İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/40 E. 2025/298 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/40
- Karar No
- 2025/298
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/40 KARAR NO : 2025/298
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 06/03/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 13-15 Ekim 2022 tarihleri arasında gerçekleşen “----” fuarında davalı yana ait “----” ve “------” esas unsurlu deodorantların mevcut olduğunu, davalı yanın davacıya firmaya ait “----” markası ile benzer olan “------” ibareli ve aynı şekilde ambalaj tasarımı da benzer şekilde kullanımlar gerçekleştirdiği, davalı yan tarafından davacıya olan şirkete ait “----” markalı deodorantların alt markası olan-----” ibareli markalar ile tanıtımlar yapıldığının görüldüğünü, davacı firma tarafında----Noterliğinin 20.10.2022 tarihli, ------ yevmiye numaralı ihtarı ile davalı yana kullanımları sonlandırmasının ihtar edildiği ve davalı yan tarafından kullanımların sonlandırıldığı şeklinde dönüş yapıldığını, davalı yan tarafından kullanımların sonlandırıldığına ilişkin dönüş yapılmasına karşın ---adresinden ulaşılan katalogda kullanımların hala yer aldığını, davacı firma ile aynı tasarıma sahip ürünlerin -----’da satışının yapıldığının tespit edildiğini, söz konusu kullanımların davacı firmaya ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davacı firmanın marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, kaldırılmasını ve maddi ve manevi zararın tazminini talep ettiğini, davalı tarafın gerçekleştirdiği fiillerde kötü niyetli hareket ettiğini, davalı yan tarafından ------ davacı şirket marka hakkını ihlal eden kullanımların bulunduğunu, davalı yana ait “-----” ibareli markaların TPMK nezdindeki tescillerinde kelime markası olduklarını, şişe tasarıma ilişkin davalı yana ait bir tescilin bulunmadığını beyan etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı şirketin uzun yıllardan bu yana kendi markalarıyla üretim yapmakta ve ticari hayatta güvenilirliği ile tanınan bir şirket olduğu, geçen süreler boyunca davalı şirketinde birçok mağduriyete maruz kaldığını, davacı şirketin göstermiş olduğu hassasiyet üzerine, kendilerine, davalı şirketin ürünlerine benzer ürünlerin piyasada olduğu, şirketlerine ait bir hakkın suistimalinin hiçbir zaman amaçlanmadığı, istedikleri takdirde karşılıklı olarak birbirlerini ziyaret edebilecekleri, eğer bir sorun görülüyorsa karşılıklı olarak bunun değerlendirilebileceği yönünde olumlu ve iyiniyetli yaklaşımda bulunduklarını, kozmetik piyasasındaki tüketicilerin diğer normal tüketici davranışlarına sahip olmaması ve üst düzeyde, bilinç, ürün ve marka kültürüne sahip olmasıdır. İlgili ürünlerin satışa sunulduğu kabul edilmemekle birlikte, davacının sunmuş olduğu ürünler incelendiğinde bile tüketicinin bir karıştırma ihtimali dahi bulunmadığı, amaç bu tür iddialarla diğer şirketlere baskı uygulandığı, kozmetik tüketicisi ürününü bilinçli olarak seçmekte olup her türlü ayrımı yapacak ve hangi ürünün hangi firma ve markaya ait olduğunu ayırt edebilecek kapasitede olduğu, bunu bilen bazı firmalar sırf kendi ürünlerinin piyasalarda daha çok yer alması hem de rakiplerini zayıflatabilmek gayesi ile en küçük bir algı yada evhamlılığı kendi lehlerine yönelik kullanmak istemekte olduklarını, davacının iddia ve delilleri incelendiğinde Smk. 29.md./c bendine uyan aykırı hiçbir hususun mevcut olmadığı, söylendiği üzere kendileriyle görüşülmüş davalı şirketin de haklarının gözetileceği, karşılıklı iyiniyetli gösterecek bir yaklaşım benimsenmişse de, davacı şirket her nasılsa davalı şirketi mağdur etmeye yönelik bir talepler silsilesini benimsediği, İlgili web sitesindeki görseller, davalı şirketin hakları saklı kalmak üzere, hiçbir hukuka aykırılık kabul edilmemek üzere kaldırılmış, davalı şirket tabi ki tüm ürünlerde yasaların kendine vermiş olduğu "hakların" iyi niyetle kullanılmasından vazgeçmişte değildir. Yaslalar ve aksi yönde bir tespit yapılması halinde bu duruma saygı gösterilmek suretiyle, bu yönde davranılacağı hususunda açıkça davalının kabulünde