İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/328 E. 2026/196 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/328
- Karar No
- 2026/196
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/328 Esas KARAR NO: 2026/196 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/05/2021 KARAR TARİHİ: 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili------ tarihinde ----- üzerinde trafik lambası veya yaya geçidi olmayan bir yerden yolun karşısına geçmekte olduğu sırada davalılardan ---- kullanmakta olduğu -------- plakalı motorsikletin çarpması sonucu ağır derece yaralandığı, Müvekkilinin kaza sonrasında hastaneye kaldırıldığı ve hastanede yapılan tetkiklerde ayağında kırıklar tespit edildiği, Müvekkilinin geçirdiği ameliyat sonucu hayat fonksiyonlarının etkilendiğini, Müvekkilinin yapılan ameliyat için hastaneye 14.000 TL ödeme yaptığı ve uzun süren tedavisinin yeni maliyet kalemleri ile halen devam etmekte olduğunu, Müvekkilinin bu süreçte çalışamadığı ve ekonomik kayba uğradığı, Müvekkilinin çalışamadığı dönemin de ücretinin belirlenerek müvekkiline ödenmesi gerekmekte olduğunu, aracın sürücüsü ------ ------- sayılı kararıyla, taksirle yaralamaya neden olma suçundan cezalandırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında --------- sürücü belgesi olmaksızın trafiğe çktığından tam kusurlu olduğunu ve Müvekkilinin yaşanan kazada hiçbir kusurunun olmadığının sabit olduğunu, kazanın yarattığı travma nedeni ile manen acı, elem ve ızdırap çektiği ve çekmeye devam ettiğini, Müvekkilinin ayağındaki kaza sebebiyle oluşan kırık neticesinde müvekkilinin ameliyat edildiği ve ayağına platin takıldığı, söz konusu kırıkın müvekkili gibi esnaf olan birisinin günlük yaşamsal faaliyetleri önemli ölçüde etkileyecek olması, müvekkilinin 30 yaşında ayağında platin olması, iyileşme sürecinin oluşan kırığa platin takıldığı için daha uzun bir sürece yayılacak olması ve hatta iyileşmenin mümkün olmaması, bu süre zarfında üçüncü kişilerin bakımına ve desteğine ihtiyaç duyması ağır bedensel ve ruhsal zarar kapsamında olmakla, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler ve ----- doğrultusunda 20.000 TL manevi zarar talep etmekte oldukları, Müvekkil------ kazadan önce bir tam zamanlı bir işte çalışmakta olup sigorta kayıtlarında prime esas kazançları görülmekte olduğu, Kazadan sonra ----- plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan ---- başvuru yapıldığı,----- hasar no.lu hasar dosyası üzerinden müvekkiline poliçe limiti dahilinde sürücü ------ kusurlu olmadığından bahisle ödeme yapılmadığı, Oysa ki Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar A3. Maddesinde " Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." denildiği, müvekkilinin uğradığı zarar sürücünün açık kusuruna rağmen sigorta tarafından karşılanmadığından müvekkilinin uğradığı zararın davalılardan talep edilme zorunluluğu doğduğu, müvekkilinin uğradığı zararlar sebebiyle davalı -------- türk borçlar kanunu'nun 49. maddesine göre, aracın maliki olan aykut ünal'ın ise karayolları trafik kanunu 85. maddesine göre sorumlu olduğu, davalılardan ------ sürücü belgesi olmaksızın trafiğe çıkarak ve kazaya sebebiyet vererek türk Borçlar Kanunu gereği hukuka aykırı fiili sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, Aracı maliki---- ise aracın işleteni olması sebebiyle kusurlu olup ------- sürücü belgesi olmayan bir kimseye aracı kullandırmış olduğu, Diğer yandan müvekkillerin dava sonucunda alacaklarına kavuşmalarını sağlamak amacıyla davalıların malvarlıklarının ihtiyaten haczini talep etmekte olduklarını ve netice-i sonuç olarak; Alacağın miktarı belirli hale geldiğinde talep artırımda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla ---- tazminatın kaza tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkilinin kaza sonucu duyduğu acı ve elem için---- manevi tazminatın kaza tarihi --- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar -----müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davalıların malvarlığı üzerinde ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla:---- geçici iş göremezlik tazminatının ---tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ---- sürekli iş göremezlik tazminatının ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 250 TL bakıcı giderinin --- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 750 TL tedavi giderinin ------- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkile ödenmesine, Müvekkilin kaza sonucu duyduğu acı ve elem için ----- manevi tazminatın kaza tarihi olan --- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini ıslah ve talep etmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği tazminat talebi soyut ve genel ifade ile belirtilmiş olup, hmk'nun 194. maddesi uyarınca talebin