İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/924 E. 2026/240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/924
- Karar No
- 2026/240
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/924 Esas KARAR NO : 2026/240
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/05/2022 KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında ... tarihli, 86.300,00-TL bedelli kredi sözleşmesinin akdedildiğini, kredi sözleşmesi uyarınca müvekkilleri adına, davalının aracı üzerinde borç değerince rehin tesis edildiğini ancak davalı sözleşmeye uygun olarak hareket etmediğini ve kredinin taksitlerini ödemediğini, bu sebeple kendisine ihtar gönderilmiş olmasına rağmen ödeme yapmadıkları için borçlu hakkında ... 27. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takip düzenlendiğini, davalı borçlunun taraflarınca cebri icra işlemlerine geçilmesini önlemek adına işbu icra takibine 25/02/2022 tarihli dilekçe ile kötüniyetli olarak itiraz ederek icra takibinin durdurulmasına sebep olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı ile müvekkili arasında yapılan kredi sözleşmesinde taksitlerin, taksit tutarları, ödeme tarihlerinin tek tek belirtildiğini ve davalı tarafından kabul edildiğini, yine davalıya bu taksitler ödenmediğinde uygulanacak yaptırımların da yazılı olarak belirtildiğini, taraflarınca başlatılan takibe karşı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin açık olduğunu, tüm bu nedenlerle, davanın kabulü ile ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu olan borcun takip dosyasında belirlenen faizi ile ödemesine, söz konusu itirazın kötü niyetli olması sebebi ile takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı ...vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde yer alan aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın reddi ile birlikte haksız ve kötüniyetli icra takibinin iptalinin gerektiğini, işbu davaya konu alacağın oluşması ile ilgili olarak müvekkillinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu alacağın oluşması noktasında dolandırıcılık ve diğer sair suçların mağduru konumunda olduğunu, işbu hususla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle, sözleşme ve eklentilerinde ki belgelerde ki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespiti ile müvekkilinin aleyhine açılmış haksız ve kötü niyetli işbu davanın reddi ile birlikte takibin iptaline, takibin haksız ve kötüniyetli olarak başlatılmış olması sebebiyle davacı taraftan takip miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen 16/11/2021 tarihli Ticari Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağa vaki davacı tarafından .. 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine 07/02/2022 tarihli 92.836,73 TL alacak dayanak gösterilerek toplam 94.516,44 TL takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından işbu davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih,...Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı vekili görev itirazında bulunmuş olup, dosya kapsamındaki banka kayıtları uyarınca uyuşmazlık konusu edilen 16/11/2021 tarihli kredi sözleşmesinin ticari kredi niteliğinde olduğu, mahkememizce ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında davalının ... Ortaklığında ortalık kaydının bulunduğu bilgisinin verildiği, Adi Ortaklığın kendisi tüzel kişiliğe sahip olmadığı için tacir sıfatını taşımasa da adi ortaklığı oluşturan ortakların ticari bir işletmeyi kısmen bile olsa kendi adına işletmesi halinde tacir sıfatını kazanacağından davalı vekilinin göreve ilişkin itirazının TTK md. 4/1 uyarınca reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 31/12/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın grafoloji uzmanı ...'a tevdi ile dava konusu kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 20/02/2026 tarihli raporda özetle: " İmza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, S525 document dedector. ve - bilgisayar/'scan kullanılarak yapılan incelemelerde; İnceleme konusu; İnceleme konusu ... A.Ş.'nin ... tarihli ve ... numaralı sözleşme ve eklerinde ...'e atfen atılmış imza ve yazıların kişiye ait karşılaştırma belgelerindeki imza ve yazılarına kıyasla, ...'in eli olmadığı kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 16/03/2026 tarihli dilekçe ile sözleşmeden doğan alacağını Alacak Temliki Sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye temlik edildiğine dair beyanda bulunulduğu görülmüştür. Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesine ilişkin gerekçede bu husus “Maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 1792). Öte yandan, bir senetteki imzanın inkâr edilmesi hâlinde, mahkemenin imzanın sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir. Bu araştırma ve incelemenin sırası ise 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde düzenlenmiştir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T., s. 1794). Buna göre; bir senedin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak ve aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak karar verilir (m. 211/1). Hâkim ilk önce inkâr edilen imza hakkında tarafları dinler ve tarafların gösterdikleri delillerle bir kanaat edinmeye çalışır. Bu şekilde yeterli kanaat sahibi olması hâlinde senedin kabul veya reddine karar verir. İmzayı inkâr eden taraf duruşmada hazır değilse, hâkim imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle senedin sahteliği hakkında bir karar verir (m. 211/a.c.1 ve 2). Yukarıdaki şekilde yapılan incelemeye rağmen sahtecilik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa hâkim bilirkişi incelemesine karar verir (m.211/b.c.1). Bilirkişi incelemesi yapılmadan önce mevcutsa, o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir (m.211/b,c. 2). Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir (m. 211/b), (Kuru B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s 350 vd.). 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde yer alan ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunludur. Buna göre hâkim imzayı inkâr eden tarafın isticvap edilmesine karar verdiği hâlde, bu davete icabet edilmemesi imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğuracak ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç kalmayacaktır. Aynı şekilde inkâr edilen imza ile karşılaştırılan imzanın birbirine benzemediğinin ilk bakışta tespit edilebildiği hâllerde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T., s. 1795). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2019 tarihli ve ... E.,... K., sayılı kararında da benimsenmiştir. Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde belirtilen yöntem izlenerek dava konusu temlik eden ... A.Ş'nin ... tarihli ve ...numaralı sözleşme ve eklerinde atılı imzaların davalıya ait olup olmadığının tespiti için davalı ...'in mukayeseye elverişli imzasını içeren ... 8. Noterliği'nden, ... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan, ... 6. Noterliği'nden davalı imzasını içeren belge asılları celp edilmiş yine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak 10/09/2025 tarihinde davalının isticvap davetiyesi ile mahkeme huzurunda sağ ve sol ile yazı ve imza örnekleri alınarak dosya içerisine alınmış, dosyanın ve kasadaki belge asıllarının Adli Tıp ve Adli Belge İnceleme Uzmanı bilirkişi ...'a tevdi ile dosya içerisinde bulunan imza örnekleri ile inceleme konusu ... A.Ş'nin ... tarihli ve ...numaralı sözleşme ve eklerinde atılı imzaların davalıya ait olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, Bilirkişi tarafından hazırlanan 20/02/2026 tarihli raporda; " lup, tereomikroskop, S525 document dedector. ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde; İnceleme konusu; İnceleme konusu ... A.Ş.'nin 16.11.2021 tarihli ve ...numaralı sözleşme ve eklerinde ...'e atfen atılmış imza ve yazıların kişiye ait karşılaştırma belgelerindeki imza ve yazılarına kıyasla, ...'in eli ürünü olmadığı " yönünde görüş belirtilmiş, dava ve takip konusu kredi sözleşmesindeki imzasının davalı eli ürünü olmadığı Grafoloji raporu ile tespit edildiğinden Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 6.456,42-TL karar harcının peşin yatırılan 964,83-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.491,59-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-)Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 31/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır