İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/323 E. 2025/817 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/323
- Karar No
- 2025/817
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/323 KARAR NO : 2025/817
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 08/09/2011 KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.02.2003 tarihinde, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın işleteni olduğu, trafik sigortası bulunmayan ... plakalı araç, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... araç ve müvekkili şirkete İMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı otobüsün karıştığı kazada ...'ın yaralanarak malül kaldığını, ceza dosyasında alınan ATK raoruna göre ...'ın ve ...'ın yaralanması ile sonuçlanan kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 4/8, müvekkiline sigortalı ... plakalı otobüsün 2/8 ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2/8 oranında kusurlu olduğu; kazada yaralanan ...'ın yaralanması nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen davada verilen ... Esas,...Karar sayılı karar ile tüm davalılarının sorumluluğuna karar verildiğini, davacı taraflarca ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kararda hükmedilen rakamın icra takibine konulduğunu, kesinleşen karar kapsamında icra dosyasına ferileri île birlikle müvekkili şirketçe toplam 524.207.00 TL ödeme yapıldığını ,ödenen tutarın otobüsün ZMM sigortacısı...A.Ş tarafından temin olunan poliçe uyarınca 30.000.00-TL'si tedavi gideri ve 30.000.00-TL maluliyet dışında kalan tutar olduğunu, mahkemece verilen kararda müştereken ve müteselsilen sorumluluk esası benimsendiğinden davalıların 4/8 oranındaki kusur sorumluluklarına isabet eden tutarın da şirketlerince ödenmek zorunda kalındığını, mahkeme kararı kapsamında ödenen tutardan davalıların sorumluluklarına isabet eden 349,000.00- TL'nin ödeme tarihi olan 27.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte rücuen davalılardan müştereken ve müteselsiline tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza 2003 yılında meydana geldiğinden hakkında açılan davanın zamanaşımına uğradığını, sürücü Nazım Aslan'ın kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davalı sigortacının yaptığı ödeme ile kendi sorumluluğunu yerine getirdiğini, sorumluluğundan fazlasını ödediğini iddia eden davacının ödeme tercihi dolayısıyla müvekkili davalıdan talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Hesabı cevap dilekçesinde özetle; sigortası bulunmayan ... plakalı aracın ... ve ...'ın yaralanması olayında herhangi bir kusuru bulunmadığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ...E, ... Karar sayılı kararda herhangi bir yaralamanın olmadığının sabit olduğunu, ... Hesabı' nın sorumluluğuna gidilmeden önce ... plakalı aracın olay tarihini kapsayan Mecburi Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, dava öncesinde kurumlarına yapılan herhangi bir başvuru olmadığını, İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında müvekkili kurumun davalı olarak yer almadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...' a usulüne uygun tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememize ait 31/12/2020 tarih ... Esas -... Karar ile; "Davanın KABULÜNE, " dair karar verildiği, anılan karara karşı davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi' nin... - ... E. K. Sayılı 27/04/2023 Tarihli kararı ile; "Davalı ... vekili ile davalı ... Hesabı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, istinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA," dair karar verildiği ve dosyanın mahkememizin 2023/323 esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLER : ... Asliye Ceza Mahkemesi' nin ... Esas... Karar sayılı dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas... Karar sayılı dosyası, ... 9.İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alındığı, taraflarca gösterilen delillerin toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 12/10/2023 tarihli celse 2 nolu ara karar ile dosyanın aktüer bilirkişiye tevdiine dair karar verilmiş olup; bilirkişi tarafından sunulan 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Davacı ...Sigorta Şirketi’nin rücuen alacağının 117.103,29 TL olduğu; bu tamamı için davalı ... ve...’ın; 94.301,06 TL için ise davalı ... Hesabı’nın sorumluluğuna gidilebileceği; 27.04.2011 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği" tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 14/03/2024 tarihli celse 1 nolu ara karar ile; dosyanın Adli Tıp Kurumu' na gönderilerek daha önce ... Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2004/89 esas sayılı dosyasında alınan 27/05/2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu da değerlendirilmek suretiyle tarafların kusur oranlarına ilişkin rapor düzenlenmesi istenilmiş olup; 06/06/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun sonuç kısmında; "A)Sürücü ...’ın % 50 ( yüzde elli ) oranında kusurlu, B)Sürücü ...’in % 25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu, C)Davalı sürücü ...'ın % 25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu olduğu" kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. 19/09/2024 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki olduğundan Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna tarafların itirazları da değerlendirilmek suretiyle çelişkinin giderilerek tarafların kusur oranlarına ilişkin rapor düzenlenmesi istenilmiş olup; 18/06/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun sonuç kısmında; "A)Sürücü ...'