İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/289 E. 2025/878 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/289
Karar No
2025/878
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/289 Esas KARAR NO : 2025/878 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya ait taşınmazın inşaatı bittikten sonra, bu işyerine klinik açmak amacıyla 13.06.2022 tarihinde davalı ile Niyet Sözleşmesi / Kiralama Ön Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme'nin 2.maddesinde, ana taşınmaz üzerindeki inşaatın projeye ve sözleşmeye uygun şekilde davalı tarafından tamamlanması ile müvekkili şirkete kiralanması hususunda tarafların hak ve yükümlülükleri belirlendiğini, davalının taşınmazın maliki olduğunu, davalının malik sıfatıyla, taşınmazı tamamlamasının asli yükümlülüğü olduğunu, taşınmazın daha hızlı bitirilebilmesi ve müvekkili şirkete kiralanabilmesi amacıyla müvekkili şirketin daha inşaat başlamadan önce 14.06.2022'de, sözleşme'nin 6/b maddesi uyarınca 2 yıllık kira bedeli olarak davalı'ya 4.800.000,00-TL (Dört Milyon Sekiz Yüz Bin Türk Lirası) ödendiğini, -------- Noterliğinin 08.07.2024 tarihli --------- yevmiye numaralı ihtarnamesindeki haksız ve mesnetsiz sebeplerle sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkili şirkete iade etmesi gereken 2 yıllık peşin ödenen kira bedeli olan 4.800.000-TL'yi iade etmeyerek --------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatılmasına sebep olduğunu, davalı'nın sözleşme'yi feshettiği tarih olan 08.07.2024'te müvekkil şirket'in malvarlığından haksız ve sebepsiz şekilde zenginleştiğini, zenginleştiği bu tutarı da müvekkili şirkete iade etmediğini, icra takibine haksız şekilde itiraz eden davalı borçlu aleyhine, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, öncelikle "-------- İli, --------- İlçesi, -------- Mah. -------- Cad. ------- Pafta,------ Ada,-------- Parsel"de kayıtlı taşınmaz üzerine teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise, mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, aksi takdirde davalının belirlenecek banka hesaplarının huzurdaki dosya borcunu karşılayacak kadarına ihtiyati tedbir konulmasına, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde, talepleri doğrultusunda davalı taraf adına kayıtlı dava konusu taşınmaz, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenin takdir edeceği teminat miktarı ile "ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir" konulmasına, davanın kabulü ile, ------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, müvekkili şirket lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmenin atipik bir sözleşme olduğunu iddia ettiğini ve "kira bedeli iadesi" talebi ve açıklaması ile icra takibi başlatıldığını ve neticesinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığını, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi ve kira sözleşmesi özellikleri taşıyan karma bir sözleşme olduğunu davacının davasını sözleşmenin kira ilişkisi kısmına dayandırdığını ve kira bedeli iadesi talep ettiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisine dayandığından davacının kira alacağının iadesi için görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, --------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyaya konu edilen borcu kabul etmediklerini, takibe konu borç kalemlerinin net ifade edilmediğini, iddiayı ispatlar belge ve dayanak belge sunulmadığını, açıklanan nedenlerle usule uygun bir icra takibi yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için -------- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, somut olayda takip konusu alacağın varlığı ve kesinliğinden söz edilemeyeceğinden alacağın likit olduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, diğer yandan icra inkar tazminatının şartlarından birinin d e icra takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmek olduğunu, müvekkilinin icra takibine haklı ve kötü niyetli olmadan itiraz ettiğini, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talebinin hiçbir somut olgu ve delile dayanılmadan, yaklaşık ispat koşulu sağlamadan, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak şartları oluşmamasına rağmen verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, İİK md. 67/2 gereği icra takibine konu edilen tutarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin ise davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava, İİK 67 maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı ödenen paranın iadesi talebine ilişkindir. Davacı, henüz inşaat başlamadan ve sözleşmenin imzalandığı günün ertesi günü, sözleşmenin 6/b maddesi uyarınca davalıya 2 yıllık kira bedeli olarak 4.800.000,00 TL ödediğini belirtmektedir. Davalının inşaatı bitirememesi ve sözleşmeyi haksız sebeplerle feshetmesi sonucunda, geciktirici koşul gerçekleşmediği ve sebep sona erdiği için davalının bu tutarı iade etmesi gerektiğini, bunun "sebepsiz zenginleşme" hükümlerine (TBK m.77) dayandığını ileri sürmektedir. Bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Davalı, icra takibine konu edilen borcu kabul etmemekle birlikte sözleşmenin kendisi tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, aslında sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunmaktadır. Davalı, kendisinin borçlu olmadığını, aksine davacının kusuru nedeniyle sözleşmenin eser sözleşmesi niteliği taşıyan kısmından dolayı zarara uğradığını ve davacıdan alacaklı durumda olduğunu iddia etmektedir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasınını malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Somut olayda, dosya içeriği ve toplanan delillerden, taraflar arasındaki sözleşme sona erdiği için, davalıya havale edilen 4.800.000,00-TL, Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği ve bu yönüyle davacıya iade edilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme 08.07.2024 tarihinde feshedildiğinden sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı davalarda iki yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlayacağından davalının zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusuna dayalı icra takibine 03.12.2024 tarihinde başlanılmış olup huzurdaki dava ise 28.03.2025 tarihinde açılmış bulunmakla dava bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığından davalı tarafın hak düşürücü süre itirazının reddi gerekmiştir.Davalı tarafın görev itirazının taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği (karma özelliği) ve sözleşmenin kapsamı değerlendirilerek reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce konulan ihtiyati haczin kaldırılması için 08.10.2025 tarihinde icra müdürlüğüne müzekkere yazılmakla bu yazıdan itibaren bir aylık süre geçmiş olması ve davanın kabulüne karar verildiğinden teminatın iadesine ferileri birlikte davacıya iadesine karar vermek gerekmiştir. Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, a-Davalının -------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyasında itirazının iptali ile takibin devamına, b-Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine , c-Mahkememizin 03.04.2025 tarihli ihtiyati haciz ara kararının 08.10.2025 tarihinde icra müdürlüğüne yazılan yazı ile kaldırıldığı anlaşılmakla ihtiyati haciz ara karar gereği yatırılan teminatın ferileri ile birlikte davacıya iadesine, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 327.888,00 TL'nin başlangıçta alınan 57.972,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 269.916,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 57.972,00 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 503,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 59.090,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 642.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan teminatın mahkememizde verilen kararın kesinleşmesinin ardından talep halinde HMK 392/2 maddesinde belirtilen süreler de nazara alınarak iadesine, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/289, K. 2025/878, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-289-e-2025-878-k-5c47e955d2fe