İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1221 E. 2025/998 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1221
Karar No
2025/998
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1221 Esas KARAR NO : 2025/998

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 YAZIM TARİHİ : 07/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin diğer işleriyle olduğu gibi 13.08.2022 tarihli ithalat dosyasının işlemleriyle ilgili davalı şirket vekaleten görevlendirildiğini, Amerikan acente firması olan ... tarafından davacı şirkete gönderilen mallar, davalı şirket tarafından karşılanıp işlemleri yapılarak ülkeye girişi sağlandığını, davacı şirket bu işlemler gerçekleşirken her defasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, davacı şirketin, davalı şirkete ilk vekaletname veriş tarihi 13.01.2021. İkinci vekalet veriş tarihi 14.12.2022 tarihi olduğunu, davacı şirket, 30.06.2022 beyanname tarihli ithalat dosyamızdaki menşe belgesinin eksikliğinden müfettiş denetimi sonrası haberdar olduğunu, davacı (S) yani menşe belgesinin eksikliği sisteme kaydedildikten sonra davalı şirket eksikliği gidermediğini, davacı şirket, menşe belgesini davalı şirkete 16.06.2022 tarihinde kargoladığını, 17.06.2022 tarihinde davalı şirket çalışanı ...’e teslim edildiğini, ... Müdürlüğü’nce her ay yapılan rutin incelemelerde davacı şirket ithalat dosyasının 30.06.2022 tarihli ... sayılı SDG Beyannamesi muhteviyatı eşya için 05.01.2022/22/... numaralı statü belgemiz kapsamında 11.06.2022/... tarih/sayılı menşe şahadetnamesinin sonradan ‘S’ olarak beyan edildiği, ancak anılan belgenin veya ‘Eksik Belge Tamamlama Formu’nun süresi içerisinde ilgili Müdürlüğe teslim edilmediğinin tespit edildiğini, davalı şirket, eksik belgeyi yasa gereği kendisine verilen zaman içerisinde tamamlamadığını, 15.12.2022 kayıt tarihli dilekçeleriyle eksikliğin giderilmesi için kendilerine izin verilmesini istediklerini, davalı şirketin talebinin reddedildiğini, davalı şirketin, gümrükten malların çekilmesi sırasında ve sonrasında yasa gereği kendisine verilen süre içerisinde de eksik belgeyi tamamlamadığını, Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği Eksik beyanı tamamlama süresi ve ek süre verilmesi başlıklı Madde 18 “ (1) 17.maddede sayılan belgelerden bir veya daha fazlası beyannameye eklenmeksizin beyanda bulunulması durumunda bu belgelerin, eksik belgeyle beyan edilmek istenen eşyaya ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinden itibaren bir ay içinde gümrük beyannamesinin tescil edildiği gümrük müdürlüğüne ibraz edilmeleri gerekir. (2) İndirimli veya sıfır oranında gümrük vergisinin uygulanması için gereken belgelerin eksikliği durumunda, eksik belgeyle beyan edilmek istenen eşyanın indirimli veya sıfır oranında vergilendirileceği konusunda yeterli nedenlerin olması koşuluyla, birinci fıkrada belirtilen süre içinde beyan sahibinin talebi üzerine gümrük müdürlüğünce söz konusu belgenin ibrazı için üç ayı geçmeyecek şekilde ek süre verilebilir.” hükmüne dayanarak 612.625,35 TL ek tahakkuk uygulandığını, davalı şirket, davacı şirketin kendisine iletmiş olduğu menşe şahadetnamesini yasal süresi içerisinde ibraz etmediği gibi bunun farkına bile varmadığını, eksikliğini fark etmiş olup ek süre talep etmiş olsaydı bile şu an bu davaya gerek duyulmayacağını, davacı müvekkil aleyhine 1.837.876,05 TL cezai işlem uygulandığını, gerekçesi olarak Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği Eksik beyanı tamamla süresi ve ek süre verilmesi başlıklı Madde 18. -Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2021/20 sayılı Eksik Belgeyle Beyan Uygulamasında Gümrük Kanunu’nu 234.maddesi Uyarınca Tesis Edilecek İşlemler konulu genelgenin 3. Maddesi Gümrük Kanunu 234/1-a maddesi ile 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 51. Maddesine dayanıldığını, T.C. Ticaret Bakanlığı Gemlik Gümrük Müdürlüğü’nün 23.12.2022 tarih .... Sayılı Ceza Kararı ile davacı aleyhine 235,00 TL cezai işlem uygulandığını, davacı şirket, 18.05.2023 tarihinde ilgili kuruma başvurarak, Yapılandırma Kanunu’ndan faydalanmak istediğini beyan ettiğini, beyanının kabulü ile birlikte davacı şirket tarafından 13.06.2023 tarihinde ilgili kuruma 310.172,21 TL ödeme yapıldığını, davacı şirket, yapılan ödemenin akabinde, rücu hakkının kullanarak Bursa .... Noterliği 15.06.