olduğu, ilgili web sitesindeki görseller, davalı şirketin hakları saklı kalmak üzere, hiçbir hukuka aykırılık kabul edilmemek üzere kaldırıldığı, davacının iddiası uyarınca yurt dışında yapmış olduğu değerlendirmeye katılmakta mümkün olmadığı, davacı yurt dışında bir tespitte bulunduysa ilgili görevli makam bu ülke makamları olduğu, yine ilgili sunulan ilgili ürün üzerinde ki bir hukuka aykırılık iddiasını kabul etmemek kaydı ile ilgili ürünlerin davalı şirkete ait olabileceğini kabul edilemeyeceği, davalı şirketin de birçok ürünü, davalı şirkete aitmiş gibi basılmak suretiyle gerek iç pazarda gerekse dış pazarda üretilmekte ve satışa da sunulabildiği, hatta yurt dışından , ----- bazı firmalar her türlü değişik ürünü merdiven altı tabir edilen yöntemle pazarlamakta ve üretmekte olduğu, davacının yurt dışından almış olduğu ürünlerin ve belgelerin sıhhatini ancak ilgili yer yargısına ve tespitine göre değerlendirmek gerektiği, ilgili aleyhte hiçbir hususunda kabul etmediklerini, yukarıda açıklanan sebeplerle, açılan davanın reddine, masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ------ markasına davalı kullanımları dolayısı ile tecavüzün bulunup bulunmadığı, maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabında özetle; davacı şirketin 06/10/1969 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----- markasının 03,sınıfta 04/09/2002 tarihinde-----ŞİRKETİ adına, ---- tescil numaralı ----- markasının 12.sınıfta 10/01/1989 tarihinde----- tescil numaralı ------ markasının 19.sınıfta 30/03/2017 tarihinde------ adına tescil edildiği, ---- tescil numaralı ----- markasının 14.sınıfta 01/07/2019 tarihinde ----- adına tescil edildiği, ---- tescil numaralı ------- markasının 08, ve 21.sınıfta 29/08/2019 tarihinde -----adına tescil edildiği, --- tescil numaralı ----- markasının 03, ve 05.sınıfta 02/04/2012 tarihinde,---- tescil numaralı ----- markasının 03.sınıfta 29/05/2001 davalı adına tescil edildiği, ----- tescil numaralı---- markasının 03.sınıfta 02/11/2022 tarihinde, --- tescil numaralı ------markasının 03.sınıfta 30/09/2022 tarihinde, --- tescil numaralı ----- markasının 03,sınıfta 07/11/2022 tarihinde, ---- tescil numaralı ------markasının 03,sınıfta 24/11/2022 tarihinde, ----- tescil numaralı ------ markasının 03,sınıfta 02/01/2023 tarihinde,----- tescil numaralı şekil markasının 03,sınıfta 29/04/2022 tarihinde, ---- tescil numaralı şekil markasının 03,sınıfta 25/08/2022 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 03,sınıfta 04/04/2022 tarihinde, --- tescil numaralı ----- markasının 03,sınıfta 19/08/2021 tarihinde, ---- tescil numaralı -----markasının 03,sınıfta 19/08/2021 tarihinde, ---- tescil numaralı ---- markasının 03,sınıfta 12/10/2020 tarihinde, ---- tescil numaralı ---- markasının 03,sınıfta 19/03/2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; davacı yana ait tescilli markalarda esas unsurun “-----” ibaresi olduğu----- gibi ibarelerin tali unsur olarak markalarda yer aldığı görülse de markaların karşılaştırılmasında ve tecavüzün tespiti incelemesinde markalara ve oluşturduğu algıya bütünsel yaklaşılması prensibi gereği ve gerek davalı yanın kullanımlarındaki deodorant şişesinin davacı yan tescilli markalarda kullanılan şişeler ile ayniyet derecesinde benzer olması, gerek davalı yanın kullanımlarında ----- ibareleri ile birlikte “-----” ibaresi ile benzerlik ihtiva etiği değerlendirilebilecek “-----” ibaresinin de esas unsur olarak yer alması, gerekse markaların bütününe bakıldığında tali unsur olarak nitelendirilen ibarelerin de fonetik, işitsel ve şişe üzerindeki yer aldığı konum olarak benzer olmaları dikkate alındığında davalı yan tarafından gerçekleştirilen kullanımlarında davacı yan marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceği, yukarıda izah edilen bilgiler ışığında davacı yanın iddia ettiği davalı yan tarafından ----- ve ’---kullanımlara ilişki tespitin dosya kapsamından heyetimizce tespitinin mümkün olmadığı ancak davalı yan tarafından davacı yan markasına tecavüz teşkil eden kullanımların ---ve----- da ihraç edildiğinin tespiti ve kabulü