İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1090 E. 2026/42 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1090
Karar No
2026/42
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1090 Esas KARAR NO : 2026/42

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/11/2023 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 13.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in D100/04 karayolunu takiben Tekirdağ istikametinden İstanbul istikametine seyir halinde iken şerit ihlali yapmak suretiyle emniyet şeridinde bisikletle seyir halindeki müvekkiline çarpması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, söz konusu kaza sonucu müvekkilinin ağır yaralanmış olduğunu, araç sürücüsünün de olay yerinden kaçmış, bu nedenle kimlik bilgilerinin savcılık dosyasından daha sonra öğrenilmiş olduğunu, kaza tespit tutanağı ve kamera görüntülerinden de açıkça anlaşıldığı üzere kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı K.Y.T.K. 84. maddesinde yer alan ASLİ KUSURLARDAN “ Şeride Tecavüz Etme” ayrıca 81/1A “ Trafik Kazalarına Karışanların kaza mahalinde durmaması ve kaza mahalinde trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almaması” kurallarını ihlal ettği için tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin ağır yaralanmış ve bilincini yitirmiş, olay yerine gelen Ambulans'ın müvekkilini ... HASTANESİNE götürmüş olduğunu, yapılan tetkiklerden sol kolunda boydan boya kesik, sağ gözde yırtık, sağ dirsekte, sırtında ve yüzünde çizilmeler yırtıklar, yaralanmalar, sol kalça kemiğinde kırıklar meydana geldiğinin tespit edilmiş olduğunu, kolundaki yırtığın dikilmiş ancak kalıcı bir iz kalmış olduğunu, uzun bir hastane sürecinden sonra taburcu olmuş ancak aylarca yatakta sırt üstü yatmak zorunda kalmış kişisel bakımı, temizliği ve diğer kişisel ihtiyaçları başkaları tarafından yaptırılmış olduğunu, sol kolunda kalıcı bir hasar meydana gelmiş olup birkaç estetik ameliyat geçirmesi gerektiğini, ayrıca %5 beden gücü kaybı da oluşmuş olduğunu, müvekkilinin kaza olduğu esnada .... bank ..... şubesinde Müdür olarak çalışmakta iken 4 ay boyunca iş yerinden rapor almak zorunda kalmış, bu nedenle önce tenzili rütbe yapılmış ardından da işine son verilmiş olduğunu, 14 yıldır çalıştığı iş yerinden sırf bu kaza nedeniyle çıkarılmış olduğunu, müvekkilinin bu kaza nedeniyle hayatının akışı değişmiş, standartları düşmüş iyi bir maaş düzeyine ve iyi bir kariyere sahip iken bir anda işsiz kalmış geçinemez, özel okulda okuyan oğlunun eğitim masraflarını karşılayamaz duruma gelmiş olduğunu, müvekkilinin bu kaza sonrasında bir daha asla eski yaşamına dönemeyecek, aktif spor hayatının bitmiş, işini kaybetmiş, işi nedeniyle kendisine sağlanan araç, sağlık sigortası vs gibi sosyal yardımlarını da kaybetmiş olduğunu, müvekkilinin ... Hastanesindeki masrafları trafik kazası olması nedeniyle her ne kadar Devlet tarafından karşılanmışsa da karşılanmayan tedavi giderleri de oluşmuş ve oluşmaya devam etmekte olduğunu, ayrıca kaza nedeniyle müvekkilinin kullandığı bisikleti, kaskı, kıyafetleri, telefonu, saati ve ekipmanları kullanılamaz duruma gelmiş olduğunu, davalı sürücü aleyhine Marmara Ereğlisi Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup halen devam etmekte olduğunu, davalı işletene ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ...... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş ye sigortalı olması nedeniyle sorumlu olduğu limite kadar maddi tazminat talep edilmiş olduğunu, bu talebe ilişkin başvurunun 07. 12. 2021 tarihinde e-Mail ile yapılmış ancak müvekkilinin zararının kaza tarihindeki maaşı üzerinden değil asgari ücret üzerinden hesaplanmış ve bugüne kadar da taraflarına hiç bir ödeme yapılmamış olduğunu, 2918 sayılı KTK’unun 99. maddesindeki yasal süre (8) iş günü olup sigorta şirketi 18.12.2021 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın sigorta limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden, temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle birlikte tahsilini talep ediyor olduklarını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; trafik kazasında meydana gelen maddi, manevi ve bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca maddi tazminat isteklerinin incelenmesine, toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ile 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline, sigorta şirketi yönünden, maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle, sorumluluk sınırlarına göre yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin işbu davada davalı sıfatını taşımadığını, bu nedenle müvekkili şirketin taraf kaydının ihbar olunan olarak düzeltilmesi ve müvekkili sigorta şirketi hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde .... poliçe nolu, 01.04.2021 - 01.04.2022 tarihlerini kapsayan, 430.000,00 TL teminat limitli, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altında bulunduğu iddia edilen ... plakalı aracın 13.05.2021 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde karayolunda bisikletli olan davacıya çarpması sonucu davacı ...'ın yaralanması sonucu meydana geldiği iddia olunan maddi ve manevi zararlar ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yükletilmesi talebiyle açılan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davayı yasa ve usule aykırı olması nedeni ile kabul etmiyor ve haksız olan davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarını sunuyor olduklarını, müvekkili sigorta şirketine zorunlu başvuru öncesinde gerekli evrakların tam, eksiksiz ve okunaklı olarak sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından yazılı başvuru ve arabuluculuk yapıldığı belirtilmişse de; işbu dava ikame edilmeden önce, müvekkili şirkete yazılı başvuru yapılmamış olduğunu, sigorta şirketlerine dava açılmadan önce yazılı başvuru yapılması ve arabuluculuk görüşmelerinin yapılması dava şartı olup, eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik ile, sigorta davalarında ve sigorta tahkim başvurularında sigortacı şirkete başvurma zorunluluğu getirilmiş olduğunu, kanunda yapılan değişiklik ile zarar görenin dava açmadan ve sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce mutlaka sigorta şirketine yazılı başvuru yapacak olduğunu, usule aykırı başvuruda gerekli evrakların tam, eksiksiz ve okunaklı olarak sunulmaması sebebiyle dava şartı sağlanmamış olduğunu, nitekim başvuruya yönelik olarak dosyada hiçbir belge sunulmamış olduğunu, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun ön başvuru yapılmamış, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesinde, başvuru yapıldığı belirtilmişse de; işbu dava ikame edilmeden önce, müvekkili şirkete başvurunun usulüne uygun olarak yapılmamış olduğunu, sigorta şirketlerine dava açılmadan önce yazılı başvuru yapılması ve arabuluculuk görüşmelerinin yapılması dava şartı olup, başvuru eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dava dilekçesi ekinde ve dosyada yapılan incelemede başvuru evraklarının dosyada görülememiş olduğunu, davacının varsa bunlara ilişkin belgeleri sunmasını, bu yönde mahkememizce davacıya kesin süre verilmesini talep ediyor olduklarını, davacının işbu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, ayrıca, davacının, müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunmayan dolaylı zararların ödenmesini talep etmiş ve kötüniyetli davranmış olduğunu, davacının taleplerini somutlaştırmasını talep ediyor olduklarını, dava dilekçesinde maddi tazminata ilişkin olarak her ne kadar HMK madde 107 gereğince müvekkili sigorta şirketine yönelik olarak dava dilekçesinin konu kısmında MADDİ TAZMİNATLAR şeklinde talebini belirlenmişse de; dilekçenin içeriğinden davacının maddi tazminat talebi içeriğinin farklı kalemler içerdiğinin anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle, kalıcı, geçici vs. talebinin hangi tazminat türlerine ilişkin olduğunun açıklamasını, her bir talep bakımından dava değerinin belirtilmesini ve mahkememizce davacıya bu yönde kesin süre verilmesini talep ediyor olduğunu, davacının, dava dilekçesinde ...'ın 13/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı sebeplerle yaralandığını ve buna bağlı olarak maluliyetinin oluştuğunu iddia etmekte olduğunu, ancak yaralanmanın ilgili kazaya bağlı olduğuna ve davacının iddia ettiği zararların bu kaza nedeniyle meydana geldiğine ilişkin salt iddia dışında herhangi bir kesin delil dosyada mevcut olmadığını, iddia edilenin aksine dava konusu kazaya bağlı davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi talebinin dayanaktan yoksun, soyut ve hukuka aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki işbu davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ediyor olduklarını, davacının yaralanması ile isnat edilen fiil arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı yaralanmanın davalı şirketin kusurlu davranışı sebebiyle gerçekleştiğini iddia etmişse de davacının bu iddialarının yasal dayanağı olmadığı gibi hiçbir şekilde ispat edilememiş olduğunu, davacının ispat ile mükellef olduğunu, zira; davacıların tüm talepleri kusur prensibinin geçerli olduğu haksız fiil sorumluluğuna dayanmakta ise de ortada bir haksız fiilin yahut kusurun varlığından söz etmenin dahi mümkün olmadığını, sigortalı aracın sürücününün, işleteninin ve davalı müvekkili ... sigorta A.Ş.'nin kazada kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için aksinin kabulü halinde dahi, davacının kusur durumunun tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olup; müvekkili şirket tarafından daha öncesinde davacıya yapılmış ödemelerin, yapılan her türlü ödemenin faiziyle birlikte güncellenmiş halinin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesini talep ediyor olduklarını, kusur oranlarının mevzuatta ve emsal Yargıtay içtihatlarında belirtilen koşullar doğrultusunda tespit edilebilmesi için, dosyanın Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ediyor olduklarını, dava konusu olayın gerçekleşmesinde, sigortalılarının gereken tüm güvenlik önlemlerini almış olması sebebiyle kusurunun bulunmadığını; bilakis kazanın bizzat arkadan çarpan araç sürücüsünün ve davacının kendi dikkatsizliği sonucunda gerçekleştiğini ve kendi kusuru neticesinde illiyet bağı kesildiğinden davalı sigortalının ve taraflarının sorumluluğunun bulunmadığını, ancak aksinin kabulü halinde tarafların kusur oranlarının somut bir şekilde ortaya konulması için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kaza konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasını talep ediyor olduklarını, ayrıca, davacının kusur durumunun dikkate alınması gerekli olup davacının zararın artmasına yönelik aykırı hareket etmesinin BK md.52 kapsamında hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek olduğunu, ayrıca davacı tarafın kazanın oluşumunda müterafik kusurunun olup olmamasının da manevi tazminat miktarı takdir edilirken dikkate alınacak hususlardan biri olması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca söz konusu kazanın meydana gelmesinden sonra tedavi bitmeden alınan raporun kalıcı maluliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, kalıcı maluliyet oranı tamamen iyileşme sürecinden sonra ortaya çıkacağından, tedavi süreci dikkate alınmadan tespit edilen maluliyet oranı, eğer maluliyet var ise haksız bir hesabın yapılmasına neden olacağını, ayrıca, davacının kaza ile illiyeti bulunmayan daha önceki hastalık, ameliyat, tedavi ve maluliyetlerinin tespit edilmesini ve salt işbu kaza neticesinde oluşabilecek maluliyetin değerlendirilmesini talep ediyor olduklarını, davacının, meydana gelen TRAFİK kazası neticesinde iş gücü kaybına uğradığını beyan ve iddia etmiş ve fakat maluliyete ilişkin kat’i bir sağlık raporu ibraz edememiş olduğunu, davacı tarafça ispat edilemeyen maluliyet iddiasına açıkça itiraz ediyor olduklarını, davacı’da ilgili olay sebebiyle bir maluliyet (meslekte kazanma gücü kaybı) oluştuğu hususunun ispata muhtaç olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek ve şayet davacıda iddia edilen olaya ilişkin bir maluliyet oluşmuş ise bunun oranının mevzuat hükümleri ve prosedürleri çerçevesinde kesin suretle ortaya konulması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkere yazılarak olay iş kazası niteliğinde ise bunun kesin suretle ispat edilmesini ve davacıda bu olaya bağlı bir maluliyet oluşmuş ise, oranının kesin bir şekilde ortaya konulmasını talep ediyor olduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, şayet mahkememizce dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının Sigorta Aktüerleri Yönetmeliği uyarınca Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından belirlenmesi gerektiğini, davayı ve davacıda oluşan zararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesine ilişkin olduğunu, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması ve Sosyal Güvenlik Kurumundan dava konusu kaza nedeni ile davacı yana maluliyet nedeni ile bağlanan gelir var ise peşin sermaye değeri bulunup bulunmadığı hususunun mahkememizce sorulması gerektiğini, zira, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya yapılan peşin sermaye değerli ödemeler nedeni ile müvekkili şirkete rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle, dava konusu nedeni ile davacının uğramış olduğu gerçek zararının belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya yapılan ödemelerin belirlenmesi ve belirlenecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından davacı lehine, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının (rücuya tabi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının) sorulmasını talep ediyor olduklarını, şayet, mahkeme neticesinde verilecek hüküm icabı davalı işverenin (ve/veya işveren mali mesuliyet poliçesi kapsamında müvekkili şirketin) davacı tarafa herhangi bir tazminat ödemesi gerekecek ise, (ki hiçbir suretle kabul etmediklerini yineliyor olduklarını) bu durumda SGK tarafından davacıya yapılmış bir ödeme var ise bu tutarın yapılacak tazminat hesabında dikkate alınması ve bu şekilde hüküm tesis edilmesi gerektiğini, halihazırda davacı lehine SGK tarafından herhangi bir gelir bağlanmamışsa bile ileride gelir bağlanma ihtimali doğabileceğinden bu hususta detaylı bir araştırma yapılmabı ve davacı tarafa SGK’ya başvuruda bulunması (ve gerekirse SGK aleyhine dava açması) için süre verilmesi gerektiğini, kusur oranının tespitinde ceza/soruşturma dosyasında tespit edilen maddi vakıalar önemli olacağından dava konusu kazaya ilişkin mevcut soruşturma, ceza dosyalarının vesair dosyalar mevcutsa celbini talep ediyor olduklarını, davacının maddi-manevi tazminat talepleri haksız olup açıkça zenginleşme amacı taşımakta olduğunu, davacı taraf, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurlu olduğunu iddia etse de bu iddiasını ispatlayacak geçerli bir delil öne sürememiş olduğunu, davacının söz konusu kazada kusuru bulunmadığına yönelik iddiasının da ispatı gerektiğini, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere meydana gelen kazada sigortalı şirketin kusurlu olduğu varsayımında dahi, asli kusurlunun davacının kendisi olduğunu, burada, davacının kendi kusuru, illiyet bağını kestiğinden, davalı şirketin trafik kazasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınmasını talep ediyor olduklarını, davacının ayrıca manevi tazminat talebinde bulunmuş, ancak manevi tazminatı gerektiren koşulların oluşmamış olduğunu, ayrıca, talep edilen tutarın hukukumuzda cari manevi tazminat hukuku hükümlerine, Yargıtay emsal içtihatlarına ve doktrine açıkça aykırı olduğunu, hukukumuzda manevi tazminat istisnai nitelikte bir tazminat türü olarak düzenlenmiş olup somut olayda manevi tazminatın şartlarının oluşmamış olduğunu, davacının bariz bir şekilde sigortalı şirket malvarlığı aleyhine zenginleşmek istemekte olduğunu, ancak mahkememizce de takdir edileceği üzere hükmedilecek manevi tazminatın hukukumuzda asla zenginleşme aracı olmaması gerektiğini ve olamayacağını, dolayısıyla, davacıların tüm taleplerin reddinin gerektiği dosya kapsamıyla da açık ise de, bir an aksi düşünüldüğünde dahi talep edilen manevi tazminat tutarı açıkça zenginleşmeyi amaçlamakta olup bu yöndeki taleplerin de reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davacının haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden dolayı sorumluluğu sigortalının kusurunun ve sorumluluğunun ispat edilmesi halinde başlayacak olup davacı tarafından sigortalının kusur ve sorumluluğunun ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca yasal faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davacıların ancak yasal faiz talep edebileceğini, Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerinde görüleceği üzere, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden; davacı tarafın farklı faiz talep hakkı bulunmadığını, mahkememiz huzurundaki davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermemiş olduğundan aleyhlerine faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla; fazlaya dair tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı müvekkili ... Sigorta A.Ş. işbu dava bakımından ihbar olunan konumunda olacağından, usulen müvekkili şirket yönünden hüküm kurulamayacağından müvekkili sigorta şirketine yöneltilen tüm taleplerin öncelikle husumet itirazları kabul edilerek usulden reddine, aksi halde zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacı tarafından ileri sürülen talepler haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın usul ve esas yönünden reddine, her halde esasa girilmesi halinde kusur durumunun ve maluliyetin tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu alacakların zaamanaşımına uğramış olduğunu, dava konusu uyuşmazlık zorunlu arabuluculuk kapsamında olup, müvekkilleri ile ilgili Arabuluculuk başvurusu yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın, dava açarken 1.000.000 TL(BirMilyon Türk Lirası) manevi tazminat talep etmesine rağmen 500.000 TL manevi tazminat üzerinden harç yatırmış olduğunu, eksik harcın tamamlanması için kesin süre verilmesini ve yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf, beden gücü kaybı, tedavi giderleri, kazanç kaybı, bisiklet ve ekipmanlarının değeri, kazada kaybolan ıphone cep telefonunun değeri, bakıcı giderleri, ekonomik geleceğinin sarsılması, sağlık harcamaları vs. adı altında birden fazla talepte bulunarak 10.000 TL istemiş, ancak bu 10.000,00 TL'nin hangi alacak kalemine ilişkin olduğunu belirtilmemiş olduğunu, HMK 119/1-ğ) bendi gereği "Açık bir şekilde talep sonucu." belirtilmesi gerektiğini, dava dilekçesinden maddi tazminat talebinin hangi kalem zararlardan müteşekkil olduğunun açık olmadığını, dava dilekçesindeki bu eksikliğin HMK 119. maddesi gereğince 2 haftalık kesin süre içinde tamamlattırılması aksi halde dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, söz konusu trafik kazasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu üzücü kazanın tamamen davacının kendi kusuru