ın %75(yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, B)Sürücü ...'in %25(yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, C)Davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu" kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İhtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinden (İMMS) kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 25.02.2003 günü saat 15.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, önünde kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve her iki araç sürücüsünün de araçlarından inerek hasar durumlarını kontrol ettikleri sırada gerilerinden gelip aynı istikamete doğru seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün, yol içerisinde kaza nedeniyle durmakta olan ... plakalı otomobile ve kaplama içerisinde aracındaki hasara bakmakta olan ...'a çarpıp sürüklemesi sonucu ...'ın yaralanmasına sebep olduğu, yaralanması nedeniyle ... Asliye Hukuk Mah'de açılan ... E - ... K.sayılı dosyasında verilen karar neticesinde ... plakalı aracın İMM sigortacısı olan davacı sigorta şirketinin ödediği tutarın rücuen tazmininin talep edildiği iş bu davada istinaf kaldırma ilamında " Davacı İMM sigortacısının ödemesine ve eldeki rücuen tazminat davasına konu İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E -... K.sayılı dosyasında, ... Asliye Ceza Mahkemesi...Esas,... Karar sayılı dosyası kapsamında alınan ATK raporu ile tespit edilen kusur oranları (sanık sürücü ... 2/8, sanık otobüs sürücüsü ... 2/8 ve mağdur sürücü ...'ın 4/8 oranında) nazara alınarak ve maddi vakıanın kesinleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yerel mahkemece, maddi vakıanın ne şekilde gerçekleştiği, maddi vakıanın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşti ise kesinleşen maddi vakıaya göre tarafların kusur durumlarının ne şekilde belirgin hale geldiği karar içeriğinde tartışılıp netleştirilmeden, ceza dosyasındaki kusur belirlemesinin yazılı gerekçe ile hükme esas alınması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kusur durumunun netleştirilerek, usuli kazanılmış haklara ve taleple bağlılık ilkelerine halel gelmeksizin, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden mahkememizce, tarafların davalı ...' ın ve ... Hesabının kusur raporu alınmasına ilişkin talepleri doğrultusunda dosyanın Adli Tıp Kurumu' na gönderilerek daha önce ... Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2004/89 esas sayılı dosyasında alınan 27/05/2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu da değerlendirilmek suretiyle tarafların kusur oranlarına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenildiği, 06/06/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; "A)Sürücü ...’ın % 50 ( yüzde elli ) oranında kusurlu, B)Sürücü ...’in % 25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu, C)Davalı sürücü ...'ın % 25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu olduğu" bildirildiği, dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki olduğundan Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna tarafların itirazları da değerlendirilmek suretiyle çelişkinin giderilirek tarafların kusur oranlarına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenildiği, 18/06/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda "Trafik kaza tespit tutanağında olay mahallinde yol; iki yönlü, devlet yolu, yol genişliği 9m, zemin asfalt karlı buzlu, yatay güzergah düz, düşey güzergah hafif eğimli, vakit gündüz, hava karlı, tipili, mahal yerleşim yeri dışı olarak belirtilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulmak üzere 01.07.2003 tarihli keşfe binaen tanzim edilen 14.07.2003 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda sürücü ...'in(5/8) birinci derecede kusurlu olduğu, ... plakalı hususi oto sahibi ...'ın (3/8) ikinci derecede kusurlu olduğu, ... plakalı hususi oto sahibi ...'ın kusur ve kabahatinin olmadığı kanaati belirtilmiştir. ... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere 11.10.2004 tarihli keşfe binaen tanzim edilen 15.10.2004 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda sürücü ...'in 5/8 (sekizde beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın 3/8 (sekizde üç) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı kanaati belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere tanzim edilen 23.12.2004 tarihli müşterek raporunda kazanın oluşumunda sürücü...'ın 2/8(sekizde iki) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın 4/8 (sekizde dört) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in 2/8(sekizde iki) oranında kusurlu olduğu, kanaati belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından ... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 27.04.2005 tarihli müşterek raporunda kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2/8(sekizde iki) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın 4/8 (sekizde dört) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in 2/8(sekizde iki) oranında kusurlu olduğu, kanaati belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 06.06.2024 tarihli müşterek raporunda kazanın oluşumunda sürücü ...'