halinde ilgili ürünlerin davalının üretimi ile ülkemizden ihraç edildiğinin tespiti halinde bahse konu kullanımların SMK 29 uyarınca davacı marka hakkına tecavüz teşkil edeceğinin değerlendirilebileceği yönünde görüş bildirmişlerdir. Hem sunulan ürünler hem de tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle marka hakkına tecavüz ve sessiz kalma hususlarının da değerlendirildiği ve yine davacı tarafın maddi tazminat talepleri yönünden mahrum kaldığı kar yönünden hesaplamanın yapıldığı muhasip bilirkişinin de eklenerek ek rapor aldırılmış olup, tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; davacı ------ USB bellek içiriğinde sunmuş olduğu ticari defterleri raporun 4.a.1. bölümünde detaylı olarak incelendiğinde; 2010-2014 yılları arasında fiziki ortamda defter tutan mükellef olduğu Yevmiye defterlerinin açılış/kapanış noter onaylarının ile 2015-2022 yılları arasındaki GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, USB bellek içeriğinde az yukarıda tespit edilen hususlar haricinde (noter tasdikleri ve e defter beratları mevcut) ancak ticari defter (Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir) kayıtlarının yer almadığı, sadece e-defter beratları ile noter tasdik kapaklarının sunulduğu, bu sebeple ticari defter kayıtları ve mali veriler üzerinden hesap incelemesi yapılamamıştır. Davalı ----- Sayın Mahkemeye USB bellek içeriğinde sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde; davalı şirketine yasal olarak tutmakla mükellef ticari defterlerin noter açılış/kapanış onayları ile e-defter kullanıcısı olması halinde GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-beratlarının USB bellek içeriğinde yer almadığı, sadece bilgisayar ortamında tutulan Yevmiye ve Defter-i kebir başlıklı PDF dokümanların sunulduğu, bu durumda davalı şirketin ticari defterlerinin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmağı, sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususları tespit edilememiştir. Davacının Talepleri Yönünden; 20.10.2020 tarihli e tespit tutanağı ile tespit edilen-----hesaplarında olduğu tespit edilen kullanımların davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ancak tarafımızca ilgili sosyal medya hesapları üzerinden yapılan inceleme ile söz konusu kullanımların devam etmediğinin tespit edildiği, davacı yanın da dava dilekçesinde davalı internet sitesi kataloglarında ve ----- kullanımların devam ettiğine ilişkin beyan ve talepte bulunduğu, Davacı yanın davaya konu ettiği ------ uzantılı adreste halihazırda herhangi bir içerik yer almadığı görülmekle birlikte 01 Aralık 2022 tarihli internet arşiv kaydında -----) davacı marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılan kullanımlara yer verildiği, -----uzantılı internet sitesindeki bağlantıdan ------ hesabına yönlendirme olduğu, iletişim kısmında yer alan adres ile davalı firmanın MERSİS’te yer alan adreslerin aynı olduğu, Davalı yandan tarafından sunulan ticari defterlerin GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir eberatlarının USB bellek içeriğinde yer almadığı, sadece bilgisayar ortamında tutulan Yevmiye ve Defter-i kebir başlıklı PDF dokümanların sunulduğu, bu durumda davalı şirketin ticari defterlerinin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kendi defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususları tespit edilemediği, bu nedenle davalının ----- ve ---- dava konusu ürünleri ithal edip etmediği tarafımızca tespit edilemediği, Davacı yanın e-tespit tutanağında yer verdiği / halihazırda devam etmeyen ---- kullanımları ile davalı yanın ----- internet sitesinden elde edilen 2022 tarihli arşiv kaydında yer alan katalog görsellerinde yer alan, davacı yanın ---- ve ---- bulunduğu iddia edilen ürünler ile davacı yanın mahkemenize sunduğu Kumaş poşet içerisinde yer alan ürünlerin aynı ve benzer olan görselleri ihtiva ettiği anlaşılmaktadır. Kök raporda yer verdiğimiz üzere, gerek kullanımlardaki deodorant şişesinin davacı yan tescilli şekil markalarda kullanılan şişeler ve görsellerin ayniyet derecesinde benzer olması, gerek kullanımlarda “----” ve “----” ibarelerinin yazı karakteri ve fontu ile birlikte “------” ibaresi ile benzerlik ihtiva etiği değerlendirilebileceği, “-----” ibaresinin de esas unsur olarak yer alması, gerekse markaların bütününe bakıldığında tali unsur olarak nitelendirilen ibarelerin de fonetik, işitsel ve şişe üzerindeki yer aldığı konum olarak benzer olmaları dikkate alındığında söz konusu kullanımların davacı yan marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceğine dair rapor sunulmuştur.Tarafların defterleri üzerinde ihlale konu ürün ve satışlar dikkate alınarak ek rapor aldırılmış olup 05/08/2024 tarihli ek raporda özetle; mali İnceleme ve Değerlendirmeler Yönünden; Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile 21/02/2021 tarihli kök raporda yapılan mali incelemede; davacı ----- 2010-2014 yılları arasında fiziki ortamda defter tutan mükellef olduğu Yevmiye defterlerinin açılış/kapanış noter onaylarının ile 2015-2022 yılları arasındaki GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı tespit edilmiştir. İş bu ek raporda da davacı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin kendi ticari defterlerinde ihtilaf konusu “----” ve “-----” isimli markalara ilişkin herhangi bir satış kaydının izlenmediği, davalı şirket vekilinin 21/03/2024 tarihli 2.celsesinde “Yapılan mali inceleme ürüne has inceleme değildir, biz defterlerimizi sunduk, yerinde incelemeyi kabul etmiyoruz.” şeklinde belirtildiği bu sebeple davalı şirketin ticari defterlerinin iş bu ek raporda da incelenemediği, davalı şirketin kök rapor incelemesinde Sayın Mahkemeye USB bellek içeriğinde sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde; sadece bilgisayar ortamında tutulan Yevmiye ve Defter-i kebir başlıklı PDF dokümanların sunulduğu, bu durumda davalı şirketin ticari defterlerinin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kendi defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususları tespit edilememiştir. Öte yandan; Sayın Mahkemenin talebiyle ---- Gümrük Müdürlüğünden celp edilen müzekkere cevap yazısı içeriğinde;” …davalı ----- firmasına ait Müdürlüğümüz nezdinde2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ihracat kayıtlarının mahkemelerine gönderilmesi istemiştir. Konuya ilişkin olarak Müdürlüğümüzce yapılan tetkikler neticesinde;----- firmasına ait herhangi bir ihracat ----Firmasına ait herhangi bir ihracat kaydına rastlanılmamıştır…” Şeklinde rapor sunmuşlardır. Tazminat yönünden ek rapor aldırılmış olup 15/12/2024 tarihli raporda özetle; Mali İnceleme ve Değerlendirmeler Yönünden; Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile bu kez davalı ----- 2020-2023 yılları arası elektronik ortamda incelenen ticari defterlerinden; Envanter defterlerinin noter onaylarını ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. İş bu 2.ek raporun 3.a.2. bölümünde davalı şirketin incelenen Gelir Tablolarında; Net Satış Hasılatının yıllar itibariyle, 2020 yılında 18.771.356,78 TL, 2021 yılında 28.857.099,85 TL, 2022 yılında 76.170.656,37 TL, 2023 yılında 149.649.465,37 TL tutarında gerçekleştiği, Satışların Maliyetinin yıllar itibariyle; 2020 yılında 15.174.510,81 TL (Net Satışlarının %80,83’ü oranında), 2021 yılında 24.567.362,37 TL (Net Satışların %,85,13’ü oranında) 2022 yılında 67.230.101,05 TL (Net Satışların %,88,26’sı oranında), 2023 yılında 132.287.148,07 TL (Net Satışların %,80,84’ü oranında) gerçekleştiği, Faaliyet kârının yıllar itibariyle; 2020 yılında 966.800,40 TL (Net Satışların %,5,15’i oranında), 2021 yılında 1.494.107,75 TL (Net Satışların %,5,18’i oranında), 2022 yılında 3.870.650,57 TL (Net Satışların %,5,08’i oranında), 2023 yılında 3.660.474,87 TL (Net Satışların %,2,45’i oranında) gerçekleştiği, Dönem Net Kârının ise yıllar itibariyle; 2020 yılında 543.640,66 TL (Net Satışların %,2,90’ı oranında), 2021 yılında 150.291,78 TL (Net Satışların %,0,52’i oranında), 2022 yılında 1.125.654,72 TL (Net Satışların %,1,48’i oranında), 2023 yılında 3.444.544,72 TL (Net Satışların %,2,30’u oranında), gerçekleştiği görülmüştür. Tespit edilen mali verilerin davalı şirketin tüm ticari