İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/107 E. 2026/145 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/107
- Karar No
- 2026/145
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/107 Esas KARAR NO:2026/145
DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/07/2022 KARAR TARİHİ:25/02/2026
BİRLEŞEN ...TİCARET MAHKEMESİNİN .... SAYILI DOSYA
ESAS NO:2024/615 Esas KARAR NO:2024/849
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... firmasının, düğme satışı ve ticareti yapan bir firma olduğunu, işbu dosya kapsamında, müvekkili şirket ile davalı arasında uzun zamandır devam eden ticari ilişki bulunmakta olup, bu ticari ilişki kapsamında, müvekkili ... firmasının davalıya düğme satışı yaptığını, ekte sunulan cari hesap ekstresi ve irsaliyeli faturalardan anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin, davalı şirkete farklı tarihlerde satıp teslim ettiği düğmelerin bedelini alamadığını, ekte sunulan cari hesap ekstresi ve irsaliyeli faturalardan da anlaşılacağı üzere davalı şirketin icra takibi ve dava tarihi itibarıyla, (işlemiş faiz hariç) cari hesaptan ve faturalardan doğan 44.571,03 TL borcunun bulunduğunu tüm açıklanan bu nedenlerle itirazın iptaline takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Birleşen dosyada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; dava dışı müvekkili ... Düğme San. Ve Tic. A.Ş., düğme satışı ve ticareti yapan bir firma olduğunu, işbu dosya kapsamında, dava dışı müvekkili şirket ile davalı arasında uzun zamandır devam eden ticari ilişki bulunmakta olup, bu ticari ilişki kapsamında, müvekkil ... firması davalıya düğme satışı yaptığını, dilekçeye ekli sundukları cari hesap ekstresi ve irsaliyeli faturalardan anlaşılacağı üzere dava dışı şirket, davalı şirkete farklı tarihlerde satıp teslim ettiği düğmelerin bedelini alamadığını, bu nedenle de söz konusu alacağın tahsili amacıyla Gaziosmanpaşa İcra Dairesi 2024/... E. (Eski esas .... İcra Dairesi 2022/... E). Nolu dosya ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazları sebebiyle bahse konu takibin durduğunu, bu bağlamda davalının itirazı haksız olduğundan dava dışı ... firması tarafından İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/107 E. Sayılı dosyada iptali davası açıldığını belirterek, davalının ve itirazın iptali davasının konusu olan icra dosyasının aynı olması sebebiyle, işbu dosyanın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/107 E. numaralı dosyası ile birleştirilmesine, Fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, Gaziosmanpaşa İcra Dairesi 2024/... E. (Eski esas .... İcra Dairesi 2022/... E). sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının bütün iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, davacının davasını ve hukuki ilişkinin varlığını ispatlamasının gerektiğini, Oysaki davacının soyut iddialarının ve tek taraflı şirket kayıtlarının dışında dosyaya bir şey sunamadığını, davacının fatura bilgileri dahi tahrip edilmiş sirket kavıtları ile uyuşmadığını tüm açıklanan bu nedenlerle davanın reddini, müvekkili lehine alacak değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir. Birleşen dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili ... Tekstil’in ... ... San. ve Tic. A.Ş.’ye 44.571,03 TL borçlu olduğunu iddia ettiğini, ancak bu miktar, iki şirket arasında yapılan e-posta yazışmaları ve mutabakat anlaşmaları ile çeliştiğini, davacı şirketin müvekkiline gönderdiği yazılı mutabakat ve e-posta yazışmalarında bakiye alacak miktarının 13.371,31 TL olduğu açıkça belirtildiğini, ticari teamüller ve iyi niyet kuralları gereği, taraflar arasında mutabakata varılan bu miktarın dışındaki talepler hukuka aykırı olduğunu, bu husus, TMK madde 2’de düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca, davacı tarafın iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, kaldı ki davacı tarafın devam eden kesinleşmemiş bir yargılama üzerine talepte bulunduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bir kararında da, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi çerçevesinde yapılan mutabakatların kesin delil niteliğinde olduğu vurgulandığını, dolayısıyla, davacının mutabık kalınan borç miktarının dışındaki iddialarının geçersiz olup reddedilmesi gerektiğini, davacının alacağın bir kısmının (31.199,72 TL) Özel Riskler Yönetim Merkezi (ÖRYM) tarafından ödendiğini ve TTK m.1472 uyarınca sigortacının halefiyet ilkesine dayanarak davaya dahil olduğunu ileri sürmektedir. Ancak TTK m.1472, sigortacının sadece ödemiş olduğu miktar kadar halefiyet hakkına sahip olduğunu düzenlediğini, bu durumda, sigortacı ÖRYM'nin halefiyet kapsamında talep edebileceği alacak miktarının 31.199,72 TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca, halefiyet ilkesinde sigorta şirketinin halefiyet kapsamındaki haklarının, ancak sigortalıya ödediği tutar kadar olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla, bu miktarın üzerindeki herhangi bir talebin yasal dayanağa sahip olmadığını ve reddi gerektiğini, davacının cari hesap ekstresi ve irsaliyeli faturalar üzerinden toplam 44.571,03 TL alacak talep ettiğini ancak ticari defter ve kayıtlar karşılıklı mutabakat ile doğrulanmış olup, bu mutabakat sonucunda bakiye borcun 13.371,31 TL olduğu hususu davacı tarafça kabul edildiğini, mutabakat mektupları ve yazılı beyanlar ticari ilişkilerde kesin delil niteliğinde olup, tarafların aksi yöndeki iddialarını geçersiz kıldığını, bu durumda, davacının mutabakat dışındaki alacak talebinin, hukuka ve yargı içtihatlarına aykırı olup, talep edilen miktarın reddi gerektiğini, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlü olduğunu, davacının soyut iddiaları hiç bir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili aleyhine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2023/107 E. sayılı dosya ile dava açmış olup, bu yargılamanın halen derdest olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-(f) ve 115. maddeleri gereğince, aynı konu ve aynı taraflar arasında başka bir mahkemede derdest olan dava varken ikinci bir dava açılamayacağını, bu durumun yargılamanın usul ekonomisine aykırı olduğu gibi mükerrer yargılamaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle derdestlik itirazı doğrultusunda davanın usulden reddi gerektiğini belirterek, davanın derdestlik itirazı doğrultusunda usulden reddine, bunun kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp edilmiştir. Tarafların B/A-B/S kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Mali Müşavir Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığı, Davacı tarafça incelemeye incelemeye ibraz edilen 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları yevmiye ve kebir defterlerinin E-Deftere tabi olduğu, E-Deftere tabi yasal defterlerinin E-Beratlarının yasal süresinde verildiği sadece açılış tasdikine tabi envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığının tespit tespit edildiği, Davalı tarafça incelemeye yasal defter ve dayanak belgeler sunulmamış olup dava konusu olaylar yönünden davalı yasal defter kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 44.571,03 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğu tespit edildiği, raporumuzun Değerlendirmeler başlığı altında detaylı yer verildiği üzere; Davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edilmemiş olması ve dava konusu faturaların davalı tarafça BA formu ile beyan edildiği, taraflar arasında da davalının takip konusu borcu kabul ettiği ve bedelini çekle görüldüğünden söz konusu fatura ve muhteviyatlarından davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının asıl alacak olarak 44.571,03 TL, işlemiş faiz olarak 2.065,84 TL olmak üzere toplamda 46.636,87 TL olarak belirlendiği, davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalının davacıya icra takip tarihi olan 28.02.2022 tarihinden sonra 18.07.2022 dava tarihinden önce 05.05.2022 tarihinde 31.199,72 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, yönünde oluşan görüş ve kanaatler hakkında takdir ve nihai hukuki tavsif yüce Mahkemeye ait olmak üzere, keyfiyeti tetkike saygı ile arz ederim. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. Mali Müşavir Bilirkişiler ... ile Sigorta Uzmanı Bilirkişi .... tarafından hazırlanan 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Asıl dava yönünden Taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığı, Davacı tarafça incelemeye incelemeye ibraz edilen 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları yevmiye ve kebir defterlerinin E-Deftere tabi olduğu, E-Deftere tabi yasal defterlerinin E- Beratlarının yasal süresinde verildiği sadece açılış tasdikine tabi envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığının tespit tespit edildiği, Davalı tarafça incelemeye yasal defter ve dayanak belgeler sunulmamış olup dava konusu olaylar yönünden davalı yasal defter kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, Davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 44.571,03 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğu tespit edildiği, Raporumuzun Değerlendirmeler başlığı altında detaylı yer verildiği üzere; Davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edilmemiş olması ve dava konusu faturaların davalı tarafça BA formu ile beyan edildiği, taraflar arasında yapılan yazışmalardan da davalının takip konusu borcu kabul ettiği ve bedelini çekle kapatmak istediği görüldüğünden söz konusu fatura ve muhteviyatlarından davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının asıl alacak olarak 44.571,03 TL, işlemiş faiz olarak 2.065,84 TL olmak üzere toplamda 46.636,87 TL olarak belirlendiği, Davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalının davacıya icra takip tarihi olan 28.02.2022 tarihinden sonra 18.07.2022 dava tarihinden önce 05.05.2022 tarihinde 31.199,72 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, Birleşen dava yönünden Birleşen Davacı Özel Riskler Yönetim Merkezi tarafından incelemeye ibraz edilen; 2020, 2021 ve 2022 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin E-Deftere tabi olduğu, E-Deftere tabi yasal defterlerinin E-Beratlarının yasal süresinde verildiği sadece açılış tasdikine tabi envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin ise yasal süresinde yaptırıldığı, Birleşen davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davalının davacıya icra takip tarihi olan 28.02.2022 tarihinden sonra 18.07.2022 dava tarihinden önce 05.05.2022 tarihinde 31.199,72 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, Sigorta mevzuatı yönünden yapılan incelemelerde; davalı ... TekstilA.