İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/351 E. 2024/482 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/351
- Karar No
- 2024/482
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/351 Esas - 2024/482 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/351 Esas KARAR NO : 2024/482 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın İcra Müdürlüğü'ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, söz konusu ürünün davalıya teslim edildiğini, 06/01/2023 tarihli faturasının da kendisine gönderildiğini, sevk işlemlerine ve faturanın iletildiğine ilişkin tebliğ ve belgelerin ekte olduğunu, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini fakat ödeme işleminin de süresi içerisinde yapılmadığını, davalı tarafın tüm ihtarlarına rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı davalı hakkında .... .... .... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likit bir alacak olduğunu, açıklanan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak tüm nedenlerle davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının tacir olup olmadığı dahi belli olmadığını, bu sebeple açılmış olunan davada iş bölümü itirazlarının olduğunu, davacı tacir olmadığından ticari defterinin de bulunmadığını, olan defterlerin de delil hükmü bulunmadığını, davacının teslime yarar evrak da sunamadığını, açılmış olunan iş bu davanın reddi gerektiğini, mahkememizde görülmekte olan işbu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu faturaların konusunun ve tesliminin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispat külfetinin de davacıya ait olduğunu, faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetleri ifasına/teslimine dair dava dilekçesi ekinde taraflarına herhangi bir belge sunulmadığını bu tip bir belge dosyaya girmiş ise ve teslim alan kısmında bir imza ya da kayıt var ise verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ..... ..... ..... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlattığı .... .... .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 90.860,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/7252 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 16/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 17/04/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin icra takibine konu borcunun bulunmadığını, alacağa, işlemiş faize, faiz türüne ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 16/05/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64. maddesinin 3. Fıkrası, 66. maddesinin 2. fıkrası madde hükümleri gereği noter açılış kapanış tasdik ve usulüne uygun olarak süresinde yaptırıldığı, diğer Kebir ve Envanter defterlerinde kapanış onaylarının zorunlu olmadığından aranmayacağı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği, dava ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 90.860,00 TL'si hesap bakiyesi alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, dava dosyasının İncelenmesi sonucunda davacının dava konusu yaptığı 90.860,00 TL'si alacak tutarının, davacı ticari defter kayıtları ile ve ... 25. İcra Müdürlüğünün 2023/7252 E. sayılı icra takip dosyasında takip konusu yapılan asıl alacak tutarı ile uyumlu olduğu, dava konusu faturanın usulüne uygun olarak düzenlendiği, dava dosyası içeriğinde mevcut deliller arasında ve davalının cevap dilekçesi ekinde davalının düzenlemiş olduğu e-arşiv faturaya TTK” nun 21/2 maddesinde belirtilen sekiz gün içerisinde geçerli bir yolla itiraz edildiğine dair bir delilin olmadığı, davacının BS Formu ile Davalının BA Formlarının incelenmesi sonucunda, tarafların dava konusu KDV hariç 77.000,00 TL'si (KDV dahil 90.860,00 TL) tutarındaki faturayı kayıtlarına intikal ettirdiklerini vergi dairelerine beyan ettikleri belirtilmiştir. 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalının 2022-2023 yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tutmuş, Envanter Defteri Türk Ticaret Kanunun hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olup, Yevmiye Defteri ve Defter Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlar oluşturulup, davalının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan takip ve dava tarihi olan 16/05/2023 itibariyle 90.860,00 TL alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın miktar ve fiyat yönünden münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı). TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı). Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir. .... ..... .... karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, icra takibine konu 06/01/2023 tarih ve 90.860,00 TL tutarlı faturanın mal alım satımına ilişkin olduğu, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen her iki bilirkişi raporu ve tüm dosya kasamına göre takip konusu faturanın her iki tarafın usulüne uygun olarak tutmuş oldukları ticari defter ve belgeleri ile Ba - Bs formlarına yansıtıldığı, davalı tarafından iade faturası düzenlenmediği gibi faturaya itiraz edilmediği, bu durumda davalının faturaya konu malları aldığının kabulü gerektiği, davalının ise fatura bedelini ödediğini iddia ve ispat edemediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... kapatılan 25. İcra Müdürlüğünün 2023/7252 esas (yeni ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/7252 esas) sayılı icra takibi sayılı icra takibine yaptığı 17/04/2023 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 90.860,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %11,75 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 90.860,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 18.172,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 90.860,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.206,65 TL karar ve ilam harcından 1.097,37 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.109,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 1.097,37 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.277,27 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 226,25 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.226,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 90.860,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır