İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1207 E. 2025/300 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1207
Karar No
2025/300
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1207 KARAR NO : 2025/300

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkil ve davalının bir kısım şirketlerin birlikte hissedar ve yetkilileri olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalının hisselerini müvekkiline devrettiğini, sözleşme gereği tarafların mevcut borçlardan eşit derecede sorumlu olduklarını kabul ettiklerini, sözleşmede vergi ve SSK borçlarının eşit olarak üstlenileceğinin ve yükümlülüğü ihlal eden tarafın iki katı cezai şart ödeyeceklerinin kararlaştırıldığını, şirketlerin geriye dönük vergi borçlarının tahsilinin yapılmasının zorunlu hale geldiğini, yapılandırmaya gidilerek ödeme planı oluşturulduğunu ancak davalının kendi payına düşen kısmı ödeme talebine yanıt alamadığını, müvekkilinin vergi borçlarından davalıya düşen kısmı da kendisinin ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin icra takibi başlattığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra takibine haksız itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: sözleşme ile yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını, sermaye payını devreden ve devralan kişilerin amme alacaklarından birlikte sorumlu olduklarını, şirket hisselerini devralan diğer şahısların da sorumlu olduğunu, taraflar arasında düzenlenen protokolde şirketler ve şirketlerin borçları için ne kadar ödeme yapılacağının belirtildiğini, davacı tarafça ödeme dekontlarının sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle: karşı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile müvekkili tarafından Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında başlatılan takibin devamına, dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle kötü niyetli karşı taraf aleyhinde dava ve takip değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle: yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı/davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlığın mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacı tarafın dava dışı şirketlerin vergi ve SGK borçlarını ödeyip ödemediği, davalının sözleşme gereğince hisselerini devrettiği şirketlerin amme alacaklarından sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.043.088,00-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır. Dosyanın 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi Hukukçu Prof. Dr... Kayalı ve SMMM ...'nın 02/10/2024 tarihli kök raporunda özetle; Davacı ve davalının ortak oldukları dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti., .... San. Tic. Ltd. Şti. ve .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki ...'a (davalıya) ait hisselerin ...'a (davacıya) devri şartlarını içeren 20.01.2023 tarihli “Taraflar Arasındaki Ticari Ortaklıkların Bitirilmesi, Şirket Demirbaş Ve Emtialarının Paylaşımı, Borcun Tasfiyesi Ve Şirket Hisse Devir Sözleşmesi"nin 5. maddesinin “Sözleşme imzalandığı tarihten itibaren şirkete geçmiş dönem işleri için faturalandırılmış ödemeler, gelecek vergi sigorta cezaları, açılmış açılacak olan davaların sonuçlarından yükümlülükleri eşit olarak üstlenecektir. Tarafların herhangi birinin imtina etmesi durumunda ve keza yükümlülüklerinde olan tutarın ödenmemesi durumunda yükümlülüğü ihmal eden taraf diğer tarafa iki katı cezai şartı ödeyecektir ve buna mukabil oluşan zararın kanuni faizleri ayrıca eklenecektir.” hükmünü havi olduğunu, davacının dava dışı şirketlere ait geçmiş dönem vergi borçlarını ödediği ve davalının payına düşen 347.696,00 TL vergi + ödemelerin 2 katı olarak 695.392,00-TL cezai şart alacakları olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafından 7440 s. Kanun 2. Mad. ve 5. Mad. Kapsamında dava dışı 3 şirket için 629.620,70-TL ödeme yapıldığına ilişkin ödeme dekontlarının ibraz edildiğini (½'si 314.810,35-TL), 7440 s. Kanun 5 mad. kapsamında yapılan ödemelerin ihtiyari matrah artırımına ilişkin olduğunu, 7440 s. Kanun 2 mad. kapsamında yapılan ödemelerin ise 2022 ve öncesi yıllara ilişkin vergi aslı + vergi cezasına ait olduğunu, davacı tarafından sunulan ödeme dekontlarında ödeme yapanın davacı değil dava dışı kişiler olduğunu, dava dışı .... Bilgisayar tarafından ticari defterlerinin ibraz edilmediğini, dava dışı diğer 2 şirket tarafından ibraz edilen ticari defterlerde de takip ve dava konusu edilen ödemelerin tespit edilemediğini, tüm bu hususlar çerçevesinde davacının alacak taleplerinin Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, dava konusu ceza koşulunun TBK m. 179/1 anlamında “ifa yerine geçen cezai şart”(yani seçimlik ceza koşulu) niteliğinde olduğu kanaatine varıldığını, Mahkemece bu görüşün kabul edilmesi halinde; Mahkemenizce dava dışı kişiler ödemiş olsa da davacının 7440 s. Kanun 5 Mad. ve 2 Mad. göre ödenen tutarın tamamını talep edebileceğine kanaat getirilmesi halinde, ödeme tutarı 629.620,70-TL/2=314.810,35-TL veya cezai şart olarak 629.620,70-TL davacının davalıdan talep edebileceğini, Mahkemece dava dışı kişiler ödemiş olsa da davacının sadece 7440 s, Kanun 2. Mad. göre ödediği vergi + vergi cezasını talep edebileceğine kanaat getirilmesi halinde, ödeme tutarı 336.721,91-TL/2=168.360,96-TL veya cezai şart olarak 336.721,91-TL davacının davalıdan talep edebileceğini bildirmişler. Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile taraf itirazlarının irdelenmesi, ayrıca ödeme tarihleri itibariyle dava dışı şirketlerin ödeme kabiliyetlerinin olup olmadığı hususunda ek rapor istenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi Hukukçu Prof. Dr.... ve SMMM ...'nın 21/01/2025 tarihli ek raporunda özetle; Mali yönden itirazların incelenmesi neticesinde, kök raporda tespit edilen ödeme rakamlarında herhangi bir yanlışlık olmadığını, davacı vekilinin dava dışı ... adına yapılan 31.07.2023 tarihli ödemeleri mükerrer takip konusu ettiğinin gözüktüğünü, dava dışı şirketlerin ödeme tarihleri itibari ile dava konusu edilen 7440 s. Kanun kapsamında ödedikleri vergi+vergi cezalarını ödeme gücü bulunup bulunmadığına ilişkin yapılan incelemelerde; ... Bilgisayar, dava dışı şirketin incelenen iki dönemde de Dönen Varlıklarının Kısa Vad. Borçlarını ödemeye yetmediğini, 1 ve üzerinde olması beklenen Cari Oranın (Dönen Varlıkların Kısa Vad. Borçları karşılama oranı) 0,93 olarak hesaplandığını, dava dışı şirketin ödemelerin yapıldığı dönemler itibari ile ödeme gücünün çok düşük olduğunu söylemenin mümkün olduğunu, hal böyle olmakla birlikte dava dışı şirket adına ödenen toplam tutarın 111.141,26-TL olduğu ve 4 Milyon TL Dönen Varlığa karşılık ödeme yapılan tutarın düşüklüğü dikkate alındığında, dava dışı şirketin ödeme tarihleri ile ödeme gücünün bulunduğunu söylemenin mümkün olduğunu, Anadolu Webofset, dava dışı şirketin incelenen iki dönemde de Dönen Varlıklarının Kısa Vad. Borçlarını ödemeye yettiğini, 1 ve üzerinde olması beklenen Cari Oranın (Dönen Varlıkların Kısa Vad. Borçları karşılama oranı) 1,08-1,06 olarak hesaplandığını, dava dışı şirketin ödemeler yapıldığı dönemler itibari ile ödeme gücünün bulunduğunun değerlendirildiğini, .... Gazetecilik, dava dışı şirketin incelenen iki dönemde de Dönen Varlıklarının Kısa Vad. Borçlarını ödemeye yettiğini, 1 ve üzerinde olması beklenen Cari Oranın (Dönen Varlıkların Kısa Vad. Borçları karşılama oranı) | olarak hesaplandığını, dava dışı şirketin ödemeler yapıldığı dönemler itibari ile ödeme gücünün bulunduğunu, hukuki itirazlar bakımından