İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/211 E. 2025/322 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/211
- Karar No
- 2025/322
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 2-*** VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 ...Hariç)) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... şirketinin poliçede görüleceği üzere dahili ticaret kasko iş kolundan sigortalısı olduğunu, şirkete ait 38 ... plakalı aracın genişletilmiş kasko paket uzun ve kısa süreli kiralık sigorta poliçesi ile güvence altına alındığı, bu poliçe ile meydana gelecek hasarların rayiç bedel üzerinden teminat altına alındığını, 22/05/2022 tarihinde davalı ...'nun idaresindeki 38 ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait 38 ... plakalı araca çarpması ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkili şirkete ait olan aracın perte çıktığını, kaza tutanaklarından anlaşılacağı üzere karşı taraf araç sürücüsü ...'nun tam kusurlu olduğunu, perte ayrılan aracın değerinin yaklaşık 450.000,00-TL civarında olduğunu, sigorta şirketi tarafından araç için yalnızca 296.467,00-TL ödendiğini, ödenen bedelin piyasa rayiç değerinin altında olduğunu, sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın aracın rayiç piyasa bedelini karşılamaması nedeniyle müvekkilinin şirketine ikame araç alamadığını, bundan dolayı kira alacağından da mahrum kaldığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere sigorta poliçesinden kaynaklanan 10,00-TL rayiç değer fark alacağının kaza tarihinden itibaren kanun da belirtilen faiz uygulanarak müvekkiline ödenmesine, araç rayiç bedelinin ödenmemesi sebebiyle yeni araç alınamaması, aracın dava öncesi ve dava sürecinde kiralanamaması nedeniyle günlük şimdilik 10,00-TL araç kazanç kaybının kazara tarihinden itibaren kanunda belirtilen faiz uygulanarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ...'nun cevap dilekçesinde özetle: dosyada mevcut kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, zira kusur oranlarının yanlış tespit edildiğini, davacının hız limitlerini uymadığını, şehir içi yaklaşık 110 km hızla kazaya karıştığını, müvekkili ve sigorta şirketi tarafından ve kasko poliçesinden dolayı zaten 296.467,00-TL ödendiğini, ayrıca müvekkili tarafından İzmir 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaklaşık 42.000,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin ancak 38 ... plakalı araçtaki hasardan sorumlu olacağını ve zaten bu miktarı da ödediğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin aracın değerini karşıladığını, eksik ödemenin söz konusu olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş'nin taraf cevap dilekçesinde özetle: davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, dava değeri itibarıyla öncelikle tüketici hakem heyetine başvuru yapılması gerektiğini, bu yönden davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya 296.467,00-TL ödeme yapıldığını, davacının müvekkili şirketten alacağı kalmadığını, davacının talep ettiği kazanç kaybının ve ikame araç teminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, öncelikle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, sigorta bilgi ve gözetim merkezinden celp edilen kayıtlar, trafik denetleme şube müdürlüğünün cevabi yazısı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, adli tıp ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen kaza sonrasında davacının aracını kullanamamasından kaynaklı kazanç kaybının ve aracın rayiç bedelinin tazmini talebine ilişkindir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde görev itirazında bulunmuştur. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nun 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." Somut olayda, davacı şirket ile davalı ... arasında 38 ... plakalı rent a car aracına ilişkin kasko poliçesi düzenlendiği, dava TTK'da düzenlenen bu sigorta sözleşmesinden kaynaklanan mutlak ticari dava olduğundan davalı tarafın görev itirazı reddedilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında da bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Talas İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Öte yandan davalı ...'nun yerleşim yeri Kayseri'dir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... şirketinin yetki ilk itirazı reddedilmiş, işin esastan incelenmesine geçilmiştir. Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 07/05/2024 tarihli raporunda: davalı sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın ise kusursuz olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Trafikçi - Makine Mühendisi Bilirkişi... tarafından sunulan 04/09/2024 tarihli raporda: dava konusu aracın kaza tarihi itibarıyla 295.000,00-TL değerinin olduğu, aracın kaza sonrası hasarının 204.018,76-TL olduğu, kazalı hali ile sovtaj (hurda) bedelinin 211.250,00-TL olduğu, aracın bu şekliyle tamirinin ekonomik olmadığı, perte çıkartılmasının daha ekonomik olduğu, belirlenen rayiç değerden (295.000,00-TL) de aracın hurda bedeli (211.250,00-TL) indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının 83.750,00-TL olduğu yönünde görüş bildirmiştir. 10/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporda: davacı vekilince sunulan belgelere göre araç kazanç kaybının ek rapor tarihi itibariyle 45.315,24-TL, kaza tarihi itibariyle 15.889,83-TL, piyasa rayiçlerine göre araç kazanç kaybının ek rapor tarihi itibariyle 58,500,00-TL, kaza tarihi itibariyle 20.521,80-TL olacağı yönünde görüş bildirmiştir. Davacı vekilinin sunduğu 24/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde: kazanç kaybı alacağı olarak talep ettikleri 10,00-TL alacağı, 15.879,83-TL artırarak ıslah yolu ile 15.889,83-TL'ye çıkardıklarını, toplam 15.889,83-TL'nin kanunda öngörülen faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 22/05/2022 tarihinde davacıya ait olup davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde kasko sigortalı bulunan 38 ... plakalı araç ile davalı ...'nun sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda ...'nun kazanın meydana geldiği kavşağa geldiğinde ada içerisinde kendisine hitap eden DUR levhasına rağmen kavşağa kontrolsüz şekilde girmesi ve davacıya ait araca çarpması nedeniyle KTK 57/1-a maddesi uyarınca kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, mahkememizce aldırılan 07/05/2024 tarihli adli tıp kurumu raporuna göre de davalı ...'nun kavşağa geldiğinde kendisine hitap eden dur levhasına uyup 38 ... plakalı araca geçiş önceliğini vermesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, alınan raporların birbiri ile uyumlu ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmakla gerçekleşen kazada tüm kusurun davalı sürücüye ait olduğu kanaatine varılmıştır. Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 08/05/2024 tarihli kök rapor ve 10/02/2025 tarihli ek rapora göre davacı şirkete ait aracın kaza tarihi itibariyle piyasa koşullarına göre ikinci el rayiç değerinin 295.000,00-TL olduğu, dava açılmadan evvel davacı ile davalı ... arasında yapılan ibranameye göre davacıya 296.467,00-TL hasar tazminatı ödemesinin yapıldığı, davacının hasardan kaynaklı bakiye zararının bulunmadığı anlaşılmakla araç rayiç bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı, davalı ...'dan ikame araç bedeli talep etmiştir. Kaza tarihi ile davacıya ödeme yapıldığı tarih arasında 3 aylık zaman dilimi bulunmaktadır. Bu sürede davacının ikame araç zararı doğduğu kuşkusuzdur. Davacı tarafça sunulan araç kira sözleşmesine bir aylık araç kiralama bedeli 5.296,61-TL olup davacının bu üç ayda 15.889,83-TL ikame araç zararı bulunmaktadır. Davacı vekili de ıslahını bu tutar üzerinden yapmış olup davanın bu talep yönünden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davalıya ait 38 ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş'den hasar dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde davacıya ikame araç bedeli ödendiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında davacıya sigorta şirketince ödenen 296.467,00-TL'nin yanı sıra İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de 42.000,00-TL ödeme yaptıklarını savunmuştur. İlgili dosya UYAP üzerinden getirtilip incelenmiştir. Açılan icra dosyasının alacaklısının davalı ... Sigorta A.Ş, borçlusunun ise davalı ... olduğu, talep konusu alacağın ise davalı ... şirketince davacıya ödenen tutarın bir kısmının rücusuna ilişkin olduğu, dosyanın haricen tahsille 07/10/2022 tarihinde kapatılmış olduğu, davacı şirketin bu takip dosyasında taraf olmadığı, doğal olarak da davacıya bu takip dosyası kapsamında her hangi bir ödeme yapılmadığı, rücu ilişkisinin davacıyı ilgilendirmediği, davalı ... tarafından davacıya ikame araç bedeli ödemesi yapıldığı hususu ispatlanamadığından bilirkişinin hesapladığı tutardan her hangi bir indirim yapılmamış ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-15.889,83-TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihi olan 02/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Araç rayiç bedeli talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.085,43-TL ilam harcından, tahsil edilen 179,90-TL peşin harç ve 271,19-TL ıslah harcının mahsubuna, bakiye 634,34-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre hesaplanan: 3.197,99-TL'nin davalı ...'dan alınarak, 2,01-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 271,19-TL ıslah harcı, 3.970,00-TL adli tıp ücreti, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 527,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 7.627,99-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 7.623,19-TL'lik kısmının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 15.889,83-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/04/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı