İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1120 E. 2024/1014 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1120
- Karar No
- 2024/1014
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : *** KATİP : ***
DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- *** 3- VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Anonim Şirketi'nce ZMM poliçesi (Poliçe No: ...) ile sigortalı 38 ... plakalı araç ile müvekkili Ramazan Demir'e ait 38 ... plakalı araç arasında 24/07/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ...'in 38 ... plakalı aracın sahibi, diğer davalı ...'ın ise bu aracın kazanın meydana geldiği andaki sürücüsü olduğunu, incelenen kayıtlara göre meydana gelen elim trafik kazasında davalı sigorta şirketince sigortalı, davalı ...'in sahibi olduğu ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın kazanın oluşmasında tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla müvekkilinin aracında oluşan hem gerçek hasardan hem de değer kaybından araç sahibi ve araç sürücüsü ile beraber sigorta şirketinin de sorumlu olduğunun mevzuatlar ve yerleşik yargı içtihatları gereği sabit olduğunu, bunların müştereken ve müteselsilen; araç mahrumiyet tazminatının ise 38 ... plakalı araç sahibi ve sürücüsünden müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi gerektiğini, elim kaza nedeniyle müvekkilinin aracında yüksek miktarda hasar meydana geldiğini, hem araç sürücüsünün, hem araç sahibinin hem de sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olduklarının yerleşik yargı içtihatları ile de sabit olduğunu belirterek hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarar araç mahrumiyet tazminatı oluştuğunu, kusurlu araç sahibi ve sürücüsünün bu zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek şimdilik (bilirkişi raporundan sonra ıslah edilmek üzere) 10,00-TL hasar fark tazminatı ve 10,00-TL değer kaybı bedelinden oluşan toplam 20,00-TL maddi tazminatın; haksız fiil tarihinden (24/07/2023) itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile beraber teselsül hükümleri göz önüne alınarak davalılar ... Anonim Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına), şimdilik (bilirkişi raporundan sonra ıslah edilmek üzere) 10,00-TL araç mahrumiyeti tazminatı bedelinin haksız fiil tarihinden (24/07/2023) itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile beraber teselsül hükümleri göz önüne alınarak davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili marifetiyle vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği maddi zararın miktarının belirli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe limitinin üstündeki değerlerden sorumlu olmadığını, meydana gelen olayda kazaya karışan aracın onarıldığını, müvekkili şirketin belirlenen ücretini tamamını başvurucuya ödediğini, başvurucu yapılan onarım dışında fazladan bir onarım yaptırdığına dair fatura sunmadığını, dolayısıyla bakiye tazminata hükmedilmemesi gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın, dava dilekçesinde sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge, posta alındısı veya cevap sunmadığını, davacı tarafça sigortaya başvuru şartının yerine getirilmeden dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, kaza yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yeniden kusur oranı belirlenmesi gerektiğini, müvekkillerinden sürücü ...'ın ve araç maliki ...'in gerçekleşen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasına, hasar dosyasına, Sigorta Bilgi Merkezi Kayıtlarına, tramer kayıtlarına ve bilirkişi raporuna delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... A.Ş. tarafından; bilirkişi raporuna ve keşif deliline dayanılmıştır. Davalılar ... ve ...; kaza tespit tutanağına, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtlarına, eksper raporuna ve bilirkişi raporuna delil olarak dayanılmıştır. ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketi tarafından (Poliçe No:...) sigortalanmış 38 *** plakalı araç ile davacıya ait 38 ... plakalı araç arasında 24/07/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybının tazmini için davacının ... A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğu ve akıbetinin ne olduğu sorularak, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının, bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin ivedi olarak gönderilmesinin, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesi, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenilmiştir. 19/03/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 *** plakalı ve 38 ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğu sorulmuş ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenmiştir. Bu müzekkereye cevap verilmemiştir. 38 ... plakalı araç ile davacıya ait 38 ... plakalı sayılı araçlarının kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğunun ve araç tescil kaydının Uyap sistemi üzerinden temin edilerek dosyaya eklenmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihli hasar ve kusur kayıtlarının, davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihli hasar nedeniyle varsa kasko hasar kayıtlarının ve davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın 24/07/2023 tarihli kaza tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası (hasar) kaydı olup olmadığı konusunda hasar sorgulaması yapılarak varsa tüm hasarlara ilişkin kaza tarihi itibariyle ZMMS ve kasko sigorta poliçe, hasar ve sigorta şirketi bilgilerinin ve yine davacıya ait 38 ... plaka sayılı aracın hasar durumunu gösterir tüm kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 09/01/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 24/07/2023 tarihinde meydana gelen kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde CD formatında gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak *** Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Bu delil tespiti dosyasının dava konusu ile ilgisinin olmadığı görülmüştür. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kayıt örneği, sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, servis faturaları, ekspertiz raporu ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, a-24/07/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b-Bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı aracın tazmin edilmeyen bakiye hasar zararı var ise miktarının kaç TL olduğunun tespiti, c-Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacı yana ait aracın markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 24/07/2023 tarihinde davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin ne olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğu, d-Davacıya ait bu aracın trafik kazası nedeniyle makul onarım süresinin kaç gün olduğu, davacının makul onarım süresi içinde aracının kullanamamaktan kaynaklı araç mahrumiyet zararı var ise miktarının kaç TL olduğunun hesaplanması konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi ve Öğretim Görevlisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/07/2024 tarihli raporda özetle; "***Esas dosyası ile tarafıma tevdi edilen görevin “Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)”durumun tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi trafik kazası tespit tutanağındaki veriler, iddia, savunma, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın 24/07/2023 günü saat Kayseri İli Melikgazi İlçesi Keykubad Mahallesi İsmail Erez Bulvarı ile Eren Yıldırım Bulvarı kesişim kavşağı içerisinde gerçekleştiği, yolun gidiş-geliş bölünmüş yol olduğu, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu, dava konusu İsmail Erez Bulvarı ile Eren Yıldırım Bulvarı kesişim kavşağı üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında: davacı yan adına kayıtlı 38 ... plakalı sayılı arac sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim içi İsmail Erez Bulvarı ile Eren Yıldırım Bulvarı kavşağını geçişi esnasında, aynı istikametten hemen ardından seyir halinde bulunan ...'ın sevk ve idaresinde bulunan 38 ... plakalı sayılı aracı ile hemen önünde trafik tanzim ışıkları ile yönlendirilen kavşakta trafiğin yoğunluğu ile seyir halinde bulunan davacı yana ait aracı yeterli takip mesafesini korumadan seyrini sürdürdüğünden aracının ön kısımları ile dava konusu aracın sağ arka kısımlarına çarptığı olayda; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile günün öğle vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve önünde seyir halinde bulunan araçların karşılaşmış olduğu trafik yoğunluğunu dikkate almaksızın yönetmelikte belirtilen yeterli takip mesafesini korumadan kurallara uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda; KTK'nun madde 52/a "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar." ve KTK'nun madde 84/d "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında,.... d) Arkadan çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'in ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, -Bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasar zararının oluştuğu, -38 ... plaka sayılı araçta Toplam 31.818,08-TL (%18 KDV dahil) zarar oluştuğu, davalı sigorta firması tarafından toplam 28.776,00-TL hasar ödemesi yapıldığı, bu kapsamda bakiye hasar