nedeniyle meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin, olay anında yola, trafiğin durumuna ve aracın özelliklerine uygun olarak seyir halinde iken dava konusu kazanın meydana gelmiş olduğunu, meydana gelen olayda müvekkilinin gerekli tedbirleri almış, ancak hem aracın özelliği hem de müştekinin dikkatsiz davranışı neticesinde elim kazanın meydana gelmiş olduğunu, olayda müvekkiline izafe edilecek herhangi bir kusur söz konusu olmadığını, olayın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıda olduğunu, müvekkilinin, 13.05.2021 günü saat 16:30 sırlarında ... plakalı araçla seyir halinde iken, Covid-19 tedbirleri kapsamında sokağa çıkma yasağının bulunduğu bir dönemde bisikletli olan davacının yola önüne çıkması nedeniyle aracın sağ ön cam kısmı ile çarpmış olduğunu, davacının bisikletli olmasına rağmen kendisinin tanınmasına yardımcı olacak kıyafet seçimi yapmamasının kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunu, müvekkilinin trafik kurallarını ihlal eden bisikletli yayaya çarpmamak ve daha kötü sonuçlara sebebiyet vermemek için ani fren yapmak suretiyle durmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin daha kötü sonuçlara sebebiyet vermemek adına ani fren mekanizmasını araçta uygulayarak durması neticesinde malum kazanın daha az etki etmiş olduğunu, davacının, talep ettiği sağlık harcamalarına ilişkin beyanlarının kabul edilemez olduğunu, davacı zaten sigortalı çalışan olduğu için bütün sağlık harcamalarının Devlet Hastanelerinde ücretsiz karşılanmış olduğunu, davacı tarafın sağlık harcamaları başlığı altında talep ettiği maddi tazminat taleplerinin kabul edilemez olduğunu, davacının talep ettiği bisiklet arızasından kaynaklanan giderine ilişkin beyanları kabul edilemez olduğunu, dava dosyasına bisikletin zarar gördüğünü gösterir resmi bir tutanak sunulmadığı için davacı tarafın yaptığını iddia ettiği masraflar ile kaza arasında illiyet bağı kurulamayacağını, davacının kişisel bakımı, temizliği ve diğer kişisel ihtiyaçları başkaları tarafından yaptırıldığı iddiasının da kabul edilemez olduğunu, bu hususta yardımcı tutulduğunu gösterir herhangi bir delil de dosyaya ibraz edilmemiş olduğunu, tüm bunların yanı sıra, davacının maddi tazminat talebine ilişkin tüm taleplerinin afaki olduğunu, bu taleplerini neye dayandırdığını ve SGK tarafından bu iddia edilen tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılamadığını izah etmemiş olduğunu, davacıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenip ödenmediğinin de araştırılması gerektiğini, bu hususların da izaha muhtaç olduğunu, davacının yaralanmanın kaza nedeniyle gerçekleştiğini iddia etmiş olduğunu, davacının bu iddiasının yasal dayanağı olmadığı gibi hiçbir şekilde ispat edilememiş olduğunu, davacının yaralanması şeklinde somutlaşan zarara hangi fiilinin neden olduğunu ve müvekkilinin fiili ile netice arasında nedensellik bağının ne şekilde kurulduğu hususunu davacının ispat etmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminat talebinde bulanabilmek ve manevi tazminat alacağına hükmedebilmek için kusursuz olma veya daha az kusurlu olmanın şart olduğunu, somut uyuşmazlıkta müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacının kusurlu olduğu dikkate alındığında davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının da zenginleşmeye sebebiyet verecek ölçüde yüksek ve fahiş olduğunu, adeta yaralanmaya özendirecek şekilde bir talep içeren manevi zararın, kendi kusuru ile meydana gelen olayda aslında hiç ortaya çıkmayacağını, bu nedenle davacının diğer talepleri gibi manevi tazminat talebinin de reddini talep ediyor olduklarını, sürücü müvekkilinin güvenlik görevlisi olarak asgari ücrete yakın bir gelirle çalışmakta, araç sahibi babasının ise emekli olduğunu, müvekkilinin taksirle işlenen suçun niteliği de dikkate alındığında yüksek derecede takdir edilecek maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, bu taleplerin müvekkilini ve ailesini mağdur edecek olduğunu, bu derecede fahiş ve zenginleşmeye yol açacak kadar yüksek takdir edilmesinin bu cezanın; taksirle işlenen bir suç için hedeflenenden daha ağır bir sonuç ortaya koyduğunun ortada olduğunu, bu sebeplerle müvekkilinden talep edilen fahiş miktarlardaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini beyanla; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesin talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı, geçici bakım gideri, tedavi gideri zararı ile tedavi gideri ve bisiklet, ekipman ve cep telefonu zararının bulunup bulunmadığı, bisiklet, ekipman ve cep telefonu zararı olarak ifade edilen zarar kalemlerinin nelerden ibaret olduğu, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarındadır. Davacı vekilince ceza dosyası fotokopisi ile kaza anına ilişkin görüntüleri içeren CD dosyaya sunulduğunda dosyanın kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/04/2024 tarih ve ...... sayılı raporunda özetle; 13.05.2021 tarihinde saat:16.45 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobil ile Tekirdağ istikametinden İstanbul yönüne sağ şeritte seyir halinde iken kaza mahalli olan kesime geldiğinde emniyet şeridine yönelerek aracının sağ ön köşe kısmıyla; seyir istikametine göre aynı yönde emniyet şeridini takiben seyir halinde olan sürücü ...'ın idaresindeki bisikletin sol yan ve arka kısımlarına çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiş olduğu, olay mahallinde yolun; bölünmüş, devlet yolu, şerit sayısının 2, genişliğin 7 metre, zeminin asfalt kaplama, yüzeyin kuru, yatay güzergahın düz, düşey güzergahın eğimsiz, vaktin gündüz, havanın açık, mahalin meskun dışı olduğunu, kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 110 km/h olarak işaretlendiğinin görülmüş olduğu, kaza tespit tutanağına ekli kaza yeri krokilerinde yol platformu üzerinde fren izi işaretlenmediğinin, çarpma noktasının banket üzerinde olarak işaretlendiğinin, emniyet şeridinin 3 metre olarak işaretlendiğinin görülmüş olduğu, tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, kaza anı kamera görüntülerinin bulunduğu CD içeriği, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiğinin anlaşılmış olduğu, mevcut bulgulara göre ; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kesime geldiğinde dikkatini yola vermesi ve seyrini seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde sürdürmesi, emniyet şeridine gerekli haller dışında kontrolsüzce girmemesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce emniyet şeridine yöneldiğinde ise emniyet şeridinde aynı yönde düz seyreden bisikletin sol yan ve arka kısımlarına çarptığı anlaşılmakla kusurlu olduğu, sürücü ...'