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirketten tazmin talebinde bulunmuş ancak bu talebi sonuçsuz kaldığını, davalı şirket, davacı şirketin ihtarnamesine cevap olarak Bakırköy ...Noterliği 20.06.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek; süreci dava açarak ilerletmek istediklerini beyan ettiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Gemlik Gümrük Müdürlüğünce, 15.12.2022 tarihinde firmalarına tebliğ edilen bila tarihli ... ve ... – ... sayılı kararlar ile 30.06.2022/.... tarih/sayılı SDG beyannamesi muhteviyatı eşyaların, anti damping vergisine tabi olmasına karşın ödenmediği gerekçesiyle, 567.245,69 TL DKV ve 45.379,66 TL KDV ile Gümrük Kanunun 234/1-a maddesine istinaden 1.837.876,05 TL Para Cezası ve aynı kanunun 241/1 maddesine istinaden 235,- TL usulsüzlük cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 (On beş) gün içinde ödenmesine karar verildiğini, bahse konu ceza kararına ilişkin olarak; söz konusu beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin menşe şahadetnamesinin mevcut olmasına ve beyannameye eklenmesine karşın yanlışlıkla beyannamede (S) sonradan verilecek şeklinde işaretleme yapıldığı, bu durumla ilgili olarak da gümrüğe dilekçe verilerek beyannamede düzeltme yapılması talep edilmiş ise de gümrük idaresince bu talebinin kabul edilmediğini, davacı şirket 30.06.2022 tarihli ... sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi (SDGB) ile ilgili olarak Gemlik Gümrük Müdürlüğünce düzenlenen 15.12.2022 / .... tarih / sayılı ek tahakkuk kararı ile 612.625,35 TL tutarında ek tahakkuk , 16.12.2022 / ... tarih / sayılı ceza kararı ile 1.837.876,05 TL tutarlı cezaya vaki olarak, gümrük idaresinin haksız olarak bu kararları düzenlediğini, bu kararlara karşı idari yargıya başvurulmadan önce itiraz edilip akabinde idari yargı yerlerine başvurulması halinde kararların iptal edileceğini, emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu açıkça beyan edip 22.05.2023 tarihli elektronik iletilerle bildirmesine rağmen davacının idari itiraz prosedürünü kullanmayarak, idari yargı denetiminin önüne geçtiği ve uzlaşma kurumunu işletmek suretiyle gümrük idaresi ile uzlaşarak vergi ve cezaları ödediği, akabinde sanki müvekkil tarafından bu uyarılar yapılmamış gibi gümrük idaresi ile uzlaşarak ödemiş olduğu vergi ve cezalar nedeniyle zarara uğradığından, bu zarara müvekkilin sebep olduğundan bahisle işbu davayı açması kötüniyetli olduğunu, vergi ve cezalardan kanun uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olan gümrük müşavirinin asilin itiraz ve dava hakkını kullanmamak suretiyle vergi ve cezaları kesinleştirmek ve uzlaşma ile ödemek suretiyle hukuksal denetimin yerine getirilmesini engellemesinin sonuçlarını müvekkiline yüklenmesinin kanuna açık hükümlerine aykırı olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi aleyhine başlatılan ceza bedelinin iadesine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 310.172,21-TL ödenen ceza bedelinin iadesi, 16.694,06-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere takip çıkışının 326.866,27-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) 10/10/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-... Müdürlüğü'nün 12/01/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafından 30/06/2022 tarihli .... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen eşya için eksik evrak sunumuna ilişkin bilgiler getirtilmiştir. 3-... Müdürlüğü'nün 11/01/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın onaylanmış kişi statü belgesi getirtilmiştir. 4-Bursa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/03/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın muhasebe işlem fişi ve mahsup alındısı örneği getirtilmiştir. 5-... Müdürlüğü'nün 25/03/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; ... sayılı itiraz kararı getirtilmiştir. 