İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/417 E. 2026/285 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/417
- Karar No
- 2026/285
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/417 Esas KARAR NO: 2026/285 DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 18/05/2021 KARAR TARİHİ: 25/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan ----- Yüklenici Sözleşmesi , ----Sözleşmesi, ---- , -------- istinaden davacı tarafından üretilerek müşterilere satışı yapılan hazır betonun, davalı şirket tarafından müşteri şantiyesine taşınması ve müşteri tarafından hazırlatılmış kalıba pompa ile veya pompasız olarak boşaltılması işini konu alan sözleşmelerdeki yükümlülüklerin davalı şirket tarafından tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş ve sözleşmeye aykırı davranılmış olması neticesinde davalı/alt işverenin, işçileri tarafından açılmış ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş kararlara istinaden, icra baskısı altında davacı şirket tarafından davalı şirket işçilerine üst işveren sıfatıyla ödenmek zorunda kalınan gerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, ücret, yıllık izin ücreti, mahkeme vekalet ücreti, icra vekalet ücreti, yargılama giderleri harçlar ve bunların işlemiş faizlerinden, gerekse de iş kazasından kaynaklı tazminat davalarından dolayı ve halihazırda derdest olan işçilik alacakları davalarından sonra oluşabilecek benzer riskler nedenleriyle davacı şirketin ödeme yapmak zorunda kalması dikkate alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak tutar ıslah edilmek üzere şimdilik ---- her bir dosyaya ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan rücuan alınarak davacı şirkete ödenmesine, vekalet ücreti ve masrafların da davalı tarafa tahmiline, ------- sayılı dosyasından alacak davası da açılmış olması nedeniyle usul ekonomisi açısından mahkememiz dosyasının bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı-birleşen dosyada davacı ------ tarafından Müvekkili -------- karşı rücuen tazminat talepli dava ikame edildiğini, ---- tarafından açılan işbu davanın ---- kaydını almış olup-----------------sayılı kararı ile işbu dosyanın Sayın Mahkemeniz nezdinde ikame etmiş olduğumuz ve -------- kayıtlı dava ile birleştirilmesine karar verildiğini, davanın konusu olmayıp asıl davanın konusu olsa da Müvekkili-----arasındaki ticari ilişkinin ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın Mahkeme tarafından daha kolay anlaşılabilmesi ve -------yöneticilerinin keyfi ve sorumsuz tutumu nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin ne denli bozulduğunun görülmesi açısından Mahkeme bilgilerine sunulduğunu, müvekkili şirketi ---- tarihinde kurulan bir şirket olup; ----- yılı Nisan ayından ----- ayına kadar ------ hazır ------ tesislerinde taşıma ve pompalama taşeronluğu hizmeti vermiş olup sadık ------ ilkesi doğrultusunda, kuruluşundan bugüne kadar da ------ dışında başka hiçbir firmaya hizmet etmediğini, müvekkili Şirket yetkilisi ----- kurmadan evvel ------ tarihleri arası ----- yönetici olarak çalıştığını ve ----- bünyesinde çalıştığı süre zarfında da ------ her daim takdir ve övgüsünü alan başarılı bir çalışma hayatı olduğunu, müvekkili Şirket yetkilisi ------ uzun yıllara dayanan karşılıklı güven ve vefa ilişkisi sayesinde, ------ yürüttüğü profesyonel görevinden ayrıldıktan sonra kurmuş olduğu Müvekkil Şirket vasıtasıyla ------- ait hazır beton tesislerinde taşıma ve pompalama taşeronluğu hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin öncelikle ---- tarihinde ---- tesisinde taşıma ve pompalama hizmet taşeronluğuna başlamış olup; verilen hizmetin kalitesi oldukça beğenildiği için; ----- tarihinden itibaren de ---bölgesinde bulunan ---- olmak üzere toplam ----- taşıma ve pompalama taşeronluğunu yaptığını, Bu taşeron hizmetlerine ilave olarak da yine--- çeşitli şehirlerde ---------- müvekkili Şirket tarafından yapılan tüm inşaat işleri, sözleşmelerde belirtilen teslim tarihlerinden önce eksiksiz olarak teslim edilerek ayrı bir başarıya imza atıldığını ve----- yönetiminin