faaliyetini kapsadığı, satış ve üretim maaliyetlerine ilişkin defter kayıtlarında ve izlenen hesap planında ürün kırılımı bazında herhangi bir kaydın bulunmadığı, Eş deyişle ihtilaf konusu edilen ürün isimleri bazında satış/maliyet takibinin olmadığının görüldüğü bildirilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davacı tarafın tazminat talebinin mahrum kalınan kazanç olduğu da dikkate alınarak rapor aldırılmış olup 20.08.2025 tarihli raporda özetle; Davacı satış faturaları incelendiğinde Markası olan “----- “marka açıklaması ile faturaların düzenlendiği , Davalı firmanın yapmış olduğu ihracatlara ait Gerek Gümrük Müdürlükleri tarafından gönderilen ihracat listelerinin ve gerekse davalı firmanın satış faturaları incelendiğinde faturalada yer alan ürün açıklamalarının; ----- şeklinde olduğu, Gümrük Müdürlükleri tarafından gönderilen davalı firmanın yapmış olduğu ihracat listelerinin ve gerekse davalı firmanın defter kayıtları ile satış fatura içerikleri incelendiğinde Gümrük listelerinde ve davalı satış faturaları açıklamalarının yukarıda belirtildiği gibi olduğu,davacı firmaya ait “-----” markası ile benzer olduğu belirtilen “----” ibaresi ile----- ibareli ürünlere rastlanmadığı,yine Sayın Mahkeme tarafından Gümrük Müdürlüklerine gönderilen yazılarda talep etmiş olduğu “------” ibareli ürünler tespit edilemediği, Davalı firma 2020-2023 arası yıllarda Deodorant satışlarında 6.250.051,59 TL faaliyet karı elde ettiği ,ancak deodorant satışlarının hangi ibareler ile satıldığına dair defter kayıtları ve faturalar üzerinden tespit yapılamadığından elde edilen karın dava konusu marka ile elde edilip edilmediği yönünde bir tespit yapılamadığına dair görüş bildirmiştir. Davacı tarafça bedel artırıl dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uğramış olduğu zarar ile yoksun kaldığı kara ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 3.000.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte Davalıdan alınarak Müvekkil Şirkete ödenmesine, Marka haklarına tecavüz edilmesi sebebiyle manevi zarara uğrayan Müvekkil Şirketin manevi zararına karşılık olarak 50.000-TL tutarında manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte Davalıdan alınarak Müvekkil Şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2, 29, 149, 150 ve 151. maddeleri, GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf "-----" ana unsurlu markalarının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın-----şeklindeki kullanımları dolayısıyla adına tescilli "----" markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması, kaldırılmasını, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta----- tescil numaralı ----+şekil" markasının 03. Sınıfta, ---- tescil numaralı " ----" markasının 03/05/16. Sınıfta, ---- tescil numaralı-----markasının 03. Sınıfta, ---- tescil numaralı ----" markasının 03. Sınıfta ----- tescil numaralı "----" markasının 03. Sınıfta, ----- markasının 03.sınıfta 29/05/2001 davalı adına tescil edildiği, 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı tarafa ait Davacı yan tarafından ---- adresinden alındığı belirtilen görsellerde ise “---” ve “-----” ibareleri ile birlikte “-----” ibaresinin de esas unsur olarak kullanıldığı ve söz konusu ibareler ile birlikte-----” ibarelerinin de markasal olarak kullanıldığı, davacı markalarındaki tescildeki ----- ibaresinin az yukarıda tescilli olduğu marklardaki ek ibareler ve bu markaların şekil ve renk unsuru ve tasarım unsuru da içerdiği, davalı tarafın kataloglardaki markasal kullanımları incelendiğinde, davacı tarafa ait tescilli arka şekli olan şişe görseli ile davalı yana ait kullanımlardaki şişe görselinin ayniyet derecesinde benzer olduğu, davacı tarafa ait markalarda esas unsurun “----” ibaresi olduğu, davalı kullanımlarında ise “----” ve “----” ibareleri ile birlikte “-----” ibaresinin de markasal manada esas unsur olarak kullanıldığı, davacı tarafın tescilli markalarında “-----” gibi, davalı yan kullanımlarında ise---- gibi tali unsurların bulunduğu her ne kadar davacı tarafa ait tescilli markalarda esas unsurun “----- gibi