6-.... Müdürlüğü'nün 26/03/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacıya ait işlem dosyası getirtilmiştir. Mahkemece uyuşmazlık konusunda rapor tanzimi için gümrük uzmanı bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 10/06/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-Davacı .... San. ve Tic. Ltd. Şti., 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca ithalat beyannamesine ilişkin gümrük işlemleri yürütülmesi hususunda davalı ... A.Ş.’ye açık ve yazılı şekilde doğrudan temsil yetkisi vermiştir. 2-30.06.2022 tarihli .... sayılı beyannameye konu işlemlerde, beyanname ekinde sunulması gereken menşe şahadetnamesi eksik olarak idareye iletilmiş ve bu eksiklik Gümrük Bilge Sistemi’nde “S” ibaresiyle açık şekilde görülmüştür. Bu bilgiye ulaşabilecek durumda olan müşavirlik firması, bu belgeyi teslim aldığı halde gerekli Eksik Belge Tamamlama Formu’nu süresi içinde sunmamış ve idare nezdinde bu belge tamamlanamamıştır. 3-Eksik belgenin zamanında sunulmaması sonucu, ithalat kalemi tercihli rejim kapsamında değerlendirilememiş ve buna bağlı olarak vergi matrahı artmış, 3065 sayılı KDV Kanunu kapsamında %18 oranında KDV uygulanmış, bu nedenle vergi ziyaı doğmuş ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234/1-a ve 241. maddeleri kapsamında toplamda 2.368.992,76 TL tutarında ceza tahakkuk ettirilmiştir. Bu ceza, 7440 sayılı Yapılandırma Kanunu kapsamında yapılandırılarak 310.172,21 TL olarak ödenmiştir. 4-Gümrük müşaviri tarafından beyanname tanzimi sırasında sistem üzerinde eksik belge bilgisi açıkça görülür nitelikte olmasına ve müşavirlik dosyasında belge teslimi kargo evrakı ile sabit olmasına rağmen, müşavirlik firması gerekli dikkat ve özeni göstermemiş, mevzuatta kendisine yüklenen belge kontrol ve süresinde tamamlama yükümlülüğünü ihmal etmiştir. Bu durum, mesleki sorumluluk ve hizmet kusuru kapsamında değerlendirilmelidir. 5-Türk Borçlar Kanunu’nun 165 ve devamı maddeleri uyarınca, bir borçlunun ödediği borcun müteselsil borçlulara rücu edilmesi mümkündür. Somut olayda, kamu idaresi tarafından cezai sorumluluk mükellefe yöneltilmiş olsa da, işlemin teknik ve hukuki eksikliği müşavir firmadan kaynaklandığından, yükümlünün ödediği bedelin müşavir firmaya rücuen talebi hakkaniyet ve yasal düzenlemeler çerçevesinde uygun görülmektedir. 6-Bu kapsamda, davacı tarafından ödenen 310.172,21 TL tutarındaki kamu zararının, davalı ... Müşavirliği A.Ş.’nin doğrudan temsil sıfatıyla yürüttüğü işlemlerdeki hizmet kusuru ve sorumluluğu nedeniyle doğduğu, bu nedenle rücu talebinin teknik, hukuki ve mesleki esaslar yönünden haklı olduğu kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, eksik belgenin süresinde tamamlanmaması nedeniyle idarece tahakkuk ettirilen ve uzlaşma kapsamında ödenen para cezasının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... Anonim Şirketi aleyhine başlatılan ceza bedelinin iadesine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 310.172,21-TL ödenen ceza bedelinin iadesi, 16.694,06-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere takip çıkışının 326.866,27-TL alacak olduğu, takip dayanağı olarak "T.C. Ticaret Bakanlığı .... Müdürlüğünün ... sayı-10/04/2023 tarihli kararına istinaden ödenen ceza bedelinin iadesi talebi" olarak belirtildiği, davalı (borçlunun) 10/10/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların üzerinde anlaşamadığı konuların, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, gümrük işlemlerinde ortaya çıkan para cezasından dolayı sorumluluğun kime ait olduğu, ortaya çıkan zararın uzlaşma yoluna gidilmemesi halinde ortadan kaldırılmasının olanaklı olup olmadığı , davalı tarafından eksik olduğu iddia edilen belgenin süresinde gümrük idaresine sunulup sunulmadığı, sunulmadıysa tahakkuk ettirilen para cezasının yöntemine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, taraflar arasında, davacının gümrük işlemlerinin davalı tarafından yürütülmesi hususunda anlaşma olduğu ve davalının davacıya gümrük danışmanlığı hizmeti verdiği, bu kapsamda davacının, gümrük işlemlerinin yürütülmesi için davalıya vekaletname verdiği anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde, dava dışı ... firması tarafından gönderilen malların gümrük işlemlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü, söz konusu ithalat işlemleri sırasında "menşe belgesinin" eksik olması nedeniyle, Gümrük Müdürlüğünce kendilerine cezai işlem uygulandığını, yapılandırmadan