İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/180 E. 2024/611 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/180
Karar No
2024/611
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/180 Esas KARAR NO : 2024/611 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şahıs şirketi sahibi olup yıllardır müteahhitlik mesleğini icra ettiğini, müvekkilinin müteahhidi olduğu bir inşaatta kullanılmak üzere davalı ile beton tedariki için 17.11.2020 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi'ni imzaladığını, iş bu sözleşme uyarınca davalıya sözleşme tarihi itibariyle fiyatı sabitlenmiş olan 3500 m³ (C35/45 cins) beton karşılığı 1.115.100,00 TL ödendiğini, mezkur sözleşmenin 3. maddesinde yer alan "1.115.100,00 TL'lik bağlantı çekleri ile 3.500 m3 hazır betonun ödemesi alınmış olup fiyatı sabitlenmiştir." hükmü uyarınca 3500 m³ hazır betonun metreküp fiyatı taraflar arasında KDV dahil 318,60 TL olarak sabitlendiğini, davalının sözleşme uyarınca temini gereken hazır betonun sevkini bir süre yaptığını, 80.353,10 TL’ye karşılık gelen 252,20 metreküp betonu müvekkiline göndermediğini, sözleşmedeki ödenmiş olan paraya karşılık gelen beton fiyatı sabitlendiği halde beton fiyatlarına gelen zamlar bahane edilerek müvekkiline beton temin edilmeyeceğinin belirtildiğini ve 80.353,10 TL’nin müvekkiline iadesinin önerildiğini, ancak müvekkilinin bunu kabul etmediğini ve kalan betonun gönderilmesini istediğini, bunun üzerine müvekkilinin, işlerinin daha fazla aksamaması için ihtiyaç duyduğu hazır betonu 11.10.2022 tarihinde, dava dışı ... Ltd. Şti.’den, KDV dahil 1.888,00 TL birim fiyat üzerinden almak zorunda kaldığını akabinde ... Noterliği'nin 02.01.2023 tarih ve ... Yev. No'lu ihtarnamesi ile müvekkilinin bedelini ödediği ancak davalı tarafından temin edilmeyen ve edilmeyeceği belirtilmesi sebebiyle başka yerden satın alınmak zorunda kalınan hazır beton alımı nedeniyle uğradığı ve uğrayacağı zararlar için şimdilik 476.153,60 TL’lik zararın tazmini, aksi halde yasal yollara müracaat edilerek iş bu tutarların ve doğmuş ve doğacak tüm zararların davalıdan tahsili yoluna gidileceğine, mahkeme masrafları, avukatlık ücretleri ve ihtarname masraflarının da davalıdan tahsili yoluna gidileceğine dair ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının iş bu ihtara olumlu veya olumsuz herhangi bir yanıt vermediği gibi ödemeyi de yapmadığını beyanla; davanın kabulü ile davalı ile yapılan 17.11.2020 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi'ne aykırı şekilde müvekkiline gönderilmeyen hazır beton nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 50.000,00 TL'sinin, temerrüt (ihtarname) tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin, arabuluculuk vekalet ücretinin, noter masraflarının davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin taraflarca feshedilmediği konusunda uyuşmazlık olmadığını, sözleşmenin 3/5. maddesi uyarınca "...beton birim fiyatları beton sevkiyatının yapıldığı veya yapılacağı tarihe göre satıcı tarafından yeniden belirlenir." hükmü gereği davacının iddiasının aksine beton fiyatları sabit olmadığını, davacının sözleşmeden 2 yıl sonra kendince hesaplama yapıp müvekkili şirketi borçlu çıkarmaya çalışmasının sözleşme hükümleriyle çeliştiğini, davaya konu uyuşmazlıkta davalı müvekkilinin hiçbir zaman temerrüde düşmediğini, müvekkiline yönelik temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini, davacının müvekkili şirketten beton istediğine dair yazılı talebi olmadığını, davacı yana arabuluculuk aşamasında, talep ettiği için bakiye 80.352,10 TL iade edildiğini, böylece mezkur sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerinden hak ve alacakları kalmadığını, beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 17.11.2020 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi örneği, cari hesap, ...Ltd. Şti. ile yapılan 11.10.2022 tarihli Hazır Beton Sözleşmesi örneği, ... Noterliği'nin 02.01.2023 tarih ve ... Yev. No'lu ihtarnamesi ve noter makbuzu örneği, 2023/... Arabuluculuk Dosya No'lu 07.03.2023 tarihli Kısmi Anlaşma Son Tutanağı örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 27/09/2023 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 16.11.2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Davacının ticarî defterlerinin delil niteliğini haiz olduğunu, davalıdan 31.12.2022 tarihi itibariyle 80.352,10 Türk lirası alacağının bulunduğu, arabuluculuk aşamasında bu bedelin ödenmiş olduğu, davacının başka yerden temin ettiği beton fiyatı farkı hususunda anlaşmaya varılamadığı Sayın Mahkeme'nin davacının alacaklı olabileceği yönünde karar ittihazı hâlinde davacının davalıdan 395.802,68 Türk lirası beton fiyatı farkı ve 512,19 Türk lirası ihtarname bedeli, toplam 396.314,87 Türk lirası alacaklı olabileceği, alacağı takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca yıllık %10,75 oranından başlayarak değişen oranlarda avans faiziyle ödenmesi