ın idaresindeki bisiklet ile olay mahallinde seyir halindeyken aynı yönde gerisinden kontrolsüzce gelip, idaresindeki bisiklete çarpan otomobile karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK: olayda sürücü ...' in % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...' ın kusursuz olduğu bildirilmiştir. Davacının ATK ... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Başkanlığı Adli Tıp .... İhtisas Kurulu'nun 25/12/2024-... Karar ve ... A.T.Nolu raporda özetle; ... Hastanesi’nin 13.05.2021 tarihli adli muayene kaydında; Araç dışı trafik kazası iddiası ile getirildiği, şahsın genel durumunun iyi olduğu, bilinç açık, koopere ve oryante olduğu, sol kol orta hatta 6 cm uzunluğunda, derin kesisinin mevcut olduğu, sağ el bileği kalçada ve karnın sol üst kadranında hassasiyet mevcut olduğu, sağ maksiller bölgesinde sıyrılma tarzında yüzeyel, orta travmatik deri lezyonu olduğu, ... Hastanesi’nin 13.05.2021 giriş, 24.05.2021 çıkış tarihli epikrizinde; bisikleti ile seyahat halindeyken arkadan araç çarpması sonrası getirildiği, yapılan muayene ve tetkikleri sonrasında pelvis fraktürü saptandığı, Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi’nin 09.12.2022 tarihli Sağlık Kurulu raporunun “Ortopedi ve Travmatoloji: 13.05.2021 bisiklet sürücüsü olarak seyir halinde iken araç çarpan hasta sol ischıon pubis superıor ve inferior kolu fraktürü konservatif tedavisi öyküsü mevcut. Kaynama yeterlidir. romlar açıktır. Ortopedik özür almaz. Desteksiz yürüyebiliyor.Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi: Sol koldan ön kola uzanan fleksör kısımda yaklaşık 12-13 cm’lik ve sol el bileği fleksör zon 5'te yaklaşık 3-4 cm'lik hipertrofik skar dokusu mevcut. El ile ilgili şikâyet bildirmedi. İlgili kılavuz hipertrofik skar ve keloid sekmesine göre 1 hafif %5 engel oranı olduğu, Psikiyatri: Tedavi görmüyormuş. Ruhsal Travma tariflemiyor.” Şeklinde kayıtlı olduğu, .... Hastanesi’nin 27.11.2024 tarihli ortopedi muayene kaydının “Yapılan ortopedik muayenesinde 3 yıl önce araç dışı geçirdiği trafik kazasında sol iskion + pubik kol kıırığı mevcut olmuş olup, hastanın sağ kalça fleksiyon 90 derece, ekstansiyon 30 derece, sol kalça fleksiyon 90 derece ekstansiyon 30 derece, sol diz rom 0-130. sağ diz rom 0-130. diğer eklem hareketleri aktif açık, distal nvm doğal.” Şeklinde kayıtlı olduğu, ... Hastanesi’nin 27.11.2024 tarihli nöroloji muayene kaydının “Uyanık, oryante, koopereydi. Konuşması normaldi. Kranial alan muayenesi normaldi. Zaafı yoktu, kas güçleri tamdı. Duyu muayenesi normaldi. Serebeller testleri becerikliydi. Yürüyüş normaldi.” şeklinde kayıtlı olduğu, dosyaya ekli grafilerin Kurullarındaki radyoloji uzmanlarınca yapılan incelemesinde; 30.11.2022 ve 27.11.2024 tarihli grafilerde sol pubis – iskion kolunda kırık sekeli izlendiği, sağ alt ekstremite 110.3, sol alt ekstremite 111.7 cm ölçüldüğü SONUÇ OLARAK: davacı ...'ın 13.05.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir aktüerya ve bir doktor bilirkişisine tevdii ile; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, aktüerya bilirkişisi ..... ve doktor bilirkişi ..... 30/05/2025 tarihli raporlarında özetle; Yüksek Yargıtay 4.9.10.11.19. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere Maddi Tazminatların, kazalı davacının gerek kaza tarihindeki gerekse kaza tarihinden itibaren günümüze ve bilinen dönem sonuna kadar gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit ve hesaplanması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle uğradığı maluliyete rağmen yaşının da müsait olması sebebiyle kendisi ile birlikte tüm aile fertlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ya bir işverene ait işyerinde hizmet akdi ile ya da diğer değişik işlerde çalışmasını devam ettireceği ve elde etmesi gerek kazançlarının da Yasal Asgari ücretlerinin Net tutarının altında olamayacağından kaza tarihinden itibaren günümüze kadar geçen dönem içinde ülkemizde uygulanan yasal asgari ücretlere göre değerlendirme yapılması gerektiğini, Ülkemizde kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Aylık Brüt asgari ücret kamu düzenine ilişkin olan Yasal asgari ücretin netleştirilerek hesaba esas alınmasının yerleşmiş Yargıtay İçtihatları gereği olduğunu, öte yandan 01.01.2008 tarihinde uygulamaya başlayan Aile ve Nüfus tablosunda evli ve çocuksuz durumuna göre asgari geçim indirimi ve yukarıda belirtilen Brüt yasal asgari %15 Sigorta primi, vergi muafiyeti dışında kalan vergi matrahlarından %15 Gelir vergisi ve kadar 0/006, 01.01.2010-01.01.2013 tarihleri arasında 0/006.6 ve 01.01.2013 tarihinden itibaren 0/007.59 damga resmi tenzil edilerek kalan Net Aylık Yasal asgari ücretler hesaba esas alınacak olduğunu, davacı vekilinin, 05.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde; “…Davacı hali hazırda EYT'den emekli olmuştur. Uyap üzerinden araştırıldığında bu husus açıkça görülecektir. ...bank Tekaüt sandığından emekli olmuş olup emekli maaşı almaktadır. Gerekli görüldüğü takdirde ...bank Tekaüt Sandığına yazı yazılarak sorulmasını talep ederiz. Ancak kaza tarihi itibariyle ...bank'ta üst düzey Yönetici olarak çalıştığını dilekçemiz ekinde belirtmiş ve deliller ekinde buna ilişkin maaş bordrolarını da ibraz etmiştik…” şeklinde beyanda bulunmuş olduğunu, davacı vekili tarafından sunulan ...bank A.Ş. Genel Müdürlüğüne düzenlenen ücret bordrolarında davacının 2021/Mart – 2021/ Ağustos aylarına ait tahakkuk edilen net ücreti 2021 Mart Ödül Primi 5.174,08, 2021 Mart Maaş 12.969,17 2021 Nisan Maaş 12.557,89, 2021 Mayıs Maaş 12.763,53, 2021 Haziran Maaş + İkramiye toplam 25.027,90 TL tahakkuk./ maaşı ise: 12.513,95, 2021 Temmuz Maaş 11.955,52, 2021 Ağustos Maaş 12.125,90 olarak gösterilmiş olduğunu, sunulan bordrolarda, davacının, 13.05.2021 kaza tarihinde 3 aylık geçici iş göremezlik süresince ücret bordrolarına tam ay esasına göre net ücretinin tahakkuk edilerek ödendiğinin anlaşılmakta olduğunu, ücret bordrolarında davacının geçirdiği trafik kazasından dolayı geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybı olmadığının tespit edilmiş, ancak bu hususta takdirin tamamen mahkememize ait olmak üzere davacının 3 aylık geçici iş göremezlik zararının ücret bordrolarında belirtilen tutarla hesaplanacak olduğunu, davacı ...' ın 13.05.