somutlaştrılması gerektiğini, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. maddesi uyarınca işbu davadan önce müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından dava usulden reddi gerektiğini, hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsü diğer davalının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, Davacı tarafın taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı taleplerine konu ---------- müvekkil şirket tarafından sigortalandığını, Müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu kazada da yaya---------, bu kazanın oluşmasında % 100 oranında, tamamen asli kusurlu ve katkısının olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek yadıyla, davacının tazminatı talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ve davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığı ispata ve tespite muhtaç olduğunu, müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğuna ilişkin tazminatın hesaplanmasında, davacı tarafça gerçek gelirin ispat edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket, davacı tarafça usulüne uygun temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini, . davacı taraf müvekkil sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş olmakla, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kanun hükmü gereği eksik evrakla yapılan başvuru usulüne uygun bir başvuru olmadığından, sigorta şirketi olan müvekkil şirket hakkında temerrüt söz konusu olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın, husumet itirazımızn kabulü ile husumet yokluğundan reddine, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın tüm iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, Olay tarihi olan --- günü saat 16:25 sıraları sürücü ------ üzerinde seyir halinde olduğu esnada trafik lambası ve yaya geçidi olmayan bir yerden yolun karşısına geçmekte olan davacıya çarptığını, Sürücü -------- savunmasında da görüleceği üzere iki erkek şahsın bir anda yola fırlaması sonucu frene bastığını, bu nedenle motosikletin kaymaya başladığını, bu nedenle dengesini kaybettiğini ve motosiklet ile davacıya çarptığını, olay anındaki hızının 40-50 km olduğunu beyan ettiğini, davacının bizzat kendisinin dosyaya sunduğu bilirkişi raporuna da görüleceği üzere somut olayda araç sürücüsü diğer davalının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı dosyaya sunduğu işbu bilirkişi raporu ile kendisinin asli kusurlu olup, müvekkilin tali kusurlu olduğunu tevsik ettiğini. ancak dava dilekçesinde bunun tam tersi olduğunu savunarak adeta bilirkişi raporunu çarpıtarak aktardığını, dava dilekçesinde ve trafik kaza tespit tutanağında araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, davacı yanın tüm iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının tazminat talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu, davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığı ispata ve tespite muhtaç olduğunu. yine davacıya sgk'dan gelir sağlanıp sağlanmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, hiçbir iddiayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı talebine konu tazminatın hesaplanması için gerçek gelirin davacı tarafça ispatı ve buna ilişkin delil sunulması gerektiğini, davacının asli kusurlu olmasına rağmen manevi tazminat talepli dava açması usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.-----Karar Sayılı dosyası görevsizlik kararı verilmekle dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır Davalı ---- yapılan tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ------ tarihli rapor da özetle; 1.durumda; kazanın davacı yayanın motosikletin seyir istikametine göre solundaki orta refüj tarafından karşıdaki metrobüs durağı tarafına doğru geçiş yaptığı sırada meydana geldiğinin kabulü halinde; Davalı sürücü ------- idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre solundaki orta refüj tarafından kısa mesafeden seyir yoluna giren davacı yayaya çarptığı olayda, olayın oluş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı, Davacı yaya -------- kaza mahallinde karşıdan karşıya geçmeden önce gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, taşıt yolu içerisinde bulunan araçların seyir durumlarını dikkate alması, sağ tarafından seyirle yaklaşmakta olan davalı sürücü idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi ve geçiş eylemini uygun bir anda kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahallinde yeterli kontrolleri sağlamaksızın karşıdan karşıya geçmek istediği sırada davalı sürücü idaresindeki motosikletin çarpması sonucu meydana gelen kazada, asli kusurlu olduğu 2.durumda; kazanın motosikletin seyir istikametine göre sağındaki metrobüs durağı tarafından orta refüj tarafına doğru karşıya geçmeye çalıştığı sırada meydana geldiğinin kabulü halinde; Davalı sürücü ------- idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken gerekli dikkat ve özeni yola vermesi ve seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurarak müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre sağ tarafından yolun karşısına geçmek isteyen ve geçişinin büyük kısmını tamamlamış olan davacı yayaya karşı zamanında etkin tedbir almaksızın çarpması sonucu meydana gelen kazada, tali kusurlu olduğu, Davacı yaya ------- kaza mahallinde karşıdan karşıya geçmeden önce gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, taşıt yolu içerisinde bulunan araçların seyir durumlarını dikkate alması, sol tarafından seyirle yaklaşmakta olan davalı sürücü idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi ve geçiş eylemini uygun bir anda kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahallinde yeterli kontrolleri sağlamaksızın karşıdan karşıya geçmek istediği sırada davalı sürücü idaresindeki motosikletin çarpması sonucu meydana gelen kazada, asli kusurlu olduğu sonuç itibariyle; 1.durumun kabulü halinde; Davalı sürücü --- kusursuz olduğu, Davacı yaya ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2.durumun kabulü halinde; Davalı sürücü ---- %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ---- %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. --- tarihli rapor da özetle;davacı -----tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının --------- tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar; Bacak kaslarındaki atrofi, Tablo 3.5.a’ya göre alt ekstremite özürlülük oranı %4 olup, Tablo 3.2’e göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği Kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan rapor da özetle, Hekim bilirkişi olarak tarafıma ---- faturanın ve tedavilerin davacı ----- tarihli trafik kazasında yaralanması ile ilgili ve uyumlu olup olmadığı yönünde değerlendirme yapma görevi verildiği, Tarafıma verilen görev doğrultusunda yapılan incelemede gerekçeleri yukarda açıklandığı üzere; ------------trafik kazasında yaralanan------; Kazada sol cruris çift kırığı meydana geldiği, ------- yapılan tetkikler,----------- tedavilerin kazada sol cruriçift kırığı yaralanması ile illiyetli ve tıbben uygun olduğu, -----tarihinde sağlık hizmet bedeli olarak düzenlenen -----sol cruris kırığı için yapılan tetkik ve tedaviler ile ilgili olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan rapor da özetle; Davacının %100 kusurlu ve davalının kusursuz olduğu seçenekte; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, 2. Durumda: Davalının yüzde 25 oranında ve davacının yüzde 75 oranında kusurlu olduğu seçenekte; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.687,44 TL olduğu, göremezlik maddi zararının 39.858,71 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden --- tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ---- kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı,----- raporunda davacının bakıcının bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri hesabına yer olmadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Davacının dava dilekçesinde “Alacağın miktarı belirli hale geldiğinde talep artırımda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla 1.000 maddi tazminat” talep ettiği, talep ededilen maddi tazminat kalemleri açıklanmadığından ve------ raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik yönünden tespitler bulunduğundan usul ekonomisi gözetilerek takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hem kök hem de işbu ek raporda geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik maddi zararlarının da hesaplandığı, 1.Durumda: Davacının %100 kusurlu ve davalının kusursuz olduğu seçenekte; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, 2.Durumda; Davalının yüzde 25 oranında ve davacının yüzde 75 oranında kusurlu olduğu seçenekte; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının ---- olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının ---- olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden --- tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ---kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu,----- raporunda davacının bakıcının bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri hesabına yer olmadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; ------- raporunda tarafların kusur durumları seçenekli olarak bildirildiğinden işbu raporda da maddi zarar hesabının seçenekli olarak değerlendirildiği; 1.Durumda; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı davacının %100 kusurlu ve davalının kusursuz olduğu seçenekte; Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, 2. Durumda: Davalının yüzde 25 oranında ve davacının yüzde 75 oranında kusurlu olduğu