İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/146 E. 2024/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/146
- Karar No
- 2024/88
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/146 Esas - 2024/88 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/146 Esas KARAR NO : 2024/88
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2018 KARAR TARİHİ : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 8.500,00 TL tutarındaki alacaklısı ... Pet.Nak.İnş.San. Tic.Ld.Şti. Olan ve 05/11/2017 vade tarihli bononun borçlusu müvekkili olduğunu, bahse konu ilgili senedin borçlusu olan ... tarafından senet bedeli alacaklı firmanın işyerinde vadesinden önce elden ödenmiş bu durum alacaklı firma tarafından davalıya bankaya beyan edimiş ve dilekçe ile senedin iadesinin talep edildiğini, ancak bahse konu senedin, davalı banka tarafından alacaklı firmaca sedein iadesi istenmesine rağmen bu durumun kasten göz ardı edilerek üstelik senet borçlusu şirkete ibraz yaılmadan ve herhangi bir bildirimde bulunmadan 08/11/2017 tarihnide direkt olarak protesto edildiğini, davalı bankanın alacaklı tarafından senedin iadesinin istenmesine rağmen kasten iade yapmaması üstelik ibraz yapılmaksızın protesto çekmesi işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın ibraz olmadan protesto işlemini yapması, Türk Ticaret Kanunu hükümleri açıkça aykırı olduğunu, senet kendisine ibraz edilmeyen bir kimsenin, kanunun açıkça öngördüğü ve kendisine yüklemiş olduğu bir zorunluluk olan ibraz işlemini gerçekleştirmeden protesto işlemini yapması, borçlunun itibarının zedelenmesine, kredilerinin kesilmesine yol açmasından bahisle, objektif iyi niyet kurallarına ve ticari ahlakın gereklerine uygun düşmediğini, borçlu müvekkili tarafından senet bedelinin ödenmesine ve bu durumun bankaya bildirilmesine rağmen, bankanın kasti hareketleri sonucu ve ticaret ahlakına uymayacak şekilde protesto yapılması, müvekkilinin ticari itibarını ağır şekilde zedelediğini, müvekkilinin kredi bilitesinin düştüğünü, itibarı sarsılmış bunun sonucu iş potansileyi hayli azaldığını, banka tarafından ksurlu ve bojektif yönden iyiniyetli olmayan bu protesto sonucu müvekkilinin kredi çekemediğini, diğer firmalar nezdinde senetleri kabul edilmediğini, dolayısıyla mal satın alamadığını, tüm bu yaşananlardan müvekkilinin maddi-manevi açıdan zarara uğratdığını, çok zor ve sancılı günler geçirmesine sebep olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile .000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından kasten hareket ederek protesto işlemi yaptığı yönündeki iddia tamamı ile mesnetsiz olup, sehven gerçekleşmiş bir işlem nedeniyle müvekkil bankaya herhangi bir kusur isnadının mümkün olmadığını, müvekkil bankanın davacıya karşı herhangi bir zararlandırmaya kastının olmasının mümkün olmadığını, bunun için hiçbir sebep ve gerekçede bulunmadığını, dava dışı alacaklı ... Ltd.Şti.'nin müvekkili bankaya her ikisinin borçlusu davacı ... olan ve her ikisinin de bedeli 8.500,00 TL'şer olan iki adet bonoyu tahsil cirosu ile teslim ettiğini, 03/11/2017 tarihinde ... şirketinin müvekkil banka şubesine verdiği beyanla bu iki senedin iadesini talep ettiğini, müvekkili banka tarafından hiçbir kasıt söz konusu olmaksızın senetlerden birisi muamelesiz biçimde iade edildiğini, davaya konu edilen 05/11/2017 tarihli senedin ise vadesi yakınlaşmış olmasının da etkisiyle protesto için notere gönderilen diğer senetlerin içinde alınamadan sehven protesto edildiğini, davacıya ilişkin herhangi bir kastın olmadığını, davacının maddi ve manevi hiçbir zararının oluşmadığını, protesto işlemi için sarf edilen protesto masrafı olan 128,15 TL ve protestonun kaldırılması masrafı olan 50,00 TL giderlerin