faydalanılarak 13/06/2023 tarihinde ilgili kuruma 310.172,21-TL ödeme yaptıklarını, kendileri tarafından söz konusu menşe belgesinin davalı şirkete 16/06/2022 tarihinde gönderildiğini, buna rağmen davalı tarafından eksik evrak sunulduğunu, daha sonra eksik belge tamamlama formunun da davalı tarafında süresi içinde ilgili müdürlüğe teslim edilmediğini, bu nedenle kendilerine cezai işlem uygulandığını, yapılan ödemeden sonra Bakırköy .... Noterliğinin15/06/2023 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ödenen bedelin davalıdan talep edildiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise cevap dilekçesinde, menşe şahadetnamesinin mevcut olmasına ve beyannameye eklenmesine rağmen yanlışlıkla beyannameye sonradan verilecek şeklinde işaretleme yapıldığını, bununla ilgili yaptıkları itirazın Gümrük Müdürlüğünce reddedildiğini, bu kararlara karşı idari yargıya başvurulmadan önce itiraz edilip akabinde idari yargı yerlerine başvurulması halinde kararların iptal edileceğini, emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu açıkça beyan edip 22.05.2023 tarihli elektronik iletilerle bildirmesine rağmen davacının idari itiraz prosedürünü kullanmayarak, idari yargı denetiminin önüne geçtiği ve uzlaşma kurumunu işletmek suretiyle gümrük idaresi ile uzlaşarak vergi ve cezaları ödediği, akabinde sanki davalı tarafından bu uyarılar yapılmamış gibi gümrük idaresi ile uzlaşarak ödemiş olduğu vergi ve cezalar nedeniyle zarara uğradığından, bu zarara müvekkilin sebep olduğundan bahisle işbu davayı açması kötüniyetli olduğunu, vergi ve cezalardan kanun uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olan gümrük müşavirinin asilin itiraz ve dava hakkını kullanmamak suretiyle vergi ve cezaları kesinleştirmek ve uzlaşma ile ödemek suretiyle hukuksal denetimin yerine getirilmesini engellemesinin sonuçlarını davalıya yüklenmesinin kanuna açık hükümlerine aykırı olduğunu savunmuştur. Davalı vekilinin mahkememizin 21/03/2024 tarihli duruşmasında, "...menşe belgesi sonradan verilecekti, ancak verilmemiş, bu yönden tabi ki kusur vardır, ancak mahkeme kararları incelendiğinde dava açılması gerektiği açıktır." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce Gümrük Müdürlüğü, Vergi Müdürlüğü kayıtları, ödeme kayıtları dosyamız arasına alınmış tarafların bildirdiği deliller toplanmış, uyuşmazlık hususunda Gümrük uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmıştır. 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca ithalat beyannamesine ilişkin gümrük işlemleri yürütülmesi hususunda davalı ... A.Ş.’ye açık ve yazılı şekilde doğrudan temsil yetkisi vermiştir. 30.06.2022 tarihli ... sayılı beyannameye konu işlemlerde, beyanname ekinde sunulması gereken menşe şahadetnamesi eksik olarak idareye iletilmiş ve bu eksiklik Gümrük Bilge Sistemi’nde “S” ibaresiyle açık şekilde görülmüştür. Bu bilgiye ulaşabilecek durumda olan müşavirlik firması, bu belgeyi teslim aldığı halde gerekli Eksik Belge Tamamlama Formu’nu süresi içinde sunmamış ve idare nezdinde bu belge tamamlanamamıştır. Eksik belgenin zamanında sunulmaması sonucu, ithalat kalemi tercihli rejim kapsamında değerlendirilememiş ve buna bağlı olarak vergi matrahı artmış, 3065 sayılı KDV Kanunu kapsamında %18 oranında KDV uygulanmış, bu nedenle vergi ziyaı doğmuş ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234/1-a ve 241. maddeleri kapsamında toplamda 2.368.992,76 TL tutarında ceza tahakkuk ettirilmiştir. Bu ceza, 7440 sayılı Yapılandırma Kanunu kapsamında yapılandırılarak 310.172,21 TL olarak ödenmiştir. Gümrük müşaviri tarafından beyanname tanzimi sırasında sistem üzerinde eksik belge bilgisi açıkça görülür nitelikte olmasına ve müşavirlik dosyasında belge teslimi kargo evrakı ile sabit olmasına rağmen, müşavirlik firması gerekli dikkat ve özeni göstermemiş, mevzuatta kendisine yüklenen belge kontrol ve süresinde tamamlama yükümlülüğünü ihmal etmiştir. Bu durum, mesleki sorumluluk ve hizmet kusuru kapsamında değerlendirilmelidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 165 ve devamı maddeleri uyarınca, bir borçlunun ödediği borcun müteselsil borçlulara rücu edilmesi mümkündür. Somut olayda, kamu idaresi tarafından cezai sorumluluk mükellefe yöneltilmiş olsa da, işlemin teknik ve hukuki eksikliği müşavir firmadan kaynaklandığından, yükümlünün ödediği bedelin müşavir firmaya rücuen talebi hakkaniyet ve yasal düzenlemeler çerçevesinde uygun görülmektedir. Bu kapsamda, davacı tarafından ödenen 310.172,21 TL tutarındaki kamu zararının, davalı ... A.