İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1199 E. 2025/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1199
Karar No
2025/503
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2021 KARAR TARİHİ : 17/04/2025

Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında uzun bir süre önce başlayan bayilik ilişkisinin davalı tarafça Nisan 2021 itibariyle tek taraflı olarak haksız ve sözleşmeye aykırı bir şekilde feshedildiğini. Bu fesih bildiriminin müvekkiline herhangi bir ihtarname olmaksızın ve usulüne aykırı bir şekilde e-posta yoluyla, sözleşmeye de tamamen aykırı bir şekilde iletildiğini. Davalı şirketçe tek taraflı, sözleşmeye aykırı ve haksız bu fesih bildiriminin tam bir fesih bildirimi olmadığını. Sözleşmeye ve usule aykırı fesih bildirimi üzerine müvekkilinin davalı şirkete bayilik sözleşmesinden ve ilişkisinden kaynaklı olarak alacaklarını bildirdiğini. Bu bildirim üzerine davalı şirketçe müvekkilinin alacağının kabul edildiğini ve bu tutarda mutabık kalındığını. Ardından müvekkilinin kendisinde kalan konsinye malların tamamının listesini davalıya ulaştırdığını ve bu listede tarafların mutabık kaldığını. Müvekkilinin davalının ...'daki merkezinde bu malların mutabık kalınan listedeki gibi teslimi, yine müvekkiline ait yedek parçalardan oluşan malların ve alacakların da müvekkiline eşzamanlı olarak teslimi konusunda edim ve teklifini yinelediğini ve bu kapsamda davalı şirkete ... 17. Noterliği'nin 14.07.2021 tarih ve yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiğini. Davalı şirketin burada da bu talebi kabul etmediğini ve malların İstanbul'daki adreslerine teslimini istediğini. Söz konusu malların teslime hazır şekilde müvekkilinde bulunduğunu. Davalı tarafça müvekkiline 25.05.2021 tarihli ve 4.524,76 Euro (46.361,60 TL) bedelli faturanın müvekkilinin teslime hazır olduğunu davalıya bildirdiği konsinye malların faturası olarak gönderildiğini. Bu fatura üzerine müvekkilinin taraflarca mutabık kalınan müvekkilinin alacağı karşılığı 31.05.2021 tarihli ve 14.881,11 Euro (154.211,45 TL) bedelli faturayı davalı şirkete ilettiğini. Davalı yanca haksız ve dayanaksız olarak keşide edilen ve konsinye malların bedeli olarak düzenlenen faturayı reddettiğini, bu amaçla 02.06.2021 tarihli ve 4.524,76 Euro (46.361,60 TL) bedelli iade faturasını davalı şirkete gönderdiğini. Müvekkilinin alacağına ilişkin fatura ve iade faturasının, ... 10. Noterliği'nin 03.06.2021 tarih ve yevmiye sayılı ihtarnamesiyle haksız ve usule aykırı bir şekilde reddedildiğini. Müvekkilinin davalı şirketten ayrıca, bayilikten kaynaklı cari ilişkinden kaynaklanan hizmet ve servis faturalarından alacağı olarak 7.355,45 TL hizmet bedeli alacağının bulunduğunu. Bu nedenle davanın kabulü ile müvekkiline ait olan ve sözleşme ilişkisine dayalı faturadan kaynaklı cari alacağı olan 14.881,11 Euro bedelin ödenmesi gereken tarihten başlamak üzere işleyecek ilgili faiziyle birlikte ödenmesini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan hizmet ve servis faturalarından alacağı olarak 7.355,45 TL bedelin ödenmesi gereken tarihten başlamak üzere işleyecek ilgili faiziyle birlikte ödenmesini, müvekkiline 1.000,00 TL müspet zarar ve 1.000,00 TL menfi zararın ilgili faiziyle birlikte ödenmesini, her yıl %20 oranında artmak suretiyle, fazlaya ilişkin hakları da saklı tutarak, 2014 yılından bugüne dek 1.000,00 Euro cezaî şartı her yıl katlanan bedelleriyle hesaplanarak ilgili faiziyle birlikte ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın görevsiz mahkemede açıldığını, İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemelerinin görevli olduğunu. Dosyaya sunulan bayilik sözleşmesinin taraflar arasındaki imzalanmadığını, müvekkili şirketçe bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak e-posta yoluyla fesih bildiriminde bulunulmuş olmasının mümkün olmadığını. Davacı