İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/28 E. 2025/1058 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/28
- Karar No
- 2025/1058
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :...
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACILAR : 1-... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin aleyhine davalı yan tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında Örnek-10 icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra dosyası kapsamında müvekkillerinin cebri icra işlemlerine maruz kaldığını, halihazırda birtakım malvarlıkları için satış sürecine girildiğini, takibe konu bono ile ilgili olarak tarafımızca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda icra dosyası alacaklısı (temlik eden) ... hakkında Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçundan dava açıldığını, icra takibine konu bononun suça konusu olması sebebiyle dosya alacaklısı ... tarafından kasıtlı olarak icra dosya alacağı davalı yana temlik edilmiştir. Öncelikle adli yardım ve ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında takibin durdurulmasına, yine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, müvekkillerimizin Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı yana borçlu olmadığının tespit edilmesine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında müvekkillerimizden alınan ödemelerin faizi ile birlikte davalı yandan istirdadına, davalı yan aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili, çek alacaklısı ...'dan, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki alacağını aralarında yapmış oldukları Kayseri 7. Noterliğinin 16.06.2022 tarih ve 20527 yevmiye numaralı anlaşma ile alacağı temlik almıştır. Kaldı ki, bu devir borçlulara da tebliğ edilmiş olduğu gibi icra müdürlüğü dosyasından da kendileri haberdar olup ve borçlu tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığını, müvekkilinin alacağını devraldığı döneme gelinceye dek icra dosyası kesinleşmiş olup ilgili icra dosyasında icrai faaliyetlere girişilmiş ve borçlunun malvarlıkları üzerine haciz şerhleri işlendiğini, davacıların kötü niyetli olduğunu, zira, icra dosyasının incelenmesi ile görüleceği üzere şimdiye kadar yapılan icrai faaliyetlerinin hepsine pasif ve suskun kalınmış ancak satış işlemlerine girişilmesi üzerine dosyayı sürünceme de bırakmak amacıyla iş bu davanın açıldığını belirterek haksız ve hukuka aykırı ikame edilen iş bu davanın reddine, kötüniyetli ikame edilen iş bu dava kapsamında %20'den az olmamak üzere davacıların kötüniyet niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderlerleri ile vekalet ücretinin davacılardan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; SGK kayıtları, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, banka kayıtları, vergi dairesi kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, tanık, bilirkişi, keşif, yemin deliline dayanmaktadır. Davalı tarafça; Kayseri 7. Noterliğinin 16.06.2022 tarih ve 20527 yevmiye numaralı temlik evrakı, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, tanık, bilirkişi, yemin deliline dayanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ve takibe konu edilen bononun işe girerken teminat olarak verildiği iddia edilerek açılmış menfi tespit davasıdır. İcra dosyasının incelenmesinde; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya kapsamında keşidecisi davacı ... ve ... olan, lehtarı Serdar Ergan olan, 27/10/2021 tarihli 17/12/2021 tarihli 500.000,00 TL bono nedeniyle takip yapıldığı, takip alacaklısının lehtar olduğu görülmüştür. Davalının ise bono alacaklısı ... ile Kayseri 7. Noterliğinin 16.06.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı anlaşma ile alacağı temlik alarak alacaklı konuma geçtiği görülmüştür. Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'ün 2017-2021 yılları arasında ... Plastik Mobilya Aksesuar ve Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasında çalışmakta olduğu sırada adı geçen davacı ile davacının babası olan diğer davacı ...'e boş bir bono senedinin teminat olarak imzalatıldığı, sonradan müşteki ...'ün işten ayrılıp iş mahkemesine dava açmasından sonra şüphelinin belirtilen teminat senedini 500.000 TL bedel yazmak suretiyle doldurarak müştekiler aleyhine icra takibine başvurduğu, davacıların şikayeti üzerine ifadesine başvurulan şüphelinin adı geçen şirketle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kendisinin davacı ...'e elden 500.000 TL para vermesi nedeniyle müştekilerin belirtilen senedi kendisine verdiklerini ve süresi içerisinde ödememeleri nedeniyle icra takibine başvurduğunu savunduğu görülmüşse de borcun dayanağını makul şekilde açıklayamayan ve gerek ekonomik durumu gerekse yaptığı iş gereğince belirtilen miktarda bir parayı müştekiye borç olarak vermesi oluşa uygun görülmeyen ayrıca bu miktardaki parayı büyük çoğunlukla herhangi bir döviz ve altın almaksızın evde biriktirdiğini savunan şüphelinin savunmalarının inandırıcı olmadığı ve bu haliyle teminat olarak verilen ve gerçek bir borç ilişkisine dayanmayan senedi doldurmak suretiyle icra takibi başlattığı iddiasıyla açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 