İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/101 E. 2024/240 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/101
Karar No
2024/240
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/101 Esas KARAR NO : 2024/240

DAVA : TASARIMA TECAVÜZÜN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, KALDIRILMASI, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 28/04/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kurmuş olduğu "..." adlı şirket ile kendi ürünlerini satmakta olduğunu, işini internet üzerinden yaptığı satışlar ile devam ettirmekte olduğunu, müvekkili internet sayfasındaki satışlarında "..." ve "..." isimleri ile markalaşmış olduğunu, müvekkilinin... numarası ile ...'ın, ...numarası ile ...'un isim haklarını da aldığını, müvekkilinin 11/11/2021 tarihinde Türk Patent'e usulüne uygun bir şekilde ... numarası ile ürünün tasarım tescilini alarak ürünün tasarım haklarını koruma altına aldığını, davalı ... "..." ismi ile "..." isimli online satış platformunda tasarımı tamamen müvekkiline ait olan ürünleri satmakta olduğunu, bu durum müvekkil tarafından tespit edildiğini, davalının satış sayfası incelendiğinde ürünün tamamen müvekkilimin ürünü ile aynı olduğu açıkça ortada olduğunu, hatta zaman zaman taraflarına ait görselleri dahi kullanmakta olduğunu, davalı müvekkilinin ün yaptığı "..." ismini kullanmaktan dahi çekinmediğini, davalı sayfasında ürünlerin fotoğraflı yorumları incelendiğinde ürünün müvekkilinin ürünü olduğu açıkça ortaya çıkmakta olduğunu, davalı kimi zaman müvekkilinin tasarımı olan bu ürünleri üretmekle bile uğraşmamakta müvekkilinden farklı müşteri isimleri altında sipariş ile temin etmekte olduğunu, davalı şirketçe yapılan bu fiiller, aynı zamanda haksız rekabet fiilleri arasında sayıldığını, davalının aynı zamanda haksız rekabet teşkil eden bu fiilleri ile müvekkilin büyük zaman ve emek harcayarak oluşturduğu ürünün özellikle kalitesi ve kaynağı hakkında halkta yanlış anlamaların ve aldatmanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesine göre tecavüzün ve TTK mad. 57/3,5 ve 8 hükümlerine göre haksız rekabetin bulunması, müvekkilinin itibar ve gelir kaybına neden olmasının yanı sıra; toplumda ürünün kalite ve kaynağı konusunda oluşacak yanlış bir kanaatin ve tüketicilerin aldatılmasının telafisinin mümkün olmaması nedeni ile söz konusu emtianın toplatılmasına ve haksız rekabetin men'ine karar verilmesini talep zorunluluğu bulunduğunu belirttiğini ve davanın kabulüne, müvekkilinin tasarımı haklarından kaynaklanan hakları üzerindeki tecavüzün tespitini, mevcut tecavüzün önlenmesi ve giderilmesini, davalıya ait ... online satış adresinde taraflarına ait ürünlerin satışının engellenmesini, haksız tecavüzden kaynaklı zararların tazmini için 50.000-TL maddi 50.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap verilmediği tespit edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, 50.000-TL maddi ve 50.000-TL manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tensip ara kararı gereğince ..., ..., ... sayılı markalara ve ... numaralı tasarıma ait tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir. Davacı tarafça tasarım tescil kayıtları ile internet URL adresleri, internet müşteri yorumları, ürün görüntülerine delil olarak dayanıldığı görülmüştür. HMK'nın 266. maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle görevlendirilen tasarım uzmanı ..., bilişim uzmanı ... ve mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dilekçesi ekinde verilen görsel doğrultusunda resen yapılan araştırmada tespit edilen ... sitesinde yer alan ... isimli satıcı tarafından satılan ... Uzaktan Kumandalı ... Yüksek Işık Sistemi isimli ürün görselleri yeterli görsel bilgi barındırmaması sebebi ile davacı tarafa ait 11.11.2021 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile karşılaştırılamadığı, davalı yanın TTK'nın 64/3-4 maddesi hükümleri doğrultusunda, 2021 ve 2022 Yıllarında tasdik ettirilmesi gereken ticari defteri bulunmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, işletme defterinin TTK 64/1 maddesi hükümlerine göre tacirin, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymadığı, davalı yan 2023 Yılı ticari defterlerine ait noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, tüm bu nedenlerle davalı yana ait 2023 Takvim yılı ticari defterlerin HMK 222/2 maddesi hükmüne göre delil teşkil ettiği, davalı Yanın 2021 Yılında gayri faal olduğu ve herhangi bir hasılatının bulunmadığı, 2022 Yılında 242.987,64.-TL faaliyet karının bulunduğu, Brüt satış kar'ının ise 503.033,35-TL olduğu, faaliyet kar'ı oranının %13,50, Brüt satış kar'ı oranının %28,05 olduğu, 2023 yılının ilk üç ayında faaliyet kar'ının 23.583,17.-TL, Brüt satış kar'ının 171.316,07.