tarafın basiretli bir tacir olup imzalamadığı ve şartlarını yerine getirmediği bir sözleşmeye dayanarak hak ve alacak talebinde bulunamayacağını. Davacı tarafın şartları kabul etmediği ve yükümlülüklerini de yerine getirmediği imzasız sözleşmeye dayalı hak ve alacak talebinde bulunması iyi niyet kuralına da aykırı olduğunu. Taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedilmemiş olsa da müvekkili şirket tarafından 2014 yılından 2021 yılına kadar parça başı anlaşarak iş yaptırmak suretiyle davacı taraftan servis ve bakım hizmeti alındığını, müvekkili tarafından davacıya sıfır ürün yedek parça temin edilmekte ve davacı tarafından müvekkilinin müşterisi olan marketlerdeki arızalı terazi ve kasa sistemlerinin yedek parça ile değişimi yapılmak suretiyle servis onarım hizmeti sağlandığını. Davacının parça başı anlaşarak iş yapmak suretiyle müvekkili şirkete hizmet vermekte iken, müvekkili şirketin stoklarında kalan 19 adet Bizerba marka terazilerin tamamını alması halinde, %15 indirim yapılarak fiyat verileceğine dair davacıya teklifte bulunduğunu. Bu teklifin davacı tarafından kabulü üzerine, davacının talebi doğrultusunda, bütçesi ve ödeme planı bakımından ikiye bölünerek hazırlandığını ve sonucunda 23.12.2020 ve 01.02.2021 tarihli iki adet Satış Sözleşmesinin taraflar arasında akdedildiğini. Dolayısıyla davacı tarafın stokta kalan 19 adet teraziyi alacağını taahhüt ettiğini. Müvekkili şirketin de söz konusu terazileri stoklarında davacı taraf adına rezerve ettiğini. Davacı tarafın satın almayı taahhüt etmesi sebebiyle hiçbir suretle diğer müşterilerinin talep etmesine rağmen satmadığını ve davacı tarafın satın almayı taahhüt ettiği tarihi beklediğini. Daha sonra davacı tarafından 23.12.2020 tarihli sözleşmeye konu 10 adet terazinin alımı yapılmasına karşın 01.02.2021 tarihli sözleşmeye konu 9 adet terazinin alımı gerçekleştirilmediğini. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafın ticari ilişkiye aykırı tutum ve davranışları sebebiyle haklı nedenle sonlandırıldığını. Davacı tarafça müvekkiline ait konsinye ürünlerin müvekkilinin tüm taleplerine rağmen teslim edilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirket tarafından konsinye ürün bedellerine ilişkin 08.25.2021 tarihli fatura düzenlendiğini, davacı tarafa gönderildiğini. Davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan cezai şart talebinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını. Bu nedenle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine istinaden davacının yapmış olduğu bir takım masraflara yönelik olarak kestiği bedelleri ve sözleşme ön görülen cezai şartın kısmen toplamda 170.707,52 .-TL sinin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkememizce dosya tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacı ile bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 11/05/2022 tarihli raporunda;"... Elektronik Ltd. Şti ve ... firmaları arasında herhangi bir imzalanmış bayilik sözleşme örneğinin bulunmadığı, ancak taraflar arasında parça başı anlaşılarak iş yaptırmak suretiyle servis ve bakım hizmetleri aldığı, 2016-2021 takvim yıllarına ait yasal defterlerinin yasal süresi içerisinde tasdik edildiği ve delil olarak kullanılabileceği,Düzenlenen fatura ve ödemelerin İlgili yıllara ait yasal defterlerine usulüne uygun olarak kayıt edildiği,Dava konusu faturalar ilgili aylarda karşılıklı olarak iki firma tarafından da kayıtlarına süresi içerisinde yapıldığı, Yasal defter kayıtlarına göre 31.12.2021 yılı itibari ile her iki tarafında resmi kayıtlarında borç alacak bakiyesinin bulunmadığı,Dava konusuna ilişkin iade mallarla ile ilgili ... Elektronik Ltd. Şti. firması tarafından kesilen 46.361,60TL tutarında ki satış faturasının ... tarafından işleme alınmadığı, kayıtlarında görülmediği,Dava konusu iade malların teslimi hakkında ki