ın %50( yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in %25(yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın %25(yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, mahkemeniz dosyası ve ekli gönderilen belgeler, dava ve cevap dilekçeleri, kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokileri, tüm beyanlar, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2007 tarihli gerekçeli kararı ve 08.03.2011 tarihli kesinleşme şerhi, Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 06.06.2024 tarihli müşterek raporu, olay yeri tespit tutanağı, 01.07.2003 tarihli keşif ve keşfe binaen tanzim edilen 14.07.2003 tarihli bilirkişi raporu, 11.10.2004 tarihli keşif ve keşfe binaen tanzim edilen 15.10.2004 tarihli bilirkişi raporu ve ekli kroki, Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından ... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 27.04.2005 tarihli müşterek raporu, İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2007 tarihli gerekçeli kararı, 08.03.2011 tarihli kesinleşme şerhi, tarafların itirazları, dosya tümüyle incelendiğinde kazanın yukarda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mevcut verilere göre; A)Sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında önünde seyreden araca arkadan çarptığı kaza sonrasında yol üzerinde gerekli ve yeterli tedbirleri almadan yaya konumunda araç yanında yol üzerinde bulunduğu sırada sürücü ... yönetimindeki aracın sadmesine maruz kaldığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurludur. B)Sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında mevcut görüş alanını kontrol altında bulundurarak kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi, kaza yapmış ve yol içerisinde bulunan aracı ve yol içerisinde bulunan yayaları dikkate alarak zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurludur. C)Davalı sürücü ... seyir halinde iken sürücü ... yönetimindeki aracın kendi yönetimindeki araca arkadan çarptığı sonrasında yol üzerinde durup yola indikleri, sürücü ... yönetimindeki aracın yaya konumunda bulunan ...'a çarptığı ve ...'ın yaralanmasıyla neticelenen dava konusu kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır." yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememizde de davacının İMM sigortacısı olduğu sürücü ... yönetimindeki aracın yaya konumunda bulunan ...'a çarptığı ve ...'ın yaralanmasıyla neticelenen dava konusu kazanın oluşumunda ...'ın kusursuz olduğu kanaati hasıl olduğundan 18/06/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporuna itibar olunmuş ve kusur durumu nedeniyle davalıların sorumluluklarının bulunmadığı kabul edilmiştir. 09.05.1960 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında “bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunmaması gerekir” kuralı benimsenmiştir. Bunun gibi bozulan kararın bozma sebepleri kapsamı dışında kalmış olan konuları artık kesinleşmiş sayılır ve kesinleşmiş olan kısımlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak doğar. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi ... E.... K.) Somut olay yönünden önceki karar davalı ... Hesabı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş olup davalı ... kararı istinaf etmediğinden davacı lehine kesinleşmiş kısım yönünden oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında yapılan değerlendirme nedeni ile davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... ve davalı ... Hesabı yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın davalı ... yönünden KABULÜ ile 349.000,00-TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 27/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, 2-Davalı ... ve davalı ... Hesabı yönünden davanın REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 23.840,19 TL nispi karar harcından peşin alınan 5.182,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.657,54 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, Ayrıca bozmadan önce verilen ...Esas, ... karar sayılı, 30.12.2020 tarihli karar nedeniyle ... Hesabı tarafından 71793 özel ve sıra nolu 13.09.2022 tarihli makbuz ile yatırılan 18.675,54.TL bakiye harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... Hesabına iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 55.840,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 55.840,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... ve ... Hesabına verilmesine, 6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 5.203,95TL ( 18,40 TL Başvurma Harcı, 2,90 TL Vekalet Suret Harcı, 5.182,65 TL Peşin Harç) harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 16.572,00 TL (9.301,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti, 5.806,00 TL bilirkişi ücretleri ve 1.465,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinden davalı ... yönünden yapılan yargılama giderlerine istinaden 1/3 oranında hesaplanan 5.524,00 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı ... ve davalı ... Hesabı yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... Hesabı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 200,00 TL (tebliğ ve posta) yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı ... Hesabına verilmesine, 9-Davalı ... tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 200,00 TL (tebliğ ve posta) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile) ve davalı ... vekilinin ( e duruşma ) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025
Başkan *e-imzalıdır Üye *e-imzalıdır Üye *e-imzalıdır Katip *e-imzalıdır