takdir ve övgüleri kazanıldığını, ---- yılına kadar kusursuz süregelen ticari ilişki, ---------yılında yaşanan bir takım olaylar neticesinde Müvekkili Şirket aleyhine olacak şekilde bozulmaya başladığını, Kısaca özetlemek gerekir ise; Müvekkili ------ o dönemde çalıştığı tüm ----şantiyelerinde olduğu gibi, ------şantiyesinde de; ------ ait araçlarla, ---- kavşak inşaatına -------inşaatına hazır beton sevkiyatı işini yürütmekte olduğunu, ------ ait araçlar ile yapılan taşıma ve pompalama işinde, araçların motorin, bakım ve diğer masrafları Sözleşme gereği Müvekkili Şirket tarafından karşılanarak –Sözleşme ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde------ fatura edildiğini, müvekkilinin işe başlarken her iki tarafın şantiye şefleri tarafından üretim tesisi ile inşaat arasındaki mesafe, güzergâh olarak ----- sistemine kaydedilmiş olup; buna göre Sözleşmede belirtilen km/katsayı birimine göre ----- tarafından Müvekkil Şirket’e motorin bedeli adı altında ödeme yapılmakta olduğunu, İşin devamı sırasında, sisteme kaydedilen güzergahın –--------- kaynaklanan nedenlerle yine ---- ait kavşak inşaatında yolun kapanması sonucu- değişmesi ve öngörülen mesafenin uzaması sonucu, sistemde kayıtlı mesafe ile fiilen kullanılan güzergahtaki mesafe arasında fark oluştuğunu, Bu fark oluşması sebebiyle Müvekkili Şirket’in fazladan ödemek durumunda kaldığı, motorin bedeli, ----- tarafından Müvekkile ödenmemiş ve Müvekkil -----, yaklaşık ---- motorin bedelini kendisinin karşılayarak zarara uğradığını, ---- kusuru ile sahada meydana gelen güzergâh/mesafe farkı sorunu, Müvekkil Şirket tarafından yazılı ve sözlü olarak defalarca dile getirilmiş olup; ------- tarafından yapılan tespit ve ölçümlerde de Müvekkili Şirket’in uğramış olduğu zarar konusunda mutabık kalınmış ve bu zarardan ----- sorumlu olduğu şifahen kabul edildiğini, Tüm bu tespit ve kabullere rağmen ---- tarihinde yapılan toplantıda, o dönemki----- düzey yöneticileri tarafından -,meydana gelen motorin/yakıt masrafı zararına ilişkin- geriye dönük olarak ödeme yapılamayacağı, bunun yerine ----- itibaren araçlı müteahhitlik ve hibrit modeline geçileceği ve ilk uygulamanın da Müvekkili ----faaliyet gösterdiği ----------bir ve---- üç olmak üzere- toplam ------ tesisinde başlanacağı belirtildiğini, Bu ------ Müvekkili-----itibariyle yeni iş modeline uygun araçların hazır edilmesi talep edildiğini, Araçlı müteahhitlik sistemine geçiş ile, bundan önce ---- ait araçlarla, -----------antiyelerinde taşıma ve pompalama hizmeti verilir iken, araçlı müteahhitlik ve hibrit modelinde, artık Müvekkili Şirket’in kendi araçları ile sahada doğrudan kendisi hizmet verecek ve böylece hak edişlerinde de ciddi düzeyde artış olacağını, birleşen dava kapsamında davacı tarafın talepleri zamanaşımına uğradığını, işbu davanın kısmi alacak davası olarak ikame edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve birleşen işbu davadaki taleplerin tamamına ilişkin olarak yapmış oldukları zamanaşımına ilişkin defiinin tekrarı ile belirtilmelidir ki sayın mahkeme aksi kanaatte ise talep konusu miktar dışında kalan miktar bakımından zamanaşımı işlemeye devam ettiğinden devam eden zamanaşımı süreleri yönünden inceleme yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla birleşen davada davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu faiz başlangıç tarihleri hukuka aykırı nitelikte olduğunu, birleşen davada davacı tarafın takas-mahsup talebinin hukuki dayanağı olmadığını, müvekkili şirket tarafından ikame edilen dava ile --------şirketi tarafından açılan rücuen tazminat talepli dava arasında, hukuk muhakemeleri kanunu’nda davaların birleştirilmesi için aranan bağlantı şartları sağlanmadığını, --- açılan rücuen tazminat talepli dava kapsamında ----- sayılı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda mahkemenin --------sayılı kararı ile birleşen davanın dosyanın Sayın Mahkemeniz nezdinde ikame etmiş oldukları asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiğini, Her iki davanın dayanmış olduğu vakıalar ve dava sebepleri