uyuşmazlığın, Davacı tarafa bu ürünlerin İstanbul'dan kargo yoluyla firmasına ulaştığı ya da direkt ... ki fabrikadan kendi araçlarıyla teslim aldıkları bilgisi doğrultusunda, mal iade işleminin de aynı yollarla yapılması gerektiği,Bahse konu iade malların tesliminin gerçekleşmesinden sonra mutabık kalınan tutarlar doğrultusunda kesilecek fatura ile borcun ortadan kalkacağı,Servis formları, sevk irsaliyeleri ve kesilen faturalar incelendiğinde; ... tarafından kesilen faturaların eklerinde hangi ürünlerin nerede, ne zaman kullanıldığına dair bilgilerin olduğu, buna istinaden faturaların kesildiği ve yasal defterlere kaydedildiği, kaydedilen faturalarla ve hesap bakiyeleri ile ... Elektronik Ltd. Şti. firmasının yasal defterlerine kaydettiği faturalar ve hesap bakiyeleri arasında uyuşmazlık olmadığı, ilgili yıllar için mutabık kalındığı hesaplardan görülmüş olup herhangi bir borç alacak tutarının bulunmadığı tespit edilmiştir." bildirilmiştir.Dosya bir adet mali müşavir ile bir adet makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenletilmiştir, bilirkişi heyetinin 17/06/2023 tarihli raporunda özetle;"a-) Dosya içerisinde yer alan davalı tarafa ait e defter belgeleri ile davacı tarafa ait hesap ekstresi ile davacı taraf kayıtlarında yer alan davalı tarafa ait kayıtlar ve hesap ekstreleri tarafı karşılaştırılmış olup; Taraf kayıtlarının 25.03.2021 tarihi itibariyle tarafların birbirinden borç ve alacağının bulunmadığı, bakiyenin sıfır olduğu. Fakat davalı şirket kayıtlarında 120 Müşteriler ... hesabında 25.05.2021 tarih * ” seri numaralı 46.361,60 TL tutarlı fatura kaydı ile davalının, davacıyı bu tutarda borçlandırdığı. İlgili yevmiye kaydının aşağıda yer aldığı üzere olduğu. Davacı vekili dava dilekçesinde ilgili faturanın ... 10.Noterliği 03.06.2021 tarih Yevmiye numaralı ihtarnamesiyle reddedildiğini beyan etmiştir. Buna göre taraflar arasında kayıtlara göre tek uyuşmazlık davalı kayıtlarında yer alan, dava: kayıtlarında bulunmayan 46.361,60 TL tutarlı faturadır. Davalı, davacıdan 25.05.2021 tarihi itibariyle bu tutar kadar alacaklı görünmekte olduğu,b-) Davalı tarafından 44 adet güç panosunun tamir ve onarımı yapıldığı ; 44 adet * 30,00 Euro =1.320,00-€uro KDV hariç & 1.557,60 Euro KDV dahil 44 adet güç panosu yenisi ile değişim bedeli ; 44 adet * 82,39 euro= 3.625,16 curo KDV hariç &4.277,68 Euro KDV dahil 4.277,68 Euro - 1.557,60 Euro = 2.720,08 Euro KDV dahil fatura farkı olduğunun belirlendiği,c-) Kasa motoru ile güç kartı miktarında herhangi bir davalı aleyhine bir husus tespit edilememiş olduğundan, güç kartı ve kasa motoru sayısında fatura üzeri bir harcama söz konusu olmadığı yönündeki tespitlerini" bildirmiştir.29/01/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;"a-) Dosya içerisinde yer alan davalı tarafa ait e defter belgeleri ile davacı tarafa ait hesap ekstresi ile davacı taraf kayıtlarında yer alan davalı tarafa ait kayıtlar ve hesap ekstreleri tarafımızca karşılaştırılmış olup; Taraf kayıtlarının 25.03.2021 tarihi itibariyle birbirleriyle örtüştüğü. Bu tarih itibariyle tarafların birbirinden borç ve alacağının bulunmadığı, bakiyenin sıfır olduğu. Fakat davalı şirket kayıtlarında ... hesabında 25.05.2021 tarih seri numaralı 46.361,60 TL tutarlı fatura kaydı ile davalının, davacıyı bu tutarda borçlandırdığı. İlgili yevmiye kaydının aşağıda yer aldığı üzere olduğu. Davacı vekili dava dilekçesinde ilgili faturanın ... 