alacağının; Bakiye Hasar Alacağı = Hasar Miktarı - Sigorta Firması Tarafından Yapılan Hasar Ödemesi Bakiye Hasar Alacağı = 31.818,08 - 28.776,00 Bakiye Hasar Alacağı =3.042,08-TL olduğu, Değer kaybı hesabında 19/6/021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. maddesi gereği (kaza tarihinde uygulanan değer kaybı hesabı) kaza öncesi piyasa rayiç değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kaza tarihinde (24/07/2023) 8 (sekiz) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 3 (üç) adet geçmiş hasar kaydı olduğu ve geçmiş hasar kaydı sayısının aracın ikinci el rayiç değerini dava konusu hasar öncesinde de olumsuz etkilediği, ancak geçmiş 3 hasarınında aracın ön bölgesinde olduğu, aracın arka kısmının orijinallığını dava konusu kazaya kadar muhafaza ettiği, dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kullanılmışlık düzeyinin 165.584 km olduğu ve ortalama yıllık 20.000 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu (ikinci el genel kabul gören araç değerlendirmesine göre 10.000 km altı az kullanılmışlık seviyesi) kaza öncesi serbest piyasa rayiç değerinin Sigorta Gözlem Bilgi Merkezi Kasko Değer Listesi Arşivi'ne göre 573.087-TL olduğu, kazanın gerçekleştiği Temmuz 2023 tarihinde model yılı aynı tip ve dava konusu kaza öncesi hasar kaydı geçmişi bulunan ve kullanılmışlık düzeyi özellikleri benzer araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 650.000,00-TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde (az yukarıda izah edilen geçmiş hasar kayıtlarının 3 adet bulunmuş olması dava konusu hasar ve onarımlar sonrası araç rayiç bedelini çok fazla değiştirmediği) piyasa rayiç değerinin 630.000,00-TL olarak değerlendirildiği, (dava konusu araçların alım-satım talebinin çok yüksek olmadığı göz önüne alınarak rayiç değer belirlenmiştir. kaza tarihine en yakın internet 2. el satış siteleri piyasa fiyatlarından modele ve ilan tarihine göre değerlendirilmiştir.) davalı sigorta firması tarafından toplam 9.729,06-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta 24/07/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 650.000,00-TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 630.000,00-TL Değer Kaybı = 20.000,00-TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 20.000 Toplam Değer Kaybı = 20.000,00-TL olduğu, Bakiye Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleşen Değer Kaybı (Sigorta Firmasınca) Bakiye Değer Kaybı = 20.000 - 9.729,06 Bakiye Değer Kaybı = 10.270,94-TL olduğu - 38 ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar sonrası için ikame araç bedelinin; dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme ve makul onarım süresinin 7 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 7 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal 2015 model araç kira bedelinin günlük 600 TL (güncel ortalama günlük kiralamalarda 600,00-TL, kaza tarihinde enflasyon oranları ve piyasa şartlarına göre) olduğu, İkame Araç Bedeli = Araç Onarım Gün Sayısı x Günlük Emsal Araç Kira Bedeli İkame Araç Bedeli = 7 x 600 = 4.200,00-TL olduğu, Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 1 x 4.200 Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 4.200,00-TL olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında tarafların anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 24/07/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, hangi kural ihlallerinin bulunduğu bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı araç nedeniyle davacının bakiye araç zararı ve araç değer kaybı zararı olup olmadığı var ise tüm davalıların bu zararlardan sorumlu olup olmadığı, yine davacının araç mahrumiyeti zararının olup olmadığı var ise davalı ... ve ...'ın bu zarardan sorumlu olup olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı bir kısım davalıların KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartı itirazının kabul edilebilir olup olmadığı hususlarının olduğu noktalarında toplanmaktadır. Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır. Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320). Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için; a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir. Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320). Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321). Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, araç değer kaybı zararı yönünden atanan ekspertiz raporunu beklemeden davacının dava açtığını, sigortalısının kusuru olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Ancak eldeki dava belirsiz alacak davası olarak değil, kısmi dava olarak açılmıştır. Bu denenle davalı ... Anonim Şirketi vekilinin aksi yöndeki itirazlarına itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Mahkememizce dava konusu kaza mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/07/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi trafik kazası tespit tutanağındaki veriler, iddia, savunma, sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın 24/07/2023 günü saat Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Keykubad Mahallesi, İsmail Erez Bulvarı ile Eren Yıldırım Bulvarı kesişim kavşağı içerisinde gerçekleştiği, yolun gidiş-geliş bölünmüş yol olduğu, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu, dava konusu İsmail Erez Bulvarı ile Eren Yıldırım Bulvarı kesişim kavşağı üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında; davacı yan adına kayıtlı 38 ... plakalı sayılı arac sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim içi İsmail Erez Bulvarı ile Eren Yıldırım Bulvarı kavşağını geçişi esnasında, aynı istikametten hemen ardından seyir halinde bulunan ...'ın sevk ve idaresinde bulunan 38 ... plakalı sayılı aracı ile hemen önünde trafik tanzim ışıkları ile yönlendirilen kavşakta trafiğin yoğunluğu ile seyir halinde bulunan davacı yana ait aracı yeterli takip mesafesini korumadan seyrini sürdürdüğünden aracının ön kısımları ile dava konusu aracın sağ arka kısımlarına çarptığı olayda; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile günün öğle vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve önünde seyir halinde bulunan araçların karşılaşmış olduğu trafik yoğunluğunu dikkate almaksızın yönetmelikte belirtilen yeterli takip mesafesini korumadan kurallara uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda; KTK'nun madde 52/a "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, zorundadırlar." ve KTK'nun madde 84/d "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında,.... d) Arkadan çarpma hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'in ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ekspertiz raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına dair değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur. Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir. Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) "Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı"nın konusunu oluşturmaktadır. Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır. Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir. Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ticari araç kazanç kaybı için sigortanın sorumluluğuna gidilememektedir. Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın ruhsat sahibinden veya sürücüsünden talep edilebilir. Kazada kusursuz olmak şart değildir. Kusurun tamamı ticari araç sahibinde olmadığı sürece talepte bulunulabilir. Somut uyuşmazlığa yönelik olarak mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26/07/2024 tarihli raporda özetle; "... Bu kaza nedeniyle davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasar zararının oluştuğu, -38 ... plaka sayılı araçta Toplam 31.818,08-TL (%18 KDV dahil) zarar oluştuğu, davalı sigorta firması tarafından toplam 28.776,00-TL hasar ödemesi yapıldığı, bu kapsamda bakiye hasar alacağının; Bakiye Hasar Alacağı = Hasar Miktarı - Sigorta Firması Tarafından Yapılan Hasar Ödemesi Bakiye Hasar Alacağı = 31.818,08 - 28.776,00 Bakiye Hasar Alacağı =3.042,08-TL olduğu, Değer kaybı hesabında 19/6/021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. maddesi gereği (kaza tarihinde uygulanan değer kaybı hesabı) kaza öncesi piyasa rayiç değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kaza tarihinde (24/07/2023) 8 (sekiz) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 3 (üç) adet geçmiş hasar kaydı olduğu ve geçmiş hasar kaydı sayısının aracın ikinci el rayiç değerini dava konusu hasar öncesinde de olumsuz etkilediği, ancak geçmiş 3 hasarınında aracın ön bölgesinde olduğu, aracın arka kısmının orijinallığını dava konusu kazaya kadar muhafaza ettiği, dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kullanılmışlık düzeyinin 165.584 km olduğu ve ortalama yıllık 20.000 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu (ikinci el genel kabul gören araç değerlendirmesine göre 10.000 km altı az kullanılmışlık seviyesi) kaza öncesi serbest piyasa rayiç değerinin Sigorta Gözlem Bilgi Merkezi Kasko Değer Listesi Arşivi'ne göre 573.087-TL olduğu, kazanın gerçekleştiği Temmuz 2023 tarihinde model yılı aynı tip ve dava konusu kaza öncesi hasar kaydı geçmişi bulunan ve