gerektiği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. Mahkememizin 22/12/2023 tarihli ara kararı ile taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 02.04.2024 tarihli birinci ek raporunda sonuç ve özet olarak; "Eksik alınan 247 m3 beton fiyatına göre yapılan hesaplamada davacının da üçüncü bir kişiden 247 m3 1.970,60 Türk lirasından beton alımı yaptığı varsayıldığında davacı, davalıdan 326.245,95 Türk lirası beton fiyatı farkı zararı, dava tarihinden itibaren işlemiş faiz 7.110,37 Türk lirası olmak üzere toplam 333.356,32 Türk lirası hesap edildiği, davacının asıl alacağına dava tarihinden itibaren yıllık %16,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faizi uygulaması gerektiği, davacının üçüncü kişiden 138 m3 beton satın aldığı tespiti yapıldığından bu miktara göre yapılan hesaplamada davacının 146.815,60 Türk lirası beton fiyat farkı alacağı, 3.199,78 Türk lirası işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.015,38 Türk lirası olup asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık %16,75 oranından başlayan değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. Mahkememizin 17/01/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince; davacı ... ... ile ... TİC. LTD. ŞTİ. arasında hazır beton alım satımı yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise alım satıma ilişkin Mart ve Nisan 2022 aylarına ilişkin fatura örneklerinin gönderilmesi hususunda ... LTD. ŞTİ.'ne müzekkere yazılmasına, akabinde ikinci kez ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, müzekkere cevabının döndüğü, bunun üzerine bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu 16/05/2024 tarihli ikinci ek raporunda sonuç ve özet olarak; tazminat hesaplamalarına dair kanaatlerinin devam ettiği, ancak davacı alıcının yazılı talepte bulunduğuna dair dava dosyasında herhangi bir belge sunulmadığı yönünde kanaat bildirdikleri görülmüştür.

GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen hazır beton satış sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosyada mevcut belgelerden, davacı ve davalı arasında akdedilen 17.11.2020 tarihli hazır beton satış sözleşmesinin 3. maddesinde 1.115.100 Türk lirası bedelli bağlantı çekleriyle 3.500 m3 hazır betonun ödemesinin alındığı ve fiyatının sabitlendiği görülmüştür. Mezkûr sözleşmede davalının davacıya 3.500 m3 hazır betonu teslim edeceği ve karşılığında da 1.115.100 Türk lirası bedelli bağlantı çekleri ödemesi alındığı açıktır. Ancak davalının ödemesini aldığı 3.500 m3 hazır betonun 252,20 m3 kısmı teslim edilmemiş, davacı dava dışı ... firmasından bu miktarda ürünü satın almıştır. Mezkûr sözleşmenin 4.A.2. maddesinde alıcının ihtiyaç duyacağı beton miktarını beş gün önce satıcıya yazılı olarak bildireceği düzenlemesine yer verilmiştir. TMK'nın 6. maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. HMK'nın 190/1. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda ürünün cinsi ve miktarı sözleşmede belirtilmiş ve alıcı ödemenin tamamını yapmıştır. Satıcı tarafından sözleşmede kararlaştırılmış olan miktarın bir kısımı alıcıya gönderilmemiştir. Davalı satıcının, davacı alıcıya ifada bulunabilmesi için gereken hazırlık işlemleri için taraflar beş günlük süre kararlaştırmışlardır. Sözleşmeye göre bu sürenin başlangıç tarihi davacı alıcı tarafından yapılacak tek taraflı yazılı bildirime göre tespit edilecektir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile aralarında akdedilen hazır beton satış sözleşmesi gereği ödemesini yaptığı ancak kendisine teslim edilmeyen beton miktarını dava dışı başka bir firmadan satın alması sebebiyle uğradığı zararın tazminini talep ettiği, akdedilen sözleşmenin 4.A.2. maddesi gereğince davalı satıcının temerrüdünden ve temerrüdün maddi sonuçlarından önce davacı alıcının TMK m. 6 ve HMK m. 190/1 uyarınca davalı satıcıya yazılı bildirim ile 252,20 m3 hazır betonu talep ettiği tarih ve yeri ispat yükümlülüğü altın olduğu, ancak davacı tarafça davalı şirkete yazılı bildirimde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, yine arabuluculuk görüşmelerinde de davacının beton teslimi talebinin bulunmadığı, talebinin başka yerden temin edilen beton sebebiyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmakla; davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden ödeme yapılmadığı, tarafların arabuluculuk oturumuna katıldıkları ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek, ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan bedelin davacı aleyhine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcının, peşin yatırılan 853,88-TL mahsubu ile fazla yatırılan 426,28-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 25,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2023 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/10/2024

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/180, K. 2024/611, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-180-e-2024-611-k-0a0167a4b11e