müvekkil banka tarafından ödenmiş olup, davacı ya da senet alacaklısının bu bedeller için herhangi bir ödemede bulunulmadığını, sehven protesto işleminin yapıldığı anlaşılır anlaşılmaz, bu senetle ilgili Risk Merkezi Kayıtlarında herhangi bir olumsuz sicil oluşmaması için müvekkili bankanın gerekli başvuruları yapmış ve neticesinde davacı kurumun bu senedi nedeniyle protesto bildirimini iptal edilmiş ve olumsuz hiçbir bir sicil kaydının oluşmadığını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava; haksız fiil nedeni ile açılmış tazminat davasıdır. Mahkememizce dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 26/03/2019 tarihli raporunda; davalı ... davacının 05/11/2017 tarihli ... nolu senedine sehven protesto işlemi yaptığını, sonrasında senedin Risk Merkezi Kayıtlarından protesto bildiriminin iptal edildiğini, bu senet ile ilgili davacının olumsuz bir sicil kaydı bulunmadığı hususunda yazı düzenlendiği, bu şekilde banka tarafından protesto bildiriminin iptal edildiğinin tespit edildiğini, sehven protesto işleminde, protesto masrafı olan 128,15 TL ile protestonun kaldırılması masrafı olan 50,00 TL'sinin banka tarafından üstlenildiğini, sehven yapıldığı düşünülen bu durumun Merkez Bankası kayıtlarında görünmeyeceğinden davacı firma hakkında bankalar nezdinde bir olumsuzluk teşkil etmeyeceğini, davacının maddi zarara uğradığı hususunda bilgi ve belge olmadığını mahkememize bildirmiştir. Mahkememizin 19/12/2019 tarih 2018/... esas 2019/... karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından dosyanın istinaf edildiği, Adana Bam. 9. Hukuk Dairesinin 02/12/2022 tarih 2020/... esas 2022/... karar sayılı ilamı ile; mahkememizin kararırın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bam 9. Hukuk Mahkemesinin 02/12/2022 tarih 2020/... esas 2022/... karar sayılı ilamı doğrultusunda 22/06/2023 tarihli celsede davacı vekiline eksik delil avansı ve ticari defterlerin sunulması için 2 hafta kesin süre verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinde davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde ise, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hüküm altına alınmıştır. Yine aynı kanunun 324. maddesinde taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri hüküm altına alınmıştır. Yargılamayı yapan mahkeme tarafından taraflara herhangi bir işlemi yapması, eksikliği gidermesi, avans ve giderleri yatırması, belgeleri sunması vb. nedenlerle süre verilmesi halinde mahkemece bu konuda yapılacak ihtarda taraflardan yerine getirilmesi istenen yükümlülüğün açıkça belirtilmesi, avans ve giderlere ilişkin harcama kalemlerinin ve miktarlarının net olarak belirlenmesi, sürenin hakim tarafından belirleneceği hallerde makul bir sürenin verilmesi, verilen sürenin kesin olup olmadığının belirtilmesi ve yapılması istenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hd. 2016/4652 esas ve 2019/1611 karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; ticari defterlerin sunulması ve eksik gider avans olan 2.700,00 TL delil avansı istendiği ve ihtarat yapıldığı ve yatırması için kesin süre verildiği, ticari defterlerin sunulmadığı ve eksik gider avansının da yatırılmadığı, yeni verilecek sürenin ise duruşma talikine sebebiyet vereceği anlaşılmakla, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVACININ VE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN AYRI AYRI REDDİNE, 2- Alınması gereken 427,60 TL red harcındann, peşin alınan 68,31TL harcın mahsubu ile bakiye 359,29TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne, maddi tazminat yönünden miktar itibari ile kesin olmak üzere, manevi tazminat yönünden ise 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 08/02/2024
Katip ...
Hakim ...