-TL olduğu, Faaliyet kar'ı oranının % 2,77, Brüt satış kar'ı oranının % 20,12 olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce davacı beyan ve itirazlarının tetkiki amacı ile bu kez 3 kişilik tasarım uzmanlarından oluşan yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmiş olup tasarım uzmanı ..., tasarım uzmanı ... ve tasarım uzmanı ... tarafından düzenlenen 02/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyasına sunulan belgelerin doğrulanması amaçlı TPE İnternet üzerinden yapılan araştırma - inceleme sonucu ; Davacı taraf ... (...)'ne ait; 11.11.2021 tarih ve ... nolu Tekli “...” Tasarım Lokarno ...sınıfında 11.11.2026 tarihine kadar , 08.03.2021 tarih ve ... no Tescilli Marka “...” ibareli yazı Nice Locarno ... ve ... sınıflarda 31.03.2031 tarihine kadar, 08.11.2021 tarih ve ... no Tescilli Marka “...” ibareli yazı Nice Locarno ... ve ... sınıflarda 08.11.2031 tarihine kadar, 08.05.2023 tarih ve... no Tescilli Marka “...” ibareli yazı Nice Locarno ... sınıfda 08.05.2035 tarihine kadar, 6769 sayılı SMK kapsamında koruma altında olduğu, davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ... satış sitesinde “...” ismi ile sunulan ürün görsellerinde “...” ibareli yazıların görüldüğü, isimli hesaptan satışa davalı tarafa ait olduğu iddia edilen “...” isimli hesaptan satışa sunulan ve ürün görsellerinde “...” ibareli yazıların görüldüğü ürünlerin denetime elverişli görsellere sahip olamadığından herhangi bir değerlendirmenin yapılamadığı, davalı tarafa ait olduğu iddia edilen “...” isimli hesaptan satışa sunulan ve ... linkinden ulaşılabilen satış görseline sahip ürünün tasarımının davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile genel izlenimleri itibarıyla benzer olduğu, benzerlik tespiti neticesinde; tecavüz şartlarının oluştuğu tespit edilmiştir. Huzurdaki davada; davacı adına tescilli ... sayılı tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin mevcut olduğu görülmüş olup davalı tarafın davaya cevap vermemesi kapsamında HMK'nın 128. maddesi gereğince süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Ön inceleme duruşmasına katılan davalı davaya konu satışını yaptığı ürünlerin tescilli tasarım olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığının beyan etmiştir. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olup uygulanması gereken tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemleri tasarım hakkına tecavüz sayılmıştır. SMK'nın 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır. Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; taraf delilleri ile mahkememizce görevlendirilen iki farklı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve çelişki içermediği gibi taraflarca itiraza uğramayan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli oldukları saptanmış olup bu kapsamda davacı adına tescilli tasarım ile davalının satışa sunduğu ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirlendiğinden somut olayda davalının davacı adına tescilli tasarıma tecavüz teşkil eden eylemin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin ve itirazın da bulunmadığı, tasarımsal incelemede, davacının tescilli tasarımı ile iltibas oluşturan ürünün davalı tarafından internet sitesi üzerinden satışa arz edilmesine dayalı eyleminin SMK'nın 81. maddesi gereğince davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla; SMK'nın 149. maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Somut olayda davacı tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-b kapsamında talep etmiş olup tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre maddi tazminat miktarının hesaplanmasını talep etmiştir. Davacının dava konusu tasarımlardan kaç adet ürettiği ve sattığı, davalının ise tecavüze konu ürünlerden kaç adet üretip sattığının ve salt bu ürünlerin satışından ne miktarda kâr elde ettiğinin net olarak tespit edilemediği görülmekle bu durumda tasarımların kullanıldığı süre, tasarımların niteliği, ihlalin boyutu gözetilerek TBK'nın 50. maddesi uyarınca, maddi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Nitekim tazminat hukuku kapsamında yapılacak bir değerlendirme, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde bir tazminatın belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Davalının küçük/orta çaplı işletmeler niteliğinde olduklarının gelen mali kayıtlarından anlaşıldığı, farazi ihtimale göre bir tazminat hesabının yapılmasının tazminat hukuku ilkelerine aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; TBK'nın 50. ve 51. maddeleri uyarınca tazminat tutarının hakkaniyete göre belirlenmesinin gerektiği, buna göre tasarım hakkına tecavüz yönünden davalının ticari kayıtlarında tespit edilen tüm kazancına nispetle 20.000-TL maddi tazminat takdir edilmesinin somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının tasarımının tescilli olduğu süre, tasarımın niteliği, davalının kusur durumu, tasarımı kullandığı süre / ürün miktarı, satış hacimleri dikkate alınarak tasarım hakkına tecavüz yönünden 20.000-TL manevi tazminatın takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, A-Davalı tarafa ait “...” isimli hesaptan satışa sunulan ve... linkinden ulaşılabilen satış görseline sahip ürün tasarımının davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile genel izlenimleri itibarıyla benzer olması nedeni ile davacının tescili tasarım hakkına tecavüzün teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesi ve kaldırılmasına, davalıya ait ... satış adresinde davacıya ait tescilli tasarıma ilişkin ürün satışının engellenmesine, B- Davacı yararına takdiren 20.000TL maddi, 20.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL ilam harcından 179,90 TL ilam harcından mahsubu ile eksik kalan 2.552,50 TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Kabul edilen Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafın yaptığı 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 peşin harç, 1.690,50 - TL tebligat ve müzekkere masrafı, 30.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 32.050,30 - TL yargılama giderinin davanın kabul/ red oranına takdiren 21.366,86 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine, Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/101, K. 2024/240, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2023-101-e-2024-240-k-6c6d40222a20