kök raporda vardıkları sonucu değiştiren bir veriye rastlanmadığından kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini bildirmişlerdir. Dava dışı şirkette davalının hisselerini davacıya devrettiği ve taraflar arasındaki sözleşme ile şirketin mali yükümlülüklerini eşit derecede üstleneceklerinin kararlaştırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlık davacı tarafça ödenen vergi borcunun davalının hissesine düşen kısmının tahsilini talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2012 tarih ve 2011/6684 Esas, 2012/13833 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, VUK’nun 10. maddesi tüzel kişilere düşen vergisel yükümlülüklerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilmesini öngörmektedir. Maddenin 2. fıkrasına göre, temsilcilerin bu ödevi yerine getirmemeleri nedeniyle yükümlünün malvarlığından tamamen ya da kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, yasal temsilcilerin malvarlıklarından alınır. 02.06.1995 tarih ve 22301 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan çeşitli vergi yasalarında değişiklik yapan 4108 sayılı Kanun 6183 sayılı AATUK’a eklediği mükerrer 35. madde ile bu sorumluluğu, vergi dışındaki kamu yükümlülüklerini de kapsayacak şekilde genişletmiştir. Temsilcilerin kamu borçlarından sorumluluğu ikinci derecededir. Kamu idaresi, sorumlu yönetim kurulu üyelerine başvurmadan önce ortaklık tüzel kişisini takip etmekle yükümlüdür. Yönetim kurulu üyeleri ancak, anonim ortaklığın malvarlığından alınamayan alacaklar için takip edilebilir ( POROY, TEKİNALP, ÇAMOĞLU Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku,11. Basım, syf. 364, 366). Kural olarak vergi borcu şirkete aittir ve şirket tarafından ödenmesi gerekmektedir. Bu itibarla vergi borcunun öncelikle dava dışı şirketin malvarlığından tahsil edilmeye çalışılması, takip yapılıp aciz belgesi alınması, şirket malvarlığından tahsil edilememesi halinde ortakların malvarlığından tahsil edilmesi gerekir. VUK'nın 11.maddesi ile 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesine göre limited şirket ortaklarının payları oranında, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme esasen yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerin açıklaması niteliğindedir. Kamu borcunun ortaktan talep edilmesi için taraflar arasında bir sözleşme bulunmasına da gerek bulunmamaktadır. Şirketin azli halinde kamu borcundan şirket ortakları payları oranında sorumludur. Bununla birlikte borçlarını ödeyebilecek durumda olmasına rağmen bu borçların tali sorumlu olan davacı tarafından ödenmiş olması nedeniyle, bu ödemenin vergi borcunu asli sorumlusu olmayan devir eden ortağına rücu edilmesi mümkün değildir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile ödeme tarihleri itibariyle dava dışı şirketlerin ödeme gücü bulunmakta olup, aciz hali bulunmamaktadır. Davacı tarafın ödemesi dava dışı şirketin aciz halinde olması, vergi borcunun şirketten tahsil edilememesi nedeniyle gerçekleşmiş değildir. Şirketin aleyhine yapılmış bir haciz işlemi bulunduğu ve bu haciz işlemi sonucundan, kamu borcunun şirketten tahsil edilemediğine ilişkin bir iddia da ileri sürülmemiştir. Yapılan ödemenin asıl sorumlusu olan şirkete rücu edilmesi mümkün olup İstanbul Bölge Adliye Davacının,.Mahkemesi, 14.HD, 2021/1126 Esas, 2024/1047 Karar) davalıya rücu koşulları oluşmadığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 12.597,90-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.982,50-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 158.032,32-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 26/03/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/1207, K. 2025/300, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1207-e-2025-300-k-cb691600a982