10.Noterliği 03.06.2021 tarih Yevmiye numaralı ihtarnamesiyle reddedildiğini beyan etmiştir. Buna göre taraflar arasında kayıtlara göre tek uyuşmazlık davalı kayıtlarında yer alan, davacı kayıtlarında bulunmayan 46.361,60 TL tutarlı faturadır.b-) SCP 200 güç panosu , kasa motoru ile güç kartı miktarında herhangi bir davalı aleyhine bir husus tespit edilememiş olduğundan , SCP 200 güç panosu , güç kartı ve kasa motoru sayısında fatura üzeri bir harcama söz konusu olmadığı,c-) Davacı tarafından iade edilecek malzemelerden eksik olanların toplam tutarı ; 418,21 € KDV hariç & 493,48 € KDV dahil olduğu,d-) 14.881,11 € KDV dahil — 493,48 € KDV dahil = 14.387,63 € KDV dahil ( on dört bin üç yüz seksen yedi €uro , altmış üç cent ) davacının bakiye alacağı hesap edilmekle ;Dava tarihinde 1 € 8,6832 TL olduğu gözetiliğinde ;14.387,63 € * 8,6832 TL = 124.930,66 TL KDV dahil yüz yirmi dört bin dokuz yüz otuz lira , altmış altı krş ) davacının bakiye alacağı hesap edildiği yönündeki tespitlerini" bildirmiştir.03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"a-) Ek protokolde ve sözleşmede belirli eylemlere ilişkin cezai şartlar düzenlenmiş olup 29.01.2024 tarihli heyet raporunun sonuç kısmı (b) bendinde açıkça belirtildiği üzere fiilen oluşmuş sözleşme ihlali bulunmamakla beraber Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: Ek protokolün 2.maddesinin ihlal edildiğinin kabulü durumunda cezai şartın 10.000 Euro olacağı. Ek protokolün 6.maddesinin ihlal edildiğinin kabulü durumunda cezai şartın 100.000 Euro olacağı. b-) Kök raporda da belirtildiği üzere: Davacı tarafından iade edilecek malzemelerden eksik olanların toplam tutarı ; 418,21 € KDV hariç & 493,48 € KDV dahil olduğu ,d-) 14.881,11 € KDV dahil - 493,48 € KDV dahil = 14.387,63 € KDV dahil ( on dört bin üç yüz seksen yedi €uro , altmış üç cent ) davacının bakiye alacağı hesap edilmekle ;Dava tarihinde 1 € = 8,6832 TL olduğu gözetildiğinde ;14.387,63 € * 8,6832 TL= 124.930,66 TL KDV dahil ( yüz yirmi dört bin dokuz yüz otuz lira , altmış altı krş ) davacının bakiye alacağı hesap edildiği yönündeki tespitlerini," bildirmiştir, Davacı aralarında bir bayilik sözleşmesi olduğunu iddia etmekte ve bu ilişki çerçevesinde, verilen tamir ve servis hizmeti bedeli olarak 14.881,11 Euro ve 7.355,45 TL ile sözleşmenin feshi sebebiyle 1.000,00 TL müspet ve 1.000,00 TL menfi zararın tazminini talep etmektedir.Davalı ise taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen teminatın yatırılmadığını ileri sürerek, sözleşmenin kurulmadığını iddia etmektedir.Sözleşme usulüne uygun icabın kabulü ile kurulur. Türk Borçlar Kanunu 170. Maddesi "Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa, sözleşme geciktirici koşula bağlanmış olur.Aksi kararlaştırılmamışsa, geciktirici koşula bağlı sözleşme, ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder." şeklinde olup, sözleşmelere, sözleşme serbestisi kapsamında bir bozucu koşul konulabileceğini öngörmektedir.Nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin 9. Maddesinde davacı tarafından davalıya, nitelikleri davalı tarafından belirlenecek bir teminat mektubunu vermesi gerektiği, bu teminat mektubunun verilmemesi halinde sözleşme hükümlerinin geçerlilik kazanmayacağı yazılıdır. Nitekim taraflar arasındaki sözleşmedeki bu hüküm yukarıdaki madde uyarınca bir geciktirici koşula bağlanmıştır. Mahkememizce davacının sunduğunu iddia ettiği teminat mektubu için bankaya müzekkere yazılmış ve banka tarafından yazılan müzekkere cevabında mektubun davacıya verilmediği, yalnızca taslak olarak görüntüsünün oluşturulduğu yönünde cevap verilmiştir. Dolayısıyla teminat mektubunun verildiği davacı tarafça ispatlanamadığından, sözleşme hükümleri askıdadır. Koşul gerçekleşmezse alacaklı, elde ettiği yararları geri vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla sözleşme hükümlerinin askıda olduğu süreçte tarafların elde ettikleri menfaatleri veya parasal karşılıklarını iade etmeleri gerekmektedir. Fakat sözleşmenin diğer hükümleri geçerli olmadığından davacının talep ettiği cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Yine menfi ve müspet zarar istenebilmesi borçlu temerrüdünde alacaklıya tanınan seçimlik haklar olup, zaten aynı anda hem menfi hem müspet zararın istenmesi mümkün değildir. Nitekim