ibarelerin tali unsur olarak markalarda yer aldığı görülse de markaların karşılaştırılmasında ve tecavüzün tespiti incelemesinde markalara ve oluşturduğu algıya bütünsel yaklaşılması prensibi gereği ve gerek davalı yanın kullanımlarındaki deodorant şişesinin davacı yan tescilli markalarda kullanılan şişeler ile ayniyet derecesinde benzer olması, gerek davalı yanın kullanımlarında ---- “ibareleri ile birlikte “-----” ibaresi ile benzerlik ihtiva etiği değerlendirilebilecek “-----” ibaresinin de esas unsur olarak yer aldığı, yine markaların bütününe bakıldığında tali unsur olarak nitelendirilen ibarelerin de fonetik, işitsel ve şişe üzerindeki yer aldığı konum olarak benzer olmaları, özellikle kelime unsuru ve şekil unsurundaki benzerlikten öte davacının marka tescillerinde bulunan çiçek şekil unsurunun ve bu çiçeklerin renk unsurlarının ----- aynı şekilde kullanılması hali dikkate alındığında davalı tarafça gerçekleştirilen kullanımların davacı markaları ile karıştırılmaya yol açacağı, yine kullanımların aynı emtia sınıfı olan deodorant ürünlerinde olduğu dikkate alındığında sınıfsal benzerliğin de açık olduğu dikkate alınarak davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça kullanımlar ve ihracatın bulunmadığı yönünde beyanda bulunulmuş ise de-----adresinin ---- firmasına ait olduğu, yine bu sitedeki ve ürünler üzerindeki iletişim numaraları olan ----- ve ---- numaralı telefonların davalı şirket adına kayıtlı olduğu dikkate alındığında kullanımların davalı tarafa ait olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı taraf adına tescilli marklara dayalı olarak kullanımlarının mevcut olduğunu iddia etmiş ise de davalı kullanımlarının tescilli olduğu ----kelime unsuru şeklinde olmadığı ve davacı tarafın renk ve şekil unsurlarını ihtiva eden kullanımlar olduğu dikkate alınarak bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir.Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-a Maddesi gereği tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir yönünden talepte bulunduğu, davacı tarafın mali kayıtları ile davalı tarafa ait gelir tabloları dikkate alınarak hazırlanan 15.12.2024 tarihli ve 20.08.2025 tarihli raporlarda mahrum kalınan kazancın tam olarak tespit edilemediği, davalı tarafın satışlarının marksal olarak ayrıştırılmadığı sadece deodorant satışı olarak muhasebeleştirildiği, bu haliyle davacının gerçek zararının tespit edilemediği kabul edilerek TBK hükümleri kapsamında takdiren maddi tazminatın belirlenmesi yoluna gidilmiş ve yapılan işin mahiyeti genel kazanç durumu dikkate alınarak 1.500.000,00-TL maddi tazminat talebinin yerinde olduğu kabul edilmiş ve bu miktar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine takdiren karar verildiği ve gerçek zararın tespit edilemediği dikkate alınarak reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemiştir.Davacı tarafın dava dilekçesindeki manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde manevi tazminat talep hakkının bulunacağı, ihlalin yoğunluğu, davacı tarafın marka değeri, tanınmışlığı vb. Durumlar dikkate alındığında talep edilen 50.000,00-TL manevi tazminat miktarının oluşan manevi zarar ile uyumlu olacağı kabul edilmiş ve manevi tazminat talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 1-Davalının ürünleri üzerinde----şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının "----" markası yönünden marka hakkına tecavüzün TESPİTİ ile TECAVÜZÜN DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- 1.500.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 3-50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 105.880,50-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL ve 50.380,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 50.559,90-TL'den mahsubu ile bakiye 55.320,60-TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen markaya tecavüz tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 228.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcının, 19.244,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.423,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.