209/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı görülmüştür. Davacı ... ceza mahkemesindeki beyanda ise; ''suça konu şirketin pazarlama bölümünde işe girdiğimde prensip olarak bu bölümde çalışanlara boş senet imzalatıyoruz diyerek bana boş senet imzalattılar, ben şehir dışındayken babamı çağırıp ona da kefil sıfatıyla imza attırmışlar, daha sonra bir anlaşmazlık nedeniyle ben işten ayrılıp iş mahkemesine dava açınca senedin üzerine 500.000 TL yazıp icraya vermişler, iddia edildiği gibi ben sanıktan veya sanığın şirketinden borç almış değilim, 500.000 TL borç alıp ödeyebilecek maddi durumum yoktur, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum'' dediği görülmüştür. Davacı ... ceza mahkemesindeki beyanda ise; ''oğlum ... Plas Plastik Mobilya Aksesuar San. Tic. LTD ŞTİ'nde ilk işe girdiğinde kendisine borçlu olarak senet imzalatmışlar, oğlum beni aradı, ben de iş yerine gittim, oğlum bunlardan bir zarar gelmez dediği için boş senede kefil sıfatı ile ben de imza attım, borçlu olarak oğlum imzalamıştı, sanığın şirketi ile bizim aramızda herhangi bir ticari alış veriş yoktur, bunlardan borç da almış değiliz, oğlum işten ayrılıp iş mahkemesine dava açınca senedi doldurup icraya vermişler, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" dediği görülmüştür. Lehtar ... ise ceza mahkemesinde beyanında; '' ... isimli firma ile benim bir ilgim yoktur, bu şirket eşimin amcasına aittir. Müşteki Serdar o firmada çalışırdı. Serdar bana olay tarihlerinde bir ev bulduğunu söylemişti. Ben ona 500.000 TL elden para ödemiştim. Elimde nakit ve bir miktar altın olduğu için bozdurup vermiştim. Daha sonra evi ayarlayamadığı için paramı istedim. O da paranın yerine 500.000 TL bedelli senet verdi. Ben de bu senedi icraya koydum. Daha sonra senedi doldurduğum gerekçesi ile beni şikayet etmişler. Karakola çağrıldım. İmza yazı örneklerim alındı ve yapılan incelemede senet üzerindeki imza ve yazılar bana ait çıkmadı. Diğer müşteki Bekir Serdar'ın babası olur. Senet bana getirildiğinde kefil kısmında da ... adı vardı. üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, duruşmalardan vareste tutulmak isterim " dediği görülmüştür. Ceza dosyasındaki beyanlar bir bütün halinde düşünüldüğünde davacıların menfi tespite konu iddiasının davacı ...'ün ... Adlı firma da işe girer iken kendisinden boş senet alındığını anlaşmazlık nedeniyle işten ayrıldıktan sonra iş mahkemesine başvurusu sebebiyle senedin doldurularak tedavüle konduğu, davacı ...'ün ise oğlu olan diğer davacıya kefil sıfatıyla imzaladığından bahisle menfi tespit talep ettikleri görülmüştür. Lehtar ise ... isimli firmasının kendisi ile ilgili olmadığını, bu şirket eşimin amcasına ait olduğunu belirttiği görülmüştür. Her ne kadar kambiyo senetleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 645 ve takip eden maddelerinde düzenlenmiş ve anılan Kanunun 3. maddesinde; bu kanunda düzenlenen hususlarla ilgili bütün işlem ve fiillerin "Ticari İş" niteliğinde olduğu, 4/1-a maddesinde; bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının " Ticari Dava" niteliği taşıdığı belirtilmiş ise de; davaya konu edilen bononun temelde işçi-işveren ilişkisi kapsamında verildiği, görevli mahkemenin temel ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği, işçi-işveren arasındaki davaların ihtisas mahkemesi olan İş Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Davalının alacağın temliki yolu ile alacağı devralmış olması bu sonucu değiştirmeyecektir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Buna göre iş mahkemelerinin görev hususu da 25.10.2017 tarih 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile düzenlenmiştir. 7036 sayılı Kanun'un görevi düzenleyen 5’nci maddesine göre iş mahkemeleri; “…5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına...” ilişkin dava ve işlere bakar. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1’inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4’üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün iş yerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK.'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." denilmektedir. Buradan görüleceği üzere, kanun değişikliği ile Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. HMK.'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. Maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK.'nun 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden de karar verebilir. Dosya kapsamına göre davaya konu edilen bononun temel ilişkisinin işçi-işveren ilişkisi olduğu, davalının alacağın temliki kapsamında alacaklı konuma geçmiş olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2012/12046 E., 2012/14928 K. Sayılı ilamı) Zira İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2023/691 Esas, 2025/1408 K. Sayılı ilamında işe girerken teminat olarak verildiği iddia olunan senetlerle ilgili açılan menfi tespit davalarında lehtarın ve cirantanın kimliği iş mahkemesinin görevli oluşunu değiştirmediği, görevin temel ilişkiye göre belirlenmesi gerektiğini belirtmektedir. H Ü KÜ M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/12/2025
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır