İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/928 E. 2026/202 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/928
Karar No
2026/202
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/928 Esas KARAR NO:2026/202 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/12/2022 KARAR TARİHİ: 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --- tarihinde, ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile ---istikametinden --- istikametine seyir halindeyken saat 8.20 sıralarında------- mevkiiye geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol dışına çıkarak yol dışındaki platformda toprak alanda bekleyen müvekkil ------çarpmış, ağır yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza tarihinden uzun bir süre önce müvekkil ayırt etme gücünden yoksun olduğundan müvekkil hakkında ---- Esas sayılı dosyasıyla kısıtlılık kararı verilmiş olup vasisi ----- olduğunu, Kaza neticesinde müvekkilin sol bacağına platin takılmış, kafasına 10 adet dikiş atılmış, sağ el parmakları hasar görmüş, sağ ve sol kalçasında da yarıklar meydana geldiğini, müvekkil hala tedavi gördüğünü, Kaza ile ilgili ---- Soruşturma No ve ---- Karar Nolu dosyasıyla ------ hakkında soruşturma yürütüldüğünü,------ Karayolları Trafik Kanununu ihlal etmiş ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, arabulucuk görüşmelerinde anlaşma sağladığını, Müvekkil manevi olarak daha çok yıpranmış, hayatı alt üst olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ------- maddi tazminatın (tedavi giderleri) -------nolu davalılardan, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ---- manevi tazminatı ise ---- nolu davalıdan olay tarihi olan ---- itibaren işleyecek faizi ile tahsiline, davalıların malvarlığı üzerine tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; ----- harca esas değer ile ikame ettiğimiz davamızı, bilirkişi raporu ile teyit edilen ---- esas alarak ıslah ile ----artırarak olay tarihi olan---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (sigorta şirketi limit ve teminatları ile sorumlu olmak üzere) tahsil edilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığını müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığını,davacı tarafça huzurda görülmekte olan davada sadece tedavi gideri talep edilmiş olmakla, bunun dışında iddianın genişletilmesine muvafakatımız olmadığını hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olup, davacı tarafça, müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru ispat edilmesi gerektiğini,Davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taleplerine konu --------- ile müvekkil şirket tarafından sigortalandığını Müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının tazminatı talebine konu tedavi giderlerinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ispata ve tespite muhtaç olduğunu, davacının işbu davada taleplerine konu tedavi gideri tazminatından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirket, davacı tarafça usulüne uygun temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

SAVUNMA :Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. -------tarafından alınan rapor da özetle; Davalı sürücü ----sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, mahal şartları ile kendisine hitaplı trafik işaret levhalarını dikkate alarak virajlı yol bölümüne geldiğinde seyrini temkinli ve tedbir alabilecek vaziyette sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatasıyla aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından yoldan çıkıp yol dışında beklemekte olan yayaya önlemsizce çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusurlu olduğu Davacı yaya ------ olay mahalli yolun sağında yol dışında toprak alanda beklediği sırada, direksiyon hakimiyetini kaybederek kontrolsüz ve tedbirsizce gelen davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, Davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya --- kusursuz olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. İstanbul adli tıp kurumu tarafından alınan rapor da özetle------tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle ---------- sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremite, Tablo 3.3 %5, Tablo 3.35 Peroneal sinir yaralanması %42 x 3/5 = %25.2, Baltzard Formülü (25.2 + %5) = %28.94, Tablo 3.2= %15 olduğuna göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının ------ sayılı kanun değişikliğinden SONRA meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre “Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle -eğer mevzuata göre -----tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların —kusurları oranında- müştereken ve Müteselsilen sorumlu oldukları, Dava konusu olayda sağlık ödemeleri -------tarafından yapılmış olduğundan adı geçen Kurum'un kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacıya ayrıca bir borcunun bulunmadığı;, Yapılan tetkik ve tedavilerin yaşanan trafik kazasıyla illiyet bağı bulunduğu; Hastanın rapor almak ödediği -------olduğu; Belgesiz tedavi giderleri konusu yukarıda verilen ------ doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da; hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılması muhtemel olan ve gelecekte yapması muhtemel tıbbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, ilaç, ilaç katılım payı, muayene katılım payı, ilave ücret, yapılması muhtemel ulaşım, rehabilitasyon, iyileştirme ve tedaviler için ----belirlenmesinin uygun olacağı, bu meblağ belirlenirken günün koşulları ve gelecekte herhangi bir tedavi gideri söz konusu olursa ödemenin yine---- tarafından yapılabileceği hususunun da dikkate alındığı;------- yılı asgari ücret verisi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik zararından bu yönde bir tenzil yapılmadığı, Davacı ------ hesaplanan; Geçici İş Göremezlik zararının ---- olduğu,- Sürekli İş Göremezlik zararının ---- olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Kök raporun sonuç kısmında sehven ----- olarak kaleme alınan davacı isminin iş bu raporda düzeltildiği, Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının -----tarihinde yani ---- sayılı kanun değişikliğinden SONRA meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre “Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde", başka bir ifadeyle -eğer mevzuata göre ---- tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların —kusurları oranında- müştereken ve Müteselsilen sorumlu oldukları, Dava konusu olayda sağlık ödemeleri ----- tarafından yapılmış olduğundan adı geçen Kurum'un kanunun üzerine yükledi; liği ve davacıya ayrıca bir borcunun bulunmadığı, Yapılan tetkik ve tedavilerin yaşanan trafik kazasıyla illiyet bağı bulunduğu; Hastanın rapor almak için ödediği -----olduğu; Belgesiz tedavi giderleri konusu yukarıda verilen ------- doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da; hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılması muhtemel olan ve gelecekte yapması muhtemel tibbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, ilaç, ilaç katılım payı, muayene katılım payı, ilave ücret, yapılması muhtemel ulaşım, rehabilitasyon, iyileştirme ve tedaviler için ------ belirlenmesinin uygun olacağı, bu meblağ belirlenirken günün koşulları ve gelecekte herhangi bir tedavi gideri söz konusu olursa ödemesinin yine ---- tarafından yapılabileceği hususunun da dikkate alındığı; Kök bilirkişi raporunda sağlık ödemeleri yönünden herhangi bir değişikliğe gerek görülmediği; ------- asgari ücret ve dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, kök rapora itirazların değerlendirildiği, kök rapordan bu yana ülkemizde geçerli olan Asgari Ücret verisi değişmediğinden yeniden hesaplama yapmaya gerek olmadığı, Dava dışı -------tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik zararından bu yönde bir tenzil yapılamadığı, Davacı ------ hesaplanan; Geçici İş Göremezlik zararının -------- olduğu, - Sürekli İş Göremezlik zararının --- olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir. Davacı vekiline, maddi tazminat taleplerini somutlaştırması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 31 uyarınca süre verilmiş olup, davacı taraf bu kapsamda taleplerini; ---- tedavi masrafları ve iyileşme sürecinde yapılan her türlü giderler ile ---- ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp ve ----- kazanç kaybı olmak üzere toplam ---- olarak somutlaştırmıştır. Dava dilekçesinde belirtilen hususlar, davalı sigorta poliçesinin teminat kapsamı ve davacının ıslah dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde, talebin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmış objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu). Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir.“İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir. Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır. Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez. İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir.Haksız fiil sonucunda ölüm gerçekleşmemişse 6098 sayılı TBK'nın 54. Maddesine göre; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bedensel zararlar olarak kabul edilir.Aynı Kanunun tazminatın belirlenmesine ilişkin 55/1. Maddesine göre ise; bedensel zararlar, Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Toplanan ve sunulan deliller; Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ------- kayıtları, araç tescil bilgileri, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, hastane belgeleri, maluliyet raporu, sosyal ve ekonomik durum araştırması, kusur tespiti raporu, ----- hesap/aktüer raporu ile tarafların iddia ve beyanları ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir. Yapılan bu değerlendirme sonucunda, somut olaya uygun ve hükme esas alınan teknik raporlara göre, davacı tarafta kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranın yüzde 15 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği anlaşılmıştır. Kazaya karışan aracın, olay tarihini kapsayacak şekilde ---- uyarınca ----- kapsamında sigortalandığı, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin, KTK'nın 97. maddesi gereğince davacının maddi zararından, kaza tarihindeki poliçe limitleriyle tedavi gideri ve ulaşım ücreti yönünden (sağlık gideri tazminatı ile) sınırlı olmak üzere sorumludur. Kazaya karışan aracın hususi nitelikte olduğu dikkate alınarak, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak hazırlanmış bilirkişi raporları hükme esas alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların karşılıklı kusur durumları göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile; ---- sürekli iş göremezlik----- geçici iş göremezlik tazminatının, --- tedavi gideri tazminatının, (davalı ---- yönünden teminat limiti olan ---- sınırlı olmak kaydı ile ) davalı ---- yönünden ----dava tarihinden, davalı ----- kaza tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-)Davacıların manevi tazminat davasının KABULÜ ile ---- manevi tazminatın ---- kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Karar harcı 99.193,26 TL 'den davacı tarafça yatırılan 342,95 TL peşin harç ve 23.090,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 75.760,31 TL harcın (davalı ------sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 342,95 TL peşin harç ve 23.090,00 TL olmak üzere toplam 23.513,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, adli tıp fatura ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.222,00 TL yargılama giderinin (davalı ------ sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 207.294,63 TL nispi vekalet ücretinin (davalı ------- sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı taraf manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı sigorta şirketi vekilinin yüzüne karşı , diğer davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/928, K. 2026/202, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-928-e-2026-202-k-d1496c35fcee