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası 3 aylık geçici iş göremezlik dönem zararının; 36.956,75 TL olacağının hesaplanmış olduğunu, davacı vekilinin, bisiklet ekipmanları ve cep telefonu için maddi tazminat talep etmiş olduğunu, bisiklet ekipmanları ve diğer talep ettiği sair giderleri uzmanlık alanlarında olmadığından tespit ve hesaplama yapılmamış olduğunu, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğunun, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı, geçici bakım gideri, tedavi gideri zararı ile tedavi gideri ve bisiklet, ekipman ve cep telefonu zararının bulunup bulunmadığı, bisiklet, ekipman ve cep telefonu zararı olarak ifade edilen zarar kalemlerinin nelerden ibaret olduğu, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarında olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı vekilinin 31.01.2024 tarihli dilekçesinde, “Mahkemece 30.01.2024 tarihli celsenin 2 no'lu ara kararı uyarınca alacak kalemlerinin ayrı ayrı belirtilmesine karar verildiği, öncelikle dava dilekçelerindeki taleplerinin (fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 10.000 TL (On bin TL) maddi 500.000 TL (Beş yüz bin TL) Manevi Tazminat olmak toplam 510.000,00 TL olduğu, beden gücü kaybı sürekli sakatlık için : 5.000,00 TL, bisiklet, ekipman, cep telefonu için : 4.000,00 TL, geçici bakım giderleri için : 500,00 TL, tedavi giderleri için (Kaza nedeniyle oluşan tüm sağlık harcamaları, davacı müvekkilinin sürekli kullanmak zorunda kaldığı kremler ve geçirmesi gereken estetik ameliyat bedeli vs.): 500,00 TL “ talep edilmiş olduğunu, davacı ...’ın 13.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanmasının ardından tedavi gördüğü ... Hastanesinde yapılan tedavilerine ait sağlık evraklarında kişinin trafik kazası nedeni ile başvurduğu, adli rapor düzenlendiği ve kurumunun ‘SGK -Trafik K.’ olarak kayıtlara geçtiğinin görülmekte olduğunu, bu nedenle hastanın bu hastanedeki tüm işlemlerinin (ilk muayene, müşahede, görüntüleme tetkikleri, tahliller, konsültasyon, pansuman, tıbbi bakım, tıbbi sarf malzemeleri, ilaç, serum, yatak, yemek, vs.) Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış olduğunu, davacı ...’ın 13.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası tedavi gördüğü ... Hastanesinde yapılan tüm işlemlerin mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış olduğunu, ancak, meydana gelen bu trafik kazasına bağlı olarak davacının eczane, medikal malzeme ve kaza esnasında kırılan yakın-uzak camlı gözlüğünün kırılması gibi Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunmayan harcamaları oluştuğunu, bu harcamaların toplam 4.819,41 TL tutarında olduğunu, iyileşme dönemindeki bir hastanın günlük hijyenik bakımı (elini-yüzünü-vücudunu yıkaması, saçını taraması, tıraşı, soyunması, giyinmesi) ile hekimlerince verilen ilaçların önerilen saatlerde hastaya verilmesi, su ve gıdalarının verilmesi/yedirilmesi/tüpten gönderilmesi, tuvalet ihtiyacı için desteğin verilmesi (yatağın içinde veya WC ye götürülerek), vücudundaki araza bağlı olarak; oturması, kalkması, yattığı yada oturduğu yerde pozisyonunu değiştirmesi, yürümesi, vs. gibi destek olunması gerekebilecek durumlar için bakıcı desteği gerekli olmakta olduğunu, Adli tıp kurullarının yargı dosyasına sundukları bakıcı desteği süresi ile ilgili mütalaalarında yukarıda sayılan günlük aktivite ve gereksinimlerin ne kadar kısıtlandığına bakılarak belirlenmekte olduğunu, dava dosyası arasına alınan 10.01.2025 tarihli ..... Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporunda kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, mütalaa edilmiş olduğunu, ancak, davacının sağlık evraklarındaki tıbbi notlar incelendiğinde 13.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vücudunda muhtelif kesikler oluşmakla beraber kalçayı oluşturan pelvisin iki kemiğinde (sol ischion pubis superior ve inferior kolu) kırık meydana gelmiş olduğunu, ameliyat edilmeksizin konservatif tedavi ile izlenen hastanın 3 aylık iyileşme döneminin ilk 1 ayında sürekli yatak istirahati içinde olduğundan bu sürede tam zamanlı bir bakıcı desteği gerekeceğini, bu 1 aylık tam günlük bakıcı desteğinin kişinin nekahet evresindeki hijyen, beslenme, vs. gereksinimleri için yeterli olacağını, yargı kararlarında bakıcı desteği gideri bu desteğin alındığı yılın brüt asgari ücreti baz alınarak hesaplanmakta olduğunu, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 28.12.2020 tarihli kararıyla, 2021 yılında uygulanacak asgari ücret 3.577,50 TL olarak belirlenmiş olduğunu, 1 aylık tam gün bakıcı desteğinin: 3.577,50 TL tutarında olduğunu, gelinen noktada toplam giderlerin : Tedavi/sağlık gideri 4.819,41 TL, bakıcı giderleri 3.577,50 TL olmak üzere toplam 8.396,91 TL olduğunu, ...’ın 13.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, bu hastanede yapılan tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığının, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi ve bakıcı gideri olarak toplam 8.396,91 TL tutarında harcaması olduğunun, hesaplanmış olduğunu, gelecekte yapılması olasılığı bulunan plastik estetik kozmetik tedaviler bakımından; davacı hakkında düzenlenmiş 09.12.2022 tarihli Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda; 30.11.2022 tarihinde Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrah tarafından yapılan muayenede, sol koldan ön kola uzanan fleksör kısımda yaklaşık 12-13 cm’lik ve sol el bileği fleksör zon 5'te yaklaşık 3-4 cm'lik hipertrofik skar dokusu mevcut olduğu, eli ile ilgili şikâyet bildirmediği, ilgili kılavuz hipertrofik skar ve keloid sekmesine göre 1 hafif %5 engel oranı olduğu, görüşü bildirilmiş olduğunu, davacının bu belirtilen yara izleri için plastik/estetik operasyon yaptıracak olması halinde bu yaraların Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrah tarafından tekrar muayene edilmesi, bu muayenenin direkt fizik muayene olması, fotoğraf yahut görüntülü muayene yöntemi ile yapılmaması gerekli olup, müdahale gerek yara izlerinin ameliyatla