İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/748 E. 2026/169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/748
- Karar No
- 2026/169
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/748 Esas KARAR NO :2026/169
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:27/10/2022 KARAR TARİHİ:11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/11/2021 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın yolun karşısına geçmeye çalışan yaya olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, sürücü davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, diğer davalı ... ... plakalı aracın ruhsat sahibi ve maliki olduğundan sorumlu olduğunu, kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... esas ve 2022/... iddianame no ile .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... esas sayılı ceza dosyasının açıldığını, sürücünün ehliyetsiz olduğunu, müvekkilinde güç kaybı bulunduğunu, müvekkilinin zor günler geçirdiğini, taburcu olduktan sonra dahi zorluklar yaşadığını, bu yüzden maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılmadığını belirterek, davanın kabulünü, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın kusurunun bulunmadığını, davacı asilin tam ve ağır kusurlu olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde yayalar için geçiş yasağının olduğunu, ayrıca davacının yolu kontrol etmediğini, davacının kamera kaydında gözüktüğü üzere aniden yola fırladığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının şikayetçi olmayacağını belirterek ...'dan tedavi giderlerine karşılık 25.000,00 TL aldığını, bu paranın elden verildiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın sigortalısı olduğunu, poliçe limitinin şahıs başına 430.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketine sağlık raporunun iletilmediğini, bu yüzden dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için araç sürücüsünün kusurunun olması gerektiğini, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, başvuru sahibinin kusurunun olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin mahkememiz dosyasının 14/11/2022 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 06/12/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline beyanda bulunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilince beyan dilekçesinin sunulduğu, davacı vekilinin 07/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 4.500,00 TL iş göremezlik zararının 2.000,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı olduğunu, 2.500,00 TL'lik kısmının ise kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi olduğunun bildirildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 08/05/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca eksikliklerin tamamlanarak dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 11/09/2024 tarihli ATK raporunda özetle;"Mevcut belgelere göre; Kurulumuzun 26/04/2023 tarih, 6854 sayılı müzekkeresinde kişinin son durumu gösterir raporlarının ve yeni çekilecek radyolojik tetkik CD’lerinin gönderilmesinin istendiği, dosyada yeni radyolojik tetkiklerin mevcut olduğu ancak kişinin olay tarihli yaralanmasına yönelik son durumunu gösterir rapor mevcut olmadığı, Kurulumuzun 17/01/2024 tarih, 639 sayılı müzekkeresi ile kişinin olay tarihli yaralanmasına yönelik son durumunu gösterir muayene raporlarının tekrar istendiği, Mahkemenizin 05/06/2024 tarih 2022/48 esas nolu yazısı ile gönderilen dosya içeriğinde olay tarihli tıbbi evrakın mevcut olduğu ancak dosyada halen kişinin son durumunu gösterir tıbbi belge bulunmadığından, sorulan kişinin engellilik oranı hususunda görüş bildirilemediği, kişinn muayene edilmek üzere Kurumumuza gönderilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şekline görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 09/10/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 25/12/2024 tarihli ATK ön raporunda davacı için 03/02/2025 tarihinde saat 09:00'da randevu verildiğinin bildirildiği, 06/05/2025 ATK raporunda özetle;"Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 03/08/1991 doğumlu, ...’nin 28/12/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I. Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Servikal omurganın engel oranları, Tablo 1.2 ve Kategori II’ye göre %8, II. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %4, %3, %2, Tablo 2.3’e göre; %5 III. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre %5, IV. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %7, V. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, topuk hareket kısıtlılığı, Tablo 3.11’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %2, Balthazard formülüne göre: %13 olup Tablo 3.2’ye göre; %7, Balthazard formülü ile, 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 21/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ile dosyada müvekkilinin özür oranının belirlendiği bu yüzden dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesini talep ettiği görülmekle, mahkememiz dosyasının 09/05/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 14/07/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;" Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 27.06.2023 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu maddi hasarlı Trafik kazasında; Makine Mühendisliği Yönünden; 1) Davacı yaya ...'nın %75 oranında ASLİ KUSURLU olduğu, 2) 34 SI 2179 plaka sayılı aracın davalı sürücüsünün %25 oranında TALİ KUSURLU olduğu, Adli Tıp Uzmanlığı yönünden; 1) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere Paramedikal Tedavi Giderlerinin 10.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, 2) Kaza tarihinden itibaren 2 ay süreyle Bir Başkasının Yardımına gereksinimi olacağı, Aktüerya Yönünden; 1) Davacı ... “nın davalı tarafın 9625 kusuruna göre Hesaplanan; Geçici İş Göremezlik Zararının 10.530,17 TL olduğu, Sürekli İş Göremezlik Zararının 533.531,35 TL olduğu, Geçici Bakıcı Gideri Zararının 1.788,75 TL olduğu, Paramedikal Tedavi Giderlerinin 2.500,00 TL olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 10/11/2025 havale tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik taleplerini 10.530,17 TL'ye, sürekli iş göremezlik taleplerini 533.531,35 TL'ye tedavi giderleri alacak taleplerini 2.500,00 TL'ye ıslah ettiklerini bildirdikleri görüldü. Mahkememiz dosyasının 04/02/2026 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarıca beyanlarını sunmak üzere davacı vekiline süre verildiği, verilen süre içerisinde beyan dilekçesinin sunulduğu, davacı vekilinin 06/02/2026 tarihli beyan dilekçesi ile tazminat taleplerinin tüm davalılar yönünden talep ettiklerini bildirdikleri görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının işgöremezlik ve tedavi gideri alacağının ile manevi tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığı ve davalının sorumluluk miktarının ne olacağı hususunda toplandığı tespit edildi. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Yargılama esnasında davacı vekili tarafından dosyaya sunulan,22/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın 500-TL sinin tedavi gideri, 4.500-TL sinin işgöremezlik zararı olduğu açıklanmış, yine davacı tarafça sunulan 07/12/2023 tarihli dilekçe ile talep sonucu; " Yukarıda esas numarası belirtilen dosyamızın 06.12.2023 tarihli celsesinde dava konusu iş görememezlik zararı hakkında beyanda bulunmak üzere tarafımıza süre verilmiştir. Dava dilekçesinde talep edilen şimdilik 4.500 TL iş görememezlik zararın 2.000 TL lik kısmı şimdilik geçici iş görememezlik zararı olarak , şimdilik 2.500 TL lik kısmı kalıcı iş görememezlik zararı olarak talep edilmektedir. " şeklinde açıklanmıştır. Yargılama esnasında davacı asilin kaza tarihi ve sonrasına ilişkin tüm hastane kayıtları, tedavi evrakları celp edilerek dosyanın ATK'ya tevdi ile davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle meydana gelen maluliyetinin, geçici- daimi iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre tespiti noktasında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 17/03/2025 tarihli ATK raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 03/08/1991 doğumlu, ...’nin 28/12/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I. Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Servikal omurganın engel oranları, Tablo 1.2 ve Kategori II’ye göre %8, II. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %4, %3, %2, Tablo 2.3’e göre; %5 III. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre %5, IV. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %7, V. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, topuk hareket kısıtlılığı, Tablo 3.11’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %2, Balthazard formülüne göre: %13 olup Tablo 3.2’ye göre; %7, Balthazard formülü ile, 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür. Alınan ATK raporu akabinde ve ilgili müzekkere cevaplarının dosyaya kazandırılması akabinde dosyanın, dosya arasına celp edilmiş olan tüm belgeler, davacı asil adına düzenlenmiş olan ATK raporu bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisine, 1 aktüerya uzmanı ve 1 doktor bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine ve bilirkişi heyetinden takdiri mahkemeye ait olmak üzere güncel içtihatlar uyarınca dava konusu kazaya karışmış olan tarafların kusur oranlarının hesaplanılmasının, davacı asilde meydana gelen maluliyet oranı göz önünde bulundurularak davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu her bir alacak kalemi bakımından ayrı ayrı hesaplama yapılarak, sigorta şirketinin poliçe miktarındaki sorumlu olduğu kalemler ve meblağları da göz önünde bulundurularak sorumluluk miktarlarının da ayrıca hesapta belirtilmesi suretiyle (SGK'nın sorumlu olduğu- sigorta şirketinin sorumlu olduğu tedavi giderleri ayrımı gözetilerek) kusur oranı uyarınca davalıların sorumlu olduğu miktarlar bakımından dosya kapsamı itibariyle hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş ve 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 27.06.2023 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu maddi hasarlı Trafik kazasında; Makine Mühendisliği Yönünden; 1) Davacı yaya ...’nın %75 oranında ASLİ KUSURLU olduğu, 2) ... plaka sayılı aracın davalı sürücüsünün %25 oranında TALİ KUSURLU olduğu, Adli Tıp Uzmanlığı Yönünden; 1) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere Paramedikal Tedavi Giderlerinin 10.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, 2) Kaza tarihinden itibaren 2 ay süreyle Bir Başkasının Yardımına gereksinimi olacağı, Aktüerya Yönünden; 1) Davacı ... ‘nın davalı tarafın %25 kusuruna göre Hesaplanan; • Geçici İş Göremezlik Zararının 10.530,17 TL olduğu, • Sürekli İş Göremezlik Zararının 533.531,35 TL olduğu, • Geçici Bakıcı Gideri Zararının 1.788,75 TL olduğu, • Paramedikal Tedavi Giderlerinin 2.500,00 TL olduğu," şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan 10/11/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile " 1. Dava dilekçemiz ve dava değeri arttım talep dilekçemiz dikkate alınarak davamızın kabulüyle, 10.530,17 TL geçici iş görememzlik tazminatı,533.531,35 TL sürekli iş görememzlik tazminatı ve 2.500 TL tedavi giderleri alacağı olmak üzere toplam 546.561,52 TL'nin kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline," şeklinde talepte bulunulduğu, davacının dosyaya sunduğu ıslah dilekçesinde belirtmiş olduğu bedelin davalıdan tahsiline şeklinde yazıldığı ancak dosyamızda birden fazla davalı bulunduğu görülmekle davacı vekiline ıslah dilekçesindeki talep sonucunu açıklamak üzere süre verilmiş ve davalı vekili tarafından sunulan 09/02/2026 tarihli beyan dilekçesi ile ıslah dilekçesindeki taleplerin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde karar verilmesinin talep edildiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; alınan raporlar kapsamında ve poliçe teminat limitleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; davalı tarafın meydana gelen kazadaki kusur oranı da dikkate alındığında; davacının toplam 533.531,35-TL sürekli işgöremezlik zararının, 10.530,17-TL geçici işgöremezlik zararının ve 2.500,00-TL tedavi gideri tazminatı alacağının oluştuğunun tespit edildiği ve oluşan bu zararın tamamının davalı araç sürücüsü ve araç malikinden tahsili gerektiğinin anlaşıldığı, davalı sigorta yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının davalı sigortanın da diğer davalılarla birlikte meydana gelen zarardan sorumlu tutulması isteminde bulunduğu ancak davalı sigortanın ancak poliçe teminat limitleri dahilinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulabileceğinin anlaşıldığı, davalı sigortaya ilişkin poliçede sürekli işgöremezlik zararının karşılanacağı vefat/sakatlık durumuna ilişkin limitin 430.000-TL olduğu görüldüğünden davalı sigortanın diğer davalılarla birlikte bu miktardan sorumlu olduğu, bakiye kısmın ise poliçe limiti tükenmiş olacağından sigorta yönünden reddine karar vermek gerektiği, yine geçici işgöremezilk alacağına ilşikin sigortaya yöneltilen istemi yönünden yapılan değerlendirmede; dosyamız ile emsal mahiyette bulunan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/5317 E., 2024/6478 K. Sayılı kararında " 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir." şeklindeki emsal ilamı da dikkate alınmakla; davalı sigortanın sürekli işgöremezlik ve geçici işgöremezlik zararlarının karşılanacağı vefat /sakatlık poliçe teminat limiti, mahkememizce hüküm kurulan sürekli işgöremezliğe ilişkin miktar ile tüketildiğinden davacının davalı sigortaya yönelik geçici işgöremezlik tazminatı talebinin sigorta yönünden reddine karar vermek gerektiği, tedavi gideri alacağına ilişkin istem ise poliçede yer alan farklı bir kloz olan tedavi gideri klozundan karşılanması gerektiğinden davalı sigortanın bu alacak kalemi yönünden diğer davalılarla birlikte meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmış ve davacının maddi tazminat istemleri yönünden açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının sigorta dışındaki davalılara yönelttiği manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; TBK'nın " Manevi Tazminat" başlığını taşıyan 56. Maddesine göre " (1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Haksız bir eylem yüzünden çekilen ruhsal eylem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulacağının varlığı kabul edilen olgulardır. TBK'nın 56. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına da amaç edinmemiştir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olacak kadar olmalıdır. 22/6/1966 günlü 7/7 sayılı İBK'nın gerekçesinde takdir olunacak tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Somut olayda dosya arasına alınan raporlar, davacının geçirmiş olduğu kaza sebebiyle yaralanmasının boyutu da göz önünde bulundurulduğunda davalıları ekonomik olarak zarar uğratmayacak, davacının da zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda tarafların kazadaki kusur oranı da göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminatın asıl amacının davacıda kaza neticesindeki yaralanması sebebiyle meydana gelen ızdırabın bir nebze olsun karşılanmasına yönelik olması sebebiyle kaza tarihindeki ekonomik veriler dikkate alınarak davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının makul olduğu kanaatine varılmakla manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebi ile davalı sigorta şirketine başvurur tarihi de dikkate alınarak bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 29/03/2022 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, diğer davalılar araç işleteni ve sürücüsünün ise olay tarihi itibari ile temerrüde düşmüş oldukları değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; A-) Toplam 533.531,35-TL sürekli işgöremezlik tazminatının; 430.000-TL sinin davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 29/03/2022 Tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, -bakiye 103.531,35-TL sürekli işgöremezlik tazminatının ise yalnızca davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalı sigortaya karşı fazlaya dair isteminin poliçe limiti tükendiğinden REDDİNE, B-) 10.530,17-TL geçici işgöremezlik tazminatının yalnızca davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, davalı sigortanın poliçe limiti tükendiğinden davacının bu alacak kalemi yönünden sigortaya yönelttiği tazminat talebinin REDDİNE, C-) 2.500,00-TL tedavi gideri tazminatı alacağının davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 29/03/2022 Tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, D-) Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE; 50.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 28/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 2 - Harçlar kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 37.335,62 TL ile manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,50 TL olmak üzere toplam 40.751,12 TL harçtan peşin alınan 9.436,48 TL harcın ( 187,86 TL dava açılırken + 9.248,62 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 31.314,64 TL harcın; 20.107,59 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kısım olan 11.207,05 TL'sinin yalnızca davalılar ... ve ...'dan müşterek müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına. 3- Davacı tarafından yatırılan 9.436,48 TL harcın (187,86 TL dava açılırken + 9.248,62 TL ıslah harcı olmak üzere) tüm davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 87.449,84 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile bu miktarın 69.200,00 TL'si ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydı ile) müşterek müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5- Maddi tazminat yönünden davalı ... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, 6- Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafça yapılan 92,20 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 3.291,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 12.000,00 TL Adli Tıp Kurumu faturası ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.383,70 TL yargılama giderinin 24.003,12 TL'sinin tüm davalılardan müşterek müteselsilen, bakiye 6.380,58 TL'sinin ise yalnızca davalılar ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 10- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.232,40 TL'sinin tüm davalılardan müşterek müteselsilen, bakiye 327,60 TL'sinin ise yalnızca davalılar ... ve ...'dan müşterek müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usuln anlatıldı. 11/03/2026
Katip ...
Hakim ...