Ş. nin kusur ve sorumluluğunda meydana geldiği, Rücu şartlarından olan Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın police şartı gereği teminat kapsamında meydana geldiği, TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşup oluşmadığı hususu Sayın mahkemenin takdirinde olacağı, Sayın Mahkeme tarafından rücu şartlarının oluştuğuna hüküm kurması halinde Davacı sigorta şirketi tespit edilen ve ödenen 31.199,72 TL tazminatı davalıdan rücuen talep edebileceği, Tespitleri yapılarak nihai takdir ve hukuki değerlendirmesi tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere tarafımızdan hazırlanan Bilirkişi raporu sunulmuştur..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava; ticari satımdan kaynaklı alacağın tahsili istemi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Birleşen dava; asıl davadaki ticari ilişkiden doğan alacağın 31.199,72 Tl'sinin davacı Özel Riskler.... tarafından asıl dava davacısı ...'ın sigorta edeni sıfatıyla yaptığı ödemenin davalıdan halefiyete dayalı olarak rücuen tahsil istemiyle açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce celp edilen asıl davanın konusu .... İcra Dairesi'nin 2024/... (eski:2022/...) Esas sayılı dosyanın incelemesinde ; davacı ... ... Anonim Şirketi Davalı ... Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine 18/04/2022 Tarihinde 44.571,03 TL asıl alacak, 2.065,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.636,87 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda asıl dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı faturaya dayalı itirazın iptali istemi ile .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmiştir. Davalı ise aralarında ticari ilişki bulunmadığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur. İşbu davada uyuşmazlık taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının alacak isteminde bulunup bulunamayacağı, davalının itirazında haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava kapsamında dilekçeler teatisi aşamasında delil olarak taraflarca ticari defterler, faturalar ve vergi kayıtlarına dayanıldığı görülmüştür. Davacı ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme icra edilmesine karar verilmiştir. Tahkikat esnasında davalının ticari defterlerin ibrazı için mahkememizce ara karar kurulmasına ve davalı vekiline ihtar edilmesine rağmen davalının ticari defterlerini ve sair herhangi bir delili dosyaya ibraz etmediği tespit edilmiştir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi gerekir... (22/07/2020) " hükmünü içermekte olup tatbiki gereken usul düzenlemesi gereğince davalı tarafın mahkememizce ibrazdan kaçınılmış sayılacağı ihtarı ile verilen süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemekle davacı ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği, davacı yanın anılı delilini hükümden düşürecek şekilde aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Açıklandığı üzere yalnızca davacı tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılabildiği, anılı bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ibraz edilen davacı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter ile kayıtlarının birbirini doğruladığı, ibraz edilen davacı ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu görülmüştür. Ticari kayıtların incelenmesinde; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ancak taraflar arasında 2019 -2022 yılları arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının bu ilişki kapsamında ödemelerinin olduğu, takip tarihi itibari ile de davacının 44.571,03 TL alacağı olduğu, takip tarihinden sonra ise davacıya birleşen davada davacı olan sigorta şirketinin 31.199,72 TL ödeme yaptığı ve davacının bakiye 13.371,31 TL talep edebileceği, davalının faturalara itiraz ettiğine dair bir belgenin bulunmadığı ve tarafların B/A-B/S kayıtlarının birbiriyle mutabık olduğu tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle alınan hukuki denetime elverişli bilirkişi raporlarında yapılan tespitler ve davalının B/A formu bildirimleri uyarınca davacının davacının mal satış bedeli sebebi ile HMK 222. maddesi uyarınca takip tarihi itibariyle sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenzili sonrası bakiye 13.71,31 TL alacaklı kabul edilmiştir. Ayrıca davacıya sigorta tarafından ödeme takipten sonra davadan önce yapılmış olup buna rağmen dava tüm takip bedeli üzerinden açıldığından davanın kısmen kabulüne gidilmiş ve harç, vekalet ve yargılama gideri buna göre hesaplanmıştır. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın likit olduğu anlaşılmakla mahkememizce kabul edilen asıl alacağın kabul % 20'si oranındaki 2.674,26 -TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; davacının alacak yönünden TBK 117.maddesi uyarınca davalıyı usulüne uygun temerrüte düşürmediği tespit edilmiş ve her ne kadar TTK 1530. maddesine göre faiz talebinde bulunulmuş olsa da bu maddenin yerleşik içtihatlar gereği tedarik sözleşmelerinde uygulama alanı bulduğu nazara alınarak işlemiş faiz talebinin reddine, takibin asıl alacağa değişen oranlarda avans faiz uygulanması sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda birleşen dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı rücuen alacak istemi ile ile .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe halef olduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmiştir. Davalı is davanın reddini savunmuştur. İşbu davada uyuşmazlık davacının sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise halefiyete dayalı olarak davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472/1. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında 07/05/2024 tarihli bilirkişi ve 27/10/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Alınan raporda asıl dava davacısının yukarıda açıklandığı üzere davalıdan alacaklı olduğu, birleşen dava davacısının sigorta poliçesi kapsamında bu ticari ilişkiden doğan borç için 31.199,72 TL alacağı davacıya ödediğini, ödediği bedel bakımından asıl dava davacısının alacağına halef olduğu, takipte bu tutarı isteyebileceği belirlenmiş olup alınan raporlar hükme ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce raporlara itibar edilerek TTK 1472. Maddesi kapsamında davacının tüm takip tutarı kadar davayı harçlandırdığı ve netice-i talebinin takibin tümüne yapılan itirazın iptali olduğu dikkate alınarak ödenen bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın likit olduğu anlaşılmakla mahkememizce kabul edilen asıl alacağın kabul % 20'si oranındaki 6.239,94 -TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; davacının alacak yönünden TBK 117.maddesi uyarınca davalıyı usulüne uygun temerrüte düşürmediği tespit edilmiş ve her ne kadar TTK 1530. maddesine göre faiz talebinde bulunulmuş olsa da bu maddenin yerleşik içtihatlar gereği tedarik sözleşmelerinde uygulama alanı bulduğu nazara alınarak işlemiş faiz talebinin reddine, takibin asıl alacağa değişen oranlarda avans faiz uygulanması sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan asıl davanın Kısmen KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin ... E. ( eski 2022/... esas) takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 13.371,31 -TL asıl alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle asıl alacağın %20'sine tekabül eden 2.674,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, A-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 913,39-TL harçtan peşin alınan 796,45 TL harcın mahsubu ile 116,94-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 13.371,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 33.265,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, D-Davacı tarafından 796,45 TL'lik peşin harç ve 80,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E-Davacı tarafından yapılan 13.191,25 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul nispetine göre 3.781,93 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, F-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davanın ret nispetine göre 66,89 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, G-Devletçe karşılanan 1.560 TL arabuluculuk ücretinin 447,26 TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 1.112,74 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Mahkememize birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında davacı tarafından açılan asıl davanın Kısmen KABULÜ ile; .... İcra Dairesi'nin ... E. (eski 2022/... esas) takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 31.199,72 -TL asıl alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle asıl alacağın %20'sine tekabül eden 6.239,94 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine , A-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.131,25 -TL harçtan peşin alınan 796,45 TL harcın mahsubu ile 1.334,80-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 31.199,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 15.437,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, D-Davacı tarafından 796,45 TL'lik peşin harç ve 427,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E-Davacı tarafından yapılan 270,00 TL'lik yargılama giderinden davanın kabul nispetine göre 180,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, F-Devletçe karşılanan 3.600 TL arabuluculuk ücretinin 2.408,37 TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 1.191,63 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza