İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/463 E. 2024/823 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/463
Karar No
2024/823
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/463 Esas KARAR NO: 2024/823 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/06/2022 KARAR TARİHİ: 03/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan takibe dayanak yapılan------- miktarındaki çekin üzerindeki imza müvekkile ait olmadığını, bahsi geçen bu çeke istinaden,------ dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için dava açıldığını, söz konusu takibe dayanak çek üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespitine, davacı müvekkilin, davalı yana -----esas sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve -----sayılı dosyasının müvekkil yönünden iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu yapmış olduğu çek---- hesabından alınan çek olduğunu, söz konusu çek----- keşide tarihli, ---- emrine düzenlenmiş, söz konusu firma tarafından -------- tarafından müvekkile cirolanarak teslim edildiğini, müvekkili tarafından çekin süresi içerisinde bankaya ibrazı sonrasında çek karşılığının bulunmaması sebebiyle bankaca karşılıksız kaşesi vurulduğunu, ilgili çek hakkında davaya konu icra takibinde bulunulmuş ayrıca --------sayılı dosyasında şirket yetkilisi hakkında karşılıksız çek keşide etmekten dolayı şikayette bulunulmuş ve mahkemece sanık şirket yetkilisinin cezalandırılmasına ilişkin olarak karar verdiğini, vazgeçilmiş olmasına rağmen huzurdaki davayı açan davacının açıkça kötü niyeti sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, icra dosyasından ve icra ceza dosyasında feragatleri sonrasında açılan davanın konusuz kalmış olması sebebiyle reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın müvekkili olmaması sebebiyle yapılacak masraflar ile üc. vek davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından ----- sayılı icra takip dosyasına konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra takibine konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davaya konu------- bedelli çek aslı ----- sayılı dosyasından celp edilerek yazı işleri kasasına alınmış, ------ İto evrak asılları celp edilerek yazı işleri kasasına alınmış,----- talimat sayılı dosyası ile alınan davacı yetkilisine ait imza örnekleri içerir istiktap tutanağı düzenlenerek dosya arasına alınmış, -----tarihli rapor alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. -------- tarihli------- özetle, "...İnceleme konusu çekin ön yüzündeki keşideci imzası ile ------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ------ eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Davacı tarafından senetteki imza inkar edildiğinden davacıya ait senedin keşide tarihinden önceki tarihlere ait imza incelemesine esas olacak belge asılları ile takip dosyasında bulunan ve incelemeye esas olan senet asılları ilgili yerlerden getirtilerek mahkememiz kasası içine alınmış, davacının imza örnekleri alınmış, icra dosyasından senet aslı getirtilmiş ve inceleme yapılmak üzere dosya -----gönderilmiştir. Dosya kapsamına alınan 14/05/2024 tarihli ----- tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu senetlerdeki imzaların davacı şirket yetkilisi ---- imzaları ile karşılaştırması sonucunda söz konusu imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. -------Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. --------Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve çekteki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, imza inkarını ispat etmesi gerekmektedir. Dava konusu çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosya--------- tevdi edilerek rapor alınmış, alınan rapor gereğince dava konusu senetteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. İmza inkarı mutlak defi niteliğinde olup keşideci tarafından herkese karşı ileri sürülebileceğinden davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafça dava açılmadan önce davacı hakkındaki icra takibinin kapatıldığını, icra ceza davasındaki şikayetten vazgeçilerek düşme kararı verildiğini beyanla davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını beyan etmekte ise de; eldeki dava salt takip dosyasına dayalı bir dava olmayıp kambiyo senedi vasfındaki çeke dayalı olduğu, kambiyo hukuku gereğince davacının senede karşı borçlu olmadığını sürmekte hukuki yararı bulunduğu değerlendirilmiş, aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiştir. Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. -------Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.HMK 323 vd maddeleri gereğince bir davada yapılan yargılama giderleri aleyhine hüküm kurulan (haksız çıkan taraf) ve dava açılmasına sebebiyet veren taraftan tahsil edilir. Eldeki dava da davalı taraf dava açılmadan önce ilgili icra dosyasından davacı hakkındaki talebinden feragat etmesi, icra ceza dosyasındaki şikayetinden vazgeçmesi dikkate alındığında davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, dosya yapılan yargılama giderlerinden davalının sorumlu olmadığı değerlendirilmiş, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davacının davalıya ------ esas sayılı takip dosyasına konu ---------seri numaralı çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı ve davalı tarafça talep edilen şartları oluşmayan tazminat talebinin AYRI AYRI REDDİNE, 3-Alınması gerekli karar harcı 6.147,90-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.5360,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.610,92-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.5360,98-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bıraılmasına, 6-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/463, K. 2024/823, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-463-e-2024-823-k-d690dc002547