kullanılmışlık düzeyi özellikleri benzer araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 650.000,00-TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde (az yukarıda izah edilen geçmiş hasar kayıtlarının 3 adet bulunmuş olması dava konusu hasar ve onarımlar sonrası araç rayiç bedelini çok fazla değiştirmediği) piyasa rayiç değerinin 630.000,00-TL olarak değerlendirildiği, (dava konusu araçların alım-satım talebinin çok yüksek olmadığı göz önüne alınarak rayiç değer belirlenmiştir. kaza tarihine en yakın internet 2. el satış siteleri piyasa fiyatlarından modele ve ilan tarihine göre değerlendirilmiştir.) davalı sigorta firması tarafından toplam 9.729,06-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 38 ... plaka sayılı araçta 24/07/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 650.000,00-TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 630.000,00-TL Değer Kaybı = 20.000,00-TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 20.000 Toplam Değer Kaybı = 20.000,00-TL olduğu, Bakiye Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleşen Değer Kaybı (Sigorta Firmasınca) Bakiye Değer Kaybı = 20.000 - 9.729,06 Bakiye Değer Kaybı = 10.270,94-TL olduğu - 38 ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar sonrası için ikame araç bedelinin; dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme ve makul onarım süresinin 7 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 7 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal 2015 model araç kira bedelinin günlük 600 TL (güncel ortalama günlük kiralamalarda 600,00-TL, kaza tarihinde enflasyon oranları ve piyasa şartlarına göre) olduğu, İkame Araç Bedeli = Araç Onarım Gün Sayısı x Günlük Emsal Araç Kira Bedeli İkame Araç Bedeli = 7 x 600 = 4.200,00-TL olduğu, Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 1 x 4.200 Kusur Oranında İkame Araç Bedeli= 4.200,00-TL olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bu araç hasar zararı, değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin tespitler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ve değer kaybı zararı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin 28/10/2013 tarihli, 2013/9624 Esas ve 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi araç hasar ve değer kaybı zararından sorumludur. Davalılar ... ve ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Haksız fiil, kişinin diğer kişilerin hukuken korunan haklarına zarar verici nitelikteki hukuka aykırı eylemleridir. Haksız fiil kavramındaki "haksız" ifadesi hukuka aykırılık anlamını taşımaktadır. Burada esasen haksız denilmesiyle kastedilen, hukuk düzeni tarafından korunan davranışların ihlalidir. Fiilin haksızlığı, hukuka aykırılık durumudur. Bir kişi, hukuk düzeni tarafından zarar meydana gelmesini önlemek amacıyla konulan kuralları, emirleri ihlal ettiği takdirde hukuka aykırılık durumu oluşmaktadır. Haksız fiilden söz edebilmek için öncelikle fiil unsurunun varlığı gerekmektedir. Haksızlığı doğuran fiil, icrai bir harekette bulunmak şeklinde olabileceği gibi, ihmali bir davranış göstermekle de işlenebilir. Haksız fiilin oluşması için işlenen fiilin hukuk düzenince konulan emredici hükümlerin ihlali sonucunu doğurması gerekir. Bu durumda işlenen fiil, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır. Somut olayda, davalı ...'in kazada kusurlu olan aracın maliki ve davalı ...'ın kazada kusurlu olan aracın sürücüsü olması dolayısı ile haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca davacının araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet (ikame araç) zararından sorumludur. Davacının ıslah talebi; Davacı vekili 17/09/2024 tarihli dilekçesinde "... Dava ve ıslah talebimizin ayrı ayrı miktar ve usul yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; 3.042,08-TL hasar fark tazminatı ve 10.270,94-TL değer kaybı bedelinden oluşan toplam 13.313,02-TL maddi tazminatın; haksız fiil tarihinden (24/07/2023) itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile beraber teselsül hükümleri göz önüne alınarak davalılar ... Anonim Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına), fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; 4.200,00-TL araç mahrumiyeti tazminatı bedelinin haksız fiil tarihinden (24/07/2023) itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile beraber teselsül hükümleri göz önüne alınarak davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafından ıslah harcı yatırılmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir. Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir (Yargıtay 4. H.D.'nin 30/06/2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. emsal ilamı). Davalı sigorta şirketi vekilinin aksine beyan ve taleplerine bu nedenle itibar edilmemiştir. Dava ve ıslah dilekçesinde her iki davalı yönünden hükmedilecek tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçeleriyle sigortalanmış olan kazaya karışan 38 ... plakalı aracın trafik kayıt örneğinin ve sigorta poliçesinin incelenmesinde; Tofaş Fıat Doblo Combi Safeline marka kamyonet olduğu görülmekle bundan dolayı hükmedilen maddi tazminata davalılar yönünden ticari faiz yürütülebileceğinden, taleple bağlılık kuralı gereği reeskont faizinin geçmemek üzere ticari avans faize hükmedilmesi gerekirmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/9953 Esas ve 2023/1720 Karar sayılı emsal ilamı). Mahkememizce meydana gelen davacı zararından, davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 13/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinin geçmemek üzere ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinin geçmemek üzere ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiştir. Hükmedilen tazminata davalı ... A.Ş yönünden trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin, bu tarih itibarı ile anılan davalı sigorta şirketinin temerrüte düşmemiş olmasından dolayı reddine karar verilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Davacının davalılar hakkındaki bakiye araç değer kaybı ve bakiye araç hasar zararına ilişkin tazminat davasının kabulü ile; 3.042,08-TL bakiye araç hasar zararı ve 10.270,94-TL bakiye araç değer kaybı zararı olmak üzere toplam 13.313,02-TL tazminatın davalı ... A.Ş'nin ZMMS Poliçesinin teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 13/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini geçmemek üzere ticari avans faiziyle birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinin geçmemek üzere ticari avans faiziyle birlikte sorumlu olması koşuluyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye araç değer kaybı zararı ve bakiye araç hasar zararına ilişkin olarak hükmedilen tazminata davalı ... A.Ş yönünden trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin bu tarih itibarı ile anılan davalı sigorta şirketinin temerrüte düşmemiş olmasından dolayı reddine, davacının araç mahrumiyet zararına ilişkin davasının kabulü ile 4.200,00-TL tazminatın trafik kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini geçmemek üzere ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davalılar hakkındaki bakiye araç değer kaybı ve bakiye araç hasar zararına ilişkin tazminat davasının KABULÜ ile; 3.042,08-TL bakiye araç hasar zararı ve 10.270,94-TL bakiye araç değer kaybı zararı olmak üzere toplam 13.313,02-TL tazminatın davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 13/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini geçmemek üzere ticari avans faiziyle birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar ... ve ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinin geçmemek üzere ticari avans faiziyle birlikte sorumlu olması koşuluyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Bakiye araç değer kaybı zararı ve bakiye araç hasar zararına ilişkin olarak hükmedilen tazminata davalı ... A.Ş. yönünden trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddine, 3-Davacının araç mahrumiyet zararına ilişkin davasının KABULÜ ile 4.200,00-TL tazminatın trafik kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini geçmemek üzere ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.196,31-TL 909,41-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 269,85-TL peşin harcın ve 300,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 626,46-TL karar ve ilam harcının (davalı ... A.Ş.'nin 339,56-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin dava harcı ve 300,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 569,85-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 110,00-TL e-tebligat gideri, 7,25-TL KEP gideri, 174,00-TL tebligat gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.291,25-TL yargılama giderinin (davalı ... A.Ş.'nin 2.501,93-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 17.513,02-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... A.Ş.'nin 13.313,02-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Kararın mahiyeti ve dosya kapsamı gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalılar ... ile Hakan Boyrak vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda HMK'nun 341. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2024
Katip *** E-imzalıdır
Hakim *** E-imzalıdır