sözleşme hükümleri baştan beri askıda olduğundan davacının ne menfi ne de müspet zararını talep etme imkanı da bulunmamaktadır. Zaten davacı vekili tarafından 28.03.2024 tarihli celsede bu iki kalem alacak yönünden davadan feragat edildiği bildirildiğinden bu kalemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı asilin 19.10.2023 tarihli beyanı ile servis hizmeti alacağının ödendiği hususunun ikrar edildiği gözetildiğinden bu 7.355,45 TL'lik alacak kalemi konusuz kaldığından bu kalem yönünden karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar vermek gerekmiş ve başlangıçta davacının haklı olduğu gözetilerek bu yönüyle davacı lehine yargılama giderine hükmedilmiştir. Bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacının vermiş olduğu hizmetler karşılığında 14.387,63 Euro alacağının bulunduğu anlaşılmakla, bu hesaplamaya itibar edilerek davacının bu fatura kaynaklı alacağı yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının konsinye malları iade borcu bulunmakla birlikte, taraflar arasında bu malların ne şekilde teslim edileceği yönünde bir anlaşma bulunmadığından TBK'nın ifa yerine ilişkin genel hükümleri uygulanır. Bu iadesi gereken ürünler misli mallar olmayıp, parça borcu doğuran mallardır. Sözleşmede davalı ...'nin teslim edeceği malların ... merkezi yahut depolarından yapılacağı yazılı olup, ...'ye teslim edilecek malların ise ne şekilde teslim edileceği yazılı değildir. Konsinye satış ise vekalet ve saklama sözleşmelerinden müteşekkil bir karma sözleşmedir. Dolayısıyla saklama sözleşmelerine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.TBK 566. Maddesi "Saklanan, masrafları ve hasarı saklatana ait olmak üzere, korunması gereken yerde geri verilir." şeklinde olup, davacının yerleşim yerinin ... olduğu gözetildiğinde ürünlerin davalı tarafından ...'dan teslim alınması gerekmektedir. Dolayısıyla davalının bu yönüyle alacaklı temerrüdüne düştüğü sabit olup, davacının davalı tarafından kesilen 4.524,76 Euro tutarlı fatura yönünden borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sadece konsinye olarak teslim edilen ve iadesi gereken parçalardan bilirkişiler tarafından eksik olduğu tespit edilen malların bedeli davacı alacağından mahsup edilmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile, 14.387,63 Euro’nun 15.09.2021 tarihinden işleyecek yabancı paraya uygulanan ... tarafından uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7.355,45 TL yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu bedel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek, hüküm altına alınan yabancı paraların dava tarihindeki kur karşılığı (11.2262 TL) üzerinden vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;14.387,63-Euro’nun 15.09.2021 tarihinden işleyecek yabancı paraya uygulanan ... tarafından uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,7.355,45 TL yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu bedel yönünden karar verilmesine yer olmadığına,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 11.037,05-TL harçtan, peşin alınan 2.915,26-TL'nin bakiye 8.121,79-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul red oranı dikkate alınmak sureti ile (kabul %87, red %13) 1.148,40-TL'sinin davalıdan bakiye 171,60-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.912,35-TL keşif harcı, 7.015,50-TL muhakeme masrafı toplamı olan 8.927,85-TL'nin kabul red oranı dikkate alınmak sureti ile (kabul %87, red %13) 7.767,22-TL'si ile 2.915,26-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.741,78-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 18.766,10-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025

Katip ✍e-imzalı

Hakim ✍e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/1199, K. 2025/503, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1199-e-2025-503-k-b5e1c5b6b838