seçenekte; maddi zararının ---- olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının ---- olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden --- tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ------ kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılmadığı, ---- kurulunun raporunda davacının bakıcının bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri hesabına yer olmadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Davacı vekiline, maddi tazminat taleplerini somutlaştırması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 31 uyarınca süre verilmiş olup, davacı taraf ilk beyanında taleplerinin tedavi masraflarına yönelik olduğunu belirtmiştir. Ancak dava dilekçesinde, davacının kaza nedeniyle malul kaldığı ve çalışamamasından kaynaklanan zararlarının da bulunduğu ifade edildiğinden, bu hususta çelişki oluştuğu anlaşılmıştır. Söz konusu çelişkinin giderilmesi amacıyla davacıdan taleplerini yeniden somutlaştırması istenmiş; akabinde davacı taraf, maddi tazminat taleplerini sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri kalemleri olarak somutlaştırmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmış objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu). Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir.“İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir. Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır. Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez. İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir.Haksız fiil sonucunda ölüm gerçekleşmemişse 6098 sayılı TBK'nın 54. Maddesine göre; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bedensel zararlar olarak kabul edilir.Aynı Kanunun tazminatın belirlenmesine ilişkin 55/1. Maddesine göre ise; bedensel zararlar, Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.Toplanan ve sunulan deliller;----kayıtları, araç tescil bilgileri, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, hastane belgeleri, maluliyet raporu, sosyal ve ekonomik durum araştırması, kusur tespiti raporu, ----- raporları, hesap/aktüer raporu ile tarafların iddia ve beyanları ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir. Yapılan bu değerlendirme sonucunda, somut olaya uygun ve hükme esas alınan teknik raporlara göre, davacı tarafta kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranın yüzde 2 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği anlaşılmıştır. Kazaya karışan aracın, olay tarihini kapsayacak şekilde ----- sigortalandığı, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin, KTK'nın 97. maddesi gereğince davacının maddi zararından, kaza tarihindeki poliçe limitleriyle tedavi gideri ve ulaşım ücreti yönünden (sağlık gideri tazminatı ile) sınırlı olmak üzere sorumludur. Kazaya karışan aracın hususi nitelikte olduğu dikkate alınarak, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ceza dosyasındaki tespitler de dikkate alınarak davalı araç sürücüsünün yüzde 25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak hazırlanmış bilirkişi raporları hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne karar fazlaya yönelik tazminat talebi usul ve yasaya uygun bilirkişi raporundaki teknik tespitler dikkate alınarak davacı tarafça ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların karşılıklı kusur durumları göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul ----manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, 1-) ---- sürekli iş göremezlik tazminatı,---- geçici iş göremezlik tazminatı, --- tedavi gideri tazminatının davalı --- yönünden temerrüt tarihi olan --- tarihinden itibaren davalı --- davalı ----yönünden kaza tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya yönelik tazminat talebinin Reddine, 2-) --- manevi tazminatın davalı ------ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar harcı 5.291,49 TL 'den davacı tarafça yatırılan 580,64 TL peşin harç ve 645,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 4.065,85 TL harcın harcın (davalı ------ sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 580,64 TL peşin harç, 645,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.284,94 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.113,13 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 6.093,46 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7- Davacı taraf kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı vekili kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı -------- alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı için davalı ------ yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 250,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin ve diğer davalının yokluğunda davalı ---- sigorta vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/02/2026