mı, lazer, dermabrazyon, PRP, dolgu/botoksla, iz giderici kremlerle mi veya bu yöntemlerin bir kısmının ya da tamamının kullanılarak giderilebileceğinin belirlenmesi gerekeceğini, böylelikle gelecekte bu izlerin giderilmesi/en aza indirilebilmesi için ne kadarlık bir harcama yapılabileceğinin hesaplanabilecek olduğunu, ... adına tescilli ve sigorta ettiren sıfatı ile ... plakalı otomobil 01.04.2021-01.04.2022 vadeli ... poliçe numarası davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık / Sağlık Giderleri teminatı 430.000,00 TL olduğunun görülmüş olduğunu, Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.....” denilmekte olduğunu, Trafik Poliçesi Genel Şartları B.2 Md. de aynı çerçevede düzenlenmiş olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği açılan herhangi bir hasar dosyası ve/veya ödemesi bulunmaması durumunda dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi yönünde olduğunu, davacı vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ’ye davacının maddi zararına ilişkin 17.12.2021 talihinde e-posta ile başvuruda bulunduğunun görülmüş, bu itibarla başvuru tarihinden sonraki 8 iş günü olan 29.12.2021 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilip edilemeyeceğinin takdirinin mahkememize ait olduğunu, S O N U Ç: tüm delillerin ve hukuksal durumunun takdiri mahkememize ait olmak 13.05.2021 tarihinde saat:16.45 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Tekirdağ istikametinden İstanbul yönüne sağ şeritte seyir halinde iken kaza mahalli olan kesime geldiğinde emniyet şeridine yönelerek aracının sağ ön köşe kısmıyla; seyir istikametine göre aynı yönde emniyet şeridini takiben seyir halinde olan sürücü ...'ın idaresindeki bisikletin sol yan ve arka kısımlarına çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana geldiğini, Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 2024/... sayı ve 16.04.2024 tarihli Raporunda; olayda; sürücü ...' in % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...' ın kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkalığının .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 2024/... sayı, 25.12.2024 tarih ve ... Karar nolu Raporunda; 1974 doğumlu ...'ın 13.05.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; - Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile mütalaa olunduğunu, davacının ..... bank A.Ş. Genel Müdürlüğüne düzenlenen ücret bordrolarında davacının geçirdiği trafik kazasından dolayı geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybı olmadığının tespit edildiği, ancak, bu hususta takdir tamamen mahkememize ait olmak üzere davacının 3 aylık geçici iş göremezlik zararı ücret bordrolarında belirtilen tutarla hesaplandığında davacı .....' ın 13.05.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası 3 aylık geçici iş göremezlik dönem zararının; 36.956,75 TL olacağını, davacı vekilinin diğer taleplerinin takdirinin mahkememize ait olduğu,

...’ın 13.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, bu hastanede yapılan tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi ve bakıcı gideri olarak toplam 8.396,91 TL tutarında harcaması olduğunun hesaplanmış olduğunu, ... plakalı otomobil 01.04.2021-01.04.2022 vadeli ... poliçe numarası davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiğini ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık / Sağlık Giderleri teminatı 430.000,00 TL olduğunu, davacı vekilinin ... Sigorta AŞ. ’ne başvuru tarihinden sonraki 8 iş gününün 29.12.2021 tarih olduğunu bildirmişlerdir. Davacı tarafın talep ettiği bisiklet ve ekipmanlar yönünden davacının dava tarihi itibariyle muhtemel zararının hesaplanması amacıyla , dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... 25/09/2023 tarihli raporunda özetle; MARKASI VE TİPİ : ... MODELİ VE CİNSİ : 2016 – BİSİKLET bisiklet hasarları davacının dosyaya sunduğu fotoğraflar üzerinden incelenmiş ve dosyada belirtilen hadiselere uygun olduğunun tespit edilmiş olduğunu, araçta oluşan hasarlar ile ilgili fotoğraflar incelendiğinde; ARKA JANT, ANA GÖVDE, ARKA ZİNCİR DİŞİLİSİ, ZİNCİR ve VİTES SİSTEMİ’nin Ağır Şekilde hasarlandığının görülmekte olduğunu, 2016 model olan bu Karbon Fiber gövdeli özel spor bisikletin günümüzde eşdeğeri üretilmediğini, benzerleri de gelişmiş fren sistemi DİSK fren ile ve bu özelliği nedeniyle yüksek fiyat farkıyla satılmakta olduğunu, 2023 ve üzeri modelllerin 113bin-160bin TL civarında, eski modellerin ise 30bin ila 37bin TL arasında satılabilmekte olduğunu, Trek Caddebostan Bayisi ile konuşmalar sonucunda dava konusu bisikletin hasarsız Güncel rayiç Değerinin 30.000 TL olarak kadri maruf bulunmuş olduğunu, olay tarihinde 5 yıllık olan ve bugüne kadar 4 yıl geçtiği ve düşünüldüğünde güncel olarak 9 yaşında olan bisikletin olay tarihinde de 30.000 TL olacağının değerlendirilmiş olduğunu, olay tarihinde 6 yıllık olan ve bugüne kadar 4 yıl geçtiği ve düşünüldüğünde telefonun ve diğer ürünlerin gerçek fiyatlarına ulaşmanın mümkün olmadığını, internet üzerinden araştırılan ürün fiyatları ile güncel Ağustos 2025 fiyatları alınarak hesaplama yapılmış olduğunu, cep telefonu için ise olay tarihinde 6 yıllık olan Iphone (11 128Gb) 2‘.El fiyatı olarak 18.000 TL dikkate alınmış olduğunu, dava konusu ... fiber gövdeli Spor bisikletin güncel rayiç değeri olarak; 30.000 TL olarak kadri maruf bulunmuş olduğunu, güncel olarak 9 yaşında olan bisikletin olay tarihinde de 30.000 TL Rayiç Değeri olacağı kanaatinde olduğunu, davacının sunduğu belgelerde diğer Bisiklet harici diğer hasarların miktarı Güncel Ağustos 2025 106.924,00 TL (Sağlık hariç) Yİ-ÜFE Endeksi ile kaza tarihinde 15.777,42 TL (Sağlık hariç) olarak hesaplanmış olduğunu, sağlık harcamaları toplamı 4.819 TL olarak belgelendiğinin görülmüş olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili 03/11/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; Bilirkişi raporlarında müvekkilinin kaza tarihi itibariyle kaza nedeniyle uğradığı maddi zararların ; bisiklet için 30.000 TL, bisiklet harici ekipman ve hasarlar için 15.777,42 TL olmak üzere toplam : 45,777,42 TL, tedavi ve sağlık gideri için: 4.819,41 TL, bakıcı giderleri için : 3.577,50 TL olmak üzere toplam 54.174,33 TL olduğu tespit edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla Manevi Tazminat için: 500.000,00 TL (Beş Yüz Bin TL), beden gücü