği, ancak önceki bilirkişi heyetlerin raporları üzerinde yapılan incelemede taraflar arasındaki protokolde 200 Ton/Saat üretim kapasitesinin taahhüt edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı, davacı şirketin yatırım teşvik belgesinde yazan 200 Ton / Saat kapasitenin davacı şirketin talebi üzerine yasal gereksinim olarak faturaya yazıldığını belirtmektedir. Teşvik belgesi dosyaya sunulu değildir. Ancak taraflar arasındaki protokolde 200 Ton/Saat üretim kapasitesinin yer almadığı anlaşılmakla faturadaki ibarenin davalıyı bağlamayacağı değerlendirilmiştir. Bütün bu dosya kapsamı tespitler ile teknik tespitler doğrultusunda, davalının 200 Ton/Saat kapasite taahhüdünün protokolde açıkça belirtilmediği, faturaya bu yönde yapılan açıklamanın teşvik belgesi kapsamında olup olmadığının teşvik belgesi sunulu olmadığından anlaşılmadığı, kırıcı kapasitelerinin incelenen birçok firma ticari ürün kataloğunda davalı firmanın kataloğunda yer aldığı üzere 100-300 ton /saat gibi çok geniş bir aralıkta tanımlandığı, bunun başlıca nedeninin kırılacak taşın kimyasal içeriği ve sertliğine bağlı olduğu, huzurdaki davada kırılan taşın bazalt olması nedeniyle maksimum kapasitenin zaten ortalama olarak 100-120 ton/saat civarında olabileceği, dolayısıyla üretimdeki kapasite düşüklüğünün makineden kaynaklanmadığı, diğer yandan tesis için ... proje sunularak izin alınmış olup sunulan projenin içerik incelemesi yapılmıştır. ... sunulan ve kabul edilen projede yıllık üretim kapasitesi zaten 150.000 Ton olarak belirlenmiş ve bakanlıkça proje onaylandığı, Yıllık 150.000 Ton üretim için günlük üretim 150.000/365= 411 Ton/Gün hesaplanmaktadır. Haftalık üretim ise 150.000/52=2.884,64 Ton/Haftadır. Haftalık 45 saat çalışmaya göre ise saatlik üretim 2.884,64Ton /45 Saat = 64,1Ton/Saat olarak hesaplanmıştır. Davacının üretim kaybı nedeniyle zarar talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının ayıplı ve eksik ifa nedeniyle üretim kaybı sonucu zarar talebinin yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucu uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Tesis için protokolde belirlenmiş bir üretim kapasitesi olmadığı, üretim kaybının olmadığı, kaldı ki davacının kendi hazırlayarak enerji bakanlığına sunduğu projede yıllık üretim miktarının 150.000 Ton olarak belirlendiği, haftalık çalışma süresi göz önüne alındığında saatlik üretimin 64,1 Ton/Saat olarak projede yer aldığı, projesine göre de kapasite bakımından üretim kaybının olmadığı değerlendirilmiştir. Gecikme süresi; taraflar arasında imzalanan sözleşmede tesise ait makine ve teçhizatın teslim süresinin 60 iş günü olarak belirlendiği, sözleşmenin imzalandığı 28/02/2012 tarihi dikkate alındığında işin teslim edilmesi gereken tarihin 24/05/2012 olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "İnşaat İşleri” başlıklı bölümünde; davalının vereceği yerleşim projelerine göre tesise ait beton imalatları, saha tesviyesi, malzeme yükleme rampası, makine alt temelleri, tesis içi kablo ve kablo kanalları gibi her türlü alt yapı İşlerinin yapılmasının davacıya ait olduğunun, "Montaj" başlıklı bölümünde; montaj öncesi makinaların yerleşim projelerinin ... ve PDF formatında davalı tarafından verileceğinin, davacı firmanın projeye uygun olarak betonarmelerini yaptıracağının belirtildiği, dava dosyasında işin bitim tarihinden önce düzenlenen 02.05.2012 tarihli “Tesis Beton Yerleşim Planı” bulunmakta olup, bilirkişilerce yerinde yapılan tespitte tesisin bu plana göre yerleştirildiğinin belirtildiği, bu durumda tesiste proje değişikliği ile tesis alanının 66.000 m² den 39.500 m² düşürülmesinden davalı sorumluluğu bulunmadığına göre değişikliklerin davacı iş sahibinden kaynaklandığı, proje onayından sonra davacı iş sahibinin betonarme makine alt kaideleri, kırıcı besleme ağzı için oluşturulacak kot farkı ve eğim için imal edilmesi lazım gelen istinat duvarları yollar ve sair betonarme imalatları hazırlaması gerekeceği, bütün bu imalatlar yapıldıktan ve işyeri yükleniciye bu şekilde teslim edildikten sonra yüklenicinin işe başlayabileceği, eser sözleşmelerinde işin yapılması yükleniciye ait olsa da iş sahibinin de edime katılım yükümlülüğü olduğu, başlıca edime katılım yükümlülüğünün bir arsa/arazi üzerine yapılacak inşaat ve tesis sözleşmelerinde arsa ve tesisin fiziksel ve hukuki olarak yükleniciye inşaat ve tesisi sorunsuz yapacak şekilde teslim etmesi gerektiği, huzurdaki davada davacı iş sahibinin betonarme işleri ne zaman bitirdiği ve tesisin mekanik aksamından sorumlu olan yüklenicinin mekanik aksama ne zaman başlayabildiğinin anlaşılmadığı, arsanın/arazinin tesis yapmaya uygun halde yükleniciye teslim ediminin ispatının davacı iş sahibine ait olduğu, dosya