incelendiğinde, davaların birleştirmesini gerektiren en ufak bir bağlantı bile olmadığı, davaların aynı sebepten doğmadığının son derece açık bir şekilde görüleceğini, birleşen davanın ikame edilmesi kötü niyetli bir tutum olduğunu, asıl davanın sürüncemede bırakılması amacı ile ikame edildiğini, müvekkili -------- arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında çalışan ve çimsa’nın talebi ile iş akitlerine son verilen işçilerin hak etmiş oldukları işçilik alacaklarının müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak ödendiğini savunarak, fazlaya ilişkin her türlü dava, talep ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydı ile; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda davaların birleştirilmesi için aranan bağlantı şartları sağlanmadığından ve ayrıca birleştirilmesine karar verilen davalardaki konu ve talepler incelendiğinde davaların birlikte görülmesinin yargılamayı uzatacağı ve sürüncemede bırakacağı hususu açık olduğundan ---- tarafından ikame edilen rücuen tazminat talepli birleşen davanın tefrik edilmesine, Haksız ve mesnetsiz olarak -------- tarafından ikame edilen rücuen tazminat talepli birleşen davanın reddine, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuan alacak davasıdır. Dava, ---- tarihinde ----- Esas sayılı dosyasında açılmış, Mahkemesince -----Karar sayılı kararı ile dosya Mahkememizin --- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek dosya Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyasına gönderilmiş, Mahkememizin ---- tarihli ara karar ile birleşen dosyanın tefrikine karar verilmesi üzerine tefrik edilerek işbu esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamaya devam olunmuştur.Dosya kapsamına göre, dava dışı işçiler tarafından davacıya karşı işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davalar ile hüküm altına alınan alacakların icraya konulması sonucunda, ödenen bedellerin alt işveren konumundaki davalı şirketten rücuen talep edildiği, dosya içeriğinde yeralan dava dışı işçiler tarafından açılan davalara ilişkin belgelerin incelenmesinde davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. Maddesinde, “Bir işverenden, mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda tarafların kendi aralarındaki sözleşmeye bakılacaktır. Rücuen alacağın doğduğu tarihte yürürlükte olan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. ” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği açıkça belirtilmiştir. Davalı ----- davacı şirket arasında ---- tarihinde imzalanan daavcı tarafından üretilerek müşterilere satışı yapılan hazır betonun , yüklenici tarafından müşteri şantiyesine taşınması ve müşteri tarafından hazırlatılmış kalıba pompa ile veya pompasız olarak boşaltılması işini konu alan, ------ tarihinde imzalanan ----- Sözleşmelerinin -------maddesinin ilgili fıkralarında; 8.2. Maddesinde ; "YÜKLENİCİ veya personelinin mevzuat veya sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle ------- idari ,cezai , maddi ve/veya manevi zarara uğraması , bir ödeme yapmak durumunda kalması , rucuen tazminat veya başka bir davaya muhatap olması ve ödemeye mahkum edilmesi, ---- tarafından uygulanan teşviklerden yararlanamaması hallerinde ------- atfedilen kusurdan olsa bile ) durumunda , bu ödemeler yanında mahkeme ve icra masrafları , vekalet ücretleri ve faizleri ile birlikte ayrıca bildirimde bulunulmasına gerek olmaksızın YÜKLENİCİ 'nin hak edişinden ve/veya teminatından tahsil edilir. maddesi mevcut olup;Yine aynı sözleşmenin" Yüklenici'nin Yükümlülükleri " başlıklı 9. maddenin bir başka fıkrasında da; 9.8 Maddesinde; "YÜKLENİCİ çalıştırdığı işçilerin ücret ve sair hakları, sosyal sigorta primleri , ücretli hafta tatilleri , tazminatları , vergileri , özetle burada sayılanlarla sınırlı olmaksızın iş vesosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan ve bu konularla ilgili parasal yükümlülüklerini aksatmasından doğacak ana tutar ile birlikte gecikme faizi ,gider , ceza veya bir başka ad altında herhangi bir merci ve makam tarafından tarh ve tahsil olunacak her türlü