İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/475 E. 2025/246 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/475
Karar No
2025/246
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/475 Esas KARAR NO: 2025/246 DAVA: Kayıt Kabul DAVA TARİHİ: 21/04/2018 KARAR TARİHİ: 09/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketle davalı arasında uzun bir süredir devam eden ticari ilişki olduğunu, ancak davalının bakiye 13.257.00 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamı ve % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak davalı şirket yetkilileri davaya cevap vermemişlerdir.

İNCELEME VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67/1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkin olup, yargılama aşamasında kayıt kabul davasına dönüşmüştür.

İLK KARAR:Mahkememizin ---------- esas, ------------ Karar sayılı 05/12/2019 tarihli kararı ile ; kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF KALDIRMA KARARI Mahkememizin ---------- esas, ------------ Karar sayılı 05/12/2019 tarihli kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, ---------- sayılı kararı ile ; " 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.-------- sayılı ilamı; "... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindedir. ----------- sayılı, ----------- sayılı, ----------sayılı, ---------- sayılı ilamları da aynı mahiyette olup, mahkemece yapılacak yargılamada belirtilen bilgiler doğrultusunda davacının alacağını ispatla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalı taraf davaya cevap vermemiş, ihtara rağmen defterlerini ibraz etmemiştir.Mahkemece davacının ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmış ise de; yazılan talimatta hangi dönemleri içeren hangi dönemlere ilişkin ticari defter ve kayıtların incelenmesi konusunda açıklık bulunmamaktadır. Mahkemece davacı şirketin merkezinin bulunduğu ----------- Nöbetçi Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak usulüne uygun ve hangi dönemleri içren hangi dönem/dönemlere ilişkin ticari defterlerinin incelenmesi konusunda açık ve belirli şekilde ara karar ihdas edilmesi, talep halinde mali müşavir bilirkişisine HMK 278/4 maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilmesi, akabinde davacının şirket merkezinde ticari defter ve kayıtlar üzerinde kök rapor sunan bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. " şeklinde karar verilmiştir. Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre ; davacının 2015 yılında davalıya 3.800.00 TL bedelli fatura kestiği ve karşılığında 5.700 TL tahsil ettiği, davacının 2015 yılından davalıya bakiye 1.900 TL borçlu olduğu, Davacının 2016 yılında, davalıya 95.247.00 TL tutarında yurt dışı faturası kestiği, davalıdan 81.990.00 TL tahsil ettiği, davacının davalıdan (95.247 - 81.990) = 13.257 TL alacağı olduğu, bu durumda davacının, 2015 yılında kestiği 3.800 TL ve 2016 yılında kestiği fatura içeriği bilet satışı/vize hizmetlerini kanıtlaması gerektiği, Davalı, 2015 yılı faturalarını davacı şirkete, (3.800.00 - 5.700.00) = 1.900 TL fazlasıyla ödemiş olup, bu fazlalık ödeme 2016 yılı hesaplarında dikkate alındığında davacı, 2015 yılı bilet satışlarını ispat etmiş olduğundan, 2015 yılı hesapları üzerinde durulmasına gerek olmayacaktır. Davacının 2016 yılında düzenlediği toplam 95.247.00 TL bedelli faturalar dosyaya sunulmuştur. Davacı taraıfndan düzenlenen işbu faturaların, uçak bilet/vize bedeline ilişkin olduğu görülmektedir.Davacının, yurtdışı uçak bileti hizmetini davalıya verdiği iddia edildiğine davalı da böyle bir borcunun olmadığını, buna ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığını itiraz dilekçesinde belirttiğine göre sadece faturaların düzenlenmiş olması ve fatura üzerine "yurt dışı uçak bilet bedeli" açıklamasının yazılması, o hizmetin davalı şirkete verildiği anlamına gelmeyecektir.Zira; bilet satışının yapıldığının kabul edilebilmesi için, davalının, davacıya bu hususta bilet satış isteminde(siparişinde) bulunması, biletin, hangi ülkeler kesildiğinin açıklanması ve böylelikle, bilet satışının gerçekleştirildiğinin, kesilen bilet suretleri ve bu biletlerin davalıya teslimine ilişkin belgenin sunulması yoluyla olması gerekecektir. Somut olayda davacı, 2016 yılında davalı şirkete 95.247.00 TL bedelli (36) adet satış faturası kesmiştir. İlk bakışta, 36 adet faturaya konu bilet satışının İspat edilmesi gibi bir durum söz konusu olmuş ise de, davalının cari hesabı incelendiğinde, 10.08.2016 tarihi itibariyle davacının davalıya bakiye 5.913.37 TL borçlu olduğu, bu tarihten sonra davacının, kendisini alacaklı hale getiren toplam 55.170.37 TL tutarlı (15) adet fatura kestiği görülmektedir.Bu durumda davacı 15 adet fatura içeriği hizmeti verdiğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmektedir, ancak ispat yükü kendisinde olan davacının alacağın varlığını yazılı belge ile ispat edemediği görülmüştür.BAM kaldırma kararı doğrultusunda Mahkememizin 11/07/2023 Tarihli Tensip 2 nolu ara kararı gereği davacı şirkete ait 2015-2016 ve 2017 yıllarına ilişkin dava konusu defter ve belgelerin incelenmesi için yeniden ----------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve rapor alınmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu ile davacının 13.257,00 TL alacağı olduğu belirlenmiştir.Mahkememizin 04/09/2024 Tarihli duruşma 2 nolu ara kararı gereği davalıya ait 2015-2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtları ve dosya üzerinde talimatla düzenlenen raporda değerlendirilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, 7.000 TL bilirkişi ücreti taktir edildiği, bilirkişi ücreti yatırılmadığından inceleme yapılamadığına ilişkin 27/09/2024 tarihinde tutanak tutulduğu, davacı vekilinin 20/11/2024 tarihli duruşmadaki beyanında " biz ek bilirkişi ücreti yatırmayacağız, bu haliyle davanın kabulüne karar verilsin " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davalıya ait celp edilen BA-BS formlarında takip dayanağı cari hesap oluşturan faturalardan 23.12.2016 tarihli 8.096,37 TL bedelli fatura dışındaki faturaların görülmediği, 8.096,37 TL tutarlı BA-BS formlarında kayıtlı faturanın dava konusu olup olmadığının belirlenemediği, davacının 2016 yılında davacıya toplam 95.247,00 TL tutarlı fatura kestiği, 81.990,00 TL tahsil ettiği, davacıya ----------- sayılı ilamında belirtildiği gibi dava konusu faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edildi ise buna ilişkin belgeleri sunması için süre verildiği, davacının bu hususta belge sunamadığı, dolayısıyla davacının kendi defterlerinde kayıtlı olan faturalara ilişkin hizmeti verdiğini kanıtlaması gerektiği, davacının ispat yükünü yerine getiremediği, yemin delilini kullanmadığı, yargılama aşamasında ----------- Sayılı ilamı ile davalının 17.02.2021 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, iş bu davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü görülmekle kanıtlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-KANITLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 226,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 389,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 13.257,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere karar verildi.09/04/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/475, K. 2025/246, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-475-e-2025-246-k-ba8d1bcf4eb0