Ş.’nin doğrudan temsil sıfatıyla yürüttüğü işlemlerdeki hizmet kusuru ve sorumluluğu nedeniyle doğduğu, bu nedenle rücu talebinin teknik, hukuki ve mesleki esaslar yönünden haklı olduğu" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraflar rapora karşı itirazlarını sunmuşlardır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında davalının davacıya gümrük danışmanlığı hizmeti vermesi ve gümrük işlemlerini vekaleten yürütmesi hususunda anlaşma olduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalıya vekalet verildiği, 30.06.2022 tarihli ... sayılı beyannameye konu işlemlerde, beyanname ekinde sunulması gereken menşe şahadetnamesi eksik olarak idareye iletildiği ve bu eksiklik Gümrük Bilge Sistemi’nde “S” ibaresiyle açık şekilde görülmesine rağmen, bu bilgiye ulaşabilecek durumda olan davalı müşavirlik firmasının, bu belgeyi teslim aldığı halde gerekli Eksik Belge Tamamlama Formunu süresi içinde sunmadığı, eksik belgenin zamanında sunulmaması sonucu, ithalat kalemi tercihli rejim kapsamında değerlendirilemediği ve buna bağlı olarak vergi matrahının arttığı, 3065 sayılı KDV Kanunu kapsamında %18 oranında KDV uygulandığı, bu nedenle vergi ziyaı doğduğu ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234/1-a ve 241. maddeleri kapsamında toplamda 2.368.992,76 TL tutarında ceza tahakkuk ettirildiği, davacının bu cezayı 7440 sayılı Yapılandırma Kanunu kapsamında yapılandırılarak 310.172,21-TL olarak ödediği, davacının hakkında söz konusu cezai işlemin tesis edilmesinin nedeninin, davalı şirketin vermiş danışmalık hizmeti kapsamında görevini gereği gibi yerine getirmemesi, evrak eksikliğini süresi içinde tamamlamaması olduğu, buna göre davalının, davacının uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğu, söz konusu zararın doğmasında davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının evrakı davalıya teslim etmiş olduğunun, davalı tarafından gümrük müdürlüğüne sunulmadığının ve eksikliğin süresi içinde de tamamlanmadığının sabit olduğu, dolayısıyla davacının herhangi bir kusuru olmadığından, davalının müşterek sorumluluk olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmadığı, ayrıca davalı her ne kadar söz konusu cezai işleme karşı idari yargıda dava açılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının kusurlu hizmeti neticesinde, söz konusu cezai müeyyidenin davacıya uygulanması karşısında davacının, yapılandırma yoluna gitmeyi tercih ederek çok daha cüzi bir miktarda kuruma ödeme yaptığı, davalının evrak eksikliği olduğunu kendi beyanları ile de kabul ettiği, buna göre davacının idari yargıda dava açma zorunluluğu bulunduğunun kabul edilemeyeceği, sonuç olarak, tarafların aralarındaki danışmanlık sözlemesi ve vekalet ilişkisi kapsamında davalı şirketin görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle, davacının ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre somut olayda, davalının savunması kapsamında, dava konusu alacağın, davalı tarafından tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olduğunun kabul edilmeyeceği, mahkememizce bilirkişi incelemesi ve hukuki değerlendirme yapıldığı, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin, takibin 310.172,21-TL asıl alacak, 16.694,06-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 326.866,27-TL üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 22.328,24-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 3.947,73-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 18.380,51-TL harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 3.947,73-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.217,58-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 630,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 52.298,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/1221, K. 2025/998, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1221-e-2025-998-k-347fea22d6ae