ödentinin mali yükümlülüğü ve sorumluluğu tamamıyla YÜKLENİCİ'YE aittir. " şeklinde düzenlemeler mevcuttur.Dosyada mevcut dava konusu icra dosyaları, -----kayıtları, çalışılan dönemler ve yapılan ödemeler konusunda hesaplama yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, ----- tarihli asıl ve ------tarihli ek rapor alınmış, raporlarda davacı tarafın delil olarak gösterdiği icra dosyalarındaki ödemeler ve ----kayıtları dikkate alınarak davacı şirkette olan çalışma sürelerine göre tarafların birlikte yada davalının tek başına sorumlu olduğu miktarlar seçenekli olarak hesaplanmış, davacı tarafça ----- tarihinde ıslah dilekçesiyle dava değeri artırılmış, davalı vekilince zamanaşımı itirazı ve arabuluculuk tutanağından sonra yapılan ödemelerin bu davada talep edilemeyeceği ileri sürülmüştür.Ödemelerin yapıldığı tarihler itibarıyla dava tarihinde zamanaşımının dolmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, yukarıda açıklanan sözleşme hükümleri kapsamında alt işveren davalının işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğu, davada ancak dava tarihi itibarıyla muaccel alacakların talep edilebileceği, dava açıldıktan sonra muaccel olan alacakların şartları varsa ancak ek dava yoluyla talep edilebileceği ve ek dava açılması ve bu davanın dosyamızda birleştirilmesi halinde bu dosyada yargılamasının yapılabileceği, dava tarihinde doğmamış bir hakkın sonradan islah suretiyle talep edilemeyeceği, bu doğrultuda yapılan değerlendirme sonucunda icra dosyalarına yapılan ödeme tarihlerine göre, davadan önce dava dışı işçi ---- tarafından davalılar -----aleyhine açılan -----sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda verilen ilamda yer alan yargılama gideri ve ilam vekalet ücretinin ---- sayılı dosyası ile ilamlı icraya konulduğu, dava dışı işçi --- tarafından------ aleyhine açılan -------------- sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda verilen ilamın ----- sayılı dosyası ile icraya konulduğu, dava dışı işçi ---- tarafından ---- aleyhine açılan----- sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda verilen ilamın ------- sayılı dosyası ile icraya konulduğu, dava dışı işçi ---- tarafından ---- aleyhine açılan------sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda verilen ilamın------ sayılı dosyası ile icraya konulduğu, dava dışı işçi -----tarafından Davalı ---- aleyhine açılan -----sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen ilamda yer alan yargılama gideri ve ilam vekalet ücretinin, aynı işçi için sunulan---------sayılı doyası kapsamında icraya konulduğu ve bu dosyalara bilirkişi raporunda miktarları ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde yapılan ödemelerin dava tarihinden önce olduğu ve bu ödemlerden tek başına sözleşme gereğince davalının sorumlu olduğu, bu dosyalara yapılan ödemelerin talep edilebilir şartlara haiz olduğu, ıslah dilekçesiyle miktar artırılmak suretiyle talep edilen ve diğer işçilere yapılan ödemelerin ise dava tarihinden sonra gerçekleştiği, bu nedenle dava tarihi itibariyle muaccel olmamaları nedeniyle talep edilebilir özelliklere sahip olmadıkları anlaşılmakla davanın hüküm kısmında belirtilen işçilere yapılan ödemelerle sınırlı olarak kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile ; -Dava dışı işçi -----yapılan -----, -Dava dışı işçi -----yapılan ----, -Dava dışı işçi ---- yapılan -----, Dava dışı işçi ---- yapılan ---- , Dava dışı işçi ------yapılan ---- toplamı ----- her bir işçiye icra dosyasında yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar ve ilâm harcı olan 6.128,07-TL harcın peşin ve ıslah suretiyle alınan 3.469,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.658,32-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 3.469,75-TL harç ile 13.625,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri toplamı olmak üzere toplam 17.094,75-TL yargılama giderinden davayı kabul/red oranı dikkate alınarak hesaplama yargılama gideri olan 6.017,58-TL ile 3.469,75-TL harç toplamı olan 9.487,33-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2026