kaybı sürekli sakatlık için: 5.000,00 TL (Beş Bin TL), bisiklet ve harici ekipman ve hasarlar için : 4.000,00 TL( Dörtbin TL Tedavi giderleri için : 500,00 TL (Beş Yüz TL) Bakım giderleri için: 500,00 TL (Beş Yüz TL) talep etmiş olduklarını, bisiklet ve bisiklet harici ekipman ve hasarlar için talep etmiş oldukları 4.000,00 TL bedeli 41.777,42 TL, tedavi giderleri için talep etmiş oldukları 500,00 TL (Beş Yüz TL) bedeli 4.319,41 TL, bakım giderleri için talep etmiş oldukları 500,00 TL (Beş Yüz TL) bedeli 3.077,50 TL arttırarak toplam 49.174,33 TL üzerinden eksik harcı tamamlıyor olduklarını beyanla; açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; işbu bedel arttırım dilekçesinin kabulü ile 49.174,33 TL üzerinden eksik harcın tamamlatılmasına, toplam 54.174,33 TL maddi tazminat ile 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline, Sigorta Şirketi yönünden, maddi tazminatın temerrüt tarihinden davalı asiller yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle, sigorta şirketinin sorumluluk sınırlarına göre yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. 13.05.2021 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in D100/04 karayolunu takiben Tekirdağ istikametinden İstanbul istikametine seyir halinde iken şerit ihlali yapmak suretiyle emniyet şeridinde bisikletle seyir halindeki davacıya çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazası nedeni ile alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/04/2024 tarih ve ...... sayılı raporunda raporunda dava konusu olayda; davalı ...' in % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...' ın kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davacı yönünden düzenlen ATK Başkanlığı Adli Tıp .. İhtisas Kurulu'nun 25/12/2024-... Karar ve ... A.T.Nolu raporu ile; davacı ...'ın 13.05.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Davacının dava konusu kaza nedeni ile bisiklet ve ekipman gideri talebinin de bulunduğu anlaşılmakla sunulan belgeler üzerinde yapılan inceleme ile dava konusu ..... Marka ..... Karbon fiber gövdeli Spor bisikletin güncel rayiç değeri olarak; 30.000 TL olarak kadri maruf bulunmuş olduğu, güncel olarak 9 yaşında olan bisikletin olay tarihinde de 30.000 TL Rayiç Değeri olacağı, davacının sunduğu belgelerde diğer Bisiklet harici diğer hasarların miktarı Güncel Ağustos 2025 106.924,00 TL (Sağlık hariç) Yİ-ÜFE Endeksi ile kaza tarihinde 15.777,42 TL (Sağlık hariç) olarak hesaplanmış olduğunu, sağlık harcamaları toplamı 4.819 TL olarak belgelendiği tespit edilmiştir. Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK kayıtları dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik maddi zararının 36.956,75 TL, tedavi gideri maddi zararının 4.819,41 TL, bakıcı gideri maddi zararının 3.577,50 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin .... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve yine kaza tespit tutanağı uyarınca aracın davalı ...'in sevk ve idaresinde olduğu, trafik tescil kayıtları uyarınca aracın davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla davalı ...'in, ...'in ve davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım dilekçesi uyarınca, davalılar ...'in ve ...'in olay tarihi itibari ile, davalı sigorta şirketinin başvuru tarihinden 8 gün sonrası olan 29/02/2021 tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; sürekli iş göremezlik talebinin reddine, tedavi gideri, bakıcı gideri, bisiklet ve ekiman gideri taleplerinin kabulü ile davacı taraf için 4.819,41 TL tedavi gideri, 3.577,50 TL bakıcı gideri ve 45.777,42 TL bisiklet ve ekipman gider olamk üzere toplam 54.174,33 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 29.12.2021 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 13.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.

Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olayda davacının manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.

Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacıların maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A) MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 1-Sürekli iş göremezlik talebinin REDDİNE, 2-Tedavi gideri, bakıcı gideri, bisiklet ve ekiman gideri taleplerinin KABULÜ İLE davacı taraf için 4.819,41 TL tedavi gideri, 3.577,50 TL bakıcı gideri ve 45.777,42 TL bisiklet ve ekipman gider olamk üzere toplam 54.174,33 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 29.12.2021 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 13.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 3.700,65 TL harçtan peşin alınan 1.741,91 TL peşin harç ile 168,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.909,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.790,74 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, B)MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davacı taraf için 40.00,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.732,40 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE, C)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN, 1-Davacı tarafça sarf edilen ATK masrafı, bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 29.358,75 TL yargılama giderinden kabul oranı (%16,84) ret oranı (%83,16) dikkate alınarak hesaplanan 4.944,01-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (davalılar ... ve ...'in tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 2.844,29-TL ile sınırlı sorumluluklarına) 2-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.741,91-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ile 168,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 2.179,76-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalılar ... ve ...'in tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 1.254,02-TL ile sınırlı sorumluluklarına) 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 525,41-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 2.594,59-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, (davalılar ... ve ...'in tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 302,27-TL ile sınırlı sorumluluklarına) 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/01/2026 Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/1090, K. 2026/42, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1090-e-2026-42-k-bff5e83c3a76