kapsamından bunun tespit edilemediği, 03.06.2013 tarihli İnşaat Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda tesisin eksik kapasite ile teslim edildiğinin belirtilmekle tesisin bu tarihten önce tamamlandığının anlaşıldığı, bu durumda geç teslim nedeniyle üretim kaybından bahsedilmeyeceği değerlendirilmiştir. Netice itibariyle; yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, protokole göre kurulan konkasör tesisinde kapasite düşüklüğü olmadığı, protokolde belli bir kapasite belirtilmediği, 23 metre konveyör bant eksiği olduğu, götürü bedelin %2’sine denk geldiği, götürü bedele göre tutarının 18.800 TL olduğu, tesisin 66.000,00 m² olarak inşa edilmesi gerekirken, 39.500,00 m² olarak inşa edilmesinde davalı yüklenicinin kabahatinin olmadığı, işletme ruhsatı alma işinin davacı iş sahibi edimi olduğu, zaten ...’den ve ... İdaresinden öncelikle maden işletme ruhsatı almadan dava konusu konkasör tesisini kurmayacağı, dava konusu tesisin eksiksiz kurulması için 4000-5000 m² alanın yeterli olduğu bu nedenle tesis alanının 66.000 m²’den 39.000 m²’ye düşmesinin tesis kapasitesini etkilemeyeceği gibi bunun davalı sorumluluğunda olmadığı, tesisin rantabl çalışması için ihbar gerektiren bir durum da olmadığı, Maden kanunun 7. Maddesine göre kurulan tesissin geçici tesis niteliğinde olduğu, inşaat ve yapı kullanım iznine tabi olmadığı, sadece işyeri açılış ruhsatı düzenlenebileceği, iş yeri açılış ruhsatının ise ... idaresi tarafından 06.04.2021 tarihinde düzenlendiği, davacının ayıplı imalat nedeniyle bedel indirimi talebinin bu değerlendirmeler çerçevesinde uygun bulunmadığı değerlendirildiğinden, asıl davada, konkasör tesisinde ayıplı imalat olmadığı, eksik imalat olarak 23 m konveyör ve bant olduğu, sözleşme bedeli olan 940.000,00-TL nin ödenmiş olması nedeniyle tespit tarihindeki rayiç bedel üzerinde 23.000,00-TL rayiç bedelin ödenmesi gerektiği, anacak... kararında yer aldığı üzere fiziki oran yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiği değerlendirildiğinden eksik işin %2 ve eksik iş tutarının götürü bedele nazaran 18.800,00-TL olduğu hesaplanmakla bu alacak talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; birleşen davanın davacısı yüklenicinin bakiye sözleşme bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının götürü bedel haricinde iş yaptığının dosya kapsamından tespit edilmediği, protokol gereği garanti süresinin devam ettiği anlaşılmakla davacının başlatılan icra takibine konu fatura alacağından kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olmadığı değerlendirildiğinden birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 18.800,00-TL eksik ifa bedelinin dava tarihi olan 06/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalından alınarak davacıya verilmesine; 1.1-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.284,22 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 423,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 1.2-Davacı tarafından peşin yatırılan harçların toplamı 1.732,05 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.3-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü de yapılan 67.264,15 TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 12.645,66 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 1.4-Davalı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü yapılan 7.968,50 TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 6.470,42 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 1.5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 18.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.5-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

2-Birleşen (... E. sayılı ) DAVANIN REDDİNE, 2.1-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 1.016,80 TL harcın mahsubu ile eksik 284,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2.2-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2.3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılkmasına, 2.4-HMK 333. Maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; Davacı - birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı davalı - birleşen davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.02.2026

Katip ... Hakim ... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]

DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ Vekalet HArcı 3,75 TL Keşif Harcı 1.274,90 TL Tebligat ve müzekkere 2.085,50 TL Bilirkişi Ücreti 63.900,00 TL TOPLAM 67.264,15 TL

DAVALI YARGILAMA GİDERLERİ Tebligat ve müzekkere 738,50 TL Bilirkişi Ücreti 7.230,00 TL TOPLAM 7.968,50 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